Hayatı Ertelemeden Yaşamak, Zamanın Öneminin Farkına Varmak

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Hayatı Ertelemeden Yaşamak, Zamanın Öneminin Farkına Varmak

Toplum olarak işlerimizi en son ana bırakmaya yatkınız. Ya Hayat? Onu yaşamayı niye son ana bırakıyoruz. Gülmeyi bile öteleyen ve taksitlendiren bir hayat yaşıyoruz. Her sabah 24 saati peşin alıyoruz ama taksit taksit gülüyor ve mutluluğu da aylarca erteliyoruz.

Hayatı Ertelemeyin

Toplum olarak işlerimizi en son ana bırakmaya yatkınız. Ya Hayat? Onu yaşamayı niye son ana bırakıyoruz. Gülmeyi bile öteleyen ve taksitlendiren bir hayat yaşıyoruz. Her sabah 24 saati peşin alıyoruz ama taksit taksit gülüyor ve mutluluğu da aylarca erteliyoruz.

En son ana bıraktığımız için kaybettiğimiz çok şey var. Okula derse başlama zili çaldığı anda giren işi başından aşkın öğrencilerim vardır benim. Hatta namazı vakit çıkmasına 5 dakika kala kılan namaz aşıkları. Nelson “Bütün başarılarımı, işlerimi vaktinden önce yapmış olmama borçluyum” der. Hayatın lezzetlerini yaşamayı da erteliyoruz son ana kadar. Son ana kadar yaşamanın garantisini almışçasına ilerliyoruz hayatta.

Sabah evden ayrılırken çocuğumuza sarılmıyoruz şöyle sımsıkı. Sevgiyi erteliyoruz. Yolda gördüklerimize tatlı bir tebessümü bile esirgiyoruz. Yol kenarında gördüğünüz buram buram kokan kıpkırmızı gülü koklamayı dahi es geçiyoruz. Burnumuz hala koku alabiliyorken erteliyoruz koklamayı sonu meçhul bir zamana. Plansız ve acele yaşıyoruz. Hayatın hızına yetişeyim derken hayatın hazzına yetişemiyoruz.

Büyük kentin ve iş dünyasının gürültülü atmosferinden yorgun düşen zengin bir sanayici, küçük, temiz, gürültüsüz bir kıyı kasabasına tatile gitmişti. Rıhtımda sabah yürüyüşü yaparken, tuttuğu birkaç kasa balığı neşe içinde satmaya çalışan bir balıkçı dikkatini çekti. “Merhaba balıkçı” dedi yaklaşarak, “Bu sabah fazla balık tutamamışsın.” Balıkçı, “Tutabilirdim” diye yanıt verdi. “Fakat bunun için daha uzun bir süre avlanmam gerekiyordu.” “Eeee.. Avlansaydın, bu saatte eve gidip de ne yapacaksın ki?” “Eşimi ve çocuklarımı alıp parka götüreceğim. Oğlumu salıncakta sallayacağız. Öğle yemeğini hep birlikte yiyeceğiz. Sonra ormanda yürüyeceğiz. Akşam olunca da evimize döneceğiz. Ben gitarımı eşim için çalarken, o küçük bebeğimize ninni söyleyecek.” “Yinede tüm gün balık tutmalısın dostum, yaptığın iş değil.” Balıkçı sanayiciye bakarak “Neden?” diye sordu.“Gül gibi geçinip gidiyoruz işte...”


Sanayici gülerek, “Olur mu öyle şey?” dedi. “Yaşam yalnızca geçinmek değil ki başka şeyler de var...” Balıkçı şaşırarak, “Başka ne var?” diye sordu. Sanayici balıkçının yanına giderek sandalına oturdu ve anlatmaya başladı: “Bence balık tutmaya daha çok zaman ayırmalısın. Daha çok balık tutup daha fazla para kazanarak tekneni büyütmelisin. Onunla daha çok balık tutacaksın. Daha fazla kazanacak, kazandığınla modern avlanma tekniği satın alacaksın. Birkaç balıkçı filon olacak. Derken, zamanla şirketleşeceksin. Sonra zamanı geldiğinde şirketlerini halka açacaksın. Bütün dünyaya balık satacaksın.”

Balıkçı, sanayicinin anlattıklarını anlamakta zorlanıyordu. O susunca sordu:
“Bunu neden yapayım?” “Nedeni para!” dedi sanayici. “Çok paran olacak, milyon dolarlarla oynayacaksın.” Balıkçının şaşkınlığı devam ediyordu ve sordu: peki sonra?
Sanayici biraz düşündükten sonra yanıtladı: “İşler yoluna girip adamakıllı zengin olduktan sonra; istersen emekliye ayrılır, küçük, temiz, gürültüsüz bir balıkçı kasabasına yerleşirsin. Artık keyfin çektikçe denize açılır, yalnızca zevk için tutarsın. Kalan zamanını eşine ve çocuklarına ayırırsın. Onları parkta, ormanda gezdirirsin. Akşamları evinizde birbirinize eski günleri anlatır, eşine gitar çalıp onu mutlu edersin. Nasıl, anlattıklarım hoşuna gitti, değil mi?”
Balıkçı bıyık altı gülümseyerek, “İyi de, ben zaten öyle yaşıyorum” dedi. “Mutluluğumu neden yıllar sonrasına erteleyeyim?(*)

Keşke dememek için hayatı ertelemeyin. Her şey zamanında yapın İçinde bulunulan zamanı saniye saniye yaşayın. “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışın” diyen rehberimiz içinde bulunulan zamanı en iyi şekilde değerlendirmenin önemini vurguluyor. “Zaman; Yerine konması, geri döndürülmesi, yenilenmesi, depolanması, satın alınması mümkün olmayan bir kaynaktır” diyor Nevin Oktay.

Zamanı öldürmekten bahsederiz de hiç zamanı diriltmekten bahsetmeyiz. Zamanı diriltmek demek her anın hakkını vere vere yaşamak demektir. İşte bu da zamana bypass yapmaktır. Benjamin Franklin’in dediği gibi “Hayatı seviyorsanız, zamanınızı boşa geçirmeyin, çünkü zaman hayatın ta kendisidir”

Kaynak : makalemarketi.com

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
20704 kere okundu

Etiketler: kişisel gelişim

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Hedef Belirleme ve Hedeflerinizi Hayata Geçirmenin 8 Adımı
LED Nedir, Ne Yarar Sağlar?
Zor İnsanlarla Nasıl Başa Çıkılır?
Dijital baskı kalıcı olacak
Önyargı Nedir? Önyargılı Olmanın Zararları Nelerdir?
Ofisiniz için bilgisayar sistemlerinin seçimi
Toplantı Teknikleri
Monitör ve masa yerleşimi
Doğa Dostu Yeşil Binalar
İşkolik Olmak, İşkolizm ve İşkolizmden Kurtulmanın Yolları
Sanal Ofis Nedir, Ne İşe Yarar?
Ev Ofis Çalışmanın Avantaj ve Dezavantajları
Ayaküstü Sohbet Etme Sanatı
Ergonomik Kullanım: Klavye ve Mouse
Ofis aydınlatması nasıl olmalıdır?

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

Ülke ve birliklere göre ihracat prosedürleri

Ülke ve birliklere göre ihracat prosedürleri

ihracat yapılırken düzenlenmesi gereken belgeler ülke ve bölgelerine göre farklılıklar içermektedir.

OFİS VE İNSAN

LED Nedir, Ne Yarar Sağlar?

LED Nedir, Ne Yarar Sağlar?

Yüzyılın devrim yaratan aydınlatma teknolojisi ile elektrik harcamalarında yüksek tasarruf sağlanıyor. Rengarenk ışıklar ile elde edilen görsel efektler de cabası.

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit nakittir derler. Oysaki vakit nakitten daha fazla bir değere ve öneme sahiptir. Nakit denilen şey, elde tutulabilen, saklanabilen, depolanabilen ve elden ele dolaşabilen bir nesne.

İŞ DÜNYASI

İş Hayatının Gerçekleri

İş Hayatının Gerçekleri

İş Hayatının Gerçekleri

HUKUK / MUHASEBE

Yeni Borçlar Kanunundaki bazı değişiklikler

Yeni Borçlar Kanunundaki bazı değişiklikler

Yeni Türk Ticaret Kanununun getirdiği değişikliklere hızlı bakış

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • KOBİ'ler için pazarlama gerçeği

    Kobi’lerin en önemli özelliği sanırım zayıf kaynaklarla (eksik özsermaye, teknoloji, kalifiye personel vb. ) küresel rekabetin içinde bulunmalarıdır. Fakat Kobi’lerin bu eksikliklerini abartarak morallerini bozmamaları gerektiğini düşünüyoruz.