Dış Ticaret Verilerine Göre Nereye Gidiyoruz?

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Dış Ticaret Verilerine Göre Nereye Gidiyoruz?

Türkiye İstatistik Kurumu ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2015 yılı Eylül ayında, 2014 yılının aynı ayına göre %14,2 azalarak 11 milyar 659 milyon dolar, ithalat %25,2 azalarak 15 milyar 401 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Eylül ayında dış ticaret açığı %46,6 azalarak 7 milyar 13 milyon dolardan 3 milyar 742 milyon dolara düştü. Bu Durum global krizin etkilerinin ciddi şekilde hissedildiğini gösteren bir gelişmedir. Çoğunlukla ara malı ithalatı yapıldığından ithalattaki düşüş bize gelecekte üretimde ve cirolarda düşüş olabileceğinin de sinyallerini vermektedir.

İhracatın ithalatı karşılama oranı 2014 Eylül ayında %66 iken, 2015 Eylül ayında %75,7’ye yükseldi. Bu veriye göre Türkiye’nin dış krizlere göre dayanıklılığının da artmış durumda.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2015 Eylül ayında bir önceki aya göre ihracat %5,1, ithalat %2,7 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2015 yılı Eylül ayında önceki yılın aynı ayına göre ihracat %2,9, ithalat %14,8 azaldı. Kısacası yıllık bazda ihracattaki düşüşle beraber ithalatta daha fazla oransal düşüş olması bize büyüme konusunda önemli sıkıntılarla karşılaşabileceğimiz sinyallerini vermektedir.

Dış Ticaret grafik

Avrupa Birliği’nin (AB-28) ihracattaki payı 2014 Eylül ayında %43,9 iken, 2015 Eylül ayında %47,2 oldu. AB’ye yapılan ihracat, 2014 yılının aynı ayına göre %7,7 azalarak 5 milyar 508 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu veri Avrupa bölgesinde hala durgunluğun devam ettiğini göstermektedir.

Çin’den yapılan ithalat, 2015 yılı Eylül ayında 1 milyar 968 milyon dolar oldu. Bu ülkeyi sırasıyla Almanya (1 milyar 607 milyon dolar), Rusya (1 milyar 423 milyon dolar) ve ABD (1 milyar 25 milyon dolar) izledi. Buradan da hammadde ithalatında hangi ülkelerle daha yoğun ticaret yapıldığı da ortaya çıkmaktadır.

Bu veriler global gelişmelere bağlı olarak yurt dışındaki durgunluğun Türkiye’ye de yansımalarının olduğunu göstermekle beraber, iç talebin bu boşluğu dolduracak güce sahip olmadığını gösterdiğinden pazarlama, satış politikalarının ciddi bir şekilde gözden geçirilmesi, nakit akışlarının önümüzdeki dönemde düşük ciro riskine karşı hazırlanması son derece önemlidir.

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
2391 kere okundu

Hikmet Baydar

1984 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümünden mezun olmuştur. CNBC-E, TRT, SKYTÜRK,vb televizyon kanallarında ekonomi ile ilgili programlara katılarak güncel verileri yorumlamıştır. 

Muhtelif gazete ve dergilerde ekonomi ile ilgili yazıları yayınlanmıştır. Bankalarda bankacılık eğitimi vermiştir. Uludağ İhracatçılar Birliği, İTKİB, KOSGEB, EBSO, Eskişehir Sanayi Odası, MÜSİAD, İSİAD gibi kurumlarda Global krizin şirketler üzerine etkileri ve şirketlerin alması gereken tedbirler, Faiz ve kur riskinden korunma yolları gibi konularda seminerler vermiştir.

Terrapinn tarafından birleşik Arap Emirliklerinde düzenlenen Funds World Middle East 2007 konferansına Türkiye’den konuşmacı olarak davet edilmiştir. 

Chicago Mercantile Exchange tarafından düzenlenen Currency futures yarışmasında “the Best Mega Trader” seçilmiştir. ABD’de Futures Options sertifika programına katılmıştır. Fransa’da SNCF’de Fransız demiryolu işletmeciliğini incelemiştir. 

SPK ileri düzey lisans belgesine sahiptir. 

Çok iyi derecede İngilizce bilmektedir.

hikmetbaydar@3-goz.com
www.3-goz.com

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Hibrit bilgisayarlar kurumsal dizüstü bilgisayarların hakimiyetini tehdit ediyor
Türkiye teknolojinin faydalarına Amerika’dan daha çok inanıyor
Maptriks 2015 4. Çeyrek AVM Raporu
İstanbul Turizmde Dünya Beşincisi Oldu
Kredi kartı sayısı son 1 yılda %1 arttı
Dünyada 396.200 motosiklet satıldı
Türklerin 2016 Hedefi Borçlarını Azaltmak
Renkli Metinlerin %55 Oranında Daha Fazla Okunduğunu Biliyor musunuz?
Avrupa ve Türkiye Araç Pazarı Değerlendirmesi
Sevgili Ararken Hacker'a Yakalanma, Arkadaş Bulma Servisleri Yüksek Riskli
Türkiye'de Kaç Şirket Var?
Otomobil Pazar Değerlendirmesi 2014
İdeal maaş en az 4 bin TL olmalı
Türkiye’deki kullanıcılar 15 dakikada bir cep telefonuna bakıyor
Türk aile şirketleri için başarı “aklın yolu” ile “kalbin sesi” arasında doğru yolu bulmaktan geçiyor

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

KOBİ´lerde ihracat sorunları

KOBİ´lerde ihracat sorunları

KOBİ´lerin dış ticarete ve ihracata yönelik en büyük sorunları sıralanırken, teknoloji kullanımı, finansman, dış pazarlardaki sert rekabet, ön plana çıkıyor.

OFİS VE İNSAN

Doğa Dostu Yeşil Binalar

Doğa Dostu Yeşil Binalar

Soluduğumuz havanın, içtiğimiz veya kullandığımız suyun, işlediğimiz toprağın milyarlarca insanın ihtiyacını karşılayabilmesi her geçen yıl güçleşiyor. Çünkü her üçü de sürekli kirleniyor.

Ergonomi nedir?

Ergonomi nedir?

Ergonomiye kısaca fiziksel çevrenin insana uyumlaştırılması süreci diyebiliriz. Günümüz endüstri çağında makine-insan arasındaki artan ilişkiler, insana uyumlu çevre, eşya, makine, ofis vs. gibi fiziksel çevre birimlerinin yaratılması çabalarını zorunlu kılıyor.

İŞ DÜNYASI

Şikayet Yönetimi

Şikayet Yönetimi

İşletme; kaynaklarını kullanarak mal ve hizmet sunan bir örgüttür. Bu mal ve hizmetten faydalanan müşteriler olumlu ve olumsuz geri dönüşlerde bulunabilir.

HUKUK / MUHASEBE

Vergi İdaresindeki Değişimler (1.Bölüm)

Vergi İdaresindeki Değişimler (1.Bölüm)

Vergi İdaresindeki Değişimin Farkında mısınız?

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • KOBİ'ler için pazarlama gerçeği

    Kobi’lerin en önemli özelliği sanırım zayıf kaynaklarla (eksik özsermaye, teknoloji, kalifiye personel vb. ) küresel rekabetin içinde bulunmalarıdır. Fakat Kobi’lerin bu eksikliklerini abartarak morallerini bozmamaları gerektiğini düşünüyoruz.

tümü

PATRONA TAVSİYELER

Kurumsallaşabilenlerden misiniz, Yoksa...

Kurumsallaşabilenlerden misiniz, Yoksa...

Böyle bir soru olur mu şimdi demeyin lütfen. Hem de bir Yönetim Danışmanı böyle bir soruyu sormamalı diyebilirsiniz. 23 yıllık profesyonel iş hayatımın büyük bir kısmını KOBİ'lerde “kurumsallaşma” çalışmalarına harcamış biri olarak, tüm şirketlerin ve özellikle de KOBİ'lerin öncelikle bu sorunun cevabını düşünmeleri gerektiğine inanıyorum.