Çalışma Hayatında Gelecek Dijital İK ile İnşa Edilecek

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Çalışma Hayatında Gelecek Dijital İK ile İnşa Edilecek

Bir önceki makalemi okuyan sevgili dostlarımın hatırlayacağı üzere, konu; iş dünyamızdaki kuşak çatışmaları ve bunun insan kaynaklarına yansıması ve de kuşaklararası hoşgörü/anlayışın, kariyer planlamasındaki önemiyle ilgili bir takım görüşlere yer vererek, kurumsallaşma ya da kurumsallaşamama üzerine, ilginç değerlendirmeler şeklindeydi.

Dünyaca ünlü uluslararası Bağımsız Denetim, Danışmanlık, Kurumsal Finansman, Kurumsal Risk Yönetimi ve Vergi Hukuku şirketlerinden Deloitte’un, bugüne kadarki en kapsamlı [İnsan Kaynakları Trendleri - 2017] araştırmalarına göre; kurumların, halen ve gelecekteki en önemli önceliği, “Geleceğin organizasyonunu inşa etmek” olarak öne çıkıyor. Türkiye’deki gündemin diğer iki maddesini de, “Doğru yetenekleri kazanmak” ve “Performans yönetimi” oluşturuyor.

“Dijital İnsan Kaynakları” ise hemen hemen tüm özel sektör ve kamu kurumları için en önemli yatırım alanı. Ancak; yetkinlikler ve güven, pek yeterli düzeyde değil!..

Bir önceki 40. makalem “Sektörel Bazlı ve Devlet Destekli Projeler Üzerine Bir Betimleme - X. Y. Z. Kuşak Çatışmaları”nı yazarken, bu rapor yayınlanmamıştı. (Valla doğru söylüyorum. :-))

Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 140 ülkede, 10 binin üzerinde insan kaynakları ve iş dünyası profesyonellerinin görüşleri alınarak yapılan çalışma, Deloitte’un; insan kaynakları alanında bugüne kadar gerçekleştirdiği en geniş ve kapsamlı araştırma olma özelliğini taşıyor.

Perakendebulten.Com da yayınlanan röportajında, Deloitte Türkiye Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. Ortağı Sn. Cem Sezgin, kurumlarımızın içinde olduğu dönüşümü şu şekilde ifade ediyor...

“Teknoloji hızını ve gelişimini artırdıkça; dijitalleşen dünyada yaşam, çalışma ve iletişim biçimlerimiz yeniden yapılanıyor. İş dünyasının, dijitalin hâkimiyetine girmesiyle kurallar yeniden yazılıyor. Bu doğrultuda kurumların; dönüşen işgücünü kendilerine çekebilmeleri, elde tutabilmeleri, motive edebilmeleri ve yönetebilmeleri için baştan aşağı yaklaşımlarını değiştirmeleri gerekiyor.” (Günümüzde, işveren markası olma yolunda çok doğru bir tespit!..)

Birçok yazıya ve röportaja konu olan Deloitte Türkiye raporuna göre; dijital ve dönüştürücü teknolojiler ekseninde “Geleceğin organizasyonunu inşa etme” dünya genelindeki ve Türkiye deki profesyonellerin, mevcut durumda ve gelecekte en önemli önceliğini oluşturuyor. Ve de özellikle; resmi ve özel tüm kurumların organizasyonel yapılarını, yetenek ve insan kaynakları stratejilerini, dijital dönüşüm doğrultusunda adapte etmeleri gerektiğine, dikkat çekiliyor...

Uluslararası şirketlerin diğer öncelikleri, sırasıyla; “Geleceğin organizasyonunu inşa etme, Çalışan deneyimi ve Performans yönetimi” şeklinde yer alıyor. Türkiye genelinde ve özelinde ise; bu sıralamada üçüncü sırayı “Yetenek kazanımı” konusu alırken, “Kariyer ve öğrenme” dördüncü, “Çalışan deneyimi” ise beşinci sırada kendine yer buluyor.

Aslında; bizdeki eleman aranıyor ilanlarında, genellikle neredeyse yeni mezunlardan bile en az 3-5 yıllık iş deneyimi isteniyor... Ama neyse!.. :-)

Cem Sezgin; çalışan deneyimi konusunu, şirketler açısından şöyle yorumluyor. “Araştırmanın sonuçları Türkiye’deki şirketlerin, yeni yeteneklerin istihdamına verdikleri önem ile bu konu çerçevesindeki hazırlık seviyeleri arasında, büyük bir fark olduğunu ortaya koyuyor. Bazı özel şirketler ve kamu kurumları dahi, işe alım sonrasında çalışanlarına farklılaşan bir oryantasyon yani çalışan deneyimi sunma konusunda geride kalıyor. Oysa geçtiğimiz senenin sonuçlarında çalışan deneyimi konusu; birçok şirkette ve tedarik zincirinde, hem ulusal hem de uluslararası bazda, en öncelikli konular arasında yer alıyordu.”

Performans Yönetimi, mevcut durumda hem Dünya’da hem Türkiye’de ilk 3 öncelik arasında yer alsa da; Türkiye’deki profesyonellerin çoğu - Dünya ile karşılaştırıldığında, bu konudaki yetkinliklerini daha zayıf görüyor. “Ödüllendirme ile çalışanlarını motive etme” bu durumun en çarpıcı örneklerinden birini oluşturuyor. Zira; Türkiye’deki katılımcıların %70’i bu alanda yetersiz olduğunu düşünürken, Dünya’da bu oran yalnızca %30’lar seviyesinde. Aynı şekilde, Türkiye’deki profesyoneller, çalışanlarına doğru zamanda - doğru geri bildirim yapma ve her seviyeye yönelik teşvik ödemeleri sunma... konularında da, kendilerini yetersiz buluyor. (!)

İşgücünün yapısı geliştikçe, doğru takımlar oluşturarak bu takımlar arasında uyumlu çalışmayı sağlamak öncelik haline geliyor. Bu nedenle doğru kişiyi işe almak ve gelişimini sağlamak, her zamankinden daha önemli bir hal alıyor. “Yetenek kazanımı” konusu, Türkiye’deki şirketlerin karşılaştıkları en önemli zorlukların arasında yer alıyor. Dünya’da katılımcıların %80’i yetenek istihdamı konusunu önemli bulurken, Türkiye’de bu oran %85 ile Dünya’ya yakın seyrediyor. Ancak yeteneklerin kazanılmasına çok önem verilmesine rağmen, hem Türkiye’de - hem de Dünya’da katılımcılar, bu konuda genellikle yetkinlik seviyelerinin zayıf olduğunu düşünüyor.

Kurumlarda; hiyerarşik sistemler kırıldıkça ve iş dünyasında dijital’lik yaygınlaştıkça, başarılı olabilecek ve değişen işgücü ihtiyaçlarını yönetebilecek liderler yetiştirmede mesleki gelişim ve eğitim fırsatları kritik önem taşıyor. “Kariyer ve Eğitim” konusu, Dünya’da ve Türkiye’de iş dünyası ve İnsan Kaynakları Profesyonelleri’nin, mevcutta ve gelecekte önem verdiği konular arasında üst sıralarda yer alıyor. Bu konu, Türkiye’de üst yönetimin de gündeminde %90’lık bir pay ile oldukça önemli bir pozisyona sahip!..

“Liderlik” konusu ise şirketlerin geleceğe dair öncelikleri arasında, hem Dünya’da hem de Türkiye’de ikinci sırada yer alıyor. Raporda, özellikle çok daha çevik ve dijital yetkinliklerle donatılmış, daha güçlü ve farklı özelliklere sahip liderlere ihtiyaç duyulduğu vurgulanıyor.

