İş Kazalarında İşverenin Sorumluluğu Açısından Mücbir Sebep

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
İş Kazalarında İşverenin Sorumluluğu Açısından Mücbir Sebep

Ortaya konması ve tartışılması gereken en önemli nokta, böyle bir hadisede sosyal güvenlik hukuku mevzuatı anlamda bir iş kazasının oluşup oluşmadığı ve işverenin sorumluluğunun olup olmadığıdır.

9 Eylül 2009 günü İstanbul ve çevre illerde meydana gelen sel felaketinde 31 kişi hayatını kaybederken onlarca kişi de yaralandı. Bu üzücü olayda vefat eden veya yaralanan vatandaşlarımız açısından dikkat çekici olan nokta birçoğunun işine giderken veya işinin başında bu olaya maruz kalması olmuştur. Özellikle Bağcılar’da 7 kadın işçinin servis aracında mahsur kalarak hayatını kaybetmesi, İkitelli’deki tekstil işyerinde 2 kişinin ölmesi ile 15 Tır şoförünün Tır garajında uyurlarken sele kapılıp hayatını kaybetmesi akıllarda kalan hadiseler olmuştur. Hiç şüphesiz böyle bir sonucun oluşmasının sebepleri selin vuku bulduğu saatlerin mesai saatlerine tekabül etmesi ve sel felaketinin yaşandığı yerlerin işyerlerinin yoğun olduğu bölgelerden olmasıdır.

Şu durumda ortaya konması ve tartışılması gereken en önemli nokta, böyle bir hadisede sosyal güvenlik hukuku mevzuatı anlamda bir iş kazasının oluşup oluşmadığı ve işverenin sorumluluğunun olup olmadığıdır. Bu konuyu değerlendirirken öncelikle Türk Hukukunda mücbir sebep ve iş kazası kavramlarını kısaca değerlendirmek gerekmektedir.

İŞ HUKUKUNDA MÜCBİR SEBEP KAVRAMI

'Mücbir sebep' hukukta, bir sorumluluğun yerine getirilmesini kısmen veya tamamen, geçici veya daimi surette engelleyen, bu niteliği dolayısıyla sorumluluğu kaldıran veya yerine getirilmesini ve vadesini geciktiren veya sorumluluğun niteliğini değiştiren kişinin önceden beklemediği ve tahmin edemeyeceği, beklese ve tahmin etse bile engelleyemeyeceği dıştan gelen olağanüstü nitelikte bir olay, olgu veya durumdur. Bu engel, doğal afetler (deprem, sel, seylap, kasırga vb.),sosyal patlamalar (büyük çaplı isyan çıkması, genel grev vb.), hastalık, tutukluluk, mevzuat tarafından getirilen yasaklamalar, büyük ekonomik krizler gibi değişik şekillerde ortaya çıkabilmektedir. Mücbir sebep halinde, kişi ile meydana gelen sonuç arasındaki nedensellik bağının kalktığından ve iradesi dışında meydana gelen sonuç sebebiyle kişiye yüklenebilecek hiçbir kusurun bulunmadığından söz edilir.
Mücbir sebeplerin meydana gelmesinde sorumlu durumdaki kişilerin, mevcut bilgi ve imkânlara göre gereken tedbirleri alıp almadıkları hususu, olayın mücbir sebep sayılıp sayılmaması ve kişileri sorumlu tutmak bakımından özellikle araştırılması gereken bir yöndür.
İş kazaları anlamında mücbir sebep; sorumlunun faaliyet ve işletmesi dışında oluşan kesin ve kaçınılmaz olarak olayın meydana gelmesini etkileyen o an için karşı konulması mümkün olmayan olaylarıdır. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus işverenin kendi kusuru ile işçisinin mücbir sebep teşkil eden olaya maruz bırakmasıdır ki bu halde mücbir sebepten işveren istifade edemeyecektir.
Mücbir sebebin unsurlarını; mücbir sebep teşkil eden olay, haricilik, bir davranış normunun veya borcun ihlali, illiyet bağı, kaçınılmazlık ve öngörülmezlik oluşturmaktadır. Mücbir sebebin en önemli unsurlarından birisi kaçınılmazlık unsurudur. Mücbir sebebi teşkil eden olay, kaçınılmaz bir şekilde bir davranış olmaması için alabilecekleri tüm önlemleri aldıktan sonra, işin doğası gereği kendiliğinden veya doğa güçleri gibi beklenmeyen etkiler sebebi ile ortaya çıkan bir takım olumsuzlukların bulunması gerekmektedir. Kısacası, kaçınılmazlık işin doğasından kaynaklanmaktadır.

Yargıtay’ın kaçınılmazlıkla ilgili verdiği kararları ikili bir ayrım yaparak incelemek gerekmektedir. Bunlardan ilki, kazanın işçi ve işverenin kusuru olmaksızın yalnız kaçınılmaz olaydan kaynaklandığı hallerdir. Böyle durumlarda işveren, hiçbir kusuru olmadığı halde, iş kazasının tüm sonuçlarına işçinin katlanmaması için kısmen sorumlu tutulmuştur. İşverenin buradaki sorumluluğu sınırsız bir sorumluluk değildir. Diğer bir deyişle işçinin uğradığı zararın tümü kusursuz işverene yüklenmez. Ödenecek tazminattan BK 43. maddesine göre, hakkaniyete uygun indirim yapılır. Bu indirimin belirli bir ölçüsü bulunmamakla beraber, kaçınılmazlığın ağırlıklı bölümünün işverene yükletilmesine özen gösterirler. Kaçınılmazlıkla ilgili kararların ikinci grubu, oluşumunda taraflardan birinin veya her ikisinin kusurlu olduğu iş kazalarıyla ilgilidir. Bu kazalarda kaçınılmaz olay kazanın tek sebebi değildir. Tarafların kusurları ile birlikte zararın oluşumuna katkı sağlamaktadır. İşveren, bu gibi olaylarda da oluşan zarardan sorumlu tutulur. Ancak kaza işçinin kusuru ile kaçınılmaz olayın bir araya gelmesinden kaynaklanmış ise, kusursuz işverenin sorumluluk miktarından hakkaniyet gereği bir indirim yapılır. Fakat kusurlu olduğu hallerde işveren BK m. 43’de düzenlenen hakkaniyet indiriminden yararlanamaz

Borçlar Hukukunda yukarıda da incelediğimiz gibi, kaçınılmazlık ilkesi, mücbir sebep unsurları içerisinde değerlendirilmiştir. İş Hukukunda ise, kaçınılmazlık ilkesi daha geniş bir anlamda değerlendirilmiş ve iş kazalarında işverenin meydana gelen zarar ile arasındaki
illiyet bağını kesen sebeplerden birisi olarak değerlendirilmiştir. Ancak yine de Borçlar Hukukunda ve İş Hukukunda kaçınılmazlık ilkesi aynı hukuki işleve sahiptir. Bu işlev ise, kaçınılmazlık ilkesinin bulunması halinde iş kazası ve meydana gelen zarar arasındaki uygun illiyet bağının kesilmesidir.

TÜRK HUKUKUNDA İŞ KAZASI KAVRAMI

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. maddesinde iş kazasının tanımı yapılmıştır Buna göre iş kazası işçinin, işyerinde bulunduğu sırada, işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, emziren kadın sigortalının çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelen ve işçiyi hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan olaydır.

SONUÇ
Üzücü sel felaketinde hayatını kaybeden veya yaralanan işçiler açısından gerçekleşen hadise açıkça iş kazasıdır. Servis aracında mahsur kalıp vefat eden 7 kadın işçi açısından işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana gelme şartı vuku bulmuştur. Tır garajında araçlarının içinde istirahat ederlerken sele kapılıp hayatını kaybeden Tır şoförleri açısından ise hadise işyerinde bulunduğu sırada gerçekleşme, işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısıyla gerçekleşme, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda gerçekleşme sebepleri ile iş kazasıdır. Görüldüğü üzere sel felaketinde hayatını kaybeden veya yaralanan işçiler açısından iş kazası oluştuğu ortadadır. Dolayısıyla kurum tarafından yaralanan işçilerin kendilerine, vefat eden işçilerin ise yakınlarına iş kazası sigortası kapsamında yardım yapılacaktır.

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
19737 kere okundu

Etiketler: hukuk

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Metal Sanayiinde Neler Oluyor?
Yüksek lisans sınavına neden giriyoruz?
Stratejik Planlama Nedir?
Finansçı Olmayanlar için Finans Yönetimi
İş Planı Hazırlarken Yararlanmamız Gereken Bazı Araçlar
Stratejik Ortaklık Nedir?
EFQM: KOBİ´ler için Mükemmellik Modeli
Pazarlama ile Stratejinin Kesişimi
İş Dünyasında Çatışmaları, Yapanlar Değil İsteyenler Kazanır
PARETO Prensibi ve Referans Mallar
Kobi Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.Ş. nedir?
Yönetim Kurulu Üyeleri Kriz Ortamında Risk Yönetimine Ağırlık Verecek
Kurumsal ve Bireysel İletişim Kazaları
İşsizlik, İstihdam Sorunu ve Çözüm Yolları
İçgirişimcilik: İnovasyonun Kalbi

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

Nazi Almanya'sından Bugüne

Nazi Almanya'sından Bugüne

Savaş kaybetmiş Almanya'nın başarı hikayesinin altında yatan ticaret anlayışını ve Almanya pazarına giriş için gerekenleri Dış Ticaret uzmanı Didem Aydoğan yazdı.

OFİS VE İNSAN

Etkili İletişim Teknikleri: İletişim Becerileri ve Yapılan Hatalar_2

Etkili İletişim Teknikleri: İletişim Becerileri ve Yapılan Hatalar_2

İletişimin amacı, kısaca sorunlarımızı çözmek, gereksinimlerimizi karşılamaktır. Etkili iletişim nasıl kurulur ve hangi davranışlarımız etkili iletişim olarak tanımlanabilir?

Dünyada ve Türkiye’de geleceğin iş modeli: Esnek işgücü

Dünyada ve Türkiye’de geleceğin iş modeli: Esnek işgücü

Esnek işgücü çalışma modeli, daha genel bir ifadeyle ‘talep üzerine’ (‘on demand’) devrimin iş dünyasına geçişi olarak düşünebilirsiniz. On-demand devrimi artık hayatımızın bir çok alanını etkiliyor; çalışma hayatımızı da etkilemesi kaçınılmaz.

İŞ DÜNYASI

Kurumsal ve Bireysel İletişim Kazaları

Kurumsal ve Bireysel İletişim Kazaları

Sizlerin de çok iyi bildiği gibi “her türlü haber alışverişi ve algı yönetimi” şeklinde yorumlanan kurumsal ve bireysel iletişimin tanımları aynı olmakla birlikte, ögeleri çok farklı ve detaylıdır.

HUKUK / MUHASEBE

Elektronik Ticaret Kanunu ile Getirilen Yeni Uygulamalar ve Yaptırımlar

Elektronik Ticaret Kanunu ile Getirilen Yeni Uygulamalar ve Yaptırımlar

Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun, pazarlama ve satış faaliyetlerinde bu yöntemi kullanan şirketlerin işini biraz zorlaştırmakta ve şirketlere yeni yükümlülükler ve yaptırımlar getirmektedir

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi
tümü

PATRONA TAVSİYELER

Bayi Prim Sistemi

Bayi Prim Sistemi

Bayilere prim vermek satış yönetiminin en önemli kararlarından biridir. Prim nasıl verilecek, ne kadar verilecek, nasıl ödenecek, ne zaman ödenecek gibi sorular bu kararın içinde cevaplanmalıdır. Bayi priminde amaç bayiyi teşvik etmektir. Bu amacın gerçekleşmesi için prim sistemi iyi tasarlanmalıdır.