Bilgisayar ve teknolojiyle büyümek

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Bilgisayar ve teknolojiyle büyümek

Çocuklar için karmaşık teknolojiyi kullanmak nefes almak kadar doğaldır, internette dolaşmak onlar için hoplayıp zıplamak kadar kolaydır ve bilgisayarların dili onlar için alfabenin ABC’si kadar basittir

Çocuklar için karmaşık teknolojiyi kullanmak nefes almak kadar doğaldır, internette dolaşmak onlar için hoplayıp zıplamak kadar kolaydır ve bilgisayarların dili onlar için alfabenin ABC’si kadar basittir. İnternette dolaşmayı severler, akıllı ve sürekli bağlıdırlar. Teknolojiyle araları iyidir ve onu rahat kullanırlar.

İnsanlık tarihi boyunca her yeni teknoloji dalgası biraz korku ve yanlış bilgi ile karşılandı. Özellikle de konu çocukları ilgilendiriyorsa. Sinema ve filmler ilk ortaya çıktığında, radyo icat edildiğinde, televizyon hayatımıza girdiğinde, bu yeni teknolojilerden rahatsızlık ve endişe duyan, hayatı olumsuz etkileyeceklerini savunan insanlar oldu. Benzer endişe ve kaygılar, günümüzde bilgisayarlar söz konusu olduğunda da kimi ebeveynlerin aklını kurcalıyor. Bazı ebeveynler, her geçen gün evlerimize daha fazla giren bilgisayarların çocukları miskin ve uyuşuk olmaya teşvik ettiğine inanıyor.

Intel Türkiye olarak 2009 yılında Türkiye’de bilgisayar tutumlarına yönelik görüşleri değerlendirmek amacıyla yaptırdığımız araştırma Türkiye’deki kullanıcılarla ilgili de benzer sonuçları ortaya koyuyor. Araştırmaya göre bilgisayarın faydaları ülkemizde halen yeterince bilinmiyor. Yapılan ankette evde bilgisayar olmasının zararları konusundaki görüşleri sorulan kişilerin yüzde 81’i bilgisayar başında çok zaman geçirildiğini, yüzde 76’sı bilgisayarın sosyal ilişkilere zarar verdiğini, yüzde 69’u ise zararlı internet sitelerine erişim sağladığını belirtiyor. Örnek kitlenin sadece yüzde 13’ü bilgisayarın bir zararı olmadığını söylüyor. Araştırmaya göre ülkemizde bugüne kadar hiç internet kullanmayanların oranı yüzde 19’ken, kadınların üçte biri hiç internet kullanmadığını ifade ediyor.

Oysa tıpkı radyo, televizyon ve sinema gibi, bilgisayar ve teknoloji de hayatımızın gelişiminde önemli rol oynuyor ve önümüzdeki dönemde hayatımızdaki olumlu etkileri daha da iyi kavranacak gibi görünüyor. Çocukların açık görüşlülüğü ve çabucak güven duyan yapıları da, onların bilgisayar teknolojilerine çok hakim olmalarına ve çoğu zaman bu konuda ailelerinin önüne geçmelerine yol açıyor.

Intel Türkiye’nin “Bilgisayar Kullanımı ve Tutum Araştırması”nda da yaş ilerledikçe internete ilişkin bilgi düzeyinin zayıfladığı ve internet kullanımının düştüğü, ancak internetin gençlerin önemli bölümü için bir yaşam tarzı haline gelmiş durumda olduğu görülüyor. Araştırmaya göre ülkemizde 16-19 yaş grubunun dörtte üçü internette her gün en az bir saat zaman geçiriyor. Şu anda bilgisayara sahibi olmayan fakat almayı planlayan hanelerin satın alma nedenlerinin başında da üçte iki ile “internete bağlanabilmek”, ikinci sırada “çocukların ödevleri” geliyor. Bu veriler ülkemizde de yeni neslin teknolojiyi kabullendiğini ve benimsediğini gözler önüne seriyor.


