İhracat İçin Kalite

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
İhracat  İçin Kalite

Dünyada birçok konuda gözlenen değişim hızı gün geçtikçe artıyor. Bilişim ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, demokrasi ve piyasa ekonomisi kavramlarının yaygınlaşması, ve dünya üzerinde yaşayan insan sayısındaki artışlar insanların karşılıklı bağımlılığını da artırıyor.

Yaşam kalitemizi artırmak istiyorsak, dünyayı yavaş yavaş tehdit eden konulara ortak çözümler üretmek için birlikte çalışma anlayışını hayata geçirmeliyiz.

Küresel konular günlük hayatımızı çok yakından etkiliyor. Çocuklarımızın hayatlarını ise daha da yakından etkileyecek.

Y önetim kurulları üzerindeki performans baskısı her geçen gün artıyor. Yönetim kurullarının bir taraftan kurumsal yönetişim ilkelerine uyumu önem kazanırken, diğer taraftan da stratejik olarak yaratıcı olmaları ve şirketlerin performansını güçleşen rekabet şartlarında daha da iyiye götürmeleri bekleniyor.

Yönetim kurullarının takım olarak yaptıkları ortak hatalara dikkat etmek performans artışını sağlamaya yardımcı olabilir.
Gerek ülkemizde, gerekse uluslararası şirketlerde yönetim kurulları çok değerli bireylerden oluşmasına rağmen birçok ortak hataya da imza atıyorlar. Bu hatalardan ders almak şirket performansını artırmaya yarar.

Örneğin, IMKB’deki en büyük otuz şirketin yönetim kurulları üyeleri arasında bir anket yapılsa, büyük bir çoğunluğu kendi şirketlerinin en iyi yönetilen beş şirket arasında gösterecektir!!! Bir başka ifade ile yönetim kurulu üyeleri kendilerine ve şirketlerine gereğinden fazla güveniyorlar.

Aşırı güveni dengelemek için uygulanabilecek çeşitli yöntemler kullanılabilir: (i) senaryo analizleri yaparak zihinleri kötü sonuçlara da hazırlamak, (ii) risk değerlendirmeleri yaparak senaryoların zayıf yönleri konusundaki duyarlılıkları artırmak ve (iii) kararları aşamalı olarak vererek stratejik esnekliğe prim vermek.

Özellikle holding şirketlerinin yönetim kurulları mevcut işlerden satarak ve/veya kapatarak çıkma kararını başarısızlığın tescil olarak görme eğilimleri nedeniyle yeterince objektif olarak değerlendiremiyorlar. Oysa, en kolay değer yaratma yöntemlerinden birisi de değer yitiren aktiviteleri sonlandırmaktır.

Bu nedenle mevcut işlerle ilgili kararları verirken, o işe girme kararını vermiş dahi olsa, yönetim kurulunun bağımsız ve gerçekçi bir değerlendirme yaparak bu kararın bir yenilenme ve gelişme fırsatı olarak algılanmasını sağlaması gerekir.

Benzer şekilde, bir kez verilen yatırım kararlarından dönüş yapmak da yönetim kurulları için gereğinden güç olmaktadır. Yanlış kararın arkasından, yanlış yapılmadığı izlenimi vermek üzere, dökülen paralar şirketlere aşırı yükler getirmektedir. Bunun yerine yanlış karardan dönebilme cesretini gösterebilen yönetim kurulları şirketlerinin değerlerini artırma konusunda daha başarılı olurlar.

Bu nedenle, yatırımların her aşamasında geçmişte harcanan meblağa bakmaksızın o günden sonra yapılacak yatırımlar bağımsız olarak değerlendirilmelidir. Hataları zamanında farkederek önlem almak ve/veya hatadan zamanında dönebilmek yönetim kurulları için önemli bir meziyettir.

Unutulmamalıdır ki, kötü paranın arkasından iyi parayı atmak ne kadar büyük bir hataysa, yeteri kadar hata yapmamak da yaratıcılık için gerekli riskleri almamak demektir. Bu nedenle, yatırımların da çeşitli aşamalarda tekrardan gözden geçirilebilecek aşamalara ayrılması ve yatırım esnekliğinin korunması bu konuda yapılacak hata düzeyini azaltmaya yardımcı olur.

Yönetim kurullarının yaptıkları hatalardan birisi de farklı kategorilerdeki harcamalara ilişkin kararları farklı mentalite ile değerlendirmeleridir. Oysa, bir trilyon liralık bir pazarlama hatasıyla, bir trilyon liralık üretim hatasının şirkete maliyeti aynıdır!! Özellikle yeni ve moda işlere girerken gösterilen liberal yaklaşımlar şirketlere pahallıya mal olabilmektedir.

Son dönemdeki gelişmelerin devam edeceğine ilişkin yanılgıya da sıkça rastlanmaktadır. Özellikle Türkiye gibi olumlu ve olumsuz dönemlerin birbiri ardına geldiği bir ortamda bu yanılgıya düşmek şirketler için büyük kayıplara yol açabilir.

Örneğin, kötü bir yılda elde kalan stokların yüksekliğinden zarar gören bir şirket, gelecek yıl aşırı tutucu bir üretim politikası izlediğinde hızla artan talebe cevap verememekten dolayı piyasa payında kayıplara uğrayabilir.

