Kobitek.com web sitesi, analitik ve kişiselleştirme dahil olmak üzere site işlevselliğini sağlamak ve reklam gösterimini optimize etmek için çerezler gibi verileri depolar.

VUCA dünyasında yönetim de böyle. “Daha çok kontrol” dürtüsü anlaşılır; fakat çoğu zaman işi daha da zorlaştırır. Çünkü bugünün problemi, dünün problemiyle aynı isimle anılsa bile aynı doğada değildir.
VUCA (Volatility, Uncertainty, Complexity, Ambiguity) çoğu ortamda “her şey karmakarışık” demenin şık bir kısaltmasına dönüştü. Oysa Bennett ve Lemoine’in altını çizdiği kritik nokta şu: VUCA dört farklı zorluk tipini tek sepete atar; bu da dört farklı tepkiyi tek tepkiye indirgememize yol açar. Dahası, VUCA bazen “bahane” gibi kullanılıp strateji ve planlama emeğinden kaçışa da dönüşebilir.
Şu ayrımı net koymadan yönetim dili bulanıklaşır:
Aynı sektör içinde bile aynı gün, aynı toplantıda bu dört hâl bir arada bulunabilir. Ve her biri farklı yönetim refleksi ister.
VUCA’yı yönetmek için pratik bir çeviri var: VUCA Prime. Lawrence’ın yaklaşımı, “dışarıdaki tehdidi” içeriye taşımak yerine “içeride üretilecek kapasiteye” odaklanır:
Bu çeviri, yöneticiyi “dış dünya böyle” diye donmaktan çıkarır. Çünkü VUCA Prime’ın dediği şey şudur: Dışarıda hava bozuyorsa, içeride sürüş tekniğini güncelle.
VUCA ortamında en sık gördüğüm reflekslerden biri şudur: Karmaşık bir durumda, çözümü daha fazla analizde aramak. Oysa Snowden ve Boone’un HBR’de anlattığı Cynefin yaklaşımı, karar bağlamını doğru seçmeden yapılan analizlerin çoğu zaman boşa akacağını hatırlatır.
Cynefin’in basit mesajını seviyorum: Bağlam değişince doğru yönetim davranışı da değişir.
Motosiklet diline çevirirsek: Viraj çizgisi komplike bir iştir; ustalık ister. Ama yağmurda değişken zeminde “harita okuyarak” viraj dönemezsin—deneyim, geri bildirim ve küçük ayarlamalar gerekir. Karmaşık ortamda yönetim de böyledir.
VUCA konuşulurken bazen tehlikeli bir cümle dolaşır: “Artık plan yapılmaz.” Hayır, plan yapılır; ama tek tahmin + tek plan anlayışı, yüksek belirsizlikte kırılgandır.
McKinsey’nin “Strategy under uncertainty” çalışması, belirsizlik seviyelerini sınıflandırıp stratejinin buna göre tasarlanmasını önerir: belirsizliğin farklı düzeyleri vardır ve her düzeyde aynı planlama yaklaşımına yaslanmak risklidir.
Buradan çıkan çok pratik bir yönetim seti var:
Senaryo, fal değildir; karar kalitesi aracıdır. Amaç “doğru tahmin” değil, “farklı geleceklerde ayakta kalacak seçenekler” üretmektir.
Belirsizlikte ilk iş: hangi senaryo olursa olsun işine yarayacak hamleleri seçmek.
Örnek: veri görünürlüğü, temel süreç standartları, kritik tedarikçi çeşitliliği, nakit disiplininin güçlenmesi, müşteri geri bildirim döngüsünün kısalması.
Her şeyi tek bir büyük karara bağlamak yerine, küçük denemelerle ilerlemek—yani “etap etap” gitmek—belirsizlikte daha sağlıklı bir sürüş sağlar. Bu yaklaşım, tek bir “kader yatırımı” yerine seçenek üretmeyi öğretir.
Senaryoların değeri, “ne olursa ne yapacağım?” kadar “ne oluyoru nasıl erken anlayacağım?” sorusundadır.
Kur, talep, tedarik süresi, tahsilat günleri, müşteri kaybı, fiyat esnekliği… Her işletmenin kendi göstergeleri vardır.
