Kobitek.com web sitesi, analitik ve kişiselleştirme dahil olmak üzere site işlevselliğini sağlamak ve reklam gösterimini optimize etmek için çerezler gibi verileri depolar.

Ve şu somut modelleri masaya yatıracağız:
Sam Altman’ın American Equity Fund önerisi (UBC tipi model),
Alaska Permanent Fund Dividend (petrol rantını vatandaşla paylaşan mini UBI),
Norveç Hükümet Emeklilik Fonu (sosyal zenginlik fonu),
Finlandiya ve diğer UBI deneyleri.
Amacım şu: Bunları yüceltmek de değil, çöpe atmak da değil.
Gerçekten ne işe yarıyorlar, nerede masal başlıyor, onu ayıklayalım.
Kafa karışıklığını bitirmek için önce kısa tanım:
UBI (Universal Basic Income)
Her vatandaşa, koşulsuz, düzenli, bireysel nakit ödeme. Çalışma şartı yok, gelir testi yok. Ama miktar bazen “hayatta kalma düzeyi”, bazen “tam geçim düzeyi” olarak tasarlanıyor.
UBC (Universal Basic Capital)
Odak para değil, mülkiyet. Herkese bir sermaye hesabı veya payı veriliyor; fonlar yatırım yapıyor, getirisi kişiye akıyor. Mantık: “Herkesi biraz kapitalist yapalım.” Gardels’in önerdiği model bu (1).
UHI (Universal High Income)
Elon Musk’ın sık dile getirdiği, UBI’nin daha iddialı versiyonu: YZ ve robotlar o kadar üretken olacak ki, herkese sadece temel değil, “yüksek” bir gelir sağlamak mümkün olacak; çalışmak isteğe bağlı olacak (2), (5), (6).
Bu üç kavramın ortak hayali:
Çalışma ile hayatta kalma arasındaki zorunlu bağı gevşetmek.
Farkları ise kaynağın nereden geldiği ve mülkiyetin kime ait olduğu sorularında.
Sam Altman’ın “Moore’s Law for Everything” manifestosunda önerdiği American Equity Fund, UBC’nin en çok konuşulan versiyonlarından biri (2), (3), (11).
Özetle şunu diyor:
Büyük ŞİRKETlerin ve büyük toprak sahiplerinin varlıklarından her yıl, piyasa değerlerinin küçük bir yüzdesi (örneğin %2,5) kadar hisse bazında vergi alınsın.
Bu hisseler ulusal bir fonda toplansın.
Fonun getirisi, tüm vatandaşlara eşit paylarla dağıtılsın; böylece azalan ücret gelirini telafi eden sermaye geliri ortaya çıksın.
Bu, klasik “vergi toplayıp bütçeden dağıtma” modelinden farklı:
Devlet, doğrudan sermayeyi vatandaşa aktarıyor.
Doğrudan AI çağını hedefliyor. Altman açıkça, AI’nın ücretleri düşüreceğini, verimliliği ve ŞİRKET değerini artıracağını söylüyor; çözümü, bu ek değeri sermaye vergisiyle geri almakta görüyor (2), (3), (11).
Gelir değil sermaye vergisi mantığı, emek vergilerini azaltıp üretimi teşvik edebilecek bir çerçeve sunuyor.
“Alın teri değil, algoritma teri üzerinden vergi” fikri, teorik olarak güçlü.
Sorun şu: Bu model bugün blog yazısı seviyesinde. Gerçek siyasi dünyaya geldiğinde karşımıza çıkanlar:
Sermaye kaçışı riski:
Bu kadar agresif sermaye vergisi, küresel koordinasyon olmadan uygulanırsa, büyük ŞİRKETlerin operasyonlarını daha düşük vergi rejimlerine kaydırma riskini büyütür.
Lobi gücü gerçeği:
Altman’ın önerdiği ŞİRKETlerin bir kısmı, fiilen dünyanın en güçlü lobi ordularına sahip. Onlardan her yıl %2–3 hisse almak, bir metin yazmak kadar kolay değil (11), (12).
Devlet kapasitesi sorunu:
Böyle bir fonu, onlarca yıl boyunca bağımsız, şeffaf ve profesyonel yönetmek; Altman’ın hayal ettiğinden çok daha zor. Norveç bile bunun için on yıllar harcadı (4).
Acı gerçek:
American Equity Fund bugün güçlü bir fikir egzersizi, ama uygulanabilir bir plan değil.
Onu “yakında bizi kurtaracak model” gibi gören herkes kendini kandırıyor.
Alaska Permanent Fund 1976’da petrol gelirlerini gelecek nesiller için biriktirmek üzere kuruldu (13), (14). Bugün:
Fon büyüklüğü 80 milyar dolar civarında (13), (14), (15).