Dolayısıyla, her dönemi geçmiş dönemin verileriyle değil, o dönemin verileriyle değerlendirme alışkanlığını kazanmak gerekir. İş hayatında duygusallığa yer yoktur. Gelecekle ilgili tahminlerin de göründüğü kadar iyi ve/veya kötü olmayabileceğini de değerlendirmek ve stratejik plana esneklik kazandırmak performansı geliştirmeye yardımcı olur.

Farklı düşüncelere tahammül edememe ve takım olarak aynı şekilde düşünmeye prim verme yaklaşımı da şirketler için risk oluşturur. Herkesin her konuda aynı düşündüğü bir yönetim kurulunda tek bir üyeden fazlasının şirkete yük olduğu unutulmamalıdır!! Bu nedenle, fikirlerin rahatlıkla çatışabileceği bir ortam hazırlayarak yaratıcılığı teşvik etmek, şirketin riskleri ve fırsatları daha iyi değerlendirebilmesine yardımcı olur.

Özetle, yönetim kurullarının duygusallıktan uzak, verilere dayalı, gelecek odaklı, esnekliğe prim veren, objektif bir yaklaşım benimsemesi şirket performansının ve değerinin artmasına yardımcı olur.

Dr. Yılmaz Argüden

ARGE Danışmanlık A.Ş.
http://www.arge.com/

Kaynak: Dünya Gazetesi - 26.04.2003

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
5500 kere okundu

Etiketler: kalite ihracat

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Kurumsal Marka Değeri
Yeni Markalar Oluşturabilmek
Toplam Kalite Yönetimi ve ISO 9000 Kalite Yönetim sistemi arasındaki farklar nedir?
Endüstri 4.0 - Bilişim Teknolojileri & Yeni Sanayi Vizyonu
Şirket Küçülürken
İş Dünyasında Riskler
ERP - MRP - II İlişkisi
Kalite
EFQM Mükemmellik Modeli ve Balanced Scorecard (Kurum Karnesi)
ISO 9001:2000 Nedir?
Tedarik Zinciri
Kalite Nedir?
Tedarik Zinciri Yönetimi
Ne Kadar Hataya Tahammülünüz Var?
ERP´nin işlerimde sağlayacağı yararlar nelerdir

DIŞ TİCARET

Dış Ticaret Verilerine Göre Nereye Gidiyoruz?

Dış Ticaret Verilerine Göre Nereye Gidiyoruz?

Türkiye İstatistik Kurumu ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2015 yılı Eylül ayında, 2014 yılının aynı ayına göre %14,2 azalarak 11 milyar 659 milyon dolar, ithalat %25,2 azalarak 15 milyar 401 milyon dolar olarak gerçekleşti.

OFİS VE İNSAN

Dijital baskı kalıcı olacak

Dijital baskı kalıcı olacak

Dijital baskı, 1990’lı yıllarda büyük ilgi ve heyecan uyandırdı; ama esas atılım sonrasında gerçekleşti. Günümüzde dijital baskı, pek çok baskı işi için uygun bir alternatif haline geldi.

Ergonomi nedir?

Ergonomi nedir?

Ergonomiye kısaca fiziksel çevrenin insana uyumlaştırılması süreci diyebiliriz. Günümüz endüstri çağında makine-insan arasındaki artan ilişkiler, insana uyumlu çevre, eşya, makine, ofis vs. gibi fiziksel çevre birimlerinin yaratılması çabalarını zorunlu kılıyor.

İŞ DÜNYASI

İş Kazalarında İşverenin Sorumluluğu Açısından Mücbir Sebep

İş Kazalarında İşverenin Sorumluluğu Açısından Mücbir Sebep

Ortaya konması ve tartışılması gereken en önemli nokta, böyle bir hadisede sosyal güvenlik hukuku mevzuatı anlamda bir iş kazasının oluşup oluşmadığı ve işverenin sorumluluğunun olup olmadığıdır.

HUKUK / MUHASEBE

Freelance Yaptırılan İşlerin Muhasebeleştirilmesi

Freelance Yaptırılan İşlerin Muhasebeleştirilmesi

Son dönemlerde pek çok farklı işletme, bünyesinde yapılması gereken çeşitli işleri freelance çalışan kişilere yaptırmaya başladı.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • KOBİ'ler 4+4 Formülü ile Nereye Gidebilir?

    KOBİ’ler piyasadan silinmek istemiyorlarsa KOBİ mantığını silmeleri gerekir. Bu KOBİ mantığı 4 ilke ve 4 tutumdan oluşur ve 4+4 yaklaşımı olarak özetlenir. Peki nedir bu 4+4 formülü?

tümü

PATRONA TAVSİYELER

İhaleye Girmek Yalnızca Dosya Hazırlamak Değildir

İhaleye Girmek Yalnızca Dosya Hazırlamak Değildir

Firmalar ihaleye girmek istedikleri kurumun/idarenin gerçekte ne istediğini tam olarak anlayamaz ve ihalede yer alayım fiyatım da düşükse alır giderim diye düşünürler. Peki durum gerçekte böyle midir? Tabi ki hayır.