Bunları bir araya getirdiğinde, kullanılabilecek bir çerçeve ortaya çıkar: Stratejik Esneklik Sistemi. Yani tek bir stratejiye bağlı kalmak değil; seçenek üretmek, işaretleri izlemek ve doğru anda yön değiştirebilmek.
VUCA’yı konuşurken Şirketlerinerin sahadaki gerçeğini unutmamak lazım: Şirket, çoğu zaman “özel kuvvet” gibi çalışır—az kişiyle çok iş. Bu yüzden belirsizlikte “dayanıklılık” (resilience) bir lüks değil bir gereksinimdir.
OECD’nin KOBİ görünümü raporu, son yıllardaki krizlerin (COVID sonrası etkiler, tedarik zinciri dalgalanmaları vb.) KOBİ’lerin ağlara (üretim, bilgi, inovasyon ağları) erişimini ve adaptasyon kapasitesini kritik hâle getirdiğini vurguluyor.
Aynı şekilde OECD’nin SME finansmanı scoreboard’u, 2022’de KOBİ finansman maliyetlerinde keskin artış ve kredi koşullarında sıkılaşma gibi dinamikleri işaret eder.
Bu iki bulgu bize şunu söylüyor: VUCA’da yönetim, yalnızca “strateji sunumu” değil; nakit, finansman, tedarik ve ağ yönetimi disiplinidir.
VUCA’da “çeviklik” denince çoğu kişi sadece yöntem konuşuyor. Oysa Baran ve Woznyj, çevikliğin kişi–ekip–organizasyon düzeyinde “insan dinamikleri”yle taşındığını vurgular: koordinasyon, rol netliği, hızlı geri bildirim, öğrenme ritmi…
Ve burada çok kritik bir kaldıraç var: psikolojik güvenlik. Edmondson’un klasik çalışması, ekip içinde “kişilerarası risk almanın güvenli olduğu” ortak inancın, öğrenme davranışını ve performansı desteklediğini gösterir.
VUCA’da bu, şu demek: Kötü haberin saklanmadığı, hatanın konuşulabildiği, erken sinyalin bastırılmadığı ekipler daha hızlı öğrenir.
Yazıyı “duvarda asılacak” kadar pratik bir özetle bitireyim:
Sisle kavga etme, sürüş tekniğini güncelle
VUCA dünyasında yönetim, “daha sert olmak” değil; daha uyanık olmak işidir. Sis varsa kızarak açılmaz. Ama iyi sürücü, sis varken de güvenle ilerler: hızı ayarlar, görüşünü uzatır, riskini böler, gerektiğinde rota değiştirir.
Yönetici de aynısını yapar: anlamlandırır, seçenek üretir, erken sinyali yakalar ve öğrenen bir organizasyon kurar. Ezber bozan şey budur.


1954 doğumlu olan Tufan Karaca, Kadıköy Maarif Koleji’nden mezun olduktan sonra eğitimini Virginia Polytechnic Institute and State University’de tamamlamıştır. 45yıllık profesyonel yaşamının 20 yılını dokuz farklı ülkede, uluslararası şirketlerde üst düzey yöneticilik yaparak geçirmiştir.
İş dünyasında edindiği deneyimleri eğitim alanına da taşıyarak, Yeditepe Üniversitesi ve Özyeğin Üniversitesi gibi önde gelen üniversitelerde dersler vermiştir. Halen yönetim danışmanı olarak kariyerini sürdüren Karaca, yönetim eğitimleri ve stratejik danışmanlık hizmetleri sunarak, modern iş yönetimi ilkelerini ve trendlerini kurumlara aktarmaktadır.
Yönetim alanındaki uzmanlığını kaleme aldığı “Girişimciler için Kolay ve Hızlı İş Planı Hazırlama”, “Career Management In a Disrupted World “, “Yeni Dünya Düzeninde Kariyer Yönetimi”, “Arts Entrepreneurship: How to Craft Your Creative Business Model”, “Sanatta Girişimcilik - YARATICI İŞ MODELİNİZİ NASIL GELİŞTİRİRSİNİZ? “gibi kitaplarıyla geniş bir kitleyle buluşturan Karaca, girişimcilik, stratejik esneklik ve VUCA gibi güncel yönetim konularında çalışmalarını sürdürmektedir.
Destekçilerimize Teşekkürler
Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak
Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com
KOBITEK.COM, bir
TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.
2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.
Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!