Ufuk Tarhan: Yeniçağ KOBI’ler için tam bir fırsat çağı! Tabii bunu doğru değerlendirebilenler için… -1

Bu yazıyı paylaş
X It! LinkedIn Facebook
Ufuk Tarhan: Yeniçağ KOBI’ler için tam bir fırsat çağı! Tabii bunu doğru değerlendirebilenler için… -1

Fütüristler Derneği Başkanı, tablet seminerlerin mucidi, yazar, dijital pazarlama ajansı ortağı Ufuk Tarhan ile geleceği, bugünden yapılması gerekenleri KOBI özelinde konuştuk. Her satırını büyük bir ilgi ile okuyacağınız bu röportaj pek çok şeyi yeniden düşünmenizi sağlayacak

Ufuk Hanım Merhaba, sizi Türkiye Fütürizm Derneği Başkanlığınız ve kurucusu olduğunuz M-GEN Gelecek Planlama Merkezinden tanıyoruz. Fütürizm hakkında bizi aydınlatır mısınız? Fütürizmi, gelecek ile ilgili öngörülerde bulunmak olarak algılıyoruz çoğunlukla. Oysa sizin tanımınıza göre fütürizm, geleceği tahmin etmek değil tasarlamak. Bunu biraz açar mısınız?

Tahmin etmek, ön görmek, geleceği okumak gibi söylemlerde; sanki gelecek oluşmuş ve bizi hazır bekleyen statik bir durummuş gibi ön kabul var. Oysa gelecek henüz oluşmamış, sonsuz olasılıklar arasından seçebileceğimiz akışkan, dinamik bir süreç.

Fütürist bakış açısı bu temel yaklaşım ile geleceğe müdahale edebileceğimize vurgu yapıyor. Hatta en önemli insanlık sorumluluğumuz budur diyor. Tüm yaşamsal kararlarını; “gelecek kendi haline bırakılamaz” farkındalığı ile geliştiriyor.

Fütürist çalışmalar da hayallerin buluşlara, tasarımlara, tariflere sürdürülebilir ve daha iyi bir gelecek yaratma çabasına dönüşmesini sağlıyor. Fütürist; geleceğe katlanmak ya da katılmak yerine ona müdahale etmeye çalışan oluyor. Fütürist düşünen ve yaşayanlar, “gelecek benim, bizim istediğimiz gibi, daha iyi, olsun” diyor.

Akademik tanımla, Fütürist; “Olumlu Gelecek Tasarımcısıdır, Gelecek Yaşam Senaristidir”.

“Olumlu gelecek tasarımı” ifadesini kullanıyorsunuz. Örneğin enerji darboğazı olacağı, ya da küresel ısınma fütürizmin dışında mı?

Ufuk Tarhan: Hayır, tamamen içinde! Olumlu gelecek tasarımı yapabilmek için önce geleceğimizi olumsuz etkileyebilecek tüm olasılıkları düşünmemiz, olumsuz senaryolar üretebilmemiz şart, hatta bu yaklaşım temel tetikleyici… Onları düşünemeden daha iyisini nasıl bulabiliriz? Önemli ve fütürist olan; enerji dar boğazına düşmeden, küresel ısınma nedeni ile felaketler yaşamadan, bunların olabileceğini “ uzgörmek” ve olmasın diye önlemler almak. Daha bol, insana-çevreye-evrene yararlı enerji kaynaklarını sürdürülebilecek şekilde tasarlamak ve üretmek için çalışmak.

Daha iyi şeyler için olumsuz olasılıkları hesaba katmak aslında tam anlamı ile fütürist bir yaklaşımdır.

Fütürist olmayan ise gelecekteki olumsuzlukları görememek, bunun için çaba harcamamak ve/veya göre göre gerçekleşmesine izin vermektir. Katılmak-katlanmaktır. Fütürizmin dışında kalan işte budur; olumsuz gelişmelere müdahale etmemek…

Biliyorsunuz kobitek.com, KOBIlerin portalı. KOBI yöneticilerinin zihinlerinde fütürizm ve KOBI kavramları bir araya gelmiyor. Fütürizmin büyük şirketler ve siyasetçiler için olduğu algısı var. Yarın ödenmesi gereken faturalar, rekabet karşısında eriyen kazançlar ışığında gelecek planlaması için kaynak ayırabilir mi KOBIler?

