Şirketlerin Verdiği Eğitim Bursları Gider Yazılır mı?

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Şirketlerin Verdiği Eğitim Bursları Gider Yazılır mı?

Gelir Vergisi Kanunumuzda bu konuda yer alan düzenlemelere göre, verilen bursların gider olarak değerlendirilmesi için öncelikle bursun işle ilgili olması yani burs alan öğrencinin bursun bitiminde ilgili işletmede görev alması gerektiği yönündedir.

Şirketler ve şahıslar adına Türkiye'de veya yabancı ülkelerde okutulan veya staj gören öğrencilere yeme, içme, konaklama ve eğitim masraflarını karşılamak üzere verilen burslar; bazı koşulların varlığı halinde gelir ve kurumlar vergisinin tespitinde gider olarak dikkate alınabilmektedir. Belirlenen koşulları taşımayan eğitim ve öğrenim burslarının masraf yazılması mümkün değildir.

Gelir Vergisi Kanunumuzda bu konuda yer alan düzenlemelere göre, verilen bursların gider olarak değerlendirilmesi için öncelikle bursun işle ilgili olması yani burs alan öğrencinin bursun bitiminde ilgili işletmede görev alması gerektiği yönündedir.

Kurumlar Vergisi Kanunumuzda ise mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı, belirtilerek bir açıklama yapılmıştır. Konu ile ilgili yayımlanan 128 seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde konu şöyle açıklanmıştır; “Hizmet erbabına evvelce yapılan veya gelecekte yapılacak hizmetler karşılığında verilen veya sağlanan para, ayın ve menfaatlerin ücret olarak vergiye tabi tutulacaktır.”

Ancak 28 inci maddenin 2 nci bendinde yazılı şartla “istisna tutulan tahsil ve tatbikat ödemeleri ve bu meyanda bursların, gelecekte yapılacak hizmetler karşılığını teşkil eden ücret ödemesi sayılmakla birlikte, söz konusu istisna hükmü gereğince gelir vergisine tabi tutulmayacaktır” açıklamalarına yer verilmiştir.

Bu konu ile alakalı Maliye Bakanlığınca verilmiş birçok mukteza (görüş) bulunmaktadır. Şimdi bu görüşlere göre;

Kurumlarca öğrencilere verilen bursların gider olarak kabul edilebilmesi için aranacak şartların neler olduğuna bakalım;

  1. Bursun işle ilgili olması, yani burs verilen kişilerin okulu bitirdikten sonra işletmede yükümlülükleri nedeniyle çalışacaklarını gösteren bir sözleşme düzenlenmesi ve bu durumun herhangi bir inceleme anında inceleme elemanına kanıtlanması gerekir.
  2. Bu nedenle burs verilmeden önce, bursu veren işletme ile eğitim masrafları karşılanacak kişi arasında eğitimin bitimini takiben, hizmet yükümlülüğünü gerektiren noter tasdikli bir sözleşmenin düzenlenmesi gerekmektedir. Sözleşme olmaksızın öğrencilere karşılıksız olarak verilen bedeller kazancın tespitinde gider olarak indirilemez.
  3. Burs verilecek kişilerin, Türkiye’nin her tarafından eğitim gören öğrencilerin katılabileceği bir yarışma sınavı sonunda, sınavı kazanabilen kişilerden olması gerekir. Bu şartın konmasındaki temel amaç, işletmelerin sahip veya yöneticilerinin yakınları için yapılan eğitim harcamalarının işletme ile ilgili olduğu varsayımı ile gider olarak yazılmasını önlemek, fırsat eşitliğini sağlayarak başarılı olan öğrencilere burs verenleri desteklemektir.
  4. Bursun süresinin ve karşılanacak eğitim giderleri miktarının, işin önemi ve genişliği ile orantılı olması da aranan bir unsurdur. Buna göre, işletmenin büyüklüğü, cirosu ve beyan ettiği gelir ile orantılı bir burs harcaması gider olarak kabul edilecektir. Bu orantının tespitinde vergi inceleme elemanının yapmış olduğu analiz önem kazanacaktır. Örneğin 2010 yılı satışları 5 Milyar TL olan bir tüccarın Üniversite Seçme Sınavında birinci olan bir öğrenciye ödediği yıllık 3 Milyar TL tutarındaki burs işletmenin büyüklüğü ile orantılı olmadığından gider olarak kabul edilmeyecektir. Verilen burs miktarının işin ehemmiyeti ve genişliği ile orantılı olması halinde, gelecekteki hizmet yükümlülüğü nedeniyle yapılan ve ücret niteliğinde bulunan bu ödemeler gelir vergisinden istisna olacak ve ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilebilecektir.