Her yıl, fonun performansına ve yerel politikaya bağlı olarak, eyalet sakinlerine kişi başı yaklaşık 1.000–2.000 dolar arası temettü dağıtılıyor (13), (14), (15).
1982’den beri toplam 30 milyar doların üzerinde ödeme yapılmış durumda (14).
Bu mekanizma, dünyada en çok referans verilen “pratik UBI” örneklerinden biri. Çünkü:
Kaynak net: petrol ve doğalgaz gelirleri.
Fon bağımsız kurum tarafından yönetiliyor; yatırımlar küresel portföye yayılmış (13), (15).
Ödeme herkese eşit, gelir testine bağlı değil.
Çalışmalar, bu ödemenin:
Yoksullukla mücadelede anlamlı katkı sağladığını, özellikle düşük gelirli aileler için ciddi nefes aldırdığını,
Buna karşılık istihdam üzerinde büyük bir “tembellik etkisi” yaratmadığını gösteriyor (16).
Yani “insanlara para verirsen çalışmayı bırakırlar” argümanı, Alaska için pek doğrulanmıyor.
Ama bu bir “UBI cenneti” mi?
Hayır. Şu sebeplerle:
Tutar geçim düzeyinde değil.
1.000–2.000 dolar, Alaska gibi pahalı bir eyalet için yıllık temel gelir değil; sadece ekstra bir destek.
Gelirin kaynağı fosil yakıt.
Enerji dönüşümü hızlanırken, bu fonun sürdürülebilirliği tartışmalı.
Siyasi pazarlığa açık.
Son yıllarda formül birkaç kez değiştirildi; kimi dönemlerde ödeme tutarı siyasi bütçe pazarlıklarına kurban edildi (14).
Alaska modeli, “vatandaşa doğrudan pay vermek mümkün”ü gösteriyor.
Ama şunu da gösteriyor:
Kaynak güçlü değilse, fon tasarımı siyasetten iyi korunmuyorsa, UBI hayali en fazla “yıllık ikramiye” düzeyinde kalıyor.
Türkiye için ders:
Bizim ne Alaska kadar petrolümüz var ne de bu seviyede şeffaf bir fon yönetimimiz.
Bu modeli birebir kopyalamaya heveslenmek, kendine masal anlatmak olur.
Norveç’in Government Pension Fund Global (GPFG), dünyadaki en büyük egemen servet fonu (4), (17).
Öne çıkan özellikleri:
1990’da petrol ve gaz gelirlerini yönetmek, ekonomiyi dalgalanmalara karşı korumak ve gelecek nesiller için birikim yapmak amacıyla kuruldu (4), (17).
2024 sonunda varlık büyüklüğü yaklaşık 1,7–1,8 trilyon dolar civarında; dünya borsalarında halka açık hisselerin ortalama %1,5’ine sahip (17), (18).
Getiriler bütçeye “yüzde 3 kuralı” ile aktarılıyor: Hükümet, fon büyüklüğünün uzun vadeli reel getiri oranı kadarını (yaklaşık %3) her yıl bütçeye çekebiliyor; geri kalanı fonda kalıyor (4), (17).
Bu model UBI değil; Norveç vatandaşı her ay fondan doğrudan ödeme almıyor.
Ama fonun getirileri, güçlü refah devletini finanse etmekte kullanılıyor.
Neden önemli?
Şeffaflık ve yönetim kalitesi:
Uluslararası endekslerde en yüksek şeffaflık puanlarını alıyor (17).
Siyasi konsensüs:
Hem sağ hem sol, fonun temel kurallarına çok nadir dokunuyor; kısa vadeli popülizme direnç var.
Uzun vadeli perspektif:
Fonun amacı “bugünü kurtarmak” değil, yüzyıllık ufukta nesiller arası adalet.
Bugün AI servet fonu tartışmaları yapılırken, çoğu yazar ve kurum “Norveç tipi bir model kuralım, AI rantını bu fona akıtalım” diyor (1), (4), (17).
Gerçekçi olmak lazım:
Norveç’in başarısı, sadece fon kurmasından değil;
yüksek kurumsal kapasite, düşük yolsuzluk, güçlü vergi ahlakı ve toplum içi güven kültüründen geliyor.
Bu paket olmadan, “biz de AI fonu kurduk” demek, logolu bir banka hesabından ibaret kalır.
Finlandiya, 2017–2018 arasında Avrupa’nın ilk ulusal düzeydeki temel gelir deneyini yaptı (19), (20):
2.000 işsiz kişiye, ayda 560 avro, koşulsuz ve vergiden muaf bir ödeme yapıldı.