Bilgisayar kullanımı çocukların gelişiminde büyük önem taşıyor

“Çocuklar için bilgisayarlar gerçek dünyanın ta kendisi, öğrenme ve gelişme süreçlerinin birer parçası. ” diyen Amerikalı ünlü pedagog Dr. Richard Woolfson, bilgisayarların çocukların öğrenme dünyalarını genişlettiğini, onlara yeni bir sosyal iletişim yolu sunduğunu söylüyor. Woolfson, “Çocukların sosyal ağlar kurmalarını, gerçek hayatlarında yeni insanlar tanımalarını sağlıyor. Ayrıca eğitim süreçlerinde daha aktif katılımcılar olmalarını sağlayarak öğrenme biçimlerini değiştiriyor. Sosyal hayata dahil olma, müzik ve resim yapma, okur -yazarlığa yardımcı olması gibi yararlarıyla karşılaştırıldığında, çevrimiçi dünyanın zararları çok daha az” diye konuşuyor. Çocukların tüm diğer etkinlikleri gibi bilgisayar kullanımının da dengeli olması gerektiğini vurgulayan Woolfson, çocuklara çevrimiçi tehlikeler hakkında bilgiler verilmesi gerektiğini ifade ediyor. Çevrimiçi ortamda kesinlikle kişisel bilgilerini paylaşmamaları gerektiği konusunda bilgilendirilmeleri, istenmeyen e-postalar ve siber saldırılar gibi negatif hareketler konusunda bilinçlendirilmeleri, bunlara uygun biçimde tepki vermeleri konusunda teşvik edilmeleri gerektiğini belirtiyor. Woolfson, korkunun ebeveynin öncelikli motivasyon aracı olmaması gerektiğinin de altını çiziyor.

Ekonomik ilerlemenin motoru: Bilgi teknolojileri

Dünyanın birçok ülkesinde hükümetler, ekonominin büyümesinde ve gelecekte daha iyi duruma gelmesinde bilgi ve iletişim teknolojilerinin önemini çoktan kavramış durumdalar. Endüstriyel rekabetçiliği geliştirmek, büyümeyi desteklemek, istihdam yaratmak ve temel sosyal zorluklarla mücadele edebilmek için bilgi ve iletişim teknolojilerinin güçlü temelinin oluşturulmasına yönelik birçok politika belirleniyor. Dr. Woolfson’ın da dediği gibi, “Bugün dünya için büyük önem taşıyan bilgi ve iletişim teknolojileri ekonomiyi ileri taşıyacak, hem bireyler hem de toplumlar olarak nasıl ilerlediğimizi gösteren bir ölçüt olacak. Bir çocuğa bu dünyayı sunmamak, onun yoluna büyük taş koymak anlamına geliyor.”

Birçoğumuz bilgisayarların internete eriştiğimiz, iş yaptığımız ya da çocuklarımızın oyun oynadıkları araçlar olduğunu düşünüyoruz. Oysa bu günlük kullanım biçimlerimizin dışında, farkında olmadan gözümüzle görmediğimiz birçok ağın da birer parçası oluyoruz. Örneğin beğendiğimiz bir kıyafeti denediğimizde bir mağazanın tedarik zinciri sürecine katılmış oluyoruz. Ya da hava durumunu dinleyip sabah evden çıkarken yanımıza bir şemsiye almamız, tamamen yeni teknolojilerle donatılmış meteoroloji sistemlerinin sayesinde gerçekleşiyor. Bu nedenle günümüz dünyasında ilerleyebilmek için teknolojideki gelişmeleri anlamak, bilgisayar tabanlı becerilere sahip olmak gerekiyor. Teknolojinin hayatımızdaki yaygın etkisini ve gelecekte çocuklarımızın hayatlarında daha da artacak etkisini anlayan okullar, bilgi teknolojisine en az okuma yazma kadar önem veriyor, bilgi ve iletişim teknolojilerini eğitim programlarının merkezine yerleştiriyorlar.

Sınıfta yaratıcılık

Sınıfta teknoloji kullanımı, çocukların yaş gruplarına bağlı olarak değişiklikler gösteriyor. Erken yaşlardaki öğrenciler bilgisayarlarla temel yazma ve sayı becerileri gibi basit etkileşimli programlar aracılığıyla iletişim kuruyor, bilgisayar programlarını çizim ve boyama için kullanıyorlar. Bu temel kullanım seviyeleri onları sadece klavye ve ekrana alıştırmakla kalmıyor, el ve göz koordinasyonlarını geliştirmelerine de yardımcı oluyor. Çocuklar büyüdükçe bilgisayar kullanımı daha karmaşık bir hal alıyor, öğrenme biçimlerini değiştirmeye başlıyor. Örneğin öğrencilerin matematik ve fen bilimlerini daha iyi anlamalarını sağlamak için konuların animasyonlarla anlatıldığı ve canlandırıldığı programlar, öğrencilere birbirlerinin anlattıklarına katılma ve onları eleştirme, böylece bilgiyi ve çalışma biçimlerini geliştirme şansı veriyor.

Bilgisayarlar sadece eğitimde değil; ekip çalışması, işbirliği ve yaratıcılığın gelişiminde de büyük rol oynuyor. Avrupalı öğretmenler, öğrencilerinin büyük bölümünün bilgisayarların faydalarından etkin biçimde yararlandıklarını belirtiyorlar. Örneğin istatistiksel bir tablodan haritalar çıkarmanın öğrenciler için son derece kolay olduğunu ve ilgilerini daha fazla çektiğini ifade ediyorlar. Teknoloji ve çevrimiçi öğrenme, çocukların matematik formüllerini hızlı öğrenme yollarını keşfetmelerine ve konuyu daha hızlı kavramalarına da yardımcı oluyor. Karmaşık figürlerle ifade edilen teorileri bir bilgisayar programı ve görsel sunumlarla beslerseniz, bu teoriler çocuklar için son derece eğlenceli, anlaşılır ve düşünmeye teşvik eden bir hal alabiliyorlar.

Bilgisayar oyunları çocukların gelecek iş hayatını etkiliyor

Peki ya bilgisayarda oyun oynamak zararlı mı? Popüler medya çoğu zaman bilgisayar oyunlarının olumsuz etkilerini gündeme getiriyor, bilgisayar takıntılı ve güçlükle iletişim kurabilen karakterlerle ilgili resimler çiziyor ve toplumda negatif bir algı yaratıyor. Oysa Dr. Woolfson oyun oynamanın aslında birçok faydası bulunduğunu söylüyor. Woolfson’a göre oyunlar, çocukların bilgi yığınlarını önlerindeki ekrandan okuma ve bu bilgilere inanılmaz hızlarda tepki verme yeteneği kazanmasını sağlıyor. Bunun için son derece hızlı bir görsel işleme gerekiyor. Bu da analitik becerilerinin, el ve göz koordinasyonunun gelişmesini sağlıyor. Bu bilgileri işleme ve analiz etme sürecinde öğrenilen beceriler, doğrudan iş dünyasına transfer edilebiliyorlar.

Michigan State University’de 3 yıl boyunca 12 yaş altı çocuklarla çalışmalar yapan Profesör Linda Jackson da, bilgisayar oyunları oynamanın görsel ve zihinsel becerileri geliştirdiğini belirtiyor. Resim ve şekilleri kullanarak düşünmeyi öğrenen çocuklar bu sayede aslında bilim, teknoloji, mühendislik, matematik ve tıp gibi disiplinler için bir altyapı oluşturuyorlar. Bu da gelecekteki iş dünyası için onlara yardımcı oluyor. Özetle bilgisayar ve interneti kullanmak, çocuklara geleceğin yeni dünyasına güvenle ve kolaylıkla girebilecekleri kapılar açıyor.

Intel: Bilgi toplumuna geçişin öncüsü

Intel ülkelerin bilgi toplumlarına dönüşümü ve gelişebilmeleri için çocukların doğru araçlara sahip olmalarının, doğru becerilerle donatılmalarının ve eğitimin büyük önem taşıdığına inanıyor. Bu nedenle bilgisayar kullanımının yaygınlaşması, çocukların ve gençlerin teknoloji eğitimi alabilmeleri için yoğun çaba harcıyor. Eğitime her yıl 100 milyon dolar ayıran Intel, özellikle matematik, bilim ve teknoloji alanlarında dünyanın dört bir yanında öğretmenlere, öğrencilere ve üniversitelere yardım etmek için eğitim alanındaki projelere önemli yatırımlar yapıyor. Intel 7 kıtada 50'nin üzerinde ülkede, Intel Öğretmen Programı ve Intel Öğrenci Programı gibi özel projelerle eğitimi geliştirmek için çalışıyor.

