İşkolik Olmak, İşkolizm ve İşkolizmden Kurtulmanın Yolları

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
İşkolik Olmak, İşkolizm ve İşkolizmden Kurtulmanın Yolları

Çalışma hayatında, kabul görmek, onaylanmak ve saygı duyulması için sektörel alanda uzmanlaşmanın yanı sıra çok çalışkan olmak da gerekiyor.

Ancak günümüzde zaman eskiden olduğundan çok daha hızlı akıyor. İletişim kanallarının gelişmesiyle birlikte zamanı planlamak da zorlaşıyor. Ve sonuç olarak çok çalışmak ile işkolik olmak arasındaki sınırı çizmek neredeyse imkansızlaşıyor.

İşkolizm çağımızın hastalığı… Hayatını çalışmaktan ibaret sanan birey kendine olduğu kadar çevresine de zarar verebiliyor. Zamanla sadece çalıştığı süre boyunca mutlu olan, işi ile evli bu bireyler önce kendi sonra sevdikleri insanları ihmal ederek, hayatı sürekli ıskalayarak yaşamaya başlıyor. Peki, nedir bu işkolizm? Çok çalışmak işkolik olmak ile eş değerde midir?

Bireyin kim olduğu, ne yaptığı ve sonuçta elde ettikleri ile değer gördüğü günümüz koşullarında işkolikler bu üç değer yargısı arasındaki dengeyi kuramadıkları için çok çalışan bireylerden ayrılırlar. Çalışkan olanlar işkoliklere oranla çok daha sağlıklı bakış açısına sahiptirler. İşkoliklerin en sıklıkla yaptığı hataların başında; yapılan ile elde edilen arasında kim olduklarını da unutmaları gelir. İşkolikler işleri ile evlidirler. Bu evlilik bağı işkolikler için öylesine güçlüdür ki kendilerinden önce iş hayatlarının gelmesini normal karşılarlar. Kendilerini unutarak hayatlarının odak noktasına işlerini yerleştirirler. Duygu yoğunluğu, işkolikler için sadece çalıştıkları süre boyunca geçerlidir. İşkolikler genelde duygu ve hayattan beklentilerini iş yaşantısının ardına saklanarak perdelerler. Mükemmeliyetçi yapıları işkolikleri bitip tükenmez mükemmeliyetçilik arayışına sürükler. Neticede de orada kaybolurlar. Eş, çocuk, özel hayat, önemli günler, aile toplantıları gibi kavramlar işkolikler için önem listenin son sıralarında sıralanır. İşkoliklerin dur noktası yoktur. Ki işkolikleri çok çalışan bireylerden ayıran en temel özellik de budur. Çok çalışan bireyler nerede, ne zaman durulması gerektiğini bilirler. Çok çalışan bireylerin iş dışında da bir hayatları vardır ve işkoliklere oranla bu hayatı yaşamayı tercih ederler. Çok çalışan bireyler iş dışı hayatlarını etkin değerlendirirlerken işkolikler bu zamanlarda dahi kafaları işle meşkul olanlardır.

İşkolik olmak başta keyifli ve zararsız gibi hissedilse de zamanla özel hayat kadar iş hayatı ve çalışılan şirket için de tehlikeli sonuçlar yaratır.

İşkolizm Ya Da İşkolik Olmanın Sonuçları

  • İşkolizm ya da işkolik olmak sosyal ilişkilerinin bozulmasına neden olur.
  • İşkolik olmak bireyin kendine zaman ayırmaması anlamına gelir ki bu da zamanla hayattan kopmaya ve kişisel gelişimin sekteye uğramasına neden olur.
  • İşkolik bireylerin evlilik hayatları zamanla bozulur ve evliliklerinin parçalanmasına neden olur.
  • İşkolik olmak zamanla depresyon, yorgunluk ve dolayısıyla da huzursuzluğa yol açar.
  • İşkolik bireylerde strese bağlı sağlık sorunlarına sıklıkla rastlanır.
  • İşkolik bireyler günlük hayatta gerekli geri beslenmeyi yaşayamadıkları için zamanla yaratıcılık ve üretkenlik düşer sonuçta da hata yapma olasılıklarında artış görülür.

