Enflasyonun sonuçları

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Enflasyonun sonuçları

Enflasyonun bir maliyeti vardır. Bu maliyet ülke genelinde görülebileceği gibi o ülkedeki herhangi bir üreten ya da tüketen insanda da görülebilir

Enflasyonun sonuçları

Enflasyonun bir maliyeti vardır. Bu maliyet ülke genelinde görülebileceği gibi o ülkedeki herhangi bir üreten ya da tüketen insanda da görülebilir. Şimdi bu ağır maliyeti ve sonuçlarını kısaca inceleyelim.

Karar sürecine olumsuz etki:  Enflasyon, ülkedeki rakamsal değerleri (para, istihdam, yatırım vs.) belirsizleştirir. Bu belirsiz ortamda üretimin verimliliği, üretilen malın gerçek değerinin yüksek mi yoksa düşük mü olduğu, fiyatların ya da  maliyetlerin algılanışı belirginliğini yitirir. Öyle ki en objektif göstergeler olan muhasebe kayıtları, bilançolar vs. bile gerçek durumu gösteremez hale gelir. Bu durum gerek tüketicilerin gerekse firmaların geleceğe dair tasarruf, yatırım kararlarını ve hareketlerini engeller. Sadece bir bekleyiş ve endişeli bir "Bakalım ne olacak?" süreci yaşanır. Yüksek enflasyonun belli aralıklarla yarattığı krizler (nisan 1995, şubat 2001) bu endişeleri haklı da çıkarmıştır.

Yatırımlara etkisi: Yüksek enflasyonun, yatırım malları maliyetlerini oldukça yukarı çekmesi nedeniyle girişimci, işadamı ve üreticinin yeni iş alanları aşmasını engeller. Çünkü bu ortamda bu bir risktir. Yatırımcı da parasını riski olmayan alanlara kaydırır. Enflasyon nedeniyle paraya olan yüksek talep "paranın fiyatı" olan faiz oranlarını yükseltir. Girişimci parasını yüksek faiz veren aracı kurumlara devreder çünkü bu risksiz bir getiri olanağıdır. Ayrıca rant dediğimiz arsa, bina, döviz vs gibi alanlara da yatırımlarını aktararak risksiz kazanç yolunu seçmek zorunda kalır. Bu da reel yatırımların (yani üretime yönelik girişimlerin) durması, istihdamın azalması ve ülke ekonomisinin küçülmesi sonucunu doğurur.

Kredilendirmeye etkisi: Enflasyonun paranın fiyatı olan faizleri yükselttiğinden bahsetmiştik. Faizlerin yükselişi elbette ki kredilerin de yükselmesidir. Çünkü krediler faizlerle kardeştir, kredi aldığınızda, yapacağınız bir iş için sizin dışınızda birinden borç para almışsınız demektir. Fakat para aldığınız kurum sizin yakın arkadaşınız olmadığı için, aldığınız paranın kullanım bedeli olan faiziyle birlikte gününde ödemeniz gerekmektedir. Faizlerin yükselmesi, kredi kullanım bedellerini de yükseltecektir. Bu durum yatırım yapmayı düşünen bir girişimciyi (ya da tüketiciyi) yatırım düşüncesinden vazgeçirecektir.

İstihdama etkisi: İşgücü piyasasında, yatırımlardan vazgeçilmesi ve böylece istihdamın durması nedeniyle hem emeğe verilen değer düşecek, hem de ekonomik belirsizlik ortamı nedeniyle istihdam edilmiş işgücünün verimli çalışmasına ve geleceğe umutla bakışına (işten çıkarılma tehlikesi nedeniyle) engel olacaktır.

Dış ekonomik ilişkilere etkisi: Yüksek enflasyon, ülkedeki ekonomik yapıyı, yatırım kabiliyetini ve verimliliği doğrudan olumsuz etkileyeceği için, diğer ülkelerle olan ekonomik rekabet gücü büyük yara alacaktır. Ayrıca ekonomik büyüme ve istihdam için gerekli olan yabancı yatırımlar, ekonomideki riskler nedeniyle kaçacak, kredi kuruluşları bu yüksek risk nedeniyle çok yüksek faizli borç verme durumuna gireceklerdir

Toplumsal etki: Belki de en ağır etki bu noktada yaşanacaktır ve ülkemizde de yaşanmıştır. Gelecekten ümitsiz halk yığınları, sosyal ve politik alanda çıkara dayalı ilişkiler, dayanışma ve yardımlaşma ruhunun yitirilmesi, insani ilişkilerde sadece paraya endeksli bir durum oluşması, güven ve saygının yok olması, para değerinin düşmesi nedeniyle geniş halk yığınlarının yoksullaşması, iş olanaklarının sadece büyük kentlerde sınırlanması nedeniyle işgücünün bu kentlere göçü, gecekondulaşma, altyapı yatırımlarına para bulunamaması nedeniyle bozuk kentleşme ve yapılaşma, ahlaki anlayışların çökmesi, yatırımdan kaçan paranın ranta yatırılması yani ekonominin rantiyeye dönüşmesi vs gibi toplumu derinden etkileyen sorunlar yüksek enflasyonla ortaya çıkmaktadır.