Türkiye’deki İnsan Kaynakları Profesyonelleri bu konuda geleceğe dair umutlu. Zira sadece %40’a yakını, mevcut liderlerden sonra gelecek liderlerin yetiştirilmesi (haleflik) konusunda kurumlarının zayıf olduğunu düşünüyor. %60’a yakını da bu konuda sistemlerine güveniyor.

Kurumlar dijitalleştikçe, liderlerin de dönüştürücü teknolojiler karşısında insan kaynakları ihtiyaçlarını birçok farklı açıdan değerlendirmeleri gerekiyor. Deloitte Raporuna göre tüm Dünya’da şirketlerin %60’a yakını, Türkiye’de ise %50’ye yakını dijital ve mobil uygulamalar doğrultusunda İK organizasyon yapılanmalarını yeniden tasarlamaya başladıklarını belirtiyor.

Yapay zekâ uygulamalarını iyi seviyede kullanmaya başladıklarını belirtenler ise Dünya’da % 30 olurken, bu uygulamaların Türkiye’de ise henüz kullanılmaya başlanmadığı gözlemleniyor.

Dünya’dan farklı olarak Türkiye’de Dijital İK konusu, geleceğe dair öncelikler arasında %30 ile 3. sırada bulunuyor. (Dünya’da %25 ile 6. sırada) Buna karşın Türkiye’deki İK profesyonelleri, kendilerini bu alanda yetkinlik açısından zayıf buluyor. Katılımcıların büyük çoğunluğu, İnsan Kaynakları fonksiyonlarının siber güvenlik alanında yetkinliğinin zayıf olduğunu düşünüyor ve dijital araçlar vasıtasıyla çalışanların gerçek zamanlı geri bildirimlerini alma ve ölçümlemede, kendilerini, “maalesef” pek yeterli görmüyor.

Deloitte 2017 raporu ile ilgili olarak Sn. Cem Sezgin, Türkiye’deki katılımcıların Dijital İnsan Kaynakları yaklaşımlarını daha sonra şöyle açıklıyor...

“Türkiye’deki şirketler dijital ve mobil uygulamaları İnsan Kaynakları süreçlerine hızlı adapte ettiklerini ifade ediyor. Ancak iş dünyasını baştan aşağı dönüştürecek bu yenilikçi teknolojiler dijital bir işgücünün geleceğine işaret ediyor. Dijital bir dünyada kuralların yeniden yazılması için ise, insan kaynakları fonksiyonlarının buna öncülük etmeleri ve dönüştürücü teknolojileri işgücüne ve de organizasyonlarına entegre etmeleri gerekiyor. Türkiye’deki şirketlerin ise bu konuda daha atması gereken çok adım var.”

Bu yılki raporun trendlerinde, bütün alanlarda bir “yeniden yapılanma” sinyali veriliyor!..

Kurumların; dış kaynak kullanımı robotik, kognitif (Bilişsel) araçlar ve yapay zekâ sistemlerine, “yeni ve zenginleştirilmiş işgücü” olarak yaklaşması gerekiyor. Dünya’daki katılımcıların %40’ı bu teknolojileri işgücüne entegre ettiklerini veya önemli bir aşamaya geldiklerini belirtirken, Türkiye’deki katılımcılar maalesef bu konuda henüz bir adım atmadıklarını belirtiyorlar.

Raporda, teknoloji ve otomasyon ile birlikte iş kollarının da yeniden tanımlandığı belirtilirken; insan faktörünün kattığı empati, iletişim ve sorun çözme gibi değerlerin çok daha fazla önem kazandığı vurgulanıyor. Öte yandan insan kaynakları ve iş dünyası yöneticileri analitik öncelik konusunda kendilerini hala zayıf görüyor. Dünya’da katılımcıların yalnızca %10’u, Türkiye’de ise %10’dan biraz daha azı, bu yeni dijital veri dünyasında, yeteneğe dair analizleri “çok iyi” şekilde yapabildiklerini ifade edebiliyor.

Ekonomik ve siyası açıdan zorlu bir yıl olmasına rağmen, gelecek 12 - 18 ay içerisinde İnsan Kaynakları alanında yatırımlarını - aynı ölçüde sürdüreceğini ya da artıracağını belirtenlerin oranı Türkiye’de %95, Dünya’da ise %85. Türkiye’deki katılımcıların yalnızca %2’si, Dünya’da da %10’u “İnsan Kaynakları Yatırımları”nda bir azalma yönüne gidebileceklerini ifade ediyor.

Neticede; şirketlerin mevcut kadrolarının yanında, yeni kuşakların değerlerini ve motivasyon faktörlerini anlayarak, ona göre İK ve kurum kültürlerini yeniden yapılandırmaları şart oluyor.

Evet. Raporun kısaca özeti böyle! Yani; çalışma hayatında gelecek, Dijital İK ile inşa edilecek!..

Dijital İK ile iş dünyamızda geleceği inşa ederken; siber güvenlik açısından, siber hinliklere :-) ve mobbing’lere yer bırakmayacak şekilde, güzellikler yaşamak dileğiyle sevgi ve saygılarımla.

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
1065 kere okundu

Ali Rıza Değer

1955 İstanbul doğumlu, evli ve 1 çocuk babasıdır. Öğrenimini Kabataş Lisesi'nden sonra İ.T.İ.A. Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Marmara Üniversitesi - Maliye Bölümleri’nde sürdürdü. 

Çalışma hayatına 1973 yılında pazarlama ve halkla İlişkiler sektörlerinden başlayıp, 1977 den 2003 yılına kadar, kendi şirketlerinde devam etti. (Ajans Ardaş Reklamcılık Limited.) 

Bu alanlarda yaklaşık 30 yıl; T.İş Bankası, Paşabahçe, Aygaz, İzocam, Lombardini, Honda, Rowenta, JVC, KİP, IBM, Pimaş, Sandoz, Kaleterasit, Kalebodur, Kalekim, Kaledekor, Kalevit, Çanakkale Seramik v.s. gibi birçok şirkete, özellikle Türkiye'nin her yerinde, KKTC de ve Almanya'da, reklamcılık ve halkla ilişkiler başta olmak üzere, çeşitli hizmetler verdikten sonra, kendi isteği ile emekli oldu. 

Yurtiçinde ve yurtdışında katıldığı eğitim çalışmaları...

ISO 9001 14001 Toplam Kalite Yönetimi, Permission Marketing, Inovasyon, Motivasyon, Performans, Network Marketing, Satış ve Pazarlama Eğitimleri ile birlikte...  KKTC Girne Amerikan Üniversitesi / 118 - Y Lions Akademisi Başkanlığı ve Chicago, Indianapolis, Newyork / Uluslararası Lions Kulüpleri Birliği Genel Yönetmenlik ve "Stratejik Liderlik Eğitimi" sonrasında ilaç, otomotiv ve kozmetik gibi sektörlerde Koordinatörlükler yaparak, Sivil Toplum Kuruluşlarında görevler aldı.

1980 den itibaren üyesi olduğu STK'lar ve aldığı görevler…

  • Marmara Yelken Kulübü. Yönetim Kurulu Üyeliği (2011)
  • Sporturist Su Sporları A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeliği (2009)
  • Caddebostan Balıkadamlar Kulübü. Üyeliği (2004)
  • Feneryolu Tenis Kulübü. As Başkanlığı ve Baş Hakemliği (1999)
  • Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü. Üyeliği (2005)
  • Veteran Tenisciler Birliği. Üyeliği (2006)
  • Beşiktaş JK Genel Kurul Üyeliği (1986)
  • Trafik Mağdurları Dayanışma Derneği. Onursal Üyeliği
  • Türk Lions Beceri Kazandırma Vakfı. Başkan Yardımcılığı (1992) *Ethemefendi Lions Kulübü. Onursal Üyeliği
  • Sahrayıcedit Lions Kulübü. Onursal Üyeliği
  • Erenkoy Lions Kulübü. Başkanlığı (1992 - 1993)
  • Lions Akademisi. Başkanlığı (1994 - 1995)
  • Uluslararası Lions 118.Y Yönetim Çevresi. Genel Yönetmenliği *Liay.Lions İstanbul Anadolu Yakası Sosyal Hizmet Vakfı. Başk.
  • Uluslararası Lions 118.Y Federasyonu. Onur Kurulu Başkanlığı
  • Uluslararası Lions Türkiye Konfederasyonu. Konsey Üyeliği
  • Yılbak + Sporturist + Day Grup - ArGe & ArdAkademi Başkanlığı