Tüm bu olumsuz gelişmeler iş hayatının her şeyin önünde tutan birey için işini kaybetmeye kadar giden ciddi sorunlara gebedir.

İşkolizmi Yenmek, İşkolik Olmadan da Çalışma Hayatında Başarılı Olmak İçin İzlenmesi Gereken Yollar

İşkolizm zamanla oluşan iş hayatındaki korkularınızla beslenen ve bir süre sonrada yaşama biçimine dönüşen bir durumdur. Bu da demek oluyor ki küçük bir takım çabalarla işkolizmin önüne geçebilmek mümkün.

Peki, ne yapmalısınız?

Öncelikle işkolik olduğunuzu kabul edin ve sizi bu noktaya sürükleyen gerekçelerinizi gözden geçirin. İş yerinde kabul görme problemi mi yaşıyorsunuz? Ya da gerçekleştirdiğiniz çalışmalarda onaylanmak mı istiyorsunuz? Yeteri oranda saygı görmediğinizi mi düşünüyorsunuz? Öncelikle tüm bu endişelerin bir gün istediğiniz noktada çözümleneceğini bilmenizde yarar var. Her şeye, hemen ve hep birlikte sahip olamazsınız. Ayrıca hedefiniz bu kazanımlarsa bunlara hayatınızın diğer evrelerinde de sahip olabilirsiniz. Aile ya da arkadaş çevrenizde de saygı, onay ve kabul görebilirsiniz. İşte bu yüzden iş-yaşam dengesini doğru kurmalısınız.

İş-Yaşam dengesi nasıl kurulur?

  • İşi işte, hayatı hayatın içinde yaşamayı prensip edinmelisiniz. İş bittiği anda hayatınız başlar. İşin bittiği noktada halen işi düşünerek zaman geçirmek sizin hayatınızdan çalar.
  • Özel hayat, aile ve arkadaşlar önemlidir. Onlara gereken önemi vermeye özen gösterin. İşi ilişkilerinize, ilişkilerinizi işe taşımayın.
  • Hayır demeyi öğrenin. Yaptığınız bir planı, sizin için önemli olan bir günü ya da randevuyu yaşamanızdan sizi alı koyacak her türlü göreve hayır deyin. Hiçbir şey sizin hayatınızdan ya da planlarınızdan daha önemli, daha acil olamaz. Acil olan hiçbir iş de son dakika da aktarılmaz.
  • Spor yapın. Yeni hobiler edinin. Başlangıçta iç disiplini kurmak zor olacağı için sizi zorlayacak programlı aktivitelere yazılmak iyi çözüm olacaktır. Sizi takip eden bir spor salonu idealdir.
  • Yardım isteyin. Sonuçta yaşadığınız sizin hayatınız olsa da onu yaşamaya yeni başladınız. Bu noktada deneyimsiz ve tecrübesiz olmanız doğaldır. Arkadaş ve ailenizden size yardım etmelerini isteyin.
  • Doğru ve dengeli beslenmek önemlidir. İşkolik olduğunuz zamanlarda atladığınız öğünleri ve bunun neden olduğu problemleri hatırlayın. Sağlam kafa sağlam vücutta bulunduğuna göre siz de beslenmenize dikkat edin.
  • Tatile çıkın. Fırsat bulduğunuz her an uzaklaşın. Hafta sonu tatilleri, bayram ve benzeri resmi tatillerde küçük seyahat planları yapın.
  • İş dışı hayatınız için de ajanda tutun. Özel ve önemli günleri not alın, hatırlatıcılardan yararlanın ve tıpkı iş hayatınızda olduğu gibi unutmamanızı sağlayacak detayları hayatınızda kurgulayın!
  • Hatasız kul olmaz! Unutmayın ve kendinizi affetmeyi öğrenerek hatalarınızdan ders alarak ilerleyin.
  • Dinlenmeyi tembellik addetmeyin. Tıpkı yemek yemek, su içmek gibi dinlenmenin de bir ihtiyaç olduğunu kabul edin.

Eğer kendi kendinize yardım etmekte zorlanıyorsanız profesyonel yardım almayı deneyin. Bu noktada bir yaşam koçu ve/veya psikolog ideal bir destekleyici olabilir. Profesyonel bir kişi tarafından yaşantınızın değerlendirilmesi ve gerekli çıkış yollarının birlikte bulunması önemli bir deneyimdir. Tekrar hatırlatmakta fayda var, işkolik olmak ya da işkolizm bir kader değildir. Sonradan gelişmiş ve çeşitli temelleri olan bir problemdir. Bunu aşmak zordur ama imkansız değildir. Bu nedenle vakit kaybetmeden önerilerimize kulak vermeli ya da profesyonel destek almalısınız.

Kaynak : makalemarketi.com

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
17307 kere okundu

Etiketler: işkolik

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Ofis ortamında bilgisayar ağı kurulumu
Toplantı Teknikleri
Kendini Tanımak ve Kendini Geliştirmenin Önemi
Ergonomik Kullanım: Klavye ve Mouse
Beden Dilinin Etkin Kullanımı
Etkili İletişim Teknikleri: İletişim Becerileri ve Yapılan Hatalar_2
Doğa Dostu Yeşil Binalar
Önyargı Nedir? Önyargılı Olmanın Zararları Nelerdir?
Ayaküstü Sohbet Etme Sanatı
Monitör ve masa yerleşimi
Teknolojik değişim ve yeni ofis düzeni
Ofis çalışma verimliliğini etkileyen faktörler
Sanal Ofis Nedir, Ne İşe Yarar?
Çalışanlarda Performans Düşüklüğü
Ergonomi nedir?

DIŞ TİCARET

KOBİ´lerde ihracat sorunları

KOBİ´lerde ihracat sorunları

KOBİ´lerin dış ticarete ve ihracata yönelik en büyük sorunları sıralanırken, teknoloji kullanımı, finansman, dış pazarlardaki sert rekabet, ön plana çıkıyor.

OFİS VE İNSAN

Ofiste Ergonomi

Ofiste Ergonomi

Günümüzde ergonomi kavramı yapılan iş ve insanın çalışma gücünün maximum düzeyde dengelenmesi ve bir yandan çalışanın sağlığını korurken, bir yandan da verimliliğin artmasını da içermektedir.

Ofis ortamında bilgisayar ağı kurulumu

Ofis ortamında bilgisayar ağı kurulumu

İki ve daha çok bilgisayarın birbirine bağlanmasına bilgisayar ağı (Network) denir. Ağ içindeki bilgisayarlar birbiriyle iletişim kurabilirler ve veri paylaşırlar.

İŞ DÜNYASI

Klasik yöneticiden e-yöneticiye

Klasik yöneticiden e-yöneticiye

Burada genel olarak hep yönetim- iş süreçlerinin e-dönüşümünden bahsettik. Yani işin hep yönetimsel, mekanik ve işlevsel yanıyla. Peki ya tüm bu süreçleri yönlendirenlerin, yani insanların, yani yöneticilerin e-dönüşümü?

HUKUK / MUHASEBE

Yeni Türk Ticaret Kanununa Genel Bakış

Yeni Türk Ticaret Kanununa Genel Bakış

1 TEMMUZ 2012 tarihi itibarı ile yürürlüğe girecek olan 1535 maddelik Türk Ticaret Kanunu (TTK) tasarısı 12 Ocak 2012 tarihli TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaşmıtır.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • KOBİ’ler için 10 adımda marka yaratma

    Türkiye’nin ilk marka danışmanı ve marka yönetiminin duayeni Güven Borça yıllar önce “Marka İnşaasının 9 Basamağı” başlıklı bir yazı yazmıştı. İlk okuduğumda çok heyecanlandığımı hatırlıyorum. Kısa ve öz bir yazıydı. Ancak hala yüzlerce şirket bu perspektiften yoksun bir şekilde iş yapıyorlar. Güven Borça’nın bu yazısının ana başlıklarını (bir başlıkta –segmentasyon- ben ekledim) son on yılda oluşan gözlem ve deneyimlerimin ışığında yorumlayarak aktarıyorum.