Son olarak şunu da söylemek gerekir. Makul ölçülerde düşük bir enflasyon, bir ekonominin varlığı için gerekli ve şarttır. Nasıl insan vücudu 0 derecede bir ölü ise, sağlıklı ve dinç olarak yaşamını sürdürmesi için 36 derece ateşe ihtiyacı varsa, ekonomik büyüme ve sağlıklı ekonomi için tek haneli (%5 civarında) enflasyona büyük ihtiyaç vardır. Gelişmiş batı ülkeleri genelde bu enflasyon oranlarına sahiptir. Üretimin devamlılığı, yatırımların artması için, mal ve hizmet üretimini cazip hale getiren düşük bir enflasyon oranına ihtiyaç vardır. Enflasyonun sıfır olması hatta eksilere düşmesi (yani deflasyon) en az yukarıdaki sonuçlar gibi vahim tablolar çıkaracaktır. Düşünün ki, deflasyon olan bir ülkede, enflasyonun tam tersi olarak para değeri yükselecek ve parayı yatırımlara yönlendirmek yerine elde tutmak daha karlı olacaktır. Bunun sonucu ise üretimde durma ve ekonomik faaliyetlerin tıkanma noktasına gelmesi demektir.

  2005´in 1 Ocak´ından itibaren, yaşadığımız bu yüksek enflasyonun belgesi olan bol sıfırlı banknotlardan kurtulacağız. Ama bu kurtuluş ve Yeni Liraya geçiş süreci herşeyin yola girdiği yanılgısını doğurmamalı. Ekonomik alanda yapılacak yanlış adımlar, üretici gücümüz olan küçük orta ölçekli girişimcilere vurulabilecek darbeler (vergi, faiz vs gibi) ve ekonomide verimlilik arayışlarına girmeyip, kısa dönemli beklentilere yönelik manevralar, bizi kısa sürede yine bol sıfırlı paramıza ve enflasyon gerçeğine kavuşturacaktır.

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
86632 kere okundu

Etiketler: enflasyon ekonomi

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Pazarlama Sektörüne Genç Bakış
Çalışma hayatında Durduk Yere Çıkan Çatışmalar, Çatışma Maliyeti
Artık Büyük Balık Küçük Balığı değil, Hızlı Balık Yavaş Balığı yutuyor
Leasing (Finansal kiralama)
Mükemmel bir sistemin 3 Temel Unsuru
İnternette Pazarlamanın Anahtarı- e-CRM-
Geleceğin Yöneticileri Branşlarını Belirleyerek Mesleklerini Seçiyor!
Taktik, Strateji ve Karar Almada Kurmay Kadronun Yetiştirilmesi
Sorularla İş Planı
Franchising
İşsizlik, İstihdam Sorunu ve Çözüm Yolları
İnsan Kaynakları Problemlerinde Bordrolama Çözümleri
Doğru Kişiyi İşe Almak İçin On Öneri
Şikayet Yönetimi
SWOT Analizi

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

Sektörel Dış Ticaret Şirketleri (SDŞ´ler)

Sektörel Dış Ticaret Şirketleri (SDŞ´ler)

KOBİ´lerin dış ticaret faaliyetleri açısından önemli bir konusunu oluşturan "sektörel dış ticaret şirketleri"ni, KOBİ´lerin yurtdışına açılmasını sağlayan ihracat konsorsiyumları olarak tanımlayabiliriz.

OFİS VE İNSAN

Türkiye’nin istihdamına online alım ve başvurular yön veriyor!

Türkiye’nin istihdamına online alım ve başvurular yön veriyor!

İşverenlerin yüzde 97’si iş ve insan kaynakları sitelerinde eleman arıyor. İş arayanlar arasında İK sitelerinin tercih edilme oranı ise yüzde 83.

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit nakittir derler. Oysaki vakit nakitten daha fazla bir değere ve öneme sahiptir. Nakit denilen şey, elde tutulabilen, saklanabilen, depolanabilen ve elden ele dolaşabilen bir nesne.

İŞ DÜNYASI

21.Yüzyılın Rekabet Silahı; Müşteri İlişkileri Yönetimi

21.Yüzyılın Rekabet Silahı; Müşteri İlişkileri Yönetimi

Piyasalar işletmelerin farkında olmadan, ufak çaplı yükselmeler ile yavaş yavaş düzelmeye başlarken işletmelerde kendilerini kontrolden geçirmeye ve hatta çeki düzen vermeye başlamalıdırlar.

HUKUK / MUHASEBE

İkale (Bozma) Sözleşmesi ile Çıkarılan İşçinin İşe İade Davası Açmasını Engellemek Mümkün mü?

İkale (Bozma) Sözleşmesi ile Çıkarılan İşçinin İşe İade Davası Açmasını Engellemek Mümkün mü?

Uzun zamandır İşverenlere iş hukuku alanında danışmanlık yapan bir avukat olarak en sık karşılaştığım taleplerden biri de “Çalışanı işten çıkarmak istiyoruz, tazminatlarını da ödemeye hazırız, ama herhangi bir işe iade davası ile karşılaşmak istemiyoruz” talebidir.

KOBİMOBİL