Yeni TTK'ya göre Anonim Şirketlerde Tasfiye ve Süreci

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook

ya da

Kobitek Takip Servisi

6102 sy Yeni TTK ile Anonim Şirketlere yönelik olarak tasfiye işlemleri 539-548 md arasında düzenlenmiştir. Genel olarak tasfiye ile sona erme işlemleri birbirine karıştırılmaktadır. Çalışmamız sadece tasfiye ve sürecini incelemektedir. 

TASFİYE MEMURLARI

Anonim şirketler tasfiyeye girmek için esas sözleşme ya da genel kurul kararı ile tasfiye memur(ları) atayarak süreci başlatırlar. Burada şirketin feshi yolu ile tasfiye yapılıyorsa eğer mahkeme kararı ile tasfiye memurları atanır. (Md:536) Tasfiye memurları ortaklardan biri ya da üçüncü bir kişi olarak ta atanabilir. Tasfiye memurları Ticaret sicilde ilan olur ve en az bir TC vatandaşı olma mecburiyeti vardır. 

Yukarıdaki madde ile her ne kadar elektronik genel kurul vb kolaylıklar gelmesine karşın ülke içinde ikamet etmeyen ve temsil yetkisine sahip kişilerin süreci sağlıklı olarak yürütemeyeceğinden karşı tedbir alınmıştır. 

Tasfiye memurlarının süreç içinde görevlerini yerine getirmedeki aksaklık ve problemlerden dolayı değişmesi gerekebilir. Genel kurul ya da mahkeme gerekli gözüken hallerde tasfiye memurlarını değiştirebilir. (Md:537) Diğer yandan tasfiye memurlarına sağlanan yetkiler yönetim kurulu yetkileri ile eşdeğer olduğundan devir edilmemelidir. Bu doğrultuda Yeni TTK’nın ilgili maddesinde, tasfiye memurlarının görev ve yetkileri devredilemez niteliktedir. Sadece bazı işlemleri için vekalet verebilir fakat bu asıl sorumluluğu ortadan kaldırmaz.(Md:539)

TASFİYE MALİ DURUM ANALİZİ 

Ticari işletmeler için her zaman geçerli olan mali analiz ve durumun tespiti çalışması tasfiye süreci içinde geçerlidir. Tasfiye şirketin hala devam ettiği ama özel bir dönemi ifade eder. Burada, şirketin tasfiye aşamasına girerken mali analizinin yapılması ve varlıkların değerlendirilmesi gereklidir. Bunun için uzman kişi yada kuruluşlardan destek alınabilir. Yapılan analizle tasfiye bilançosu çıkarılır.(Md: 540)

ALACAK  - BORÇLAR ÖDENMESİ 

Tüm şirketler iki şekilde borçlarını öderler ve mahsuplaşma ya da nakit ödeme. Şirketin alacak ve borçları aynı kişi yada kuruma ise mahsuplaşma işlemleri yapılır. Fakat farklı ise durum değişir ve nakit ödeme ile ancak borç kapanması yapılabilir. 

Atanan tasfiye memuru şirketin likiditizasyonu yani nakde çevrilmesini sağlamak zorundadır. Burada ilk adım şirket aktiflerini satmak için genel kurul kararı gereklidir. (Md 538) Burada satış için piyasa şartlarına uygunluk açısından pazarlık yöntemi ile satış yapılabilir ve sonucu kayıt altına alınır. Tasfiye memurları şirketin alacaklarının borçlarından fazla olması durumunda aktiflerden elde ettikleri gelir ile şirketin borçlarını ödemeye başlarlar. Fakat borçlar şirketin alacağından fazla olması durumunda ise Şirket merkezinin bağlı olduğu Asliye Ticaret Mahkemesine başvuru yaparak şirketin iflasını istemelidir. Şirketin tasfiye sürecindeki işlemlerini yapmak ve paydaşlara bilgi vermek ile gerekli mali tabloları düzenleyip vermek, tasfiye sürecinde tasfiye memurlarının görevleri arasında yer almaktadır. ( Md 542) 

Şirket borçlarını ödedikten sonra kalan kısım olur ise tasfiye memurları şirket ana sözleşmesinde özel hüküm bulunmaz ise payları oranında hissedarlara nakit olarak dağıtımı yapılır. (Md:543) Burada alacaklılar için tanına bir yıllık süre beklenmelidir, bundan önce yapılacak olan işlemler geçersiz sayılır ve tasfiye memurları için kusur ve tazminat davasının açılmasına sebep olabilir. 

