İnsan Değiştikçe Gelişmeli, Geliştikçe Değişmeli

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
İnsan Değiştikçe Gelişmeli, Geliştikçe Değişmeli

İnsan Değiştikçe Gelişmeli, Geliştikçe Değişmeli

Değişim

''Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir'' der Herakleitos. İnsanoğlunun var olduğu andan şu zamana kadar neler değişmedi ki insan ilişkileri, umutlar, yaşam ve beslenme şekilleri, savaşlar ve barışlar…

 

Değişim hayata renk katar ve zevk verir. “Değişim hayatın yasasıdır” der John F.Kenndy. Düşünsenize hep yaz ya da hep kış mevsiminin olduğunu. Sürekli artçı değişimler yaşıyoruz ama farkında değiliz. Her gün hücrelerimden başlayan değişim damla damla vücudumuza, kişiliğimize, ailemize ve oradan da topluma akıyor. İstemesek de değişiyoruz.

 

Madem ki değişim kaçınılmaz o halde kendi sahip olduğumuz ilkeler ve yörünge doğrultusunda değişim rüzgarına katılmalıyız. Değişim isteyen insan önce çemberin en iç halkasından yani kendinden başlamalı. “Dünyada değişiklik yapmakta başarılı olan insanlar, değişikliğe kendinden başlayanlardır” der Bernard Shaw. Değişimden maksat biçim değişimi değil öz değişim olmalı. Gömlek değil gömleğin içindeki değişmeli. İnsanla birlikte ona ait olan her şey de değişmeli. Siz istemeseniz de bu değişim oluyor zaten. Gençliğinizde ceviz kıran dişleriniz yaşlandığınızda ekmeği koparamayacak hale geliyor.

 

Değiştikçe gelişmeli. Geliştikçe değişmeli insan. Değişim ileriye olumlu adımlar attırmalı insanı. Değişim hep ileriye doğru olmalı.  Geriye doğru, negatif değişme çürümenin başlangıcıdır. Değişim çok yünlü olmalı. Evrensel çakalların değişim çabalarına kapımıza bağladığımız tek bir köpekle karşı duramayız. Değişim heyecan katmalı hayata. Göz kapaklarını iyice açtırmalı insana. Yenilmemek için çağın pörsümüşlüğüne hep orijinal kalmalı insanoğlu.

 

Kartalların hayata bilenmede ki değişimleri en motive edici örneklerdendir. “Kartalın yaşı 40'a dayandığında pençeleri sertleşir, esnekliğini yitirir ve bu nedenle de beslenmesini sağladığı avlarını kavrayıp tutamaz duruma gelir. Gagası uzunlaşır ve göğsüne doğru kıvrılır.  Kanatları yaşlanır ve ağırlaşır. Tüyleri kartlaşır ve kalınlaşır. Artık kartalın uçması iyice zorlaşmıştır. Dolayısıyla kartalın burada iki seçimden birisini yapması gerekir. Ya ölümü seçecektir ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir.

 

Bu yeniden doğuş süreci yüz elli gün kadar sürecektir. Bu yönde karar verirse kartal bir dağın tepesine uçar ve orada bir kaya duvarda, artık uçmasına gerek olmayan bir yerde yuvasında kalır.  Bu uygun yeri bulduktan sonra kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar En sonunda kartalın gagası yerinden sökülür ve düşer.  Kartal bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler. Gagası çıktıktan sonra bu yeni gaga ile pençelerini yerinden söker çıkarır. Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlar. Beş ay sonra kartal, kendisine yirmi veya daha uzun süreli bir yaşam bağışlayan meşhur yeniden doğuş uçuşunu yapmaya hazır duruma gelir…’’ (*) İşte kartalların hayata tutunma yönünde ibretlik değişim mücadelesi.

 

Kuran-ı Kerim’de “Hayvanlarda sizin için elbette ibretler vardır” der. (Muminun / 21) Döndükleri cihat sonrası “küçük cihattan büyük cihada döndük’’ diyen Hz Muhammed (sav) de değişimin küçük büyük demeden durmadan süreceğini göstermiştir. “Derisini değiştirmeyi bilmeyen yılan ölür” diyen Nietzsche’de değişimin gerekliliğini vurgulamıştır.

 

Haydi. Bu günden başlayarak değişimin korosuna bizde katılalım. “Yarın bambaşka bir insan olacağım diyorsun; niye bugünden başlamıyorsun” diyor Epictetos. Değişimin okyanusuna kendi sandalımızla açılalım. Kendimizle, ailemizle, arkadaşlarımızla ve tüm varlıklarla ilişkilerimizde bir restorasyon yapmaya başlayalım. Umutları bileyelim. Geçmişte kalarak değişime yenilmeyin. J.Knittel “Eğer geçmişi çok seviyorsanız yaşlanıyorsunuz demektir’’ der. Değişin ve gençleşin…

 

Kaynak :makalemarketi.com




ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
17144 kere okundu

Etiketler: kişisel gelişim

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Başarılı Olmak, Başarmak İçin İzlenmesi Gereken 7 Adım
Ofis aydınlatması nasıl olmalıdır?
Monitör ve masa yerleşimi
Çalışanlarda Performans Düşüklüğü
Hayal Kurmanın Önemi, Hayal Etmenin Gücü ve Motivasyonu
Ayaküstü Sohbet Etme Sanatı
Ev Ofis - Evden Çalışmak İle İlgili Sık Sorulan Sorular
İşkolik Olmak, İşkolizm ve İşkolizmden Kurtulmanın Yolları
Etkili İletişim Teknikleri: İletişim Becerileri ve Yapılan Hatalar_2
Önyargı Nedir? Önyargılı Olmanın Zararları Nelerdir?
Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?
Toplantı Teknikleri
Ofis Aydınlatması
Kendini Tanımak ve Kendini Geliştirmenin Önemi
Etkili Dinleme Teknikleri

DIŞ TİCARET

Demir Yumruk; Çin

Demir Yumruk; Çin

1,339,724,852 insan ve insan … Bu insanlar ne yer, içer,neyi talep eder,hangi markalara hayranlar, Batı Dünyasına nasıl bakıyorlar, iş yapışları bizlere göre son derece karmaşıkken, kulaklarını arkadan tutarken, nasıl böyle dev bir demir yumruk ile ihracat şampiyonu oluyorlar.

OFİS VE İNSAN

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit nakittir derler. Oysaki vakit nakitten daha fazla bir değere ve öneme sahiptir. Nakit denilen şey, elde tutulabilen, saklanabilen, depolanabilen ve elden ele dolaşabilen bir nesne.

Yeni Nesil Ofisler

Yeni Nesil Ofisler

Uykuda geçirdiğimiz zamanları çıkardığımızda günümüzün büyük bir kısmını çalışarak geçirdiğimizi görüyoruz. Ofis binaları da bu yoğun tempoya ayak uyduruyor ve değişim gösteriyor.

İŞ DÜNYASI

Dünyanın en çok tanınan markalarından Coca-Cola'nın Dünyası

Dünyanın en çok tanınan markalarından Coca-Cola'nın Dünyası

Gerçek bir lovemark olan Coca-Cola'nın hikayesini Prof.Dr. Muammer Kaya inceledi.

HUKUK / MUHASEBE

Yeni Türk Ticaret Kanununda işte bunlar var

Yeni Türk Ticaret Kanununda işte bunlar var

Yeni Türk Ticaret Kanununun getirdiği değişikliklere hızlı bakış

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi