Tuğberk Seçkin: Girişimcilik yenilikçi bir çözüm sunmaktır

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Tuğberk Seçkin: Girişimcilik yenilikçi bir çözüm sunmaktır

Girişimci Danışmanı Tuğberk Seçkin ile girişimcilerin zorlukları ve çözüm önerileri üzerine konuştuk.

Kobitek: Tuğberk Bey Merhaba, Çizgi Dışı Girişim adında bir danışmanlık şirketinin ortağısınız. Öncelikle şirketinizin tanıtımındaki "Çocuk Girişimciliği" kavramını açıklamanızı rica ediyoruz. Bu, hiç de alışık olduğumuz bir kavram değil doğrusu…

Kavrama alışık olmamakta çok da haklısınız. Çocuk girişimciliği konusunda ülkemizde henüz bir çalışma gerçekleştirilmiş değildir. Çocuk girişimciliği, bireylerin çocuk yaştan itibaren girişimci düşüncenin temelleri doğrultusunda; gelecek yıllarda gerek kendi işlerini kurarak gerekse de çalıştıkları kurumlar ve içinde bulundukları toplum için özgün, yenilikçi ve sürdürülebilir faydalar sağlayarak değer yaratmaları için yetiştirilmesidir. 

Burada anlatılmak istenen çocukların girişimci düşüncenin temellerine sahip bir “birey” olarak yetiştirilmesidir. Bu amaçla tasarlanan “Çocuk Girişimciliği Eğitim Modülü”, sınıf içi eğitimleri ve yaparak öğrenme felsefesi doğrultusunda etkinlik tabanlı uygulamaları kapsamaktadır. Bu eğitim modülü ilk aşamada ilköğretim 5. ve 6. sınıflara yönelik geliştirilmiştir. Gelecek dönemlerde bazen sadece kavram tanıtımı bazen de büyük problemlerin beklenmedik çözümlerini içeren uygulamalar ile ilköğretimin tüm düzeylerinde (1–8) işlenebilir farklı seviyelere yönelik modelleri de tasarlanacaktır.

Kobitek: Sloganınız "yeni nesil danışmanlık". Bu da alışık olmadığımız bir kavram. Yeni veya farklı bir yöntemden mi bahsediyoruz?

Burada bir yöntemden değil, yaklaşımdan bahsetmeye çalışıyoruz. Yaptığımız ve yapacağımız danışmanlıklar tamamen proje tabanlı olarak tasarlanmaktadır. Öncelikle müşterinin gerçek ihtiyaçları ciddi bir analiz çalışması ile belirlenerek, problemler proje tabanlı olarak stratejik bir örüntü kapsamında çözülmeye çalışılmaktadır. 

Bu yaklaşımın diğer danışmanlık hizmetlerinden temel farkı hazırlanan proje üzerinden bir bedel almaya değil tamamen katma değer yaratmaya odaklı olmasıdır. 

Ayrıca üniversitenin içinde yer alan bir Teknopark firması olmanın avantajı ile farklı uzmanlıklara hızlı ve kolay şekilde ulaşabiliyor; çağdaş yönetim anlayışları ve teknolojik gelişmeleri kolaylıkla takip edebiliyor ve müşterilerimize yansıtabiliyoruz. Firmamızın ortaklık yapısı ve öz niteliklerimiz sayesinde de, müşterilerimize yönelik analizleri daha bilimsel bir yapıda gerçekleştirebiliyoruz.  

Kobitek: Türevleri olsa da ana işiniz girişimci danışmanlığı. Öncelikle "girişimci" ne demek? Şirket kuranlar, ya da esnaflar, "girişimci" değil mi? 

Bize göre girişimci, gerek kendi işinde, gerek profesyonel yaşamında gerekse de sosyal bakımdan toplum için değer yaratan(gerek ticari gerekse de sosyal boyutta), yenilik içeren bir fayda sağlayan kişidir. Hatta ticari bir faaliyet olmasa dahi girişimcilikten bahsetmek mümkündür. İç girişimci ve sosyal girişimci kavramları da günümüzde önem kazanmıştır. 

