Enflasyon nedir ?

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Enflasyon nedir ?

Ülkemizde 15 yıl öncesine kadar, ekonomik terimlerden en bilineni, elbette ki enflasyondur

Bunun nedeni, enflasyonun mal ve hizmetlerin fiyatlarını arttırması ve bu durumun doğrudan topluma yansımasıdır. Bu yansıma yıllardır geniş halk katmanları tarafından benimsenen "hayat pahalılığı, bol sıfırlı banknotlar, paranın pul olması, faiz ve rant ekonomisi vs."gibi kavramları yaratmıştır.

Bu yüzden enflasyonun, toplumumuzdaki neredeyse her bireyin bildiği ve üzerinde fikir yürüttüğü tek makroekonomik kavramımız olması çok doğaldır.

Bu yüzdendir ki, enflasyonla olan uzun birlikteliğimiz, halkımızın olaylara bakışı nedeniyle onu "enflasyon canavarı"simgesine dönüştürmekte ve bu şekilde somutlaştırmakta da gecikmemiştir.

Ülkemizde geçmişte yaşanan enflasyon sürecini ekonomik terim olarak belirtirsek, enflasyonun kronikleşmesi ve bunun ileri bir süreci olan stagflasyon (ekonomik durgunluk içinde enflasyon ) olarak adlandırabiliriz.

O zaman enflasyon kavramını, nedenlerini ve sonuçlarını kısaca inceleyelim, bu şekilde hem bu kavramı daha iyi anlayıp hem de sonuçlarını daha iyi görebiliriz.

Enflasyon, ekonomik kimi gelişmeler nedeniyle fiyat endeksinin sürekli yükselmesidir. Fiyat endeksi diyince aklımıza ilk gelen tabi ki, uzun yıllardır aşina olduğumuz TEFE (Toptan eşya fiyatları endeksi) ve TÜFE (Tüketici fiyat endeksi) rakamlarıdır.

TEFE ve TÜFE´ nin açılımında da görüldüğü gibi, biri üretilmiş ve toptancıya sunulmuş eşya fiyatlarında oluşan değişimleri, diğeri ise en son aşama olan tüketiciye ulaşan mal ve hizmetlerle, temel gereksinmelerindeki (Gıda gibi) değişimleri gösterir.

Bir de "çekirdek enflasyon" denilen bir başka endeks vardır, burada da özel imalat sanayi de oluşan üretim maliyetlerinin fiyat olarak değişimi söz konusudur.

Enflasyonun nedenleri

Enflasyon 2 nedenle oluşur:

  1. Talep enflasyonu
  2. Maliyet enflasyonu

Talep enflasyonu, değişik durumlarda oluşabilir. Örneğin bir ülkenin dış ticaret açığı ( yani ithalatının ihracatından fazla olması) ya da iç-dış borçlarının yükselmesi, para ihtiyacına yol açar.

Bu ihtiyaç karşılıksız para basma durumunu doğurur. Karşılıksız para, merkez bankasının, ulusal para biriminin döviz kurlarına göre sabit ve eşdeğer olmasından vazgeçip, bol para basıp, piyasaya arz etmesidir.

Bir şey nasıl bollaştığında değeri düşerse, ulusal paranın da değeri döviz karşısında bu nedenle düşer. Paranın değerinin düşmesi, aynı parayla daha az mal alınması (özellikle ithal mallar) durumunu yaratır ki, bu bir enflasyondur, yani malın değeri artmasa bile alım gücü düştüğü için mal değerlenmiş olur.

Piyasada çok fazla para arz edilmesi nedeniyle oluşan para bolluğu ise tüketicileri mal ve hizmet satın almaya yöneltir. Buradan itibaren talep enflasyonu başlar.

Mala olan talebe rağmen, ülke arzı talebi karşılayacak durumda değildir. Bir birim malı çok sayıda insan talep ettiği için malın fiyatı doğal olarak yükselir. Bu da enflasyonun bir başka aşamasıdır.

