İş Hayatının Gerçekleri

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
İş Hayatının Gerçekleri

İş Hayatının Gerçekleri

Bu yazıyı yazmamdaki amaç iş hayatınızın son bulması ve sonrasındaki süreçlerde yaşayabileceklerinizi başımdan geçen olaylardan örnekler de vererek anlatmaya çalışacağım.

Ben yıllarca özel bir şirkette üst düzey yöneticilik yaptım. Gerçi yaşım 38 olmasına rağmen iş hayatındaki yöneticilik vasfım 15 yıllık bir süreyi kapsamaktadır. İnsanlar belirli süre sonunda yaptıkları işten sıkılmaya başlarlar ve kendilerine yeni uğraşlar bulmayı veya iş konuları bulmayı araştırırlar.

Bu sıkıntıların sonucunda ya patronunuzun ufak tefek eleştirileri sizin zorunuza gitmeye başlar, ya maaşınızın düşüklüğünü dert edinirsiniz veya buna benzer sorunlar işyerinizden kopma noktasına getirir. Hele bir de çok cazip bir iş teklifi ile karşılaşırsanız bu yeni bir hayatın da başlangıcını oluşturur. İşinizden ayrılırsınız ve bahsettiğim yeni hayata yelken açarsınız.

Fakat göz önüne alınması gereken en önemli husus yeni iş hayatınızda sizleri nelerin beklediği konusudur. Ben de bu tarz bir olayın neticesinde yurtdışında bir şirkete Genel Müdür pozisyonu ile transfer oldum. Tabii ki sonrası da açık bir görevle başladım. Çünkü belirli bir süre sonra grubun CEO’luğu da teklif edilmişti. İş hayatında sıkça rastlanılan problemlerden birini yaşadım ve ortakların ayrılması sonucu belirli bir süre daha görevime devam ettim ve sonrasında ayrılıp Türkiye’ye döndüm.

Çevremdeki insanların fikirlerini ve desteklerini alarak hemen iş bulabileceğimi planladım. Ve dönüşümü gerçekleştirdim. Çevremdeki insanlar derken de kastım iş hayatında samimi olarak görüştüğüm işadamları ve meslek sahipleri v.b. kişilerdi. Türkiye’ye döndükten sonra ilgili kişilerle görüşmeler yaparak bir yön çizmeye karar verdim. Artık işsizler ordusuna katılmış bir mühendistim.

Çevremdeki insanlarla birinci görüşmelerden sonra baktım ki ikinciye aramanın anlamı kalmamış. Yani herkes siz iş sahibiyken belirli pozisyonlardayken arkanızda yer alırken boşta kaldığınızda hiç bir menfaatleri olmadığını düşünerek telefonlarınıza çıkmamaya başlarlar. Veya randevulaşırsınız ama randevu günleri sürekli değişir durur. Her görüştüğünüzde de sanki borç isteyecekmişsiniz gibi işlerinin kötü olduğundan bahseder dururlar. Neticede sizi arayıp soran bir kaç kişinin dostunuz olduğunu anlarsınız.

Ellerinden bir şey gelmemesine rağmen arada sizi arayıp sorduklarında mutlu olursunuz. Bayramlarda ve özel günlerde cep telefonunuzda mesajlar veya aramalar bitmek bilmediği dönemlerden gözünüz cep telefonunuzda arayan olacak mı diye bakar ve beklersiniz. İş başvurularınızda referans verecek kişileri düşünürsüz. “Çünkü Artık Zirvede Değilsiniz”. Ancak unutmamanız gereken çok önemli bir şey daha vardır. Zirvedekiler eğer gerçekten zirveyi hak ettikleri şekilde yaşadılarsa mutlaka tekrar zirveye çıkarlar.

İşte belirli bir süre iş bulamayan kişilerin en büyük destekçisi olması gereken ana fikir budur. Çünkü insanlar kendilerini boşlukta hissedip bir de umutsuzluğa kapıldıklarında ruhsal açıdan bunalım başlar. Bunu aşmak yine insanın elinde olan bir olgudur. Kendisini yeniden zirveye çıkmayı hedefleyerek motive ederse sıkıntılarını atar. Başvurularını da ona göre yaparsa (şirket seçimi, pozisyon seçimi v.b.) başarıya ulaşmak zor olmaz.