Evet, buraya kadar ki bölümde kanunlara göre verilen bursların gider yazıla bilmesinin şartlarını açıkladık. Peki, yukarıdaki şartlar sağlanmadı, verdiğimiz burslar ne olacak? Bu durumda ise; öğrencilere karşılıksız olarak yapılacak ödemeler veya verilen burslar ticari kazancın elde edilmesi ile ilişkilendirilemeyeceğinden, bağış olarak değerlendirilecektir. Bağış konusunu daha sonraki makalelerimde ayrıntılı olarak açıklayacağım. Fakat konumuz ile ilişkili olduğu içinde kısaca bu yapılan bağışların gider yazılabilme şartlarını da aktaralım

Kurumlar Vergisi Kanunumuzun 10/1-c maddesine göre bu yapılan bağışların kurum kazancından indirilebilmesinin şartı şöyle tanımlanmıştır;

  1. Söz konusu ödemelerin, yıllık toplamının kurum kazancının % 5 ini aşmaması,
  2. Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler ile kamu yararına çalışan dernekler ve Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara, makbuz karşılığında yapılması, gerekmektedir.

Şu ana kadar yazdıklarımızı özetleyecek olursak;

Kanunlarımızda belirtilen ve yukarıda açıkladığımız şartlar dâhilinde, üniversite öğrencisine vereceğiniz burslar ile tahsil gideri olarak yapacağınız ödemelerin, ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilmesi mümkündür. Burs ve ödemelerin bahsedilen şartlar dâhilinde yapılmaması (sadece yardım amacıyla yapılması) halinde ise; yapılan ödemeler bağış olarak değerlendirilecektir Bağışlar ise kanunda açıklandığı şartlar dâhilinde yapılması halinde kurum kazancından indirimi mümkün bulunmaktadır.

Eğitim öğretim yılının başladığı bu hafta burs konusunu yazarken aklıma bir Çin atasözü geldi;

“Bir sene sonrayı düşünüyorsan, pirinç ek;

On sene sonrayı düşünüyorsan, sanayiye yatırım yap;

Otuz sene sonrayı düşünüyorsan, insana yatırım yap”

Evet, sağlam karakterli ve güzel ahlaklı her insan, milletler için vazgeçilmez bir değer taşımaktadır. Üniversitelerde ya da her seviyede okumaya azmetmiş, fakat maddiyatı ve imkânları sınırlı ve gurbete düşmüş olan öğrencilerimizin, maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik burslar, miktarı az görülse de, bir öğrenci için çok çok önemlidir. Kanunlarımızda bu konudaki bağış ve burslar sınırlamalarla kısıtlanmış olsa bile gençler bizim geleceğimizdir. Bu yüzden her firma gücü nispetinde imkânları olmayan bir gencimize burs vermeyi ilke edinmelidir.

Kaynak:makalemarketi.com
ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
69292 kere okundu

Etiketler: vergi şirket yeni nesil

Nevzat Erdağ

1967 yılı Kars doğumlu ERDAĞ, Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesini bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesinden öğretmenlik formasyon eğitimi aldı...
Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde İnsan Kaynakları Yüksek Lisans Programına Katıldı. Profesyonel olarak çeşitli firmalarda muhasebe, finans, dış ticaret departmanlarında üst düzey yönetici olarak çalıştıktan sonra 1999 yılından beri Konvoy Danışmanlık adlı firmasında farklı sektörlerde firmaların mali müşavirliğini, Mali danışmanlığını ve yönetim danışmanlığını yapmaktadır.
Erdağ; ayrıca muhasebe, vergi ve diğer uzmanlık konularında danışmanlıklarının yanında yaklaşık on yıldır muhtelif eğitim kurumlarında 3500’e yakın kişiye eğitimler, panel ve konferanslar vermiştir.

