Strateji ve Belirsizlik

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Strateji ve Belirsizlik

Yaygın olan görüşün aksine, strateji belirsizliği belirli olana dönüştürmek değildir. Bürokratik olarak böyle düşünmeye meyilli olan birçok üst düzey yönetici ve amir, söz konusu kavramın bu şekilde anlaşılmasını ister ve beklerler.

Sonuç olarak, stratejileri gözden geçirdiklerinde, stratejinin başarılı olacağına dair kanıt talep ettiklerini duyabilirsiniz.

Bu çeşit bir alış veriş, tüm taraflar için yapılabilecek korkunç bir hatadır. Kanıt sunanların kontrol edemeyecekleri bir şey için söz vermeleri ve eğer beklentileri de umdukları gibi gerçekleşmediği takdirde, kendilerini şiddetli bir cezalandırılmaya maruz bırakmaları anlamına gelir. Aynı zamanda, başlangıçta garanti vermek, gelecekte karşılaşılabilecek herhangi bir durumun kesinlikle var olabileceği konusundaki yanlış inancı güçlendirir.

Gerçekte strateji, rekabet ve belirsizlik ortamında, seçimler yapmakla ilgilidir. Bugün için herhangi bir seçimde bulunmamak, geleceğin belirsizliğini düşünmekten bizi alıkoyabilir. En iyi stratejinin sağlayabileceği şey ise başarının anlam veremediğimiz kısımlarının oranını azaltabilmesidir. Profesyonelce bir strateji hazırlarken, şirketlerin, gelecekte müşterilerinin ne talep edecekleri, rakiplerinin ne yapacakları, şirketin neyi gerçekleştirmeye muktedir olduğu, genel olarak ekonominin nasıl gelişeceği konularında iddialarda bulunmaları gerekir. Ve bu iddiaların hiçbirinin gerçekleşeceği garanti edilemez.

Stratejinin anlamı, bugün için yapılabilecek en iyi seçimleri yapmak ve iddialarımızın gerçekleşmesi veya gerçekleşmemesi halinde söz konusu duruma cevap verebilecek esneklikte olmaktır. Özünde, "Bunun böyle olacağını düşünüyorum" derler, gelişmeleri izlerler ve elde ettikleri en son enformasyona göre de stratejilerini ve iddialarını güncelleştirirler.

Eğer strateji belirsizliği gideremiyorsa ve tekrarlanan ayarlamaları gerektiriyorsa, strateji ile uğraşmanın ne anlamı vardır? Belirsizliklerin tamamen ortadan kalktığı ana kadar beklemenin ve sonrasında reaksiyon göstermenin ne mahzuru vardır? Sebebi ise, stratejinin, neye dikkat etmemizi ve nasıl daha iyi olabileceğimizi anlayıp hesaplayabilmemizin tek yolu olduğudur.

Gelecekte olması arzu edilen durumun (nerede faaliyet gösterileceği ve nasıl kazanılacağı) düzgün bir şekilde ifade edilmesi, arzu edilen duruma nispeten kaydedilen gelişmeyi izlemeyi, takip edebilmeyi mümkün kılar. Arzu edilen durum için gerçekleşmesi olmazsa olmaz gelecekle ilgili temel iddiaları belirlemek, söz konusu temel iddiaların nasıl bir performans gösterdiklerini gözlemlemek, izlemek, kontrol etmek imkanını verir.

Örneğin, nispeten daha üstün bir müşteri hizmeti sunmak konusunda başarı isteyen bir şirket, müşterilerin söz konusu hizmeti takdir edecekleri iddiasında bulunmak zorundadır. Ve ancak böylelikle anlamlı bir şekilde, söz konusu hizmeti rakiplerinden daha iyi bir şekilde sunabilir. Stratejiyi ve iddialarını anlaşılabilir ve ikna edici bir şekilde ifade etmek yoluyla, şirket hem elde ettiği sonuçları hem de iddialarını ölçme sistemleri geliştirebilir.

Bu sistemlerin, net bir şekilde, şirket için önemli ve dikkat edilmesi zorunlu meselelere işaret etmesi gerekir. Gelecek gerçekleşmeye devam ederken bunlar yapılmadığında, şirket nelerin önemli olduğunu veya gerçekleşen olayların ne anlama geldiğini bilemeyecektir. Özünde, açık, net bir şekilde stratejinin belirlenmesi, piyasadan alınan geri bildirimin sinyal-parazit oranını yükseltir.

Bu yüzden strateji belirsizliklerden kurtulma ile ilgili değildir. İddialarınızın karşısındaki gelişmeleri algılayabilmeniz ve anlayabilmeniz ile ilgilidir. Örneğin, “Biz müşterilerimizin daha küçük ekranları talep ettiklerini düşünüyoruz, fakat aslında onlar daha büyük ekranları talep ediyorlar.” Yukarıda ifade edildiği şekliyle düşünüldüğünde, strateji iki bakımdan faydalıdır.

Birincisi, şirket temel iddialarını bir şahin gibi gözlemler, sapmaları mümkün olan en kısa zamanda görür ve uygun gördüğü hareketi sergiler. Aksi halde neyin izlenmesi gerektiği bilinmediğinde, şirket çok daha yavaş karşılık verecek veya tepki gösterecektir.

İkincisi, şirket stratejinin nasıl değiştirilmesi gerektiği konusunda destek almış olur. Çünkü, şirket, var olan stratejiye yeni verilerin girilmesi, güncellenmesi ve stratejik mantığın iyileştirilmesine imkan veren mantıksal bir yapıya sahip olmuş olur.

Bu nedenle, stratejiyi geleceğin belirsizliğinden kurtulmaktan çok, gelecekle ilgili, devamlı surette yeni iddialarda bulunup güncellemeler yaparak, hayatın kaçınılmaz belirsizliğiyle başa çıkma çabasının, bir yolu olarak düşünmemiz gerekir.

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
6685 kere okundu

Etiketler: strateji yönetim

Cemal Turgut Kartal

1967 yılında İstanbul, Suadiye'de doğan Sn. Kartal, 1986 yılında Kartallar Endüstri Ürünleri ve Dış Tic. A.Ş.'de Yönetim Kurulu Üyesi olarak iş hayatına başlamıştır. Lisans eğitimini, 1990 yılında Marmara Üniversitesi, Maliye bölümünde tamamlamıştır. Ardından, İşletme, MBA ve Maliye anabilim dallarında olmak üzere üç farklı alanda yüksek lisans çalışmalarını, Marmara ve Galatasaray Üniversiteleri'nde de sırasıyla Profesyonel Bilgisayar Programcılığı ve Yönetim Bilişim Sistemleri üzerine sertifika programlarını tamamlamıştır. 

1993 yılında Avusturalya, Brisbane, Bond Üniversitesi'nde lisan ve beşeri ilişkiler eğitimi almıştır. 1994-1995 yıllarında Ağrı'da, Maliye Subayı olarak, askerlik ödevini yerine getirmiştir. 1995-2008 yılları arasında orta ve büyük ölçekli, ulusal ve uluslararası şirketlerde profesyonel kariyerine devam etmiştir. 

2009 yılından itibaren Rhode Island (ABD), Montfoort (Hollanda), Milano (İtalya), İstanbul (Türkiye) ve Hong Kong (Çin) ofislerinde faaliyet gösteren, Parallel Partners (ABD) ve FP Partners (İtalya) firmalarının Türkiye'deki iş ortağı olarak, "Uluslararası Pazarlama ve İş Geliştirme" konularında danışmanlık hizmeti vermektedir. Aynı zamanda, 2011 yılında, İstanbul, Haliç Üniversitesi'nde başladığı Genel İşletme konusundaki doktora çalışmasına da devam etmektedir.

turgutkartal@yahoo.com

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Büyük Veri Analizleri ve Sektörel Farkındalık (Big Data)
Sizden sonra geminin kaptanı kim olacak?
Artık Büyük Balık Küçük Balığı değil, Hızlı Balık Yavaş Balığı yutuyor
Factoring
21.Yüzyılın Rekabet Silahı; Müşteri İlişkileri Yönetimi
Patent Kavramının Önemi
Ofislerdeki ilk iş günü acemilikleri
İç müşteri memnun mu?
Canon´un iş yerinde verimlilik araştırması
Algı Yönetimi (Algıda Seçicilik & Algıda Iskalama)
Almanya Turizm Pazarında radikal değişim zamanı
Online Strateji Oyunu - Yüksek Lisans MBA
İletişim Testisi İletişim Yolunda Kırılır
İş yaşamında E-posta ile iletişimde dikkat edilmesi gerekenler
İş Kazalarında İşverenin Sorumluluğu Açısından Mücbir Sebep

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

Ticaret Fuarları

Ticaret Fuarları

İster ulusal, ister uluslararası olsun, ticaret fuarlarının günümüzde pazarlamanın en önemli araç ve işlevlerinden biri olduğu bilinmektedir.

OFİS VE İNSAN

Etkili Dinleme Teknikleri

Etkili Dinleme Teknikleri

Dinleme konuşmanın algılanma boyutunu oluşturmaktadır. Bireyin söylenenleri algılayıp anlamlandırmasıdır. Birey, okul öncesine ait bütün bilgi, duygu ve düşünce evrenini dinleme yoluyla oluşturur.

Hayatı Ertelemeden Yaşamak, Zamanın Öneminin Farkına Varmak

Hayatı Ertelemeden Yaşamak, Zamanın Öneminin Farkına Varmak

Toplum olarak işlerimizi en son ana bırakmaya yatkınız. Ya Hayat? Onu yaşamayı niye son ana bırakıyoruz. Gülmeyi bile öteleyen ve taksitlendiren bir hayat yaşıyoruz. Her sabah 24 saati peşin alıyoruz ama taksit taksit gülüyor ve mutluluğu da aylarca erteliyoruz.

İŞ DÜNYASI

Yönetim Danışmanları ve Şirketlerde Değişimi Yönetmek

Yönetim Danışmanları ve Şirketlerde Değişimi Yönetmek

Sizlerinde çok iyi bildiği gibi; özellikle 2000'li yılların hemen öncesinde ve sonrasında yaşanan global ekonomik sıkıntılar şirketlerimizin artık ürün, servis ve hizmetlerini satabilmeleri için, daha çok mücadele etmek zorunda olduklarını gösteriyor.

HUKUK / MUHASEBE

Şirketlerin Verdiği Eğitim Bursları Gider Yazılır mı?

Şirketlerin Verdiği Eğitim Bursları Gider Yazılır mı?

Gelir Vergisi Kanunumuzda bu konuda yer alan düzenlemelere göre, verilen bursların gider olarak değerlendirilmesi için öncelikle bursun işle ilgili olması yani burs alan öğrencinin bursun bitiminde ilgili işletmede görev alması gerektiği yönündedir.

KOBİMOBİL