Kaynak : makalemarketi.com


ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
8154 kere okundu

Etiketler: hayatı

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Yurtdışında İngilizce Öğrenmek Türkiye’de İngilizce Öğrenmekten Daha Ekonomik
Marka Analiz Raporu Reklam ve Mağazacılık
Sektörel Derneklerde Proje Yönetimi & “TURKEY Discover the Potential”
Kurum Kültürü Stratejileri ve Risk Yönetimi ISO 31000
Uygun Başlıklarla Yazıların Etkisini Artırma
Aile Şirketlerinin Yeni Türk Ticaret Kanununa uyum sağlaması kurumsal yönetişim ilkelerini uygulaması ile gerçekleşecektir
KOBI'ler için Etkili Reklamın A'sı Z'si
Kobi Kurumsal Kimlik Çalışmaları İçin “ Brif “ Ve Brifin Kullanılması
Türkiye’nin istihdamına online alım ve başvurular yön veriyor!
Gümrük Yönetmeliğindeki değişiklikler
Büyüme, Karlılık ve Nakit Akışı
Kobi Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.Ş. ile ilgili prosedürler
Etkili İletişim Teknikleri: İletişim Becerileri ve Yapılan Hatalar
Dünya İnsan Çağı’na giriyor
21.Yüzyılın Rekabet Silahı; Müşteri İlişkileri Yönetimi

DIŞ TİCARET

KOBİ´lerde ihracat sorunları

KOBİ´lerde ihracat sorunları

KOBİ´lerin dış ticarete ve ihracata yönelik en büyük sorunları sıralanırken, teknoloji kullanımı, finansman, dış pazarlardaki sert rekabet, ön plana çıkıyor.

OFİS VE İNSAN

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit nakittir derler. Oysaki vakit nakitten daha fazla bir değere ve öneme sahiptir. Nakit denilen şey, elde tutulabilen, saklanabilen, depolanabilen ve elden ele dolaşabilen bir nesne.

Paylaşımlı Ofis Nedir, Ne Yarar Sağlar?

Paylaşımlı Ofis Nedir, Ne Yarar Sağlar?

Başta mâliyet unsurları olmak üzere muhtelif menfi sebeplerden ötürü salt bir firmaya ya da kuruluşa ait ofisler düzenlenemiyorsa, çare paylaşımlı ofislerde aranmalıdır.

İŞ DÜNYASI

Ofislerdeki ilk iş günü acemilikleri

Ofislerdeki ilk iş günü acemilikleri

İlk iş günü, çalışanları okula yeni başlayan bir çocuğun heyecanı sarar. Deneyimli çalışanlar bile ilk günün verdiği heyecanla acemilik çekebilir. Yenibiris.com çalışanların başından geçen ilginç iş günü olaylarını bir araya topladı.

HUKUK / MUHASEBE

İş Kanununa Göre İş Sağlığı ve Güvenliği

İş Kanununa Göre İş Sağlığı ve Güvenliği

İşçileri iş kazaları ve meslek hastalıklarından korumaya yönelik önlemleri almak ve onları bu konuda bilgilendirmek, İş Sağlığı ve Güvenliğinin temelini oluşturmaktadır.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi
tümü

PATRONA TAVSİYELER

Kurumsallaşabilenlerden misiniz, Yoksa...

Kurumsallaşabilenlerden misiniz, Yoksa...

Böyle bir soru olur mu şimdi demeyin lütfen. Hem de bir Yönetim Danışmanı böyle bir soruyu sormamalı diyebilirsiniz. 23 yıllık profesyonel iş hayatımın büyük bir kısmını KOBİ'lerde “kurumsallaşma” çalışmalarına harcamış biri olarak, tüm şirketlerin ve özellikle de KOBİ'lerin öncelikle bu sorunun cevabını düşünmeleri gerektiğine inanıyorum.