Kurumsal Değişim ve Dönüşüm Yönetimi + Sosyal Medya

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Kurumsal Değişim ve Dönüşüm Yönetimi + Sosyal Medya

Merhaba değerli dostlarım, Günümüz ekonomik ve sosyal yaşantısında, son dönemlerin en moda tabirlerinden biri olan “Değişim”, birçok yerde karşımıza çıktığı gibi; kişinin kendisi de dâhil, herhangi bir nesne veya sistemin, çevresindeki gelişmelere uyum sağlamak amacıyla, bugünkü durumundan farklı bir duruma dönüşmesine, verilen isimdir!

Bireysel veya kurumsal olarak, iş dünyasında; her zaman daha iyiyi ve daha güzeli aramak, gelişimin doğasından geldiği konusunda, hepimizin aynı görüşte olduğunu zannediyorum!..

Geçen ayki “İş Dünyasında Değişim Yönetimi” başlıklı e-makalem, özellikle sosyal medyada olağanüstü bir okuyucu sayısına ulaşınca, konuya devam etmek düşüncesiyle, karşınızdayım.

Bu yazımızda “Değişim” kararı sonrası “Dönüşüm”ün yönetimi ve kontrolünü ele almaktayız.

Umarım beğenirsiniz!

Doğadaki olağan değişimler ve gelişmeler dışında, özellikle kurumsal anlamdaki “Değişim”, değişim ihtiyacının hissedilmesiyle başlar. Daha sonraki aşamalarda yapılan durum analizi ile değişime karar verilmesi gerekir. Değişim kararı kesin olarak verildikten sonra da, değişim’in; dönüşüm sürecine girilir. Değişim ve dönüşümün sağlıklı olarak gerçekleşmesi de; bu sürece, tüm yönetim kadrolarının eksiksiz katılımı ve katkıları ile sağlanır.

Değişim kararlarının, dönüşüm aşamalarında ise; önce nelerin, ne şekilde değişmesi gerektiği saptanarak, bir yol haritası oluşturulur ve sorumlu yönetim kadroları belirlenir.

Belirlenen üst yönetim kadrolarının da, tüm ekiplerinin dönüşüm sürecine dâhil olmaları için çaba göstermeleri ve de onların fikirlerine her zaman değer vermeleri gerekir.

İş dünyamızda bazı “Araştırma Şirketleri” tarafından, geçtiğimiz yıllarda; 1000 kişilik 25 ve 35 yaş arası, Beyaz + Gri + Mavi Yaka çalışanlar arasında yapılan “Çalışan Memnuniyeti” anketi...

  • Kurumlarında, fikirlerime hiç değer verilmiyor diyenlerin oranı % 80
  • Aklına yeni bir fikir geldiğinde, bunu üstleriyle paylaşabilenlerin oranı % 15
  • Risk alıp, bunu deneyenlerin oranı ise % 5 şeklinde! Gerçek maalesef böyle!.. ;-)

Ayrıca bu yol haritasında, elimizde olmayan sebep ve nedenlerle karşımıza çıkabilecek riskleri
yani 2000 li yıllardan bu yana iş dünyamızda değişim ve dönüşümle ilgili yer almaya başlayan; Değişken (Volatile), Belirsiz (Uncertain), Karmaşık (Complex) ve Muğlak (Ambigious)... Olarak açıklanan VUCA kavramını da, özellikle ulusal ve uluslararası ekonomik koşullar çerçevesinde dikkate almakta fayda var, tabi ki!

Çok teknik bir konu olarak, son zamanlarda Endüstri 4.0 ve türevleri şeklinde, iş dünyasında her gün karşımıza çıkan “Dijital Dönüşüm”ün detaylarına girmeden, tüm bu değerlendirmeler ve alınan kararlar sonrası, rakiplerimizin pozisyonlarını da dikkate alarak, dönüşüm yönetimi adına rekabet kuralları çerçevesinde atılacak diğer adımlara geçebiliriz, diye düşünüyorum.

İş alanlarımızla ilgili, ürün veya hizmet bazında, bu adımları kısaca tekrar hatırlayacak olursak;

  • Paydaşlar ve hedef kitleye yönelik değişim ihtiyaçlarının tam olarak tanımlanması...
  • Risk faktörlerini de içeren gerekli bütçelerin yapılması ve kaynakların sağlanması...
  • Değişim ve dönüşümü yönetecek üst ekibin belirlenmesi ve görev dağılımı...
  • Bu üst ekiplere bağlı, kurum içi iletişim ağırlıklı, alt ekiplerin oluşturulması...
  • Yeni stratejik planlama çerçevesinde dönüşüm aşamalarının netleştirilmesi...
  • Bu stratejik plana göre tasarruf tedbirleriyle aksiyon planının hazırlanması...
  • Değişim ve dönüşüm kültürünün kurum içine yayılması ve iletişimin koordinasyonu...
  • Gerekirse “Dış Göz ve Dış Ses” olarak dışarıdan danışmanlık hizmeti alınması...
  • Katılımcıların şeffaflık ilkesiyle hareket tarzlarının benimsenmesi...
  • Negatif ve pozitif yönde, tüm fikir ve düşüncelerin açıklıkla ortaya konması...
  • Karşılaşılabilecek değişim dirençleri ile ilgili ikna politikalarının geliştirilmesi...
  • Teknolojik yeniliklerin takibi ve gerekli altyapının sağlanması...
  • Gerekiyorsa dijital yatırımlara öncelik verilmesi...
  • En açık şekliyle dönüşüm kontrollarının değerlendirilmesi...
  • Yeniden yapılanma ve sürdürülebilirlik tezlerinin netleşmesi...
  • Alınan değişim kararlarına benzer kararları, bizden önce alan kurumların izlenmesi...
  • Dönüşüm süreçlerinin düzenli kontrol edilmesi ve sorumlular tarafından raporlanması...
  • Uzun vadeli değişim vizyonuna göre, ilerideki değişikliklerin tavizsiz ortaya konması!..

Neticede, bu şekilde atılacak adımlarla; tüm çalışanlar arasında paylaşılmış bir değişim için, güzel bir gelecek oluşturmak adına dönüşüm yönetimi sürecinde, doğru zeminler oluşturula bilinir. Daha sonra da kurumunuzun içsel yapısına göre bu aşamalarda; çeşitli kurum içi veya dışı anketler ile geniş katılımlı arama konferansları ve atölye çalışmaları, değişim ve dönüşüm yönetiminde en büyük yardımcınız olacaktır.

Kısaca; şirket içi aidiyet duygusunu ve işveren markanızı güçlendirmek, kurumsal paydaş motivasyonunu yükseltmek, verimliliği artırmak ve takım çalışması ruhunu desteklemek için, değişim kararı sonrası dönüşüm yönetiminde, çalışanlarınızla birlikte yürümek, esastır!..

Şimdi de; size özel bir mesajla, yazımı noktalamak istiyorum!

Eğer işinizde; kurum içi veya kurum dışı iletişim aracı olarak, sosyal medyayı da kullanmak durumundaysanız, bu konuda da çok dikkatli hareket etmek gerekiyor, diye düşünüyorum.

Özellikle de; bankacılık/sigortacılık, enerji/akaryakıt, giyim/gıda, franchising/mağazacılık v.s. gibi çok şubeli sektörlerdeyseniz veya saha ekiplerinizi uzaktan yönetiyorsanız!

Hele hele son verilere göre 1 günde; Facebook’ta, Instagram’da, WhatsApp’ta, Twitter’de, You Tube’da ve Linkedin’de, olağanüstü rakamlara ulaşan ve de milyarlarla ifade edilen mesajların atıldığı, Y + Z ve Alfa Kuşağı, hedef kitleniz veya paydaşlarınız arasındaysa!..

Yazımızın öz başlığı, “Kurumsal Değişim ve Dönüşüm Yönetimi” olsa da; her kurumun “İnsan” ögesi tarafından oluşturulduğu gerçeğinden hareketle, değişim ve dönüşüm yönetimlerinde iletişim kazalarına uğramamak için, Sayın Başak Tecer’in HBR de yayınlanan son makalesinde başlıklar halinde belirttiği gibi, bir üst düzey yönetici olarak kurumsal veya kişisel anlamda;

  • Her aklınıza geleni her ortamda yazmayın...
  • Özellikle genellemelerden kaçının...
  • Mesajlarınızın amacından emin olun...
  • Dijital ortamlarda kimseyi azarlamayın...
  • Yüz yüze söyleyemeyeceğiniz şeylerden bahsetmeyin...
  • Mesaj yazımında iyi değilseniz sosyal medyadan uzak durun veya kendinizi geliştirin...

Ve tabi ki; düzeltilmesi çok çok zor olan, onarılmaz kişilik çatışmalarına sebebiyet vermeyin!..

Ha! Birde, birçok kişinin daha önce çalışma arkadaşlarınıza göndermiş olabileceği; komik bile olsa, gereksiz ve konu dışı paylaşımlarla, zaman yönetimi’ne yanlış örnek olmayın! :-)

Kurumsal ve bireysel anlamda, iletişim kazalarından uzak, yolunuz her zaman açık olsun!..

Daha mutlu bir gelecek için...

Sevgi ve saygılarımla

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
575 kere okundu

Ali Rıza Değer

1955 İstanbul doğumlu, evli ve 1 çocuk babasıdır. Öğrenimini Kabataş Lisesi'nden sonra İ.T.İ.A. Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Marmara Üniversitesi - Maliye Bölümleri’nde sürdürdü. 

Çalışma hayatına 1973 yılında pazarlama ve halkla İlişkiler sektörlerinden başlayıp, 1977 den 2003 yılına kadar, kendi şirketlerinde devam etti. (Ajans Ardaş Reklamcılık Limited.) 

Bu alanlarda yaklaşık 30 yıl; T.İş Bankası, Paşabahçe, Aygaz, İzocam, Lombardini, Honda, Rowenta, JVC, KİP, IBM, Pimaş, Sandoz, Kaleterasit, Kalebodur, Kalekim, Kaledekor, Kalevit, Çanakkale Seramik v.s. gibi birçok şirkete, özellikle Türkiye'nin her yerinde, KKTC de ve Almanya'da, reklamcılık ve halkla ilişkiler başta olmak üzere, çeşitli hizmetler verdikten sonra, kendi isteği ile emekli oldu. 

Yurtiçinde ve yurtdışında katıldığı eğitim çalışmaları...

ISO 9001 14001 Toplam Kalite Yönetimi, Permission Marketing, Inovasyon, Motivasyon, Performans, Network Marketing, Satış ve Pazarlama Eğitimleri ile birlikte...  KKTC Girne Amerikan Üniversitesi / 118 - Y Lions Akademisi Başkanlığı ve Chicago, Indianapolis, Newyork / Uluslararası Lions Kulüpleri Birliği Genel Yönetmenlik ve "Stratejik Liderlik Eğitimi" sonrasında ilaç, otomotiv ve kozmetik gibi sektörlerde Koordinatörlükler yaparak, Sivil Toplum Kuruluşlarında görevler aldı.

1980 den itibaren üyesi olduğu STK'lar ve aldığı görevler…

  • Marmara Yelken Kulübü. Yönetim Kurulu Üyeliği (2011)
  • Sporturist Su Sporları A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeliği (2009)
  • Caddebostan Balıkadamlar Kulübü. Üyeliği (2004)
  • Feneryolu Tenis Kulübü. As Başkanlığı ve Baş Hakemliği (1999)
  • Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü. Üyeliği (2005)
  • Veteran Tenisciler Birliği. Üyeliği (2006)
  • Beşiktaş JK Genel Kurul Üyeliği (1986)
  • Trafik Mağdurları Dayanışma Derneği. Onursal Üyeliği
  • Türk Lions Beceri Kazandırma Vakfı. Başkan Yardımcılığı (1992) *Ethemefendi Lions Kulübü. Onursal Üyeliği
  • Sahrayıcedit Lions Kulübü. Onursal Üyeliği
  • Erenkoy Lions Kulübü. Başkanlığı (1992 - 1993)
  • Lions Akademisi. Başkanlığı (1994 - 1995)
  • Uluslararası Lions 118.Y Yönetim Çevresi. Genel Yönetmenliği *Liay.Lions İstanbul Anadolu Yakası Sosyal Hizmet Vakfı. Başk.
  • Uluslararası Lions 118.Y Federasyonu. Onur Kurulu Başkanlığı
  • Uluslararası Lions Türkiye Konfederasyonu. Konsey Üyeliği
  • Yılbak + Sporturist + Day Grup - ArGe & ArdAkademi Başkanlığı

