Bayim Olur musun? Fuarı Gözlemleri

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Bayim Olur musun? Fuarı Gözlemleri

15-18 Ekim Tarihleri arasında CNR'da düzenlenen "Bayim Olur musun?" fuarını 17 Ekim Cumartesi günü dolaşma fırsatı buldum. İlk defa gezdiğim bu fuara ilişkin gözlemlerimi paylaşmak istedim.

Ülkemizde hemen hemen her sektörün organize olma süreci devam etmektedir. 30 yıl önce bakkalların yerini süpermarketlerin alması ile başlayan organize perakendecilik sistemi hızla yayılıyor. Kent nüfusundaki hızlı artış, yaşam standartlarındaki yükseliş, tüketici beklentilerinin değişimi, modern işletmecilik tekniklerinin yayılması ve bu alanda ciddi bir birikimin oluşması, yüksek girişimcilik arzusu ve doğal olarak artan rekabetin, organize sistemlerin her sektöre girmesine sebep olduğunu söyleyebiliriz.
"Bayim Olur musun?" fuarı işte tüm bu çabaların kendini gösterdiği bir fuar niteliğindedir. Organize girişimciler ile bireysel girişimcilerin bir araya geldiği ve yeni iş fırsatlarının araştırıldığı bu ortama ilgisiz kalınamazdı. Sonuçta bir kaç saatimi fuar alanında geçirdim.

  • Öncelikle fuara gösterilen ilgi beklediğim düzeyin üstünde idi. Pazarlama danışmanı arkadaşım Murat Şaylan önceki yıllarda ilginin daha yüksek olduğunu belirtti. M.Şaylan'ın bu yıl biraz zayıf bulduğunu belirtmeliyim.
  • Katılımcı firma sayısının yeterli olduğunu söyleyebilirim. Sonuçta böylesi spesifik bir alanda yüzlerce firmanın olmasını bekleyemeyiz.
  • Katılımcı firmalar fuara çok ciddi bir şekilde hazırlanmışlardı. Stand tasarımları, sunumlar ve dokümantasyon ile tatmin edici bulduğumu söyleyebilirim. Firmaların yatırım yapmaktan kaçmadığı ve prestijlerine önem verdikleri gözleniyordu.
  • Bu fuara damgasını vuran gıda franchising firmaları idi. Daha sonra ise gayrimenkul firmaları göze çarpıyordu. Bunların dışında sürücü kursu (Özdamla), eğlence sektörü (Kidinia) gibi müstakil örnekler de vardı.
  • Gıdacılar arasında ise dönerciler, tavukçular, pideciler, kahveciler, tatlıcılar, börekçiler, pizzacılar, hamburgeciler öne çıkıyordu. Gıda kategorisinde yer alıp münhasır diyebileceğimiz örnekler de vardı (Nohutçu Baba, Polen Tantuni gibi).
  • Bebek giyimi ve malzemeleri, parfümericiler de fuarda yerlerini almıştı.
  • Şimdiye kadar bayi yapılanması konusunda danışmanlık yaptığım firmalara bu fuara katılmalarını tavsiye etmedim. Bu fuarın spesifik bir alanda ve uzmanlık gerektiren konularda bayilik arayan firmalar için uygun olmadığı kanaatim netleşti. Bu fuar gerçek anlamda franchising sistemi ile çalışan gıda vb. sektörlere uygun bir fuar.
  • Gıda franchising sektörünün marka yönetimine uzak olduğunu gözledim. Birbirinin benzeri isimler, menüler, konseptlerden geçilmiyordu. Her dönercide mutlaka “döner”, her kahvecide “kahve” kelimesi marka isimlerinde yer almıştı. Ya da çok sıradan isimler (Nohutçu Baba, Midyeli vb.) vardı. Orijinal bulduğum iki isim oldu. Bir dondurmacı markası olan Sago ve bir kahveci olan Doqo. Marka ismi bulma başlı başına bir uzmanlık konusudur. İyi bir isim, orijinal olacak, marka tescili ve domaini alınmamış olacak, başka dillerde de geçerli olacak vb. Bugün marka tescili alınmış isim sayısının Türkçe sözlükteki kelime sayısından fazla olduğu söyleniyor. Bu şartlarda uzman desteği şarttır. Ülkemizde bu alanda uzmanlaşmış firmalar da mevcuttur.
  • Konseptlerde bir farklılaşma çabası görünmüyordu. Hemen her firma aynı ürünü farklı bir isim ve mağaza atmosferi içinde sunmaya çalışıyordu. Farklılaşma noktaları belirgin değildi. Daha iyi döner, daha iyi tavuk, daha iyi börek satmaya çalışıldığı görülüyordu. Sadece Carl’s Jr.’un konseptindeki yarı-self servis ve limitsiz içecek konseptini başarılı bulduğumu söyleyebilirim.
  • Bana göre bir gıda franchising firmasının markalaşması için etnik-global, modern-geleneksel ve focus/uzman-çeşitlilik arasında kendi konumunu belirlemesi ve fedakarlıklarda bulunması gerekir. (Tabii her ürüne özgün çalışmalar yapmak şartı ile)
  • Birbirinin benzeri bu kadar konsept arasında bir makarnacıya ve mantıcıya rastlayamadığımı belirtmeliyim. Özellikle İtalya’da çok yaygın olan fresh pasta (taze makarna) konsepti boş bir alan olarak durmaktadır.
  • Gıda perakendeciliği çok ciddi bir birikim gerektiren bir uzmanlık alanıdır. Hassas ve zor bir iştir. Bu alanda girişimciliğe soyunmuş bu firmaların hepsi takdiri hakkediyor. Bazılarının alanlarında çok başarılı olacağına kuşkumuz yok.
  • Ancak bu kısa ziyaretimizden çıkardığımız sonuç bu sektörün de “marka yetmezliği” hastalığından muzdarip olduğudur. Çözümü de mevcuttur. Gıda franchising firmalarının kendi “core business” alanından daha fazla, markalaşmaya kafa yormaları gerektiğini düşünüyorum.
ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
1809 kere okundu

Etiketler: bayi franchising

Faruk Şener

İ.T.Ü.İşletme Mühendisliği mezunu olan A.Faruk Şener yaklaşık 20 yıldır satış&pazarlama işinde. Enerji sektöründe ulusal ve uluslararası şirketlerin satış ve pazarlama gruplarında görev aldı. Hem aktif saha satışta çalıştı hemde pazarlama stratejileri geliştirdi. 10 yıl önce marka dünyası ile tanıştı ve bir daha çıkamadı.  Güven Borça’nın “Bu Topraklardan Dünya Markası Çıkar mı?” kitabını okudu ve bütün iş yaşamı değişti. O gün bugündür en büyük hevesi pazarlama ve marka stratejileri oldu. Bir yandan öğrendi bir yanda da öğrendiklerini işinde kullandı. İşinde her zaman cilalanmış stratejilere değil pazarda karşılığını bulan, işleyen, sonuç veren stratejilerin geliştirilmesi ve uygulanmasına odaklandı. Ona göre marka canlı, yaşayan ve şirketleri, bu şirketlerin patron ve yöneticilerini aşan , onların üstünde ve ötesinde varolabilen ve tüketicileri kuşatan bir varlıktı. Marka gerçeğini sadece kitaplarda değil sıcak satış ve Pazar mücadeleleri içinde yaşayarak öğrendi.

Profosyonel iş hayatının rutin temposu artık tatmin etmeyince 2012 yılında pazarlama danışmanlığına başladı. Farklı sektörler, farklı ürünler, farklı markalar için stratejik çalışmalar yapmak üzere kollarını sıvadı.  

faruk@faruksener.com
www.faruksener.com

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

İhalelerde Pazarlama Karması 4P
Ve Pazarlama Coğrafyayı Keşfetti: Coğrafi Pazarlama
Pazarlama ve Satış Süreçlerinin Detaylı İncelenmesi
Bakıp Geçen Müşteriyi Yakalamak; Hedefli Pazarlama, Yani Retargeting
Harika Şeylere Ulaşmanın 10 Kuralı
Kurumsal Pazarlama Yapan KOBİ'ler için Satış Araçları
Satış Yönetimi Değerlendirmesi
Hangi Satış Dönemindesiniz?
Olumlu Müşteri Deneyimi Yaratmak
İhale demek düşük fiyat demek midir?
Etkili Bayi Yöneticilerinin 7 Alışkanlığı
Ziyaretçi Odaklı Fuarcılık Anlayışı Mümkün mü?
Satışta Rekabetçi Bir Yaklaşım; Ürün Satışından Konsept Satışına
Satışçılar için Satınalmanın şifreleri 2
Bayi Geliştirme Nasıl Yapılır?

DIŞ TİCARET

İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (No: 2012/1) yayınlandı.

İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ (No: 2012/1) yayınlandı.

10 Ocak 2012 tarihli ve 28169 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Tebliğ ile ;

OFİS VE İNSAN

Ofis aydınlatması nasıl olmalıdır?

Ofis aydınlatması nasıl olmalıdır?

Ofislerde, aydınlatma ihtiyacı, mekanda yapılan işin gerekliliğine göre farklılık gösterir. İhtiyacımız olan aydınlatma, iki yol ile sağlanır: doğal ışık ve yapay ışık. Yeşil binaların arttığı ve enerji tasarrufunun çok önemli olduğu günümüzde doğal aydınlatmanın önemi büyüktür.

Ev Ofis - Evden Çalışmak İle İlgili Sık Sorulan Sorular

Ev Ofis - Evden Çalışmak İle İlgili Sık Sorulan Sorular

Ev Ofis - Evden Çalışmak İle İlgili Sık Sorulan Sorular

İŞ DÜNYASI

Fazladan 40 Bin TL Aklımıza Ev Almayı Getiriyor

Fazladan 40 Bin TL Aklımıza Ev Almayı Getiriyor

MasterIndex araştırması, son dönemde Türk Halkı’nın eline geçen fazla parayı nasıl değerlendireceğini ortaya koydu

HUKUK / MUHASEBE

İş Kanununa Göre İş Sağlığı ve Güvenliği

İş Kanununa Göre İş Sağlığı ve Güvenliği

İşçileri iş kazaları ve meslek hastalıklarından korumaya yönelik önlemleri almak ve onları bu konuda bilgilendirmek, İş Sağlığı ve Güvenliğinin temelini oluşturmaktadır.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • Her KOBİ'nin kullanması gereken pazarlama araçları

    Bu yazıda sofistike pazarlama kavramlarından değil hazırlaması basit, kullanması kolay birkaç pazarlama aracından bahsedeceğiz. Konumuz müşterileriniz karşısında firmanızı, ürün ve hizmetlerinizi nasıl tanıtacağınızdır? Milyon dolarlık reklam bütçesi olmadığına göre, KOBİ’ler bu işi nasıl çözecekler? Özellikle B2B sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ’lerin yöneticilerinin birkaç dakikasını ayırmalarını istiyoruz.