Girişimcilik Hayal Kurmakla Başlar, Ya Yapılabilirlik?

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Girişimcilik Hayal Kurmakla Başlar, Ya Yapılabilirlik?

Fikirlerin hayal edilmesi ile yaratılan tabloda eksik olan kısım yapılabilirlik konusunun değerlendirilmesidir.

Girişimcilik, hayal kurmayla başlar demiştik. Hayal gücü olmayan kişinin, yenilik yaratımında eksik kalacağı alanların olacağı ve bir zaman sonra girişimcilik döngüsünü tamamlayamayacağı neredeyse kesindir. Hayaller kurarak önce resmetmeye çalışılan sonra da gerçekleştirme peşinde koşulan bir sürü fikir projelendirme aşamasında yarım kalmaktadır. Bunun en büyük sebebi hayallerle başlayan bu yolun sonunda karşılaşmak zorunda olduğumuz gerçekçilik penceresidir. Kısaca fikirlerin hayal edilmesi ile yaratılan tabloda eksik olan kısım yapılabilirlik konusunun değerlendirilmesidir.

Fikirleri, ön değerlendirme süzgecinden geçirdikten ve her soruya olumlu cevap aldıktan sonra; yapılabilirlik unsurları çerçevesinde yeni bir çalışma yapılması gerekmektedir. Bu çalışmanın adı “yapılabilirlik çalışması”, kapsamında yapılması gereken ekonomik, teknik ve mali incelemeler ise bu araştırmanın unsurları olacaktır.

Her şey Pazar’da!

Yapılabilirlik çalışması, ele alınan iş fikrinin tüm detaylarıyla değerlendirilerek gerçekleştirilebileceğine dair doğru biçimde projelendirilmesine yarayan bir araçlar bütünü olarak düşünülebilir. İçinde onlarca iletişim, analiz ve hesaplama teknikleri bulundurur ki, uzmanlar tarafından sağlıklı bir yapılabilirlik araştırmasının en az 3 ay süreceği yönünde bir inanış gelişmiştir. Sektörel, bölgesel, hacimsel ve yapısal durumların değişkenliklerine göre bir yılı aşkın zaman aldığı da görülebilir.

Yapılabilirlik araştırması o kadar önemli bir çalışmadır ki, yatırım kararlarının verilmesi aşamasında bütün değişkenliklerin toplandığı ve tüm argümanlarıyla beraber sonucun gösterildiği bir rapor elde edilir. Yapısal analizlerin doğru yapıldığı bir araştırmanın sonuçları kati olarak geçerlidir, farklı beklentilerle yatırım kararı almak ise tamamen yanlış olacaktır. Bu arada, “yapılabilirlik” kavramını farklı kaynaklarda “fizibilite” olarak görmek de mümkündür.

Yapılabilirlik araştırması kapsamında ihtiyaç olunan tüm veriler ve bağlayıcı bilgi, Pazar Araştırması yapılarak elde edilebilir. Pazardan elde edilen veriler sınıflandırılarak; iş fikrinin ekonomik olup olmadığı, teknik olarak yapılabilir olup olmadığı ve mali yeterliliklerin sağlanıp sağlanamayacağı konularının belirlenmesindeki hesaplamalarda kullanılır. Pazar araştırması, girişimcinin; pazardaki mevcut gelişmelerin farkında olmasını, ne tür kişi ve kurumlara satış yapabileceğini bulmasını, projesi kapsamında herhangi bir hizmet alımı ihtiyacının olup olmadığını belirlemesini, pazarın büyüklüğünü bilmesini, doğru satış kanallarını belirlemesini ve işi kurmak için mali riskleri almadan önce tam olarak hazır olmasını sağlar.

Doğru bir pazar araştırması yapmak için öncelikle genel sektörel bilgilere ulaşılmalıdır. Bu bilgilerin belirleyiciliği ile sırasıyla müşteri ve rekabet analizi, girdi ve işgücü piyasaları incelemeleri yapılır. İş fikrinin içinde bulunduğu sektöre ilişkin; genel ekonomi içindeki konumu ve geleceği, işletme sermayesi ihtiyacı, rekabet yoğunluğu, kar düzeyi, giriş ve çıkış kolaylığı gibi özelliklerin tespit edilmesi çok yararlı olacaktır.

Müşteri analizi kapsamında; ilgili hedef kitlenin seçme ve satın alma alışkanlıklarının, alım ve kabul süreçlerinin, ilgili hizmet ya da ürünü kullanım alanları ve yerlerinin, ödeme alışkanlıklarının ve diğer beklentilerinin doğru belirlenmesi gerekmektedir.

Rekabet analizi kapsamındaki belirleyici noktalar ise rakiplerin üretim kapasiteleri, üretim maliyetleri ve satış fiyatları, dağıtım kanalları ve teslimat süreçleri, satış sonrası hizmetleri, kalite anlayışları, pazar payları, en başarılı oldukları müşteri segmenti, sermaye güçleri, stok politikaları, yerleşim yeri özellikleri ve sahip oldukları imajdır.

Bu iki analizin eşgüdüm içerisinde sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilmesiyle; doğru müşteri kitlesinin, uygun satış fiyatın, tercih edilen satış kanallarının ve doğru iletişim/pazarlama çalışmalarının belirlenmesi sağlanmış olur.

Piyasa incelemelerinin ilki olan girdi piyasaları için ise “ilgili girdiler nelerdir?, girdiler nerelerden temin edilebilir?, tedarikçilerin yapısı ve çalışma şartları nelerdir?” sorularına yanıt bulunması yeterli olacaktır. İşgücü piyasalarından sağlıklı bir şekilde yararlanmak için ürün/hizmet üretimi ile ilgili gerekli işgücüne ulaşılacak mecralar, işgücünün profili, alışkanlıkları, davranış kalıpları, ücret ve diğer beklentileri gibi konular araştırılmalıdır.

Yapılabilirlik Raporu

Burada elde edilen bilgilerin makro durumun üç boyutuyla değerlendirilmesiyle yapılabilirlik raporu oluşturulabilir. Raporun başına işletme bilgilerini eklemek sağlıklı olacaktır ki yaygın bir kullanımı bulunmaktadır. Bu sayede pazarın genel durumu ve beklentileri, mevcut işletme durumuyla beraber değerlendirme fırsatı yaratılmış olur. İşletmeyi genel olarak; başlangıç yatırım tutarı, ortaklık yapısı, ortakların payları ve karşılık olarak katkıları ve “one-time” analizleri ile tanımlamak yerinde olacaktır.

Sonrasında ise bu yeni yatırımın ya da yeni iş fikrinin ekonomik olup olmadığının belirlendiği inceleme detayları sunulur. Burada kapsama alınacak noktalar; genel tanımı, kullanım alanları, ikame ve tamamlayıcı ürünleri ile ÜRÜN, arz yapısı, talep yapısı ve fiyatlandırmaları ile SEKTÖR ANALİZİ, pazar özellikleri, rakipler, müşteriler ve gelecek beklentileri ile PAZAR ANALİZİ, işletmenin gelişimi, yönetim yapısı, risk analizi, pazarlama modeli, güçlü ve zayıf yanları ve büyüme beklentileri ile İŞLETME ANALİZİ ve genel ekonomik durum, talep ve arzın değişkenliği, bölgesellikleri, yatay ve dikey entegrasyonları, teknolojik gelişmeler ve devlet politikaları göz önüne alınarak gerçekleştirilen SATIŞ TAHMİNLERİ’ dir. Dikkat edildiğinde en belirleyici kısımlar pazar araştırmasından alınan bölümlerden oluşmaktadır.

Teknik inceleme yapabilmek için ise temel üretim süreçleri, alternatifleriyle beraber üretim sistemleri, üretim iş akışı, ihtiyaç olunan makine ve ekipman, hammadde ve girdiler, işgücü ihtiyaçları ve muhtemel işyeri seçenekleri beraber değerlendirilmelidir. Bu incelemenin sonucunda belirtilen ürün/hizmetin üretilebilir olduğu sonucuna ulaşmak ve en uygun işletme teknik yapısı ve ölçeğini belirlemek gerekmektedir.

Son olarak mali inceleme kapsamında başlangıç yatırımı ve işletme giderlerine bağlı olarak işletme sermayesi ihtiyacı belirlenmelidir. Buradaki hesaplamaların doğruluğunu titizlikle gözetmekle birlikte, dikkat edilmesi gereken en mühim konu işletme sermayesinin güvenilir bir şekilde tahmin edilmesidir. Girdi ve ürün piyasalarındaki vadeler, üretim maliyetleri, hammadde/malzeme kullanım düzeyleri, gerekli emniyet stok düzeyleri, işletmenin kapasitesi, tahmini yıllık üretim miktarı, yıllık işletme giderleri, bakım ve onarım giderleri, pazarlama ve satış giderleri, harcanan adam.saatler ve kredi bulma olanakları birlikte değerlendirilmelidir. Aksi uygulamalar yanıltıcı olabilir.

Bunların dışında mali analiz konusu sayılabilecek kredi hesapları ve geri ödemeleri, finansal hareketler ve işletme karlılığının belirlendiği gelir-gider hesabı, nakit akış analizi, başabaş noktası analizi, karlılık hesabı, net bugünkü değer analizi ve iç karlılık oranı konuları incelenmelidir.
Tüm incelemelerin sonunda; teknik olarak kaliteli ve güvenli bir şekilde üretilebildiği, üretimin düşük maliyetle sağlanabildiği, satış noktasında müşteri tarafından talebin oluştuğu, yatırım yapılması için ihtiyaç olunan finansın uygun maliyetle bulunabildiği ve elde edilen kazancın beklentileri karşıladığı sonucuna ulaşmak gerekmektedir.

Siz siz olun; hayallerle kurduğunuz evin panjurlarını, yapılabilirlik raporunun sonucunda elde ettiğiniz pembeyle boyayın!

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
8317 kere okundu

Etiketler: girişimcilik

Tuğberk Seçkin

1982 Amasya doğumlu olan Tuğberk Seçkin, lisans eğitimini 2005 yılında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği programı ile tamamlamıştır. Eğitiminin ardından profesyonel kariyerine başlamış, İzmir ve Manisa illerindeki çeşitli firmalarda sırasıyla “Üretim Planlama ve Lojistik” ile “Stratejik Planlama” servislerinde orta düzey yöneticilik pozisyonlarında görev almıştır.
2008 yılında İstanbul’ a gelerek özel bir danışmanlık firmasında Girişimcilik Projeleri Yöneticisi olarak çalışmaya devam etmiştir. Bu görevi süresince; toplamda 38 ayrı ilde KOBİ’ ler için yönetim danışmanlığı yapmış, birçok yerel ve ulusal çapta girişimcilik projeleri yönetmiş, girişimcilik eğitimleri vermiş, bireysel girişimci adaylarına iş planı ve fizibilite danışmanlığı yapmıştır. Ayrıca bir uluslararası konferansta bildiri yayınlamış; Hatay, Tekirdağ, Bartın, Eskişehir, Bayburt, Trabzon ve Denizli illerinde Yerel Kalkınma ve İşgücü Piyasası Analizi Çalışması;Kütahya ve İstanbul’ da Kadın İşletme Geliştirme Merkezi Projesi; 17 ilde Genç Girişimcilik Projesi, 2 adet Franchising Deployment Projesi ve AVEA ile “Memleketim Anadolu İşim Teknoloji” TeknoGirişimci projesi yönetmiş; AVEA ve TOG ile 10 ilde düzenlenen “Hayatımın Fikri” projesinde eğitmen ve danışmanlık yapmış, “İşsizliğe Çözüm Girişimcilik: İstanbul ili İşsizlerin Girişimcilik Potansiyellerinin Analizi” konulu projede yer almıştır. Kariyeri boyunca sektörel çalışmalar dahil toplam 9 kitap yazmış ve 2011 yılında “Best European Study Award” ödülünü almıştır.