Katılımcılar, iş bulsalar bile bu ödemeyi almaya devam ettiler.
Sonuçlar ne gösterdi?
İstihdam etkisi sınırlı:
Temel gelir alanların istihdam düzeyinde, kontrol grubuna göre belirgin bir artış yok (20).
Psikolojik ve bürokratik etki güçlü:
Katılımcılar, daha az stres, daha yüksek yaşam memnuniyeti ve daha basit bürokrasi bildirdiler (19), (20).
Yani:
UBI, insanları kitlesel şekilde “koltuğa yapıştırmıyor”;
ama tek başına işsizliği de çözmüyor.
Daha çok psikolojik güvenlik ve idari sadeleşme sağlıyor.
Diğer deneyler: Stockton, Barcelona, Maricá…
McKinsey ve diğer kaynaklar, dünya genelinde çeşitli UBI deneylerini derliyor (21):
Hollanda, İspanya (Barcelona), ABD’de Stockton, Brezilya’da Maricá, Güney Kore’de Gyeonggi…
Ortak bulgular:
Geçici ve sınırlı miktardaki gelir,
kısa vadede borç yükünü azaltıyor,
insanların risk alma ve iş arama davranışını bir miktar olumlu etkiliyor,
mental sağlık ve ilişkilerde iyileşme sağlıyor.
Ama yine:
Bu deneylerin çoğu küçük ölçekli, süreli ve AI rantına dayalı değil.
Yani bize “insanlara güvenli, koşulsuz destek vermek zararlı değil” bilgisini veriyor;
Ama “AI çağının kalıcı gelir rejimi budur” demiyor.
Şimdi gelelim en rahatsız edici kısma:
Bu modeller üzerinde düşünürken en sık düştüğümüz yanılgılar.
Alaska örneğinde herkes aynı çeki alıyor; ama eyalet içi gelir ve servet eşitsizliği hâlâ yüksek (13), (14).
Norveç’te fon var; gelir dağılımı görece iyi, ama yine de sermaye yoğun sektörlerde büyük farklılıklar sürüyor (4), (17), (18).
Neden? Çünkü:
UBI/UBC, başlangıç noktasını biraz yukarı çekiyor,
Ama konut fiyatları, eğitim kalitesi, sağlık erişimi, iş piyasası gibi yapısal farkları tek başına ortadan kaldırmıyor.
Kısacası:
UBI/UBC, eşitsizliği azaltabilir;
ama onu doğuran sistemin tamamını değiştirmeden “çözmez”.
AI’den doğan servet bugün ağırlıkla büyük teknoloji ŞİRKETlerinin bilançosunda birikiyor.
Bu serveti UBI’ye çevirmek için:
Vergi tasarımı,
Uluslararası rekabet hukukları,
Veri mülkiyeti rejimleri
gerekiyor.
Bunlar yokken, “AI - vergi - UBI” okunuşu, siyasi realiteyi atlayan bir çizimden ibaret.
Bu en yaygın yerel yanılgı. Üç gerçek:
Onlarda devasa doğal kaynak rantı var; bizde yok.
Onlarda yüksek kurumsal güven ve istikrar var; bizde kırılgan.
Onlarda fon yönetimi, yıllar içinde etik kural ve şeffaflıkla preslenmiş durumda; biz hâlâ bunu inşa ediyoruz.
Kopyala - yapıştır çözümler, politik söylemde işe yarar; politika tasarımında ise tehlikelidir.
Hayır.
Teknik ayrıntılar önemli, ama asıl savaş şurada:
Kimin vergisi artacak?
Kimin rantı kesilecek?
Devlet bu fonları kimin adına yönetecek?
Kimin pazarlık gücü artacak, kimin zayıflayacak?
Bu soruların hepsi siyasi.
UBI/UBC üzerindeki sahici tartışma, ekonomistlerin Excel’inde değil, siyaset sahnesinde kazanılacak veya kaybedilecek.
Bu bölüm Türkiye’ye özel bir politika reçetesi değil; onu üçüncü bölüme bırakıyorum. Ama burada dürüstçe şunu söyleyebilirim:
Alaska modeli bize, doğal kaynak rantının vatandaşa doğrudan dağıtılabileceğini gösteriyor;
- Bizde böyle bir rant yok; ama AI, veri ve şehir rantı için benzer mantığı düşünebiliriz.
Norveç modeli, güçlü kurumlar ve siyasi konsensüs olduğunda, sosyal zenginlik fonunun uzun vadeli refah aracı olabileceğini gösteriyor;
- Bizim önce kurumları ve güveni yeniden inşa etmemiz gerekiyor.