Türkiye’de 2003 yılından bu yana Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ile uygulanan “Intel Öğretmen Programı" kapsamında bugüne kadar Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı resmî okullarda görev yapan 130 bin öğretmene eğitimler verildi. Yine Milli Eğitim Bakanlığı işbirliği ile 2005 yılından bu yana uygulanan “Intel Öğrenci Programı” ile de, ev ve okullarında teknolojiye sınırlı erişim imkânı bulunan 50 bin öğrencinin okul saatleri dışında bilgisayar tabanlı öğrenme deneyimi yaşamaları sağlandı.

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
13467 kere okundu

Etiketler: yeni nesil davranış

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

E-lojistik Nedir? E-lojistikçi Kime Denir?
Facebook'ta Kurumsal Sayfa Açmak
Türkiye E-ticaret Sektörü’nün Geleceği ve Öngörüler
Site Trafiği Önemlidir, Web Sitenizin Trafiğini Önemseyin!
Web Sitelerine Nasıl İsimler Seçmeli?
HP performans testi çözümleriyle gereksiz donanım harcamalarına ve uygulama kesintilerine son
Bilgisayar ve teknolojiyle büyümek
Kurum İçi İletişim Şirketler İçin Neden Önemlidir?
ERP’nin İşletmelere Duyurumu
E-İMZA: E-Devlet uygulamalarını kullanmanı en güvenli, en kolay yolu
Özel Sanal Ağ, VPN
Bakıp Geçen Müşteriyi Yakalamak; Hedefli Pazarlama, Yani Retargeting
E-ticaret güvenliği
B2B´ nin sağladığı avantajlar
İnternet Erişimi Log Tutma Zorunluluğu

DIŞ TİCARET

Ülke ve birliklere göre ihracat prosedürleri

Ülke ve birliklere göre ihracat prosedürleri

ihracat yapılırken düzenlenmesi gereken belgeler ülke ve bölgelerine göre farklılıklar içermektedir.

OFİS VE İNSAN

İş Hayatında Pozitif Düşünce

İş Hayatında Pozitif Düşünce

Şimdiye kadar "pozitif düşünce" ve "polyannacılık" (her şeyin iyi tarafını görmek) üzerine bir çok söz söylendi, birçok makale ve kitap yazıldı. Peki pozitif düşünce nedir ve iş hayatında çalışanlara ne gibi yararlar sağlar?

Etkili Dinleme Teknikleri

Etkili Dinleme Teknikleri

Dinleme konuşmanın algılanma boyutunu oluşturmaktadır. Bireyin söylenenleri algılayıp anlamlandırmasıdır. Birey, okul öncesine ait bütün bilgi, duygu ve düşünce evrenini dinleme yoluyla oluşturur.

HUKUK / MUHASEBE

Google AdWords vb. Dijital Hizmet Harcamaları Nasıl Muhasebeleştirilir?

Google AdWords vb. Dijital Hizmet Harcamaları Nasıl Muhasebeleştirilir?

İnternetin günümüz dünyasındaki yerinin artmaya başlaması ile birlikte artık küçük büyük hiç fark etmez pek çok şirket artık kendilerini çok daha fazla kişiye tanıtmak amacı ile Google AdWords gibi pek çok farklı yerden hizmet almaktadır. Bu hizmetler online ortamda satın alındığı için, işletmeler bunların gider olarak yazılıp yazılmadığını bilemiyor.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • İleri Marka Yönetimi

    Bu yazımın başlığını İleri Marka Yönetimi koydum. Bildiğim kadarı ile ülkemiz literatüründe bu başlıkta bir yazı yok. Ülkemizde marka yönetimi konusundaki çalışmalar konumlandırma teorisi ve çevresinde şekillenir. Konumlandırma, bir markanın inşaası sürecinin belki en önemli aşamasıdır ama tek aşaması da değildir.

tümü

PATRONA TAVSİYELER

Yedi Adımda Satış Departmanı Kurma

Yedi Adımda Satış Departmanı Kurma

Satış konusunda bulunan kaynaklar çoğunlukla daha iyi nasıl satış yapılabileceği hakkındadır. Bu konuda yeterince kitap, makale, web sitesi vb. vardır. Ancak yerli şirketlerimizin en çok ihtiyaç duyduğu konulardan birisi de satış departmanının kuruluşudur. Bir çok firma da satış departmanının kuruluşu ve geliştirilmesi için projeler de yaptım. Üzerinde çalıştığım bu konuyu derli toplu bir şekilde ele almak istiyordum. Bir satış departmanının nasıl kurulacağı konusunu Kobitek.com okuyucuları için kaleme aldım.