2012 yılında ise “danışmanlığın yeni versiyonu” olarak nitelendirdiği Çizgi Dışı Girişim’i Eskişehir Anadolu Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi’ nde  kurmuş ve geçmişten beri inandığı ve üzerine çalıştığı “Çocuk Girişimciliği”ni gerçekleştirmek için çalışmalarına başlamıştır. Halen burada; hem girişimcilik ekosisteminde yer alan paydaş gruplarının ve girişimcilik ikliminin gelişimine destek olacak projeleri yürütmeye hem de KOBİ’ lere eğitim ve danışmanlık hizmeti vermeye devam etmektedir.

Bunların yanında "Girişimcilik İklimi" dergisi yazı işleri müdürlüğü görevini de halen yürütmektedir.

tugberk.seckin@cizgidisigirisim.com.tr
www.cizgidisigirisim.com.tr

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

İş Kurmak İstiyorum Diyenlere
Girişimcinin 4 Sorununa 4 Çözüm
Girişimcilik Eğitim Programı
Kendi İşini Kurmak İsteyenlere Yönelik Fırsat ve İpuçları
Girişimcinin Devlete karşı sorumlulukları ne zaman bitiyor?
Girişimcilik, İnovasyon ve Yenilik Gelişmişliğin Göstergesidir
İçgirişimcilik: İnovasyonun Kalbi
İş Fikri Nasıl Bulunur? -2
Girişimci Ticarete Nasıl Başlayacak: Ne tür bir işletme kurmalı?
En Yapılabiliri Bulmak
İş Fikri Nasıl Bulunur? -1
Girişimcilikte Uzman Önerileri
Pazar Araştırması 2: Rekabet Analizi
Girişimciliği Doğru Anlamak
Girişimcinin, Şirketin Devlete Borçlarında Sorumluluğu

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

İhracat türleri

İhracat türleri

Dış satım, yani ihracat farklı türlerde gerçekleştirilebilmektedir. Özellik arz etmeyen, kayda bağlı, kredili, konsinye, serbest bölgelere vs. pek çok ihracat türü bulunmaktadır.

OFİS VE İNSAN

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit nakittir derler. Oysaki vakit nakitten daha fazla bir değere ve öneme sahiptir. Nakit denilen şey, elde tutulabilen, saklanabilen, depolanabilen ve elden ele dolaşabilen bir nesne.

Hayal Kurmanın Önemi, Hayal Etmenin Gücü ve Motivasyonu

Hayal Kurmanın Önemi, Hayal Etmenin Gücü ve Motivasyonu

Hayal Kurmanın Önemi, Hayal Etmenin Gücü ve Motivasyonu

İŞ DÜNYASI

Yatırım Teşvik Belgesi kapatma işlemleri için istenen belgeler

Yatırım Teşvik Belgesi kapatma işlemleri için istenen belgeler

yatırım teşvik belgelerinin kapatılması işlemlerinde pek çok belge istenmektedir.

HUKUK / MUHASEBE

Yeni Borçlar Kanunundaki bazı değişiklikler

Yeni Borçlar Kanunundaki bazı değişiklikler

Yeni Türk Ticaret Kanununun getirdiği değişikliklere hızlı bakış

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • KOBİ’ler için 10 adımda marka yaratma

    Türkiye’nin ilk marka danışmanı ve marka yönetiminin duayeni Güven Borça yıllar önce “Marka İnşaasının 9 Basamağı” başlıklı bir yazı yazmıştı. İlk okuduğumda çok heyecanlandığımı hatırlıyorum. Kısa ve öz bir yazıydı. Ancak hala yüzlerce şirket bu perspektiften yoksun bir şekilde iş yapıyorlar. Güven Borça’nın bu yazısının ana başlıklarını (bir başlıkta –segmentasyon- ben ekledim) son on yılda oluşan gözlem ve deneyimlerimin ışığında yorumlayarak aktarıyorum.