UBI deneyleri, koşulsuz nakit desteğinin insanları tembelleştirmediğini, fakat yapısal sorunları tek başına çözmediğini gösteriyor;
- Türkiye’de olası UBI benzeri uygulamaların mutlaka eğitim, istihdam, bölgesel kalkınma politikalarıyla entegre edilmesi şart.
Gerçekçi olmayan bakış şudur:
“Bir fon kurarız, yılda şu kadar dağıtırız, mesele biter.”
Gerçekçi bakış ise:
“Fon sadece araç. Esas iş, bu aracın üzerine kuracağımız yeni sosyal sözleşmede.”
Bu ikinci bölümde, dünyadaki başlıca UBI/UBC modellerine bir tur attık.
Üçüncü bölümde artık bıçağı masaya koyacağız:
Türkiye’nin demografi–YZ–prekarya üçgenini,
Kayıt dışı istihdamı, genç işsizliği, EYT, BES, TOKİ gibi mevcut araçları,
Ve bunların üzerine inşa edilebilecek yerel UBC/UBI kombine modellerini konuşacağız.
Amacım seni “fon romantizmi”nden çıkarmak.
Eğer yöneticiysen, girişimciysen, politika tasarımına yakınsan;
bu modelleri çare değil, menü olarak görmeye başlarsan, zihinsel seviyen bir kademe yukarı çıkar.
Kaynaklar
[1] N. Gardels, “Address ‘Affordability’ By Spreading AI Wealth Around,” Noema Magazine, Nov. 2025.
[2] S. Altman, “Moore’s Law for Everything,” 2021.
[3] G. Madison, “Moore’s Law for Everything: A Brief Analysis Concerning AI and Wage Equality,” Medium, 2023.
[4] A. Korinek, “Sam Altman and Bill Gale on Taxation Solutions for Inequality and AI,” Centre for Governance of AI, 2022.
[5] N. Berggruen, “Universal Basic Capital is a Better Fit for the Digital Economy,” Noema, 2025.
[6] M. Widerquist, “Alaska’s Basic Income and Its Lessons for the World,” World Economic Forum, 2020.
[7] “Alaska Permanent Fund, Annual Report 2024,” Alaska Permanent Fund Corporation, 2025.
[8] OECD, Employment Outlook 2019: The Future of Work, OECD Publishing, 2019.
[9] Reuters, “Norway Wealth Fund Posts Record $222 Billion Annual Profit on Tech Boom,” Jan. 2025.
[10] Centre for Public Impact, “The Government Pension Fund Global in Norway,” 2019.
[11] G. R. Varian, “Taxing Capital in the Age of AI,” Policy Paper, 2023.
[12] “Big Tech Lobbying in the EU: A Report,” Corporate Europe Observatory, 2023.
[13] Earth4All, “The Alaska Permanent Fund: A Model for a Universal Basic Income?,” 2023.
[14] Investopedia, “Alaska Permanent Fund,” 2024.
[15] Alaska Permanent Fund Corporation, “Fund at a Glance,” 2024.
[16] O. Kangas et al., “The Basic Income Experiment 2017–2018 in Finland,” Ministry of Social Affairs and Health, 2019.
[17] Norges Bank Investment Management, “About the Fund – Government Pension Fund Global,” 2024.
[18] Government Pension Fund of Norway, Wikipedia Entry, accessed 2025.
[19] Finland Toolbox, “Finland’s Basic Income Experiment 2017–2018,” 2021.
[20] European Commission, “First Results from the Finnish Basic Income Experiment,” 2019.
[21] McKinsey & Co., “An Experiment to Inform Universal Basic Income,” Sep. 2020.


1954 doğumlu olan Tufan Karaca, Kadıköy Maarif Koleji’nden mezun olduktan sonra eğitimini Virginia Polytechnic Institute and State University’de tamamlamıştır. 45yıllık profesyonel yaşamının 20 yılını dokuz farklı ülkede, uluslararası şirketlerde üst düzey yöneticilik yaparak geçirmiştir.
İş dünyasında edindiği deneyimleri eğitim alanına da taşıyarak, Yeditepe Üniversitesi ve Özyeğin Üniversitesi gibi önde gelen üniversitelerde dersler vermiştir. Halen yönetim danışmanı olarak kariyerini sürdüren Karaca, yönetim eğitimleri ve stratejik danışmanlık hizmetleri sunarak, modern iş yönetimi ilkelerini ve trendlerini kurumlara aktarmaktadır.
Yönetim alanındaki uzmanlığını kaleme aldığı “Girişimciler için Kolay ve Hızlı İş Planı Hazırlama”, “Career Management In a Disrupted World “, “Yeni Dünya Düzeninde Kariyer Yönetimi”, “Arts Entrepreneurship: How to Craft Your Creative Business Model”, “Sanatta Girişimcