İyi Pazarlamanın Finansal Likiditeye Etkisi

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
İyi Pazarlamanın Finansal Likiditeye Etkisi

Yönetim Danışmanı Sn. Sait Gözüm şirketlerin üst düzey yöneticileri ve özellikle yönetim kurulu üyeleri için yazdığı bir dizi kitap vardır.

( http://www.idefix.com/Yazar/m--sait-gozum/s=163946 *) S. Gözüm “Yönetim Kurulu Üyeleri İçin Finans” kitabının sekizinci kısmını başı dertte olan şirketlere ayırır. “Başı Dertte Olan Bir Şirketin Yedi (7) Tehlike Sinyali” isimli bu bölümde Sait Gözüm tehlike işaretlerini detaylıca incelemiştir.

Bu tehlike işaretleri özetle şöyledir;

  1. Yetersiz likidite-aşırı alacak (gün sayısı)
  2. Yetersiz likidite-aşırı envanter (gün sayısı)
  3. Buharlaşan kar ve kar oranları
  4. Gelir kalemleri ile oynamak
  5. Gerçekçi olmayan varlıklar/yükümlülükler
  6. Aşırı borç yükü
  7. İyi planlanmamış satınalma ve birleşmeler

Her madde detaylı bir şekilde, örneklerle ele alınmış ve yazılmıştır. Her seviyede şirket sahibi ve şirket yöneticileri bu maddelerde kendilerine tanıdık gelen şeylere rastlayacaktır. Biz bu yazımızda ilk iki maddeye değineceğiz.

Likidite işletmelerin varlığını sürdürebilmesi için karlılık kadar önemlidir. Sağlıklı bir işletme hem karlı hem de likit kalabilen işletmedir. Kitapta likiditeyi etkileyen iki unsur açıklanmıştır. “Duran varlıkları bir kenara bırakacak olur isek, likiditeyi etkileyen iki önemli unsur “müşteri alacakları” ve “stok”lardır. Müşterilerden vaktinde tahsil edilemeyen tutarlar kasaya geç giren nakdi, artan envanter ise eldeki nakdin önemli bir kısmının atıl biçimde depolarda beklemesi anlamına gelmektedir.” (sy:115)

Yüksek müşteri alacakları ve devir hızı düşü stoklar işletme sermayesinin verimsiz veya ölü kısmını ifade eder. Bu kısmın düşürülmesi yani alacak gün sayısını ve envanter gün sayısını (ortalama stok bekleme süresi) azaltma-düşürme esasında “pazarlama”nın işidir.

Pazarlama bu iki alana doğrudan etkide bulunur. Müşteriyi ürüne daha fazla miktarı, daha kısa sürede ödemesi konusunda ikna ederek alacak gün sayısını düşürür. Ürünlerin talep edilirliğini artırarak ise stokta bekleme süresini düşürür.

Kriter

Pazarlamanın Etkisi

Müşteri Alacakları (Alacak Gün Sayısı)

Müşteriye ürünün değerini arttırmak, ürünün ikame edilebilirliğini düşürmek ve ürünü vazgeçilmez kılmak

Stoklar (Envanter Gün Sayısı)

Ürüne olan talebi arttırmak, talep yaratmak

Özellikle “ortalama stok bekleme süresi”nin kısalmasının karlılığa etkisi daha yüksektir. Aynı karlılık seviyesinde üretimden müşteriye akışı daha kısa süren işletmelerin toplam karlılığı daha yüksek olacaktır.

Bu iki problemin kaynakları majör ve minör faktörler olabilir. İlk akla gelen çözümler genelde minör faktörlerle alakalıdır; Yani tahsilat kalitesini arttırma ve daha iyi stok yönetimi yapma vb. Ancak bu iki çözüm çoğu işletme için yeterli gelmez. Çünkü problem genelde daha derinlerde yani pazarlama süreçlerindedir.

Dolayısı ile iyi pazarlama yapmak şirketler için bir lüks değil hayati önemdedir. İyi pazarlama şirketlere sadece pazara daha iyi ürünler sunma, rekabetçi avantajlar geliştirme, daha iyi iletişim yapma vb. gibi sonuçlar vermez. İyi pazarlama ile işletme sermayenizin müşteride ve stoklarda bekleyen kısmını düşürerek hem likit hem de karlı kalmış olursunuz.

Sonuç olarak likidite sorunu yaşayan şirketler sorunu köklü ve kalıcı bir şekilde çözmek için pazarlama faaliyetlerine odaklanmaları gerekir. Minör çözümler kısa süreli iyileşmeler sağlayabilir ama kök nedenler devam ediyorsa firma likidite sorunu yaşamaya devam edecektir.

Likit kalmak istiyorsanız iyi pazarlama yapın….

*Bu kitapları sadece Y.K. üyeleri değil her seviyede yöneticinin ve her çeşit danışmanın okuması gerektiğine inanıyorum. Israrla tavsiye ederim.

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
933 kere okundu

Faruk Şener

İ.T.Ü.İşletme Mühendisliği mezunu olan A.Faruk Şener yaklaşık 20 yıldır satış&pazarlama işinde. Enerji sektöründe ulusal ve uluslararası şirketlerin satış ve pazarlama gruplarında görev aldı. Hem aktif saha satışta çalıştı hemde pazarlama stratejileri geliştirdi. 10 yıl önce marka dünyası ile tanıştı ve bir daha çıkamadı.  Güven Borça’nın “Bu Topraklardan Dünya Markası Çıkar mı?” kitabını okudu ve bütün iş yaşamı değişti. O gün bugündür en büyük hevesi pazarlama ve marka stratejileri oldu. Bir yandan öğrendi bir yanda da öğrendiklerini işinde kullandı. İşinde her zaman cilalanmış stratejilere değil pazarda karşılığını bulan, işleyen, sonuç veren stratejilerin geliştirilmesi ve uygulanmasına odaklandı. Ona göre marka canlı, yaşayan ve şirketleri, bu şirketlerin patron ve yöneticilerini aşan , onların üstünde ve ötesinde varolabilen ve tüketicileri kuşatan bir varlıktı. Marka gerçeğini sadece kitaplarda değil sıcak satış ve Pazar mücadeleleri içinde yaşayarak öğrendi.

Profosyonel iş hayatının rutin temposu artık tatmin etmeyince 2012 yılında pazarlama danışmanlığına başladı. Farklı sektörler, farklı ürünler, farklı markalar için stratejik çalışmalar yapmak üzere kollarını sıvadı.  

faruk@faruksener.com
www.faruksener.com

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

İş Planı Nasıl Hazırlanır Yazısına İtiraz
SWOT Analizi Nasıl Yapılır?
KOBİ’ler Neden Pazarlama Yapmalı?
Konumlandırma Stratejisinde Kullanılabilecek Temel Yaklaşımlar
Markanızın Değerini Biliyor musunuz?
Marka bilinirliği Nasıl Sağlanır?
Işık, bir marka elementi olabilir mi?
İş Planı Nasıl Hazırlanır?
Büyüme Stratejileri Nasıl Geliştirilir?
KOBİ'ler için Marka Rehberi
Sherlock Holmes Marka Yöneticisi Olsaydı
Pazarlama Kimin İşine Yarar?
İyi Pazarlamanın Finansal Likiditeye Etkisi
KOBİ Pazarlama Rehberi: Marka Vaadi Nasıl Belirlenir?
Markaya Kimlik Kazandırmak

DIŞ TİCARET

KOBI Teşvik Belgesi

KOBI Teşvik Belgesi

KOBİ kalkınma planları ve yıllık programlarda öngörülen hedefler ile Avrupa Birliği normlarına ve uluslararası anlaşmalara uygun olarak desteklenmelerini, uluslararası düzeyde rekabet edebilmelerini teminen üretim, kalite ve standartlarını artırmalarını, istihdam yaratmalarını sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.

OFİS VE İNSAN

Ofis aydınlatması nasıl olmalıdır?

Ofis aydınlatması nasıl olmalıdır?

Ofislerde, aydınlatma ihtiyacı, mekanda yapılan işin gerekliliğine göre farklılık gösterir. İhtiyacımız olan aydınlatma, iki yol ile sağlanır: doğal ışık ve yapay ışık. Yeşil binaların arttığı ve enerji tasarrufunun çok önemli olduğu günümüzde doğal aydınlatmanın önemi büyüktür.

Paylaşımlı Ofis Nedir, Ne Yarar Sağlar?

Paylaşımlı Ofis Nedir, Ne Yarar Sağlar?

Başta mâliyet unsurları olmak üzere muhtelif menfi sebeplerden ötürü salt bir firmaya ya da kuruluşa ait ofisler düzenlenemiyorsa, çare paylaşımlı ofislerde aranmalıdır.

İŞ DÜNYASI

Gümrük denetimleri artık işyerinde yapılacak

Gümrük denetimleri artık işyerinde yapılacak

Gümrük Müsteşarlığı’nın yayınladığı yeni yönetmelik, tüzel kişi ve kurumların gerçekleştirdiği gümrük i

HUKUK / MUHASEBE

İkale (Bozma) Sözleşmesi ile Çıkarılan İşçinin İşe İade Davası Açmasını Engellemek Mümkün mü?

İkale (Bozma) Sözleşmesi ile Çıkarılan İşçinin İşe İade Davası Açmasını Engellemek Mümkün mü?

Uzun zamandır İşverenlere iş hukuku alanında danışmanlık yapan bir avukat olarak en sık karşılaştığım taleplerden biri de “Çalışanı işten çıkarmak istiyoruz, tazminatlarını da ödemeye hazırız, ama herhangi bir işe iade davası ile karşılaşmak istemiyoruz” talebidir.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • Taktik Pazarlama Nedir?

    Pazarlamanın iki farklı düzeyi yani stratejik pazarlama ve taktik pazarlama genellikle karıştırılmaktadır. Bazen birbirinin yerine kullanıldığı da olur. Ancak bu iki düzeyin anlaşılması pazarlama yönetiminize katkıda bulunacaktır. Stratejik Pazarlama konusunda bir dizi yayınlamıştık. Bunu taktik pazarlama ile tamamlamak farz oldu.

tümü

PATRONA TAVSİYELER

Harika Şeylere Ulaşmanın 10 Kuralı

Harika Şeylere Ulaşmanın 10 Kuralı

10 adımda henüz keşfedilmemiş harika fikirleri nasıl bulacağınızı anlatmak… Ya da profesyonel hayatınızda yaşadığınız bütün sorunlarınızı çözebilmenin 10 kuralını sıralayıp dökmek… Harika olmaz mıydı?