Riskler ve Fırsatların Işığında Verginin Püf Noktaları

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Riskler ve Fırsatların Işığında Verginin Püf Noktaları

Deloitte, vergisel risk ve fırsatların analizinin, işletmelerin gözünden kaçan temel vergi konularını ortaya çıkartmak için büyük önem taşıdığını belirtti.

Profesyonel ve uzman bir yaklaşımla yapılması gereken vergisel risk ve fırsatların analizi çalışmaları kurumlarda nakitten tasarruf, rekabetçi ortamda avantaj sağlamak, potansiyel bir satış sürecine hazırlık, muhtemel bir vergi incelemesi öncesi kontrol ve genel bir denetim mekanizması oluşturmak gibi çok yönlü amaçlara hizmet ediyor.

İşletmelerin cari ve geçmiş yıllara ait mali sonuçları vergisel analize konu olurken bu süreç aynı zamanda işletmenin vergi fırsat veya risklerinin de doğru olarak tespit edilebilmesi için bir dayanak noktası sağlıyor. Deloitte Türkiye Vergi Hizmetleri Ortağı Güneş Söğütlüoğlu, kurumların vergi konusuna yaklaşımlarında dikkat etmesi gereken konular hakkında şunları söyledi:

“Vergi birçok işletmede ilgiden yoksun, belli dönemler dışında hak ettiğinin aksine pek anımsanmak istenmeyen bir konudur. Halbuki gelir tablosunda net gelirden önce yer alan vergi kalemi, tablodaki yeri itibarıyla dahi önemini belirtir; zira en iyi en sona bırakılmıştır. Net geliri doğrudan etkilemesi nedeniyle sonuç hesaplarında yer alan verginin, uygulamada baktığımızda şirketler arasında rekabet avantajı yarattığı için önemle dikkate alınması gerekir. Buradaki rekabet farklılığını yaratmak için ise eskiden beri ülkemizde bir sorun haline gelmiş açıktan işlemler haricinde yasal yollarla kanuna uygun vergi planlamasından bahsetmekteyiz.”.

Vergi riskleri

İşletmelerin vergiyle ilişkisi son derece karmaşık bir seyir izliyor. Piyasada karşılaşılan başlıca vergi riskleri aşağıdaki ana başlıklar halinde şöyle gruplanıyor:

• Transfer fiyatlaması ve örtülü sermaye yoluyla kazanç aktarımı
• Muafiyet ve istisnaların uygulamasında karşılaşılan farklı görüşler
• Satışlarda ve ücretlerde açıktan işlemler
• Yanıltıcı belgeler ve işle ilgili olmayan giderler yoluyla maliyet artırımı
• KDV ve ÖTV planlaması amacıyla ilişkili şirketler arasında yapılanma ve faturalaşma
• Sözleşmeler üzerinden hesaplanması gereken damga vergisinin ödenmemesi
• Gelir ve gider tahakkuklarında kaymalar
• Maliyet, amortisman ve değerlemelerde hatalar
• Stopaj uygulamalarında yanlışlıklar
• Vergi oranlarında, matrah hesaplamalarında, indirim ve ilavelerde hatalar

Vergi incelemeleri, vergi davaları, matrah hesaplamaları, riskli işlemler, grup içi işlemler, vergi dairesi ilişkileri, personelden kaynaklanan hatalar, iş süreçleri-muhasebe ilişkisi ve vergi süreç denetimi gibi bir dizi olgu nedeniyle vergi konusu eğer iyi yönetilemezse şirketler için ciddi bir sorun olabiliyor. Söğütlüoğlu, ortaya çıkan risklerin özellikle yatırım ilişkileri açısından yaratabileceği sorunlar hakkında şöyle konuştu:

“Bu risklerin bir kısmı hatalardan, diğer bir kısmı vergileme konusunda tartışmalı uygulamalardan ve önemli bir kısmı da kanuna aykırı kasıtlı yanlışlardan kaynaklanmaktadır. Yerli yatırımcılar her ne kadar bazı riskleri bilseler dahi rakamsal olarak yaratabileceği olumsuz etkilerin boyutları konusunda yeterli bilgiye sahip değiller. Hatta bu risklerin bir kısmı hakkında hiçbir bilginin olmadığı durumlarla da karşılaşılmaktadır. Buna karşılık özellikle kurumsal yönetişimin ağır yaptırımlarla düzenlendiği ve takip edildiği ülkelerde çalışan profesyoneller bu çeşit risklere daha temkinli yaklaşmaktadır. Kendilerini güvende hissetmedikleri anda ticari anlamda başarılı olabilecek bir satın alma, birleşme hatta kredi işleminden dahi ivedilikle uzaklaşmaktadırlar. Dolayısıyla, yerli yatırımcıların bu sürece hazırlıklı olmaları kendi çıkarları açısından kritik önem taşımaktadır”.

Fırsatlar neler?

Vergi yönetimi, nakit akışını doğrudan etkileyebilecek fırsatlar ve gözden geçirilmesi gereken uygulamalar açısından doğru planlanabilir. Bu açıdan Deloitte uzmanları sağlıklı bir kurumsal vergi yönetiminin sunacağı avantajları şöyle sıralıyor:

• Mevzuatımızda oldukça dağınık halde olan ve özel kanunlarla düzenlenen teşvikler,
• Çeşitli kanunlarda yer alan muafiyet ve istisna uygulamaları,
• İleriki yıllarda vergi kalkanı yaratacak mali zararların etkin kullanımı,
• Vergi iadelerinin zamanında ve doğru olarak alınması,
• Vergi konsolidasyon müessesesinin eksikliğinde grup şirketlerinin yapılanması,
• Ortaklık yapısının kar dağıtımı ve vergilendirilmesine etkileri,
• Fazla ve yersiz ödenen vergiler,
• Finansman yöntemlerinin seçimi ve uygulaması.

Deloitte Türkiye Vergi Hizmetleri Ortağı Güneş Söğütlüoğlu, kurumların söz konusu bu fırsatları doğru değerlendirmek adına mutlaka profesyonel bir destek alması gerektiğine değinerek şu bilgileri verdi:

“Vergi yönetiminde fırsatları değerlendirmek özellikle şirketlerin olası bir satış sürecinde bir adım öne geçmesini sağlamaktadır. Doğal olarak, fırsatların belirlenmediği durumlarda taraflar arasındaki güç dengesi satıcı aleyhine değişmektedir. Vergisel risk ve fırsatların analizi işletmelerin alım/satım gibi sadece herhangi bir özel durum öncesinde ya da ekonomik kriz sırasında dikkate alması gereken bir çalışma olmayıp normal şartlar altında da iş hayatının seyrinde hassasiyet göstermeleri gereken bir konudur. Sonuçta ulaşılacak noktada ise işletmenin halen ne durumda olduğu, istenmeyen durumlarla karşılaşıldığında neler olabileceği ve daha iyiye ulaşabilmek açısından ise neler yapılması gerektiği profesyonel bir bakış açısıyla incelenerek ortaya konulmalıdır.”

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
8662 kere okundu

Etiketler: vergi

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

İşletmelerde Total Risk Yönetimi (ERM)
Online Strateji Oyunu - Yüksek Lisans MBA
İş Kazalarında İşverenin Sorumluluğu Açısından Mücbir Sebep
Yönetim Kurulu Üyeleri Kriz Ortamında Risk Yönetimine Ağırlık Verecek
Fazladan 40 Bin TL Aklımıza Ev Almayı Getiriyor
Metal Sanayiinde Neler Oluyor?
İşe İyi “İÇ” Müşterileri Alın
Yeni Mezunlar İş Ararken Nelere Dikkat Etmeli?
Turistin vazgeçmediği ülke Türkiye, oda-konaklama gelirlerinde sinyal veriyor
EFQM: KOBİ´ler için Mükemmellik Modeli
Güvenin ama kontrol edin!
Kurum İçi İletişim ve Motivasyon Çalıştayları
İş Planı Hazırlarken Yararlanmamız Gereken Bazı Araçlar
Yeni KOBİ Tanımı: KOBİ Nedir?
SWOT Analizine Analitik Bakış

DIŞ TİCARET

Türkiye'de uygulanmakta olan ihracata yönelik Vergi Teşvikleri

Türkiye'de uygulanmakta olan ihracata yönelik Vergi Teşvikleri

İhracatta devlet teşvikleri çok detaylı bilinmeyen bir konu. Bu konunun ilk makalesi Türkiye’de güncel olarak uygulanmakta olan ihracata yönelik vergi teşvikleri

OFİS VE İNSAN

Beden Dilinin Etkin Kullanımı

Beden Dilinin Etkin Kullanımı

Beden dili, sözlü iletişimi daha etkili hale getirmek amacıyla iletişime bedenimizi de katarak kullandığımız sözsüz iletişim biçimine verilen isimdir.

Ayaküstü Sohbet Etme Sanatı

Ayaküstü Sohbet Etme Sanatı

İş hayatında bazen bir toplantı öncesinde, bazen de asansörde ya da koridorda karşılaştığımız insanlarla yapabileceğiniz küçük sohbetler size hiç beklemediğiniz değerler kazandırabilir.

İŞ DÜNYASI

Neden İş Dünyasında Kar Hep Güvendiğiniz Dağlara Yağıyor?

Neden İş Dünyasında Kar Hep Güvendiğiniz Dağlara Yağıyor?

Hiç düşündünüz mü? Mutlaka Düşünmüşsünüzdür!.. Güvendiğimiz dağlar derken - çevremizdeki çok özel dostlardan ve dostluklardan bahsettiğimi hemen anladınız değil mi?

HUKUK / MUHASEBE

Türk Ticaret Kanununda tutulacak Resmi Defterler ve saklama süreleri

Türk Ticaret Kanununda tutulacak Resmi Defterler ve saklama süreleri

Ticari defterlerin uygun tutulmaması, cezaî yönden bu Kanuna ve ilgili diğer kanun hükümlerine göre sonuçlar doğuracaktır.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • Marka Bilinirliği Neden Önemlidir?

    Pazarlamanın en yaygın kullanılan kavramlarından biridir marka bilinirliği. Özellikle satış ekipleri ve bayiler satış hedeflerini neden tutturamadıklarını sayarken önde gelen bir maddedir. “Markamızı kimse bilmiyor o yüzden……..”. Ya da “ah marka bilinirliğimiz olsaydı bak nasıl olurdu satışlar”. Ancak marka bilinirliği de diğer marka kavramları gibi ülkemizde tam anlaşılamamıştır. Konuyu iki bölümde alacağız. Önce önemi sonra nasıl sağlanacağı.