Evet ve mutlaka ayrılmalı. Çünkü ayrılması gereken en temel kaynak; akıl, yapılması gereken ilk şey; bu konuda düşünmektir. Bu kaynağın ayrılması da tamamen öncelik ve geleceğe bakışla ilgilidir.

Sorunuzda ima etmeye çalıştığınız aslında; “kaynaklar, olanaklar kısıtlı, yerimiz dar oynayamıyoruz” diyen tembelliğin, ezberciliğin yansımasıdır.

Gelecekle uğraşmak, çok ciddi, disiplinli çalışmayı, çabayı, risk almayı gerektirir. Kolay değildir ama imkansız hiç değildir.

Sorunuzda belirttiğiniz “eriyen kazançlar” yani o kazançları getiren yollar; bir zamanlar gelecek için hayaller kurulup, tasarımlar yapıldığı için var oldular. Gelecekte de sürdürülebilmeleri için kesintisiz biçimde gelecek için çalışma yapılması gerekir. Hiçbir başarı, hiçbir kazanç, iyilik ya da kötülük hali statik değildir. Zaman ve içinde olanlar akışkandır. Geçmişten ders alınıp, bugün öğrenilirken, geleceğe doğru daha iyi koşullar için adımlar atılır, atılmalıdır… Biri ya da öbürü seçilemez, hepsi bir arada yapılabilmelidir.

Dolayısı ile kaynak kıtlığı falan yoktur, böyle şablon-ezbere sarf edilmiş yararsız, anlamsız, kaçamak, zora gelemeyeceği için mazeretler üretmeye çalışan sorular, düşünceler vardır.

Aklı olan, kazanacak KOBI sahibi zaten buralarda oyalanmaz. “Nasıl daha iyisini yaparım?” diye odaklanır ve disiplinli biçimde fütürist aklıyla çalışır.

Ödenecek faturaların parası için kesilecek, kesilmesi gereken faturalara (yani geleceğe), eriyen kaynaklar yerine onları çoğaltmaya, beslemeye ihtiyaç vardır. Böyle odaklanmak gerekir. Fütürizm tam da bunu söyler…

Bu tür sorular ve söylemler ne yazık ki çoğunlukla karşılaştığım ve gelecekteki başarısızlığı garantileyen ezbere, tembelce savruluvermiş, yararsız (hatta çok zararlı) yaklaşımların ürünüdür. İşe yaramazlar… Dost acı ve gelecek daha iyi olsun diye söyler

Kobitek.com bugün 10 yaşında. Türkiye'de değişimin en hızlı olduğu bu son 10 yılı KOBIler ile birlikte geçirirken gözlemlediğimiz en önemli konu, hemen hemen her ölçütte Türkiye büyürken, KOBIler büyürken, devlet destekleri dahi artarken, KOBI yöneticilerinin çok mutsuz ve durumdan şikayetçi olmaları. Bunun nedenini incelediğimizde görüyoruz ki, Türkiye, sanayi çağı bitip bilgi çağına girmiş olmamıza rağmen kalkınma modelini sanayileşmeye göre oluşturmuş durumda. Bu tespiti paylaşır mısınız? Görüşleriniz neler? Siyasetçilerde gelecek vizyonu oluşturmak için fütüristler yeterince etkili bir baskı grubu oluşturabiliyor mu?

Önce çok değerli ve azimli çabanızı kutlarım. Bu işlerin ne kadar zor olduğunu ben bilmesem, kim bilir? Bravo size!.. Sitenize reklam yağması lazım… Yağacak, sabır, sabır, sabır, sebat, sebat, sebat :-) Sakın çökmeyin, size çok ihtiyaç var!