Halen; ilaç, aşı, kozmetik, gıda, temizlik ve tanıtım sektörlerinde ki 3 şirketler grubunda; danışmanlık, eğitmenlik, koordinatörlük ve yönetim kurulu üyelikleri görevleriyle birlikte... 
Sosyal Sorumluluk Projeleri, BM Küresel İlkeler Sözleşmesi & Kurumsal Sosyal Sorumluluk & Sürdürülebilirlik gibi konularda “Proje Başkanı” olarak çalışmalarına devam etmektedir.  

ar.deger@yilbak.com
www.yilbak.com

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Çalışma Hayatında Gelecek Dijital İK ile İnşa Edilecek
Türkiye’nin istihdamına online alım ve başvurular yön veriyor!
İş Hayatında Pozitif Düşünce
Dünyada ve Türkiye’de geleceğin iş modeli: Esnek işgücü

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

İhracat Şekline Göre KDV İstisna ve İade Uygulamaları

İhracat Şekline Göre KDV İstisna ve İade Uygulamaları

İhracat Şekilleri, Dış Ticaret Müsteşarlığınca yayınlanmış olan İhracat Yönetmeliği ile düzenlenmiştir. Yönetmelik, 22.12.1995 tarih ve 95/7623 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan İhracat Rejimi Kararına dayanılarak hazırlanmaktadır.

OFİS VE İNSAN

Kendini Tanımak ve Kendini Geliştirmenin Önemi

Kendini Tanımak ve Kendini Geliştirmenin Önemi

Kendini Tanımak ve Kendini Geliştirmenin Önemi

Monitör ve masa yerleşimi

Monitör ve masa yerleşimi

Özellikle sırt, bel ve boyun rahatsızlıkları yönünden masada oturuş ve göz sağlığı açısından da monitör konumlanmalarında dikkat edilmesi gerekenleri inceliyoruz

İŞ DÜNYASI

Ölçek Ekonomisi ve Kapsam Ekonomisi

Ölçek Ekonomisi ve Kapsam Ekonomisi

Ölçek ekonomisi, üretim artarken maliyetin düşmesidir. Üretim artışı maliyeti düşürmektedir. Ölçek ekonomisi sayesinde karşılıklı fayda sağlayacak şekilde bir ticaret yapılabilmektedir.

HUKUK / MUHASEBE

Bedelsiz kiralama işleminin Vergi Kanunları açısından değerlendirilmesi

Bedelsiz kiralama işleminin Vergi Kanunları açısından değerlendirilmesi

Mal ve hakların kiraya verilmesinde emsal değerlerden düşük, ya da bedelsiz kiralama yapılırsa ne olur? Vergi Kanunu bu konuda ne gibi yükümlülükler getiriyor?

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • İleri Marka Yönetimi

    Bu yazımın başlığını İleri Marka Yönetimi koydum. Bildiğim kadarı ile ülkemiz literatüründe bu başlıkta bir yazı yok. Ülkemizde marka yönetimi konusundaki çalışmalar konumlandırma teorisi ve çevresinde şekillenir. Konumlandırma, bir markanın inşaası sürecinin belki en önemli aşamasıdır ama tek aşaması da değildir.