Hibrit bilgisayarlar kurumsal dizüstü bilgisayarların hakimiyetini tehdit ediyor

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Hibrit bilgisayarlar kurumsal dizüstü bilgisayarların hakimiyetini tehdit ediyor

Panasonic Toughpad tarafından Türkiye çapında yapılan araştırmada ortaya çıkan sonuçlar, teknoloji kullanıcılarının iş hayatlarında kullandıkları mobil cihazlar hakkında ne düşündüklerini, hangi cihazları daha verimli bulduklarını ve gelecekte hangi cihazları kullanmayı düşündüklerini gözler önüne seriyor. Türkiye’de dizüstü bilgisayarlar en çok tercih edilen mobil cihaz olma özelliğini korurken hibrit cihazların yükselişi dikkat çekiyor.

Panasonic’in Market Dynamics’e yaptırdığı bir araştırma Avrupa’nın 10 bölgesindeki 2.650 adet kurumsal teknoloji satın alan profesyonelin görüşlerine yer veriyor. 10 bölge arasında Türkiye’nin yanı sıra Birleşik Krallık, Almanya, Fransa, Benelüks Ülkeleri, İtalya, İspanya, Rusya, Polonya ve İsveç de yer alıyor. Araştırma, tabletlerin mobil çalışma tarzında devrim yaratacak potansiyellerine rağmen, Avrupalı mobil işgücü için dizüstü bilgisayarın halen tercih edilen çözüm olduğunu ortaya koyuyor. Bununla birlikte ayrılabilir ve dönüştürülebilir cihazların da dahil olduğu hibrit segmentinin yükselişinin bu durumu tehdit ettiği de vurgulanıyor.

Türkiye’de dizüstü segmentinin hakimiyeti sürüyor

Araştırmaya göre dizüstü bilgisayarlar halen Avrupa’daki çalışanların %90’ı tarafından iş amacıyla kullanılıyor. Bu kitlenin %72’si akıllı telefon kullanırken, %61’i masaüstü bilgisayar ve %32’si de tablet kullanılıyor. Hibrit cihazlar, Avrupa’daki işgücünün %12’si tarafından iş amaçlı olarak kullanılıyor. Türkiye sonuçlarına bakıldığında çalışanların %92’sinin halen iş amaçlı olarak dizüstü bilgisayar kullandığı görülüyor. Türkiye işgücünün %60’ı masaüstü bilgisayar kullanırken %40’ı da tablet kullanıyor. Hibrit cihazlar Türkiye işgücü ortamında %27 oranında yer kaplıyor.

Türkler dizüstü bilgisayarı tercih ediyor

Çalışırken en çok verim alınan mobil cihaz sorusunun yöneltildiği araştırmada Avrupa’da teknoloji satın alımından sorumlu profesyonellerin %48’i dizüstü bilgisayarı ilk sıraya koyarken, %27’si hibrit cihaz, %15’i tablet ve %8’i akıllı telefonu tercih ediyor. Türkiye’de de çalışanların ve teknoloji satın alımından sorumlu profesyonellerin %40’ı dizüstü bilgisayarı en verimli mobil cihaz olarak tanımlarken, %38’i hibrit cihaz, %9’u tablet ve %12’si de akıllı telefonu tercih ettiklerini söylüyor.

Hibritin yükselişi

Araştırmaya yanıt veren profesyonellerin %36’sı hibrit cihazların önümüzdeki üç yıl içerisinde kurumsal bilişimdeki hakim segment olacağını düşünüyor. Dizüstü bilgisayarın gücünü koruyacağını düşünenlerin oranı %26 iken, aynı konumda tableti görenlerin oranı %14, masaüstü PC’yi görenlerin oranı %11, akıllı telefonu görenlerin oranı da %7 olarak hesaplanmış bulunuyor. Hatta hibrit kullanmayan Avrupalı çalışanların yarısından fazlası (%54) üç yıl içerisinde kullanmaya başlayacaklarına inanıyor. Hibrit cihaz tercihine yönelen sektörlerin başında %80 ile Savunma ve %72 ile Perakende sektörleri geliyor. Türkiye’deki sonuçlara bakıldığında da dizüstü bilgisayarın hükümranlığının sona ereceği görülüyor. Araştırmaya katılanların %39’u üç yıl içerisinde hibrit cihazların kurumsal bilişim araçlarında hakim güç olacağını söylerken, dizüstü bilgisayar diyenlerin oranı %25, tablet diyenlerin oranı %10, masaüstü PC diyenlerin oranı %12, akıllı telefon diyenlerin oranı ise %13’te kalıyor.

Hibriti tek geçerim

Tek bir cihaz seçimi tanınsaydı tercih edilecek cihazın hangisi olacağı sorusuna Avrupalı profesyoneller %35 ile dizüstü, %34 ile hibrit cihaz yanıtını verirken Türkiye’de %46 ile hibrit cihazlar öne çıkıyor. Türkiye’deki profesyonellerin %25’ü tek cihazlarının dizüstü bilgisayar olacağı yanıtını verirken tablet diyenlerin oranı %6, masaüstü PC ve akıllı telefon diyenlerin oranları %12’şer olarak hesaplanmış bulunuyor.

Değişimin nedenleri

Önümüzdeki 3 yıl içerisinde hibrit bir cihaz kullanmanın sebeplerinin de arandığı araştırmada, Avrupa’daki sonuçlar, daha fazla işlevsellik ve yazılımlara daha kolay erişim (%44), daha iyi performans (%42), daha uzun pil ömrü (%42) ve klavye mevcudiyeti (%39) ön plana çıkıyor. %30’luk dilim USB girişi gibi arabirimlerin daha fazla olmasını hibrit kullanım sebebi olarak belirlerken, %29’luk dilim de daha iyi bağlantı ve akıllı kart gibi çevresel arabirimleri ön plana çıkarıyor. %24’lük dilim daha iyi bir ekranı hibrit kullanım sebebi olarak belirlerken %21’lik dilim sağlamlık vurgusu yapıyor. Türkiye’de hibrit kullanmayı tercih edenlerin en önemli gerekçeleri, daha fazla işlevsellik ve yazılımlara daha kolay erişim (%63), daha iyi performans (%46), daha uzun pil ömrü (%23) ve klavye mevcudiyeti (%18) olarak sıralanırken, %19’luk dilim ara birim fazlalığı, %13’lük dilim daha iyi bağlantı/çevresel arabirimler gerekçelerini ön plana çıkarıyor. Türkiye’deki kullanıcıların %15’i daha iyi ekran vurgusu yaparken %6’lık dilim sağlamlıkları nedeniyle hibrit cihazları tercih edeceklerini söylüyor.

Hibritler dizüstü bilgisayarların tahtını devralacak

Panasonic Bilgisayar Ürünü Çözümleri Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdürü Jan Kaempfer, konuyla ilgili şu görüşü paylaşıyor: “Araştırma, geleneksel dizüstü bilgisayar segmentinin Avrupa çapındaki iş dünyasında hakim güç olma konumunu sürdürdüğünü ortaya koyarken, tabletlerin de kısa zamanda önemli yol kat ettiğini gösteriyor. Fakat dizüstü bilgisayarların tahtını tehdit eden asıl gücün dönüştürülebilir ve ayrılabilir hibrit cihazların yükselişi olduğu da ortaya çıkıyor. Hibrit cihazların, ek becerileri ve esneklikleri ile birlikte şimdiden dikkat çekmiş olduğu görülürken önümüzdeki yıllarda pazardan daha fazla pay alacağının işaretini verdikleri de anlaşılıyor.”

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
850 kere okundu

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Hibrit bilgisayarlar kurumsal dizüstü bilgisayarların hakimiyetini tehdit ediyor
Türkiye’deki Dijital Değişime CEO Bakışı
Vatandaşın cüzdanında ortalama iki kredi kartı var
Türkiye İngilizceden yine sınıfta kaldı!
Hay Group 2016 Yılına Ait Ücret Araştırması Raporu
Türkiye'de 57milyon kredi kartı ve 44bin ATM var
Türkiye'de Kaç Şirket Var?
Türkiye’deki kullanıcılar 15 dakikada bir cep telefonuna bakıyor
Türkiye’nin ilk Yurtdışı Yatırım Endeksi
Türklerin 2016 Hedefi Borçlarını Azaltmak
Maptriks 2015 4. Çeyrek AVM Raporu
Avrupa’nın en cesur ülkesi Türkiye
Çalışanlar Renkli Baskıyı Lüks Görüyor
Türkiye’de İstenmeyen E-Posta Oranı %140 Arttı, 2014 Siber Casusluğun Yılı Oldu
Aile Şirketleri için Sürdürülebilir Başarının Anahtarları

DIŞ TİCARET

Gümrük Yönetmeliğindeki değişiklikler

Gümrük Yönetmeliğindeki değişiklikler

Gümrük Yönetmeliğinin getirdiği değişiklik; özet beyan, onaylanmış kişi statü belgesi, antrepo ve gümrük müşavirliği sınavına ilişkin maddelerinde yapılan çeşitli düzenlemeleri içeriyor.

OFİS VE İNSAN

Beden Dilinin Etkin Kullanımı

Beden Dilinin Etkin Kullanımı

Beden dili, sözlü iletişimi daha etkili hale getirmek amacıyla iletişime bedenimizi de katarak kullandığımız sözsüz iletişim biçimine verilen isimdir.

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit nakittir derler. Oysaki vakit nakitten daha fazla bir değere ve öneme sahiptir. Nakit denilen şey, elde tutulabilen, saklanabilen, depolanabilen ve elden ele dolaşabilen bir nesne.

İŞ DÜNYASI

Performans değerlendirme sonucuna işçinin verdiği cevabın savunma sayılamayacağı konusu

Performans değerlendirme sonucuna işçinin verdiği cevabın savunma sayılamayacağı konusu

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, performans değerlendirmesinde başarısız sonuç alan işçinin bu değerlendirmeye ilişkin cevabının savunma olarak kabul edilemeyeceğini dile getirmiştir.

HUKUK / MUHASEBE

Doğum İznindeki İşçi İçin İzin Süresince Sigorta Primi Ödenmesi Gerekir mi?

Doğum İznindeki İşçi İçin İzin Süresince Sigorta Primi Ödenmesi Gerekir mi?

4857 sayılı İş Kanunu gereğince kadın işçilere doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta izin verilmesi esastır.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • Yeniden Konumlandırma Stratejileri

    İşletmeler zaman zaman markalarını yeniden konumlandırmak zorunda kalırlar. Özellikle teknolojideki gelişmeler, tüketici davranışlarındaki değişimler, rekabet baskısı yeniden konumlandırmayı bir gereksinim haline getirir.