Sınıflandırmayı şirket sahibi ya da esnaf olarak yapmak yanıltıcı olabilir. Bu açıdan bakıldığında bir fabrikatör dahi girişimci olarak kabul edilemez iken ufak çaplı bir esnaf girişimci olabilir. Farkı yaratan, hedef kitlesine sunulan yenilikçi bir çözümün bulunup bulunmamasıdır.  

Kobitek: Son dönemlerde kobitek.com olarak gözlemimiz o ki, pek çok kişi satmak amacı ile girişim yapmak istiyor. Amerikan işi bu modeli nasıl buluyorsunuz? Satmak için kurulan işler, gerçek değer yerine bol cilalı işler olmuyor mu? 

Gözleminize doğrudan katılıyorum. Kurulan yapıların çoğunda bu motivasyon ile yola çıkılıyor. Bazı sektörlerde (özellikle e-ticaret yapılarında) bu durum profesyonel bir yönetim unsuru haline dahi geldi. Şirketlerin yönetimini CEO olarak devralıp, 2-3 senelik forechecking uygulamaları ile sitenin trafiğini tavana ulaştırdıktan sonra girişim sermayedarlarının ilgisini çekmeye çalışan profesyonel kadrolar var artık. 

Bu yapıların çoğunun cilalı işler olduğunu biliyoruz. Bir zaman daha yatırımcıların bu modelde fon getirmeye, girişimcilerin de bu yapılardan fon sağlamaya devam edecekler. Ancak bu etkinin de uzun vadede geçerli olacağını zannetmiyorum. Girişim sermayedarları daha ince eleyip sık dokuyarak yatırım alanları belirleyecekler, girişimciler de altı daha dolu, tüm destek mekanizmaları çalışır hale getirilmiş şirketler kurma yoluna gideceklerdir.  

Kobitek: Yıllardır kobitek.com ile pek çok KOBİ ile temas halindeyiz. KOBİ yöneticilerinin hemen hemen her türlü araştırmada en önemli sorunlar listesinin değişmez 1 numarası "finansman kaynaklarına erişim zorluğu" oluyor. Veriler de bunu destekliyor. KOBİ'lerin kredilerdeki payı gerçekten düşük. Ancak sizin bakış açınızla nasıl görünüyor. Doğru mudur bu düşünce? Girişimciliğin önündeki en önemli engel midir finansman?

Evet, bu görüşe katılıyorum. KOBİ’lerin kredi hacminden aldıkları pay %5 düzeyini geçmemektedir. Bu durum, KOBİ’lerin ağırlıklı olarak özsermaye yoluyla finansmanını zorunlu kılmaktadır. Dolayısıyla işletmelerin finansal kaldıraçtan yararlanma olanakları son derece sınırlı kalmakta. Bunun dışında, sermaye piyasalarında da fon sağlama imkanlarının kısıtlı hatta yok denecek kadar az olması; KOBİ’ lerin büyüme planlarını zorlaştırmaktadır. Ağırlıklı olarak kısa vadeli banka kredilerinin yatırım finansmanında kullanılması, zaman içerisinde geri ödeme ve yeniden kredi sağlama gibi zorluklar ortaya çıkarmakta ve finansman sorununu kronik hale dönüştürmektedir. 

Finansmana ulaşım kolaylaşsa bile, mevcut yapıdaki KOBİ’ lerin de kendilerini yeniden yapılandırması gerekmektedir.  Önümüzdeki dönemlerde “iyi KOBİ” ve “kötü KOBİ” ayrımı ortaya çıkacak ve bazı işletmeler için kredi bulmak oldukça zor, bazıları için ise  tamamen imkansız hale gelecektir. 

Finansman sorunu bir veridir ancak girişimci açısından en önemli sorun asla değildir. Gerçek sorunlar ise yenilikçi olamamak, müşteri odaklı yeni ürünler ortaya çıkartamamak ve doğru pazarlama ve rekabet stratejileri kuramamaktır. 

Kobitek: Üniversite-reel sektör ilişkisini problemli görüyorsunuz. Gerçekten de başta A.B.D. olmak üzere bu işi iyi yapan ülkelerde Ar-Ge çalışmalarında "Ar" tarafını daha çok üniversitelerin, "Ge" tarafını ise şirketlerin yaptığı görülüyor. Oysa bizde şirketler tüm Ar-Ge faaliyetini yapmak için uğraşıyor. Üniversiteler ise yasanın kendilerine tanıdığı TeknoPark imkanlarının ötesini zorlamıyorlar sanki.

Bu probleme yönelik çözüm üretebilmek için öncelikle sorunu iyi anlamak gerekmektedir. Geriye dönük basit bir analiz yapılacak olursa; bu sorunun temelinde ülkede AR-GE kültürünün olmayışı, akademik yükseltmelerde sektör işbirliğiyle yapılan araştırma projelerinin dikkate alınmaması, akademik yetersizlikler, araştırma sonucu elde edilen gelirin yaklaşık %60'ının döner sermayeye aktarılması, sektörün akademisyenlerden beklentisinin tamamen kazanca yönelik olması, “Ben 30 yıldır bu işin içindeyim. Hocam, o öyle olmaz” anlayışının yaygın olması ve tüm bunların sonucu olarak ortaya çıkan güvensizlik ortamı yatmaktadır. 

Bu şartlar altında üniversiteler, eğitim, ticarileştirme ve araştırma fonksiyonlarının sadece “eğitim” boyutunu gerçekleştirebilmişlerdir. Ancak bugün gelinen noktada, üniversitelerin “Ar” yapmasını beklemek kaçınılmazdır. Bu da performansa dayalı bir yönetim sistemiyle mümkün olacaktır. 

Kobitek: "Finans Okuryazarlığı" son günlerin en çok kullanılan kavramlarından birisi. Sizin de hizmetleriniz arasında yer alıyor sanırım. Bu konuyu biraz açar mısınız?

“Finans Okuryazarlığı”, işletmenin faaliyet aşamalarına bağlı olarak ortaya çıkabilecek finansal yönetim uygulamalarından haberdar olmayı, mali tablolardaki değişimlerin analizi, ulusal ve uluslararası finansal piyasalarda yaşanan gelişmelerin takip edilmesini anlatmak için kullandığımız bir kavram.  

Çıkardığımız yayınlar, online paylaşımlar ve yüz yüze gerek görüşmeler gerekse de eğitim faaliyetleri aracılığıyla, müşterilerimizi temel finansal konularda bilgilendiriyoruz. Uluslararası piyasaları ne şekilde takip etmeleri gerektiği konusunda yönlendiriyoruz. Ayrıca basit finansal göstergeler yardımıyla, ülke ekonomisinin güncel durumunu, işletmenin finansal açıdan yapısını analiz edilmesine ve birlikte değerlendirilmesine destek veriyoruz.  

Kobitek: Bir çok KOBİ'nin her geçen gün rekabet gücünün ve karlılığının azaldığını görüyoruz. Sizce buradaki yaygın sorun ne? Fark edilemeyen bir değişim mi yaşanıyor? Bu KOBİ'lerimiz için deniz bitti mi? Hizmetleriniz arasında yer alan yeniden yapılanma danışmanlığının kapsamı hakkında bilgi verir misiniz? Bu tür KOBİ'lerimiz yeniden yapılanma ile güneşli günlere dönebilir mi gerçekten? Sorun sadece bir ayar sorunu mu?

