Balanced Scorecard

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Balanced Scorecard

“Ölçülmeyen performans değerlendirilemez.” Harvard Business Review tarafından son 75 yılın en yenilikçi ve etkili yönetim fikri ve uygulaması seçilen Balanced Scorecard (BSC), henüz ülkemizde yaygın olarak kullanılmıyor.

Ancak, dünyayla rekabette başarılı olmak için sadece teknolojik gelişmeleri değil, aynı zamanda yönetim anlayışındaki gelişmeleri de yakından takip etmeliyiz.

Yöneticiler kararlarını genellikle ölçülmesi nispeten kolay olan ve ölçme sistemleri kurulu göstergeleri takip ederek alıyorlar. Kurum performansını önemli ölçüde etkileyen, ancak ölçülmesi güç performans göstergeleri ise sistematik olarak takip edilmiyor. Bu durumda şirketlerde geçmiş kararların bugünkü yansıması olan finansal göstergelere aşırı ağırlık verilirken, geleceği hazırlamak için ihtiyaç duyulan göstergelere gerekli önem verilmiyor.
Bir kurumu geleceğe hazırlamada en önemli unsur o kurumun, rakiplerinin ve çevrenin koşullarına uygun olarak geliştirilmiş özgün stratejisidir ve stratejinin etkinlikle uygulanmasıdır. Fortune dergisinin bir araştırmasına göre “Etkin olarak uygulanabilen stratejilerin oranı %10’u bile geçmemektedir.” Bu konuda detaylı bir araştırma yapan R. Kaplan ve D. Norton, stratejilerin etkin olarak uygulanabilmesinin önünde dört engel bulunduğunu tespit etmişler: (i) Vizyon engeli – kurum hedefinin ve stratejisinin onları uygulamakla sorumlu çalışanlar tarafından yeterince anlaşılmamış olması (çalışanların sadece %5’i kurum stratejisini anlıyor); (ii) Operasyonel engel – bütçeleme, yatırım planlaması gibi yönetim sistemlerinin uzun vadeli stratejik yaklaşımlar ve öğrenme odaklı olmaması (şirketlerin %60’ı bütçelerini kurum stratejileri ile ilişkilendirmiyor); (iii) Yönetim engeli – üst yönetimin zamanını günlük sorunları çözmek için kullanıp, stratejik düşünceye yeterince eğilmemesi (strateji ile ilgili konulara bir ayda, yöneticilerin %85’i bir saatten az vakit ayırıyorlar); (iv) İnsan engeli – insan kaynakları yönetim ve teşvik sistemlerinin strateji ile bağlantısının kurulmamış olması.

Bu araştırma şirket performans göstergelerinin en az dört boyutta dengeli olarak ortaya konulması gerektiğini vurguluyor: (i) Finansal boyut, (ii) Müşteri boyutu, (iii) Verimlilik boyutu ve (iv) Öğrenme ve gelişme boyutu. Şirketin ihtiyaçlarına göre “işbirliklerinin yönelimi” gibi farklı boyutları da içerebiliyor. Dört boyutta performans ölçütlerinin tespiti için şu soruların cevaplandırılması öneriliyor: Şirketimiz hangi sayısal hedeflere ulaşırsa ortaklarımız tarafından başarılı olarak kabul edilecektir? Vizyonumuza ulaşmak için müşterilerimiz tarafından nasıl algılanmalıyız? Müşterilerimizi tatmin etmek için hangi süreçlerimizde mükemmeliği hedeflemeliyiz? Vizyonumuza ulaşmak için nasıl bir kurumsal öğrenme ve gelişme modelimiz olmalı?

BSC, bir model olmaktan çok bu sorulara cevap verilmesini esas alan ve her şirket için özgün olarak geliştirilen bir üründür. BSC kurumun sadece farklılık yaratmak için gerekli adımlara odaklanmasını ve bu yöndeki gelişmelerin takip edilebileceği dengeli, ölçülebilir performans göstergelerinin belirlenmesini ve paylaşılmasını sağlar. Stratejik hedeflerin, süreç, takım ve kişi hedeflerine kadar indirgenebildiği somut adımların belirlenerek kurum içinde sistematik yayılımını sağlaması, BSC’nin başarısının temelidir.

Özetle, BSC kuruma özgü stratejinin tutarlı ve somut adımlara ayrıştırılmasını, kurumda iletişimin sağlanmasını ve düzenli olarak takip edilebilecek göstergelerle performans yönetiminin etkinliğini artıran bir araçtır. BSC’ın stratejinin tanımlanması ve hızla uygulanması konusundaki başarısının iş sonuçlarına yansıması, yönetim aracı olarak etkinliğinin en güzel göstergesidir.

Dr. Yılmaz Argüden
ARGE Danışmanlık A.Ş.
www.arge.com


Kaynak: Sabah Gazetesi İşte İnsan Eki - 12.11.2000

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
8399 kere okundu

Etiketler: balanced scorecard yönetim

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Pazarlama Temel Kavramları -1
Ali Rıza Eşkazan ile ropörtaj: İç denetimde mesleki uzmanlık
Aile Şirketleri
Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma
Yeni Markalar Oluşturabilmek
İş Güvenliği Uzmanı Kimdir, Ne Yapar?
Balanced Scorecard
Başarılı ERP Uygulamaları
ERP uygulamalarının başarısızlık nedenleri
Kurumsal Yönetim
İşyeri Güvenliği Nedir, Nasıl Sağlanır?
KURUMSALLAŞMA ve ISO 9001:2000
Şirket Birleşmelerinde Fiyat Tespiti
Kalite Nedir?
Kapasite kullanım oranının şirketlere etkisi

DIŞ TİCARET

Sektörel Dış Ticaret Şirketleri (SDŞ´ler)

Sektörel Dış Ticaret Şirketleri (SDŞ´ler)

KOBİ´lerin dış ticaret faaliyetleri açısından önemli bir konusunu oluşturan "sektörel dış ticaret şirketleri"ni, KOBİ´lerin yurtdışına açılmasını sağlayan ihracat konsorsiyumları olarak tanımlayabiliriz.

OFİS VE İNSAN

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit nakittir derler. Oysaki vakit nakitten daha fazla bir değere ve öneme sahiptir. Nakit denilen şey, elde tutulabilen, saklanabilen, depolanabilen ve elden ele dolaşabilen bir nesne.

Hayatı Ertelemeden Yaşamak, Zamanın Öneminin Farkına Varmak

Hayatı Ertelemeden Yaşamak, Zamanın Öneminin Farkına Varmak

Toplum olarak işlerimizi en son ana bırakmaya yatkınız. Ya Hayat? Onu yaşamayı niye son ana bırakıyoruz. Gülmeyi bile öteleyen ve taksitlendiren bir hayat yaşıyoruz. Her sabah 24 saati peşin alıyoruz ama taksit taksit gülüyor ve mutluluğu da aylarca erteliyoruz.

İŞ DÜNYASI

Sorularla İş Planı

Sorularla İş Planı

İş Planı, yapısı gereği bir çok soruyu yanıtlayan bir dokümandır.

HUKUK / MUHASEBE

İş Kanununda Çalışma Süreleri

İş Kanununda Çalışma Süreleri

Şirketlerin personelleri ile en sık rastlalanan ihtilafları çalışma süreleri ve ücretlendirme ile ilgili konulardır. Nevzat Erdağ, İş Kanununda çalışma süreleri ile ilgili düzenlemeleri inceledi.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • Etkili bir Pazarlama Planı nasıl yapılır?

    Zamanın birinde başbakanlarımızdan biri DPT’nin kalkınma planlarını “plan mı pilav mı?” diyerek küçümsemişti. Piyasa ekonomisi mantığı içinde devletin ekonomiyi planlamaması gerektiği gibi mantıkla sanırım bu yorumu yapmıştı.