Halen; ilaç, aşı, kozmetik, gıda, temizlik ve tanıtım sektörlerinde ki 3 şirketler grubunda; danışmanlık, eğitmenlik, koordinatörlük ve yönetim kurulu üyelikleri görevleriyle birlikte... 
Sosyal Sorumluluk Projeleri, BM Küresel İlkeler Sözleşmesi & Kurumsal Sosyal Sorumluluk & Sürdürülebilirlik gibi konularda “Proje Başkanı” olarak çalışmalarına devam etmektedir.  

ar.deger@yilbak.com
www.yilbak.com

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Yönetim Danışmanları ve Şirketlerde Değişimi Yönetmek
Etkili Pazarlık ve Müzakere Nasıl Olur?
Artık pazarlamanın 4P’si Eski 4P Değil
Alacak Tahsilat Yönetimi
İnternette iş kurma hayallerini erteleme, bu filmleri izle!
Enflasyonun sonuçları
Yöneticilere Acil Kriz Rehberi
Şirketleri Geleceğe Taşıyan Biricik Araç: Vizyon
PEST Analizi
Pazarlama ile Stratejinin Kesişimi
Internet Reklamcılığına Bir
Stratejik Planlamada Paydaş Analizinin Değerlendirilmesi
Fuar Standı Nasıl Olmalı?
İş Dünyasında Doğru Şeyi Yapmanın Yanlış Yeri ve Zamanı
İnternette Pazarlamanın Anahtarı- e-CRM-

DIŞ TİCARET

Ticaret Fuarları

Ticaret Fuarları

İster ulusal, ister uluslararası olsun, ticaret fuarlarının günümüzde pazarlamanın en önemli araç ve işlevlerinden biri olduğu bilinmektedir.

OFİS VE İNSAN

Kağıtsız ofise geçiş: Elektronik Doküman Yönetimi

Kağıtsız ofise geçiş: Elektronik Doküman Yönetimi

Ofis içi iş akışının en önemli unsurlarından biri, yaratılan ya da elde edilen belge ve dokümanlardır. Bir bakıma faaliyetlerinizin somut göstergesi, iş akışı hacminizin, hızının ve çeşitliliğinin birer delilidir bunlar.

Dünyada ve Türkiye’de geleceğin iş modeli: Esnek işgücü

Dünyada ve Türkiye’de geleceğin iş modeli: Esnek işgücü

Esnek işgücü çalışma modeli, daha genel bir ifadeyle ‘talep üzerine’ (‘on demand’) devrimin iş dünyasına geçişi olarak düşünebilirsiniz. On-demand devrimi artık hayatımızın bir çok alanını etkiliyor; çalışma hayatımızı da etkilemesi kaçınılmaz.

İŞ DÜNYASI

İnsan Kaynakları Problemlerinde Bordrolama Çözümleri

İnsan Kaynakları Problemlerinde Bordrolama Çözümleri

Sizlerin de ilgi alanına girdiğini zannettiğimden (Çünkü bu yazıda birlikteyiz.:-) iş hayatımızda önemli unsurlardan biri olan insan kaynakları konusuna, değişik bir açıdan bakmak istiyorum.

HUKUK / MUHASEBE

İş Kanununa Göre İş Sağlığı ve Güvenliği

İş Kanununa Göre İş Sağlığı ve Güvenliği

İşçileri iş kazaları ve meslek hastalıklarından korumaya yönelik önlemleri almak ve onları bu konuda bilgilendirmek, İş Sağlığı ve Güvenliğinin temelini oluşturmaktadır.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi
tümü

PATRONA TAVSİYELER

İhaleye Girmek Yalnızca Dosya Hazırlamak Değildir

İhaleye Girmek Yalnızca Dosya Hazırlamak Değildir

Firmalar ihaleye girmek istedikleri kurumun/idarenin gerçekte ne istediğini tam olarak anlayamaz ve ihalede yer alayım fiyatım da düşükse alır giderim diye düşünürler. Peki durum gerçekte böyle midir? Tabi ki hayır.