Talebin yüksek olması, daha fazla üretim ve daha fazla arz demektir. Bunun için üretim sektörü, daha çok makine, daha çok yatırım malı, daha çok işgücü talebi yaratır. Bu durumda üreticinin işgücü, makine maliyetleri artar ve bu artış üretilen malın fiyatına doğrudan yansır ve o malın fiyatı yükselmeye başlar. Bu ise 2. tip enflasyon olan maliyet enflasyonu demektir.

Fiyatlarda oluşan artışlar ise para değerinin daha da düşmesine borçların ve açıkların daha da büyümesine yol açar. Görüldüğü bir kısır döngü ve zincirleme olarak birbirine eklenen olumsuz sonuçlar oluşur. Kısaca talep ve maliyet enflasyonları birbirinden bağımsız olarak ortaya çıkabilir ama sonuçlarıyla birbirlerini tetiklerler.

Hızlı büyüyen ekonomiler belli ölçüde enflasyonu göze almalıdır. Ülkemizde 2001 krizinin ardından uygulanan ekonomi politikaları ile düşürülen enflasyon %6-7 seviyelerine inmiş ve paradan 6 sıfır atılmıştır. Ancak Batı ülkelerindeki %2-4 seviyesine göre halen yüksektir. Bunun nedeni de hızlı büyümedir.

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
371151 kere okundu

Etiketler: enflasyon ekonomi

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Enflasyon nedir ?
Kurumsal ve Bireysel İletişim Kazaları
Stratejik Planlama Nedir?
İşsizlik, İstihdam Sorunu ve Çözüm Yolları
Turistin vazgeçmediği ülke Türkiye, oda-konaklama gelirlerinde sinyal veriyor
Alacak Tahsilat Yönetimi
Hayal Kurmak Güzeldir, Ama Plan…
Çalışma hayatında Durduk Yere Çıkan Çatışmalar, Çatışma Maliyeti
Mavi Okyanus Stratejisi Nedir?
İş Dünyasında Sorumluluk Bilinci ve Sürdürülebilirlik
Canon´un iş yerinde verimlilik araştırması
Aşk Yönetimi
İnternette iş kurma hayallerini erteleme, bu filmleri izle!
Krizde en büyük silahınız: Entelektüel sermayeniz
KOBİ'lerde Yönetimde İnovasyon ve Yönetim Rönesansı

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

Altın Taht Krallık Ülkesi Gana

Altın Taht Krallık Ülkesi Gana

Gana ile ticaret yapmak ya da orada yatırım yapmak için bilmeniz gerekenler, Kültürel farklarımız, dikkat etmeniz gerekenler... Bölgede yıllardır iş geliştiren Didem Aydoğan yazdı.

OFİS VE İNSAN

Zor İnsanlarla Nasıl Başa Çıkılır?

Zor İnsanlarla Nasıl Başa Çıkılır?

İnsan sosyal bir varlıktır. Toplumdaki varlığını sürdürebilmek için de kullandığı en etkili kanal "iletişim"dir.

Kendini Tanımak ve Kendini Geliştirmenin Önemi

Kendini Tanımak ve Kendini Geliştirmenin Önemi

Kendini Tanımak ve Kendini Geliştirmenin Önemi

İŞ DÜNYASI

Aşk Yönetimi

Aşk Yönetimi

Ünlü yönetim danışmanı Ali Rıza Değer, Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma olgusunu bir anektod ile açıklıyor.

HUKUK / MUHASEBE

İşçi ve İşveren açısından İş Akdinin Feshi

İşçi ve İşveren açısından İş Akdinin Feshi

İş sözleşmesi, taraflara borç yükleyen özel hukuk anlaşmasıdır. Taraflardan birinin bu sözleşmeyi sona erdirmek için karşı tarafa irade beyanında bulunması iş sözleşmesinin feshidir. Bu fesih işlemi bazı şartlara bağlanmıştır. Bu yazımızda işçi ve işveren açısından iş akdinin feshini ayrıntılı anlatacağım.