Üretim ve mali piyasalar birlikte düşünüldüğünde önemli bir değişimin yaşandığı söylenebilir. Bu değişimin kısmen fark edilebilmekte kısmen de göz ardı edilmektedir. KOBİ’lerimiz için deniz bitmemekle birlikte, satış olanaklarının net bir şekilde azaldığı görülmektedir. Bu daralma, firmaların yeniden yapılandırılmasını ve mevcut rekabet koşullarına ayak uydurmalarını zorunlu kılmaktadır. Artık “ne üretirsem satarım” mantığı bitmiştir. Fiyat, kalite, müşteri değeri, sürdürülebilirlik, satış sonrası hizmet vb. faktörler çok daha ön plana çıkmıştır. Bu açıdan bakıldığında, zor durumda olan firmaların yeniden güneşli günlere dönmesi oldukça zor gözükmektedir. Hiçbir danışmanlık firmasının elinde bunu sağlayabilecek sihirli bir değnek bulunmamaktadır. Mühim olan güneşli günleri kaybetmeden danışmanlık hizmetlerinden doğru bir şekilde  yararlanılmasıdır. 

Ayrıca sosyal sorumluluk faaliyetlerimiz arasında, güneşi tamamen kaybetmiş müşterilerimizin iflas süreçlerini yönetmek de bulunmaktadır. 

Kobitek: Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz. Bir süredir kobitek.com'da girişimcilik üzerine yazılarınızı yayınlıyoruz. Bu değerli paylaşımınızdan dolayı ayrıca teşekkür ederiz. Son olarak KOBİ yöneticilerine ve girişimcilere söylemek istediğiniz neler olabilir?

Mümkünse seyirci değil, oyuncu olsunlar…

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
6943 kere okundu

Etiketler: girişimcilik

Tuğberk Seçkin

1982 Amasya doğumlu olan Tuğberk Seçkin, lisans eğitimini 2005 yılında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği programı ile tamamlamıştır. Eğitiminin ardından profesyonel kariyerine başlamış, İzmir ve Manisa illerindeki çeşitli firmalarda sırasıyla “Üretim Planlama ve Lojistik” ile “Stratejik Planlama” servislerinde orta düzey yöneticilik pozisyonlarında görev almıştır.
2008 yılında İstanbul’ a gelerek özel bir danışmanlık firmasında Girişimcilik Projeleri Yöneticisi olarak çalışmaya devam etmiştir. Bu görevi süresince; toplamda 38 ayrı ilde KOBİ’ ler için yönetim danışmanlığı yapmış, birçok yerel ve ulusal çapta girişimcilik projeleri yönetmiş, girişimcilik eğitimleri vermiş, bireysel girişimci adaylarına iş planı ve fizibilite danışmanlığı yapmıştır. Ayrıca bir uluslararası konferansta bildiri yayınlamış; Hatay, Tekirdağ, Bartın, Eskişehir, Bayburt, Trabzon ve Denizli illerinde Yerel Kalkınma ve İşgücü Piyasası Analizi Çalışması;Kütahya ve İstanbul’ da Kadın İşletme Geliştirme Merkezi Projesi; 17 ilde Genç Girişimcilik Projesi, 2 adet Franchising Deployment Projesi ve AVEA ile “Memleketim Anadolu İşim Teknoloji” TeknoGirişimci projesi yönetmiş; AVEA ve TOG ile 10 ilde düzenlenen “Hayatımın Fikri” projesinde eğitmen ve danışmanlık yapmış, “İşsizliğe Çözüm Girişimcilik: İstanbul ili İşsizlerin Girişimcilik Potansiyellerinin Analizi” konulu projede yer almıştır. Kariyeri boyunca sektörel çalışmalar dahil toplam 9 kitap yazmış ve 2011 yılında “Best European Study Award” ödülünü almıştır.

2012 yılında ise “danışmanlığın yeni versiyonu” olarak nitelendirdiği Çizgi Dışı Girişim’i Eskişehir Anadolu Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi’ nde  kurmuş ve geçmişten beri inandığı ve üzerine çalıştığı “Çocuk Girişimciliği”ni gerçekleştirmek için çalışmalarına başlamıştır. Halen burada; hem girişimcilik ekosisteminde yer alan paydaş gruplarının ve girişimcilik ikliminin gelişimine destek olacak projeleri yürütmeye hem de KOBİ’ lere eğitim ve danışmanlık hizmeti vermeye devam etmektedir.