Dünya sanayi çağını neredeyse ve çoktan kapatmak üzere, hatta bilgi çağı da daha nasıl gelip-geçtiğini anlayamadan devrini tamamladı sayılır. Şu anda her ikisinde de değil, yepyeni bir çağdayız. Bu yeniçağın birkaç adı var; Dijital, Sibernasyon, Anlam, Tasarım, Buluş, Robot çağı…

Bu yüzden tespitiniz kısmen doğru. Hala sanayi çağı kafası ile çözümler, modeller üretilmeye çalışılıyor. Ancak bunu yapanlar ve buna izin verenler de ağırlıklı olarak KOBI’lerin bizzat kendileri. O yüzden bu söylemler eski ve işe yaramaz mazeretler…

Herkes kendine baksın. Atılım için; yakınmanın, suçlamanın ötesinde, gelecek için ne yapıyor?

Türkiye son dönemlerdeki atakları neden yapıyor sanıyorsunuz? Yürütülmekte olan politikalar hiç de bahsettiğiniz gibi kalkınma modelini sanayileşmeye göre sabitlemiş görünümde değil. En azından şu anda hükümet edenler eni-konu dijital dünyanın gereklerini kavramış ve stratejilerini ona göre uyarlamaya çabalar durumdalar.

Teknoloji, mobil, internet alt yapısı, internetleşme açısından durumumuz dünyada çok iyi yerlerde, Avrupa’yı çoktan geçmiş vaziyette. Ve yeniçağda atılım için en gerekli olan şeyler akıllı, eğitimli ve teknolojik olanaklara sahip insanlar, işletmeler.

Politikalarda, özellikle eğitimde pek çok eleştirilecek şey, eksikler olabilir. Olanaklar hala zorlayıcı olabilir. Giderek de zorlaşacaktır. Ancak bunlar bahane edilmeden “neredeyiz ve ne yapmalıyız?” düşünülmeli, durmaksızın geleceğe doğru çabalanmalıdır.

Koşullar ve oyunun kuralı sürekli değişiyor. “Gelip birileri bizi kurtarsın diyenler, ama başımızdakiler bizi iyi yönetemiyor” vb. diye bekleyenler, mızırdananlar yanar, hiç şakası yok!

Bu devirde artık baskı gruplarıyla falan değil akıl, bilgi, duygular, teknoloji ve uzlaşmacı farkındalıklarla motive olmuş, çalışan bireylerin oluşturduğu kollektif çabalarla ilerleyebiliriz.

Biz de sadece bunu yapmaya çalışıyor, gelecek için daha iyi olabilecek yöntemleri, bilgileri, platformları, kaynakları vb paylaşıma açıyor, tetikliyor, dikkat çekiyor ve tüm bunlar için çok çalışıyoruz.

KOBI yöneticileri, her araştırmada 1 numaralı sorun olarak finansmana erişim zorluğunu gösteriyorlar. Oysa ki, biz kobitek.com olarak, KOBIlerin en büyün sorununun rekabetçi ve sürdürülebilir iş modelleri eksikliği olduğunu tespit ediyoruz. Doğrudan söylemek gerekirse, bir çok KOBI'nin aslında bir an evvel işi tasfiye etmesi ya da radikal ve/veya inovatif değişiklikler yaparak tabiri caizse işi resetlemesi gerekiyor. KOBIlerimizin rekabetçilik ve sürdürülebilirliği hakkında görüşleriniz neler? Bir dönüşüm mü gerekli, yoksa düzenin yıkılması ve yeniden inşaası mı? Bunlar gerçekçi bakış açısı ile ne kadar mümkün?

İşte bu sorunuz ve içindeki tespitleriniz olayı aslında özetlemiş ve bitirmiş. Üzerine ekleyecek fazla bir şey yok. Bir önceki soruya yanıt verirken ben de bunlara gönderme yapmaya çalıştım. KOBI’ler hiç oyalanmadan, inovasyon da değil invention (buluş) yapacak şekilde reset tuşlarına basmalı. Eski kafa ve koşullarla yeniçağda başarılı olmak imkansız!

Özellikle KOBI’lerin neler olup bittiğini ve daha da neler olabileceğini ışık hızıyla, fütürist bakış açısı ile düşünmeleri, öğrenmeleri, öğrenmeleri ve öğrenmeleri gerekir. “Bildim, buldum, tamam!” diye bir şey yok artık…

Büyüklerin hareketi çok daha zor. Oysa yeniçağ KOBI’ler için tam bir fırsat çağı! Tabii bunu doğru değerlendirebilenler için…

Şurası kesin; mevcut iş modelleri, finansmana erişme yaklaşımları hızla gereksiz kalacak ve yok olacak. KOBI’lerin daha az insanla, daha yüksek ve çok teknoloji kullanarak ama çok derinleştirilmiş uzmanlıklarla yepyeni iş modelleri bulmaları gerekiyor. Şimdi finans kaynakları, yatırımcılar bunlara değer veriyor. Gelecekte de bu doğrultuda gelişmesi bekleniyor.

Yeni modeller bir yerlerde hazır ve kopyalanabilir durumda değil. Bu çağın belki de en zor gelen tarafı bu. Eskiden alışılmıştı; “başarılı olan modelleri inovasyon ile biraz değiştir, neredeyse aynen kopyala sen de büyü… “Şimdi böyle bir şey yok. Herkes kendi modelini kendi bulacak. Zaten zor gelen de bu. Hazıra konmaya, teşvike, mış gibi yapmaya alışmış beyinlere “hadi bir şeyler öğren, bul ve çok çalış!” sinyalleri gidiyor…

Yukarıda yazdıklarımız baştan aşağı gerçekçi ve fütürist bir bakış açısını yansıtmaktadır. Önemli olan bunlardan yararlanıp, işe koyulmaktır…

ücretsiz üye olun

41785 kere okundu

Etiketler:

M-GEN'in kurucu ortağı, fütürist, ekonomist, iş tasarımcısı ve avatarı

Ufuk Tarhan, ODTÜ Ekonomi Mezunu. 1982-2005 arasında çoğunlukla teknoloji olmak üzere çeşitli sektörlerde üst düzey yöneticilik yaptı.

2002 Yılında Dünya Gazetesi-Bilişim Sektörünün En Başarılı İş Kadını Ödülünü aldı.

2006 da M-GEN Gelecek Planlama Merkezi’ni kurup solo-girişimci (solopreneur) oldu. 

2009 Fütüristler Derneği Başkanlığına seçildi. Türkiye’nin ilk ve tek Fütürist kadın konuşmacısı olarak tanındı. 

Dünya Fütüristler Zirvesi’nde konuşma yapan ilk Türk kadınıdır.

2011’de Mobil, Dijital Pazarlama alanının tanınmış isimlerinden Zehra Öney ile ortak oldu.

Birlikte 360+media Interactive'i yı kurdular.

Tablet Seminerlerin mucididir. Sıkı bir blogger ve internet yazardır.

TUSIAD Fütürizm Düşünce Grubu Başkan Yardımcısı ve moderatörlüğü yapan, Tarhan iki de  kitap yazdı.

World Future Society,Association of Professional Fütürists Üyesi, The Futurist Türkiye Dergisinin yayıncısıdır. 

Ufuk Tarhan’ın Sosyal Medya adresleri; Blog1Blog2FacebookTwitterGoogle+FriendfeedLinkedinFoursquareYouTube

İki kere evlendi. İki genç insanın annesi. Gençlerin savunucusu. Eğitime değil, öğrenime inanıyor.

Pek çok tuhaf ama faydalı düşüncesi var. Kısacası kendisi; öğrenmeyi, insana eziyet eden her alanda,

insan yerine, insanların mutluluğu için teknoloji kullanmaya kafayı takmış, fikir üretmeyi,

buluş yapmayı hobi edinmiş, arayış içinde bir fütürist

Ufuk Tarhan’ın Sosyal Medya adresleri; 

Blog1Blog2FacebookTwitterGoogle+FriendfeedLinkedinFoursquareYouTubeGoogle+

KOBİTEK - KOBİLERİN İŞ PORTALI

© 2001-2024

KOBITEK.COM, bir TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.

2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.

Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz