KOBİ'ler 4+4 Formülü ile Nereye Gidebilir?

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
KOBİ'ler 4+4 Formülü ile Nereye Gidebilir?

KOBİ’ler piyasadan silinmek istemiyorlarsa KOBİ mantığını silmeleri gerekir. Bu KOBİ mantığı 4 ilke ve 4 tutumdan oluşur ve 4+4 yaklaşımı olarak özetlenir. Peki nedir bu 4+4 formülü?

Günümüzde KOBİ’ler hem çok büyük sermaye grupları ile hemde küresel rekabet şartlarında yabancı firmalarla rekabet ediyorlar. Kendilerinden hem fiziksel hem de entelektüel sermaye gücü açısından karşılaştırılamayacak kadar güçlü olan bu firmalar karşısında KOBİ’ler ciddi zorlanmalar yaşıyorlar. KOBİ’lerin bu rekabet ortamında eğer bir şansı varsa o da KOBİ mantığından kurtulmalarından geçiyor.

KOBİ mantığı 4 ilke ve 4 tutumda özetlenir.

İşte 4 KOBİ İlkesi

  1. Ayağını yorganına göre uzat.
  2. "Teknen varsa kıçında, işin varsa başında oturacaksın" düsturu
  3. "Başka yerde şubemiz yoktur!" diye övün
  4. "Satılan mal geri alınmaz, veresiye mal satılmaz!" diye tabela as.

Şimdi de 4 KOBİ tutumu

KOBİ’ler oldum olası modern işletmecilik yöntemlerine uzak dururlar. Bunun sonucu şu dört alana yatırım yapmak KOBİ mantığının önceliğinde değildir:

  1. İnsan Kaynaklarına.
  2. Pazarlama ve iletişime.
  3. Araştırma ve geliştirmeye
  4. Yapısal süreçlere (Kurumsal Yönetim)

KOBİ’lerin bu 4 ilke ve tutumun dışına çıkmaları ancak bir paradigma değişimi ile mümkündür. Bunun için gerekli olan sermaye büyüklüğü vb. değil iş yönetme şeklinin ve zihniyetinin değişmesidir. Bugüne kadar KOBİ düzeyinde bir çok firmanın çok profosyonelce yönetildiklerini gördüm. Fakat bunlar az sayıda firmaydı ve temel özelliği patronlarının yukardaki 4+4 yaklaşımından kurtulmuş olmalarıydı. İlginç olan bu yaklaşım sadece KOBİ’lere has değildir. İlk 500’de yer alan onlarca firma da halen bu yaklaşım geçerlidir. KOBİ mantığı ile ne ekonomik büyüme gerçekleşir nede dünya ile rekabet edilebilir. Aslında KOBİ mantığı ile nereye gidilebileceğini en iyi Ali Saydam özetlemiştir. “KOBİ mantığı ile ne köy olunur, ne kasaba, ne de marka”.*

*Ali Saydam; Algılama Yönetimi; sayfa:185; Remzi Kitabevi

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
4815 kere okundu

Etiketler: marka yönetim

Faruk Şener

İ.T.Ü.İşletme Mühendisliği mezunu olan A.Faruk Şener yaklaşık 20 yıldır satış&pazarlama işinde. Enerji sektöründe ulusal ve uluslararası şirketlerin satış ve pazarlama gruplarında görev aldı. Hem aktif saha satışta çalıştı hemde pazarlama stratejileri geliştirdi. 10 yıl önce marka dünyası ile tanıştı ve bir daha çıkamadı.  Güven Borça’nın “Bu Topraklardan Dünya Markası Çıkar mı?” kitabını okudu ve bütün iş yaşamı değişti. O gün bugündür en büyük hevesi pazarlama ve marka stratejileri oldu. Bir yandan öğrendi bir yanda da öğrendiklerini işinde kullandı. İşinde her zaman cilalanmış stratejilere değil pazarda karşılığını bulan, işleyen, sonuç veren stratejilerin geliştirilmesi ve uygulanmasına odaklandı. Ona göre marka canlı, yaşayan ve şirketleri, bu şirketlerin patron ve yöneticilerini aşan , onların üstünde ve ötesinde varolabilen ve tüketicileri kuşatan bir varlıktı. Marka gerçeğini sadece kitaplarda değil sıcak satış ve Pazar mücadeleleri içinde yaşayarak öğrendi.

Profosyonel iş hayatının rutin temposu artık tatmin etmeyince 2012 yılında pazarlama danışmanlığına başladı. Farklı sektörler, farklı ürünler, farklı markalar için stratejik çalışmalar yapmak üzere kollarını sıvadı.  

faruk@faruksener.com
www.faruksener.com

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Logitech ve İnovasyonu Markalamak
Işık, bir marka elementi olabilir mi?
Büyüme Stratejileri Nasıl Geliştirilir?
KOBİ'ler için Stratejik Pazarlama
Ve Pazarlama Coğrafyayı Keşfetti: Coğrafi Pazarlama
Yapay Zeka, Büyük Veri ve Pazarlama Devrimi
Markanızın Değerini Biliyor musunuz?
KOBİ’ler için 10 adımda marka yaratma
Tabeladan markaya! Yüreklere yolculuk
Sherlock Holmes Marka Yöneticisi Olsaydı
Müşteri Segmentasyonu Nasıl Yapılır?
Taktik Pazarlama Nedir?
Marka Bilinirliği Neden Önemlidir?
Pazar Stratejisi Nasıl Geliştirilir?
Marka bilinirliği Nasıl Sağlanır?

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

Demir Yumruk; Çin

Demir Yumruk; Çin

1,339,724,852 insan ve insan … Bu insanlar ne yer, içer,neyi talep eder,hangi markalara hayranlar, Batı Dünyasına nasıl bakıyorlar, iş yapışları bizlere göre son derece karmaşıkken, kulaklarını arkadan tutarken, nasıl böyle dev bir demir yumruk ile ihracat şampiyonu oluyorlar.

OFİS VE İNSAN

Ofiste Ergonomi

Ofiste Ergonomi

Günümüzde ergonomi kavramı yapılan iş ve insanın çalışma gücünün maximum düzeyde dengelenmesi ve bir yandan çalışanın sağlığını korurken, bir yandan da verimliliğin artmasını da içermektedir.

Hayatı Ertelemeden Yaşamak, Zamanın Öneminin Farkına Varmak

Hayatı Ertelemeden Yaşamak, Zamanın Öneminin Farkına Varmak

Toplum olarak işlerimizi en son ana bırakmaya yatkınız. Ya Hayat? Onu yaşamayı niye son ana bırakıyoruz. Gülmeyi bile öteleyen ve taksitlendiren bir hayat yaşıyoruz. Her sabah 24 saati peşin alıyoruz ama taksit taksit gülüyor ve mutluluğu da aylarca erteliyoruz.

İŞ DÜNYASI

Yalın İş Planı (Lean Business Plan)

Yalın İş Planı (Lean Business Plan)

Eric Reis'ın yalın girişim kavramını ortaya artmasından sonra iş planı ve iş modeli kavramları arasında bir kargaşa yaşanmaya başlandı. Aslında bu karmaşaya neden olanlar, Reis'ın kendisi ve Steve Blankdir.

HUKUK / MUHASEBE

Şirket Ana Sözleşmelerinin Türk Ticaret Kanunu’na Uyumlu Hale Getirilmesi

Şirket Ana Sözleşmelerinin Türk Ticaret Kanunu’na Uyumlu Hale Getirilmesi

2012 yılı Temmuz ayında (yeni) Türk Ticaret Kanunu’nun (“Kanun”) yürürlüğe girmesi ile birlikte şirketlerde bir telaş başladı. Herkes kanunun getirdiği yeni yükümlülükleri ve bunları hangi süre içinde yerine getirmekle yükümlü olduğunu tartışır, avukatlarına ve mali müşavirlerine danışır oldu.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • Marka Bilinirliği Neden Önemlidir?

    Pazarlamanın en yaygın kullanılan kavramlarından biridir marka bilinirliği. Özellikle satış ekipleri ve bayiler satış hedeflerini neden tutturamadıklarını sayarken önde gelen bir maddedir. “Markamızı kimse bilmiyor o yüzden……..”. Ya da “ah marka bilinirliğimiz olsaydı bak nasıl olurdu satışlar”. Ancak marka bilinirliği de diğer marka kavramları gibi ülkemizde tam anlaşılamamıştır. Konuyu iki bölümde alacağız. Önce önemi sonra nasıl sağlanacağı.