Bunların yanında "Girişimcilik İklimi" dergisi yazı işleri müdürlüğü görevini de halen yürütmektedir.

tugberk.seckin@cizgidisigirisim.com.tr
www.cizgidisigirisim.com.tr

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

KOBİ'ler Sosyal Medyada Ne Yapabilir?
Uzun saatler çalışılan ve farklı aydınlatma senaryolarına ihtiyaç duyan mekanlar olduklarından, ofislerde LED kullanımı çok önemlidir
Biz KOBİ'ler, girişimcilik konusunda çok iyiyiz, ama kurumsallaşma, büyüme, karlılık, sürdürülebilirlik noktalarında daha çok yolumuz var
Tuğberk Seçkin: Girişimcilik yenilikçi bir çözüm sunmaktır
Üniversitelerde yığılmayı önlemek ve ülkenin nitelikli eleman ihtiyacının yüksek olduğunu kamuoyuna iyi anlatmak gerekiyor
Bir şirketin YENİLEŞİM KÜLTÜRÜ, uygulama başarısının temel kaynağı olmasının yanı sıra, kar ve şirketin büyümesinde de büyük bir önem taşır
Günümüzde firmaların “Benzersiz müşteri deneyimi” de yaşatabilmesi gerekiyor. Bunun için müşterisini tanıması, davranışlarını anlayabiliyor olması şart -2
Günümüzde firmaların “Benzersiz müşteri deneyimi” de yaşatabilmesi gerekiyor. Bunun için müşterisini tanıması, davranışlarını anlayabiliyor olması şart
KOBI'ler için Dijital Medyada reklam stratejileri ve ajans seçimi nasıl olmalı?
Ufuk Tarhan: Yeniçağ KOBI’ler için tam bir fırsat çağı! Tabii bunu doğru değerlendirebilenler için… -2
Ufuk Tarhan: Yeniçağ KOBI’ler için tam bir fırsat çağı! Tabii bunu doğru değerlendirebilenler için… -1

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

Demir Yumruk; Çin

Demir Yumruk; Çin

1,339,724,852 insan ve insan … Bu insanlar ne yer, içer,neyi talep eder,hangi markalara hayranlar, Batı Dünyasına nasıl bakıyorlar, iş yapışları bizlere göre son derece karmaşıkken, kulaklarını arkadan tutarken, nasıl böyle dev bir demir yumruk ile ihracat şampiyonu oluyorlar.

OFİS VE İNSAN

Ergonomik Kullanım: Klavye ve Mouse

Ergonomik Kullanım: Klavye ve Mouse

Bilgisayar başında geçirdiğimiz zamanlar gün geçtikçe artıyor. Evde ya da ofiste çalışma sürelerimizin büyük bir kısmını (Bazı işlerde neredeyse tamamını) bilgisayar karşısında ve masa başında geçiriyoruz.

Hayatı Ertelemeden Yaşamak, Zamanın Öneminin Farkına Varmak

Hayatı Ertelemeden Yaşamak, Zamanın Öneminin Farkına Varmak

Toplum olarak işlerimizi en son ana bırakmaya yatkınız. Ya Hayat? Onu yaşamayı niye son ana bırakıyoruz. Gülmeyi bile öteleyen ve taksitlendiren bir hayat yaşıyoruz. Her sabah 24 saati peşin alıyoruz ama taksit taksit gülüyor ve mutluluğu da aylarca erteliyoruz.

HUKUK / MUHASEBE

E-Fatura Nedir?

E-Fatura Nedir?

Belli ciroların üzerindeki, ya da belirlenen sektörlerdeki firmalar faturalarını elektronik ortamda düzenlemek ve kabul etmek zorundadır

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi