Yaşam Kalitesi İçin Yönetim Kalitesi

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Yaşam Kalitesi İçin Yönetim Kalitesi

Cumhuriyet tarihine baktığımızda en önemli uğraşımız nüfusu ve ekonomisi hızla büyüyen bir ülkenin ihtiyaçlarına yetişmek olduğunu görüyoruz.

Daha çok okul, daha çok hastane, daha çok yol, daha çok enerji... Öncelikle hep nicelikler peşinde koşmuşuz. Oysa, “çağdaş uygarlık seviyesine” ulaşma hedefi sadece “niceliği” değil, aynı zamanda “niteliği”, yani “kaliteyi” tanımlıyor. Bir başka deyişle çağdaş uygarlık düzeyi, özel sektör açısından birer tüketici ve kamu sektörü açısından birer yurttaş olarak insanların kendilerine sunulan ürün ve hizmetlerden tatmin olmasına, mutluluğuna bağlıdır.

“Kalite” kavramı aslında insanın her geçen gün daha iyisini istemesini, insan zihninde bir sıçramayı ifade ediyor: Örtünmekten giyinmeye, tıkınmaktan yemek yemeye, barınmaktan, hoş bir mekanda yaşamaya, dolanmaktan seyahat etmeye geçişi ifade ediyor.

Türkiye’de, ilk kez KalDer kuruluşlara yaşamın içinden “Kaliteyi kontrol etmeyin, üretin!” mesajını verdi. “Yaşamın içinden” diyorum, çünkü bunu soyut kuramsal bir önerme olarak değil, uluslararası uygulamaların, yaşanan deneylerin, somut uygulama alanlarının ışığında, pratik kazanımlarıyla birlikte ortaya koydu. KalDer, kaliteyi bir belge edinme yarışı olmaktan çıkarıp, yaşanması gereken bir yönetim anlayışı seviyesine taşıdı.

Toplam Kalite Yönetiminin yalnızca ticari kuruluşların rekabet gücünü değil, bütün bir toplumun yaşam kalitesini yükseltmek için gerekli olduğu gerçeğinden yola çıkarak Ulusal Kalite Hareketi başlatıldı. Artık Toplam Kalite Yönetimi, salt daha yüksek verimlilik, daha fazla rekabet gücü için başvurulan bir yönetim tekniği değil, kamu kuruluşları, belediyeler, hastaneler, sivil toplum kuruluşları dahil, Türkiye’de insanların yaşamını etkileyen her türlü kuruluşun benimsemesi gereken bir yaşam felsefesi olarak gittikçe yaygınlık kazanıyor.

Nitekim, yönetim biçiminde gerçekleştirilen bu dönüşümler, bilgi, beceri ve deneyime yapılan yatırım kuruluşlara büyük kazanımlarla geri dönüyor. Toplam Kalite Yönetimi konusunda başarılı uygulamalar ülke sınırını aşıyor. Türk kuruluşları Avrupa Kalite Ödüllerinde büyük başarılar kazandılar. En önemlisi bu başarının tesadüfi olmadığı, üst üste kazanılan ödüllerle kanıtlandı.

Ulusal Kalite Hareketi ile kalite çalışmaları çok öncü aşamalarda olan, ama bu konuda kararlı kuruluşlarda Mükemmellik Modeli’nin uygulamaya girmesini hedefledi. Ulusal Kalite Hareketi, toplumun her kesimine Toplam Kalite Yönetimi ile ilgili somut örnekler ulaştıran, TKY’nin her alanda uygulanabildiğinin bir kanıtıdır: Ulusal Kalite Hareketi’nin en önemli kazanımı, ülkemizde güçlü ve eski bir geleneğe sahip olan, bu nedenle değişimlere kapalı olması beklenebilecek devlet yapısının, kamu yönetimini de Toplam Kalite Yönetimini benimsemeye başlaması oldu. Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye’de ilk kez bir bakanlığın bir sivil toplum hareketine katılımını örneğini vererek Ulusal Kalite Hareketi’nin İyi Niyet Bildirgesi’ni imzaladı. Bugün Çalışma Bakanlığı’ndan, Adliyelerden, Emniyet Müdürlüklerine, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden Yerel Yönetimlere, üniversitelerden hastanelere çok geniş bir alana yayılan kamuda TKY uygulamaları ülkemizin kazanımlarının en somut ifadesidir. TKY felsefesinin, Kamu Reformu tasarılarının temelini oluşturmuş olması, kalite camiasına önümüzdeki değişim sürecinin de entelektüel liderliği konusunda sorumluluklar yüklüyor.

Ülkelerin rekabet gücü ve refah düzeyi ile ilgili olarak yapılan çalışmalar şu gerçeği ortaya koyuyor: Zenginliğin ve başarının formülü finans kaynaklarının yaratıcılığa, teknolojiye ve eğitime yönlendirilmesi ve Toplam Kalite kültürünün toplumun her kesimi tarafından benimsenerek uygulanmasından geçiyor. Aslında, Ulusal Kalite Hareketi toplumsal zenginliğe ve başarıya ulaşmamızı sağlayacak formülü hayata geçirme çabasıdır. Her bir katılımla, her bir eğitimle ülkemizi ileriye taşıyan bir çaba.

Ancak, toplum olarak yaşam kalitemizi artırma sürecinde daha çok yolumuz olduğunun da bilincinde olmalıyız. Yaşam kalitemizi artırmak için toplumdaki her kurumun yönetim kalitesini artırmalı, kaynaklarımızı verimli kullanmalı ve her konuda uluslararası karşılaştırmalarda başarılı olabilecek yenilikçilik ve yaratıcılığı göstermeliyiz. Önümüzdeki yıllarda da bu anlayışı hayata geçirerek topluma örnek olacak kişi ve kurumlara destek vermek hepimizin görevidir.

Bugün, ülkemiz siyasal ve sosyal bir reform süreciyle karşı karşıya. Eski çalışma ve yönetim biçimlerini gözden geçirerek her alanda yenilenmeye, yeniden yapılanmaya açılan bir kavşak noktasındayız. Bu noktada, kuruluşları verimli çalışan, kurumlara güven katsayısı yüksek, etik değerleri rehber edinmiş, temiz bir topluma götürecek yola girersek, ülke olarak hak ettiğimiz, uluslararası topluluğun saygın, müreffeh ve güçlü bir üyesi konumuna gelebileceğiz.

Gerek ürün ve hizmetlerin tüketicisi kimliğiyle, gerekse yurttaş kimliğiyle bireyin mutluluğu ve toplam yaşam kalitesinin yükselmesi özel sektörün, gönüllü kuruluşların ve kamu yönetiminin böyle bir anlayışla hareket etmesine bağlıdır. KalDer kalite anlayışının bir teknikler dizisi değil, bir yaşam felsefesi olduğunu örnekleriyle ortaya koyarak toplumsal değişimi tetikliyor. Kalite camiası, Türkiye’nin zorlukları aşma, kendini yeniden ve daha güçlü olarak var etme çabalarında yer alarak, giderek daha etkin bir rol oynamalıdır. Bunu sağlamanın en önemli adımı ise iyi örneklerin yanısıra, düşünce kalitesini geliştirmek ve içerik üretimine ağırlık vermektir.

Dr. Yılmaz ARGÜDEN

ARGE Danışmanlık A.Ş.
http://www.arge.com/

Kaynak: Dünya Gazetesi- 24. 09. 2004

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
7534 kere okundu

Etiketler: yönetim

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

ERP Hakkında Sık Sorulan Sorular
Aile Şirketleri
Karmaşıklık Maliyettir
Yönetim Kurullarında Denetim
Nanoteknoloji: Bir küçücük fıçıcık...
Yeni Markalar Oluşturabilmek
Yönetim Kurullarına Öneriler
Şirket Evlilikleri
Değer Yönetimi
Tübider RoHS (Kurşunsuz Üretim) Testleri Sonuç Raporu
KOBİ´ler ve AQAP Belgesi
Toplam Kalite Yönetimi
KURUMSALLAŞMA ve ISO 9001:2000
Performans Yönetimi
ERP Projelerinin Analiz ve Kurulum Süreleri

DIŞ TİCARET

Ticaret Fuarları

Ticaret Fuarları

İster ulusal, ister uluslararası olsun, ticaret fuarlarının günümüzde pazarlamanın en önemli araç ve işlevlerinden biri olduğu bilinmektedir.

OFİS VE İNSAN

Zor İnsanlarla Nasıl Başa Çıkılır?

Zor İnsanlarla Nasıl Başa Çıkılır?

İnsan sosyal bir varlıktır. Toplumdaki varlığını sürdürebilmek için de kullandığı en etkili kanal "iletişim"dir.

Yeni Nesil Ofisler

Yeni Nesil Ofisler

Uykuda geçirdiğimiz zamanları çıkardığımızda günümüzün büyük bir kısmını çalışarak geçirdiğimizi görüyoruz. Ofis binaları da bu yoğun tempoya ayak uyduruyor ve değişim gösteriyor.

İŞ DÜNYASI

Buy-ology, satın alma bilimi

Buy-ology, satın alma bilimi

“Buy-ology – Satın alma davranışı hakkında yalanlar ve gerçekler” adlı kitabının yazarı Lindstrom, insan davranışının yüzde 15'lik bölümünün bilinç, yüzde 85'lik bölümünün ise bilinçaltında şekillendiğini söylüyor

HUKUK / MUHASEBE

Yeni Türk Ticaret Kanununda işte bunlar var

Yeni Türk Ticaret Kanununda işte bunlar var

Yeni Türk Ticaret Kanununun getirdiği değişikliklere hızlı bakış

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • Fiyatlandırma Stratejisi Nasıl Olmalı?

    Fiyatlandırma kararı en önemli ve kritik pazarlama kararıdır. İşletmenin bütün faaliyetlerinin gelip bağlandığı yer olan karlılık doğrudan bu karara bağlı olarak gerçekleşir.