MALİ DEFTER VE BEYANLAR 

Şirketlerin mali yükümlülükleri arasında yer alan defter tutma, saklama ve beyanda bulunma işlemleri tasfiye sürecinde tasfiye memurlarınca yapılır. Kanun burada açık şekilde görev ve sorumlulukları belirtmiştir. 

Şirket mali defter ve belgelerine göre alacaklı olan kişilere üç ilanlı çağrı yapılır ve tasfiye memurlarına başvuru yapılması sağlanır. Eğer zaman içinde başvuru yapılmaz ise Sanayi Bakanlığının belirlediği bankaya karşılık olarak yatırılır. Burada mevcut borçlanmanın yanı sıra olabilecek borçlanma içinde teminat yatırılması öngörülmektedir.(Md:541) Bunun detayları ise Sanayi Bakanlığının yapacağı duyurularda netlik kazanacaktır.  Tasfiye sürrecinde şirketin mali belge, bilgi, defter ve beyannameleri Yeni TTK ve VUK belirlenen süreler dahilinde saklanmak ve korunmak zorundadır. ( Md 544) 

EK TASFİYE SÜRECİ 

Tasfiye sürecinde problem olmadığında, sürecin sonunda ilgili ticaret sicil müdürlüğüne başvuru ile şirketin sona erdirilme işlemi yapılır. ( Md 545) Fakat kontroller ile tamamlanması gereken ek işlemlerin olması durumunda ise bu işlemlerin tamamlanması içim ek süre içinde tasfiyenin yapılması amaçlı şirketin yeniden tescil ve kapanma işlemleri yapılabilir. Bu durumda mevcut tasfiye memurlarının görev ve sorumlulukları aynen geçerlidir.( Md 547) 

TASFİYEDEN GERİ ÇEKİLME

Şirket tasfiye sürecinin sonuna doğru ama kar dağıtımı yapılmadan önce şirket ortakları tarafından yeniden faaliyete geçirilmesi istendiği zaman ise genel kuruldan sermayenin en az %60 ve daha fazlası olmak şartı ile devama ilişkin karar alınmalıdır. Bu karardan sonra ise tasfiye memuru kararı tescil ve ilan eder. Burada şirket iflas ile tasfiye edilmişse ve iflas kaldırma yapılmış ise şirket kendiliğinden devam eder. Kar dağıtımının yapılmadığına dair tasfiye memurlarının düzenleyeceği ek bildirimde hazırlanarak ticaret sicile sunularak devam kararı tescil ve ilan edilir.  

Sevgili KOBİTEK Okurları, bu yazıda Anonim Şirket tasfiyesi ve süreçlerini inceledim. Şirketlerin ticari hayatı sonlandırma işlemlerinin de belirli bir süreç ve çalışmayı gerektirdiğinin unutulmaması gerekir. Şirketler alacakları, borçları ve devlete olan ilişkilerindeki sorumluluklarını sağlıklı olarak yerine getirmek zorundadırlar. 

Ticari hayatın bir parçası olan ama genelde istenmeyen tasfiye aşamasına gelmeden mali kalite ve yönetime ilişkin tedbirleri almanız ve geleceğe dönük faydalar sağlamanız temennisi ile sağlık, mutluk ve başarılar dilerim.

87946 kere okundu

Mehmet Kahraman

1973 yılı Kayseri. Kadir Has Üniversitesinde Finans ve Bankacılık doktora, Marmara Üniversitesinde Uluslararası İşletmecilik Yüksek Lisans ve Anadolu Üniversitesinde İktisat Lisansını tamamlamıştır. Doktora tezi “Bilanço Dışı İşlemler ile Bankacılıkta Etkinlik” üzerinedir. Uluslararası İşletmelerde Kriz Yönetimi ve İşletme Stratejileri adlı Y.L Tezi bulunmaktadır. Akademik Formasyon eğitimi almıştır. S.M. Mali Müşavir, S.P.K İleri Düzey Lisans, ile I.S.O 9001:2008 KYS, Denetim Müdürlüğü, Hile Denetimi, ERP Danışmanlığı, Adli Bilirkişilik ve Yönetim Danışmanlığı Sertifikası bulunmaktadır. Kosgeb Onaylı Girişimcilik ve İş Kurma Eğitmenidir.

Kamu ve özel sektörde Mali İşler Müdürü, Genel Müdür Yardımcısı ve Mali Koordinatörlük tecrübeleri vardır. Belediye, inşaat, turizm, hizmet, finans ve makine sektörlerinde tecrübesi vardır. Yönetim - Mali Danışman ve Eğitmen, S.M. Mali Müşavir, Bilirkişi ve Uzlaştırmacı olarak faaliyetlerini devam ettirmektedir.

Çalışmalarını, Finans, Bankacılık, Mali ve Yönetim alanında Öğretim Görevlisi, Danışman ve Eğitmeni olarak sürdürmektedir. Muhasebe, İşletme ve Finans üzerine akademik çalışmaları devam etmektedir. KOBİ ve ekonomi sitelerinde yazılar yazmaktadır.

mkahraman38@gmail.com

yazarın diğer yazıları için tıklayın

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun

DIŞ TİCARET

İhracatta Götürü Gider Uygulaması

İhracatta Götürü Gider Uygulaması

ihracat yapan mükellefler, bu faaliyetleri ile ilgili giderlerinden belgelendirebildiklerini yasal kayıtlarına intikal ettirecekler, buna ek olarak belgelendiremedikleri giderlerine karşılık olarak da götürü gider uygulamasından yararlanabileceklerdir

OFİS VE İNSAN

Ergonomi nedir?

Ergonomi nedir?

Ergonomiye kısaca fiziksel çevrenin insana uyumlaştırılması süreci diyebiliriz. Günümüz endüstri çağında makine-insan arasındaki artan ilişkiler, insana uyumlu çevre, eşya, makine, ofis vs. gibi fiziksel çevre birimlerinin yaratılması çabalarını zorunlu kılıyor.

Ofisiniz için bilgisayar sistemlerinin seçimi

Ofisiniz için bilgisayar sistemlerinin seçimi

Bir ofis için gerekli olan bilgisayar altyapısı veya donanımının seçimi oldukça özen gerektiren bir konudur.

İŞ DÜNYASI

İş Yeri Kuralları, İş Yerlerinin Sevilmeyen Halleri

İş Yeri Kuralları, İş Yerlerinin Sevilmeyen Halleri

Günümüzün büyük bir bölümü iş yerinde geçiyor… Vaktimizin çoğunu ailemizle, arkadaşlarımızla, akrabalarımızla değil iş arkadaşlarımızda geçirmek durumunda kalıyoruz. Her ne kadar bu tercih edilmiş bir seçim olmasa da bu zorunlu kabul edişi etrafımıza en az şekilde yansıtmamız bir kural olarak karşımıza çıkıyor.

HUKUK / MUHASEBE

Doğum İznindeki İşçi İçin İzin Süresince Sigorta Primi Ödenmesi Gerekir mi?

Doğum İznindeki İşçi İçin İzin Süresince Sigorta Primi Ödenmesi Gerekir mi?

4857 sayılı İş Kanunu gereğince kadın işçilere doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta izin verilmesi esastır.