Erdağ’ın yayınlanmış Kitapları;
• Türk vergi sistemi
• Şirketler
• Vergi idaremiz ve denetim müessesi
• Tekdüzen hesap planı uygulamaları
• Marka tescil işlemleri
• E Ticaret
• Kayıt dışı kara para yolsuzluk
• İhracatta KDV uygulamaları
• Canözüm deryaya döndü (şiir)
• Sahibini bilen şiirler
• Duygularla söyleşi(makaleler)

Erdağ’ın ayrıca sosyal ve mesleki içerikli 150 nin üzerinde yayınlanmış makalesi ve yayın aşamasında 3 yeni kitabı bulunmaktadır

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

E-Fatura Nedir?
Vergi İdaresindeki Değişimler (2.Bölüm)
Vergi İdaresindeki Değişimler (1.Bölüm)
Doğum İznindeki İşçi İçin İzin Süresince Sigorta Primi Ödenmesi Gerekir mi?
Kıdem Tazminatı hakkında bilmeniz gerekenler
Yurtdışı Seyahat Harcamalarının Muhasebeleştirilmesi
Kayıt Dışı Ekonomi ve Ülkemizin Geleceğine Etkisi
Google AdWords vb. Dijital Hizmet Harcamaları Nasıl Muhasebeleştirilir?
Spor veya Sosyal Etkinliklere Sponsorluk Katkılarının Muhasebeleştirilmesi
Özel Sigortalara Ödenen Primler Şirkette Gider Yazılır mı
Freelance Yaptırılan İşlerin Muhasebeleştirilmesi
Şirketlerin Verdiği Eğitim Bursları Gider Yazılır mı?

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

KOBI Teşvik Belgesi

KOBI Teşvik Belgesi

KOBİ kalkınma planları ve yıllık programlarda öngörülen hedefler ile Avrupa Birliği normlarına ve uluslararası anlaşmalara uygun olarak desteklenmelerini, uluslararası düzeyde rekabet edebilmelerini teminen üretim, kalite ve standartlarını artırmalarını, istihdam yaratmalarını sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.

OFİS VE İNSAN

Hayatı Ertelemeden Yaşamak, Zamanın Öneminin Farkına Varmak

Hayatı Ertelemeden Yaşamak, Zamanın Öneminin Farkına Varmak

Toplum olarak işlerimizi en son ana bırakmaya yatkınız. Ya Hayat? Onu yaşamayı niye son ana bırakıyoruz. Gülmeyi bile öteleyen ve taksitlendiren bir hayat yaşıyoruz. Her sabah 24 saati peşin alıyoruz ama taksit taksit gülüyor ve mutluluğu da aylarca erteliyoruz.

Paylaşımlı Ofis Nedir, Ne Yarar Sağlar?

Paylaşımlı Ofis Nedir, Ne Yarar Sağlar?

Başta mâliyet unsurları olmak üzere muhtelif menfi sebeplerden ötürü salt bir firmaya ya da kuruluşa ait ofisler düzenlenemiyorsa, çare paylaşımlı ofislerde aranmalıdır.

İŞ DÜNYASI

Stratejik Ortaklık Nedir?

Stratejik Ortaklık Nedir?

Günümüz şartlarında işletmelerin çeşitli sebeplerle meydana gelen krizlerden çıkmak için kullandıkları yöntemlerden biri stratejik ortaklıktır.

HUKUK / MUHASEBE

Türk Ticaret Kanununda tutulacak Resmi Defterler ve saklama süreleri

Türk Ticaret Kanununda tutulacak Resmi Defterler ve saklama süreleri

Ticari defterlerin uygun tutulmaması, cezaî yönden bu Kanuna ve ilgili diğer kanun hükümlerine göre sonuçlar doğuracaktır.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • Etkili bir Pazarlama Planı nasıl yapılır?

    Zamanın birinde başbakanlarımızdan biri DPT’nin kalkınma planlarını “plan mı pilav mı?” diyerek küçümsemişti. Piyasa ekonomisi mantığı içinde devletin ekonomiyi planlamaması gerektiği gibi mantıkla sanırım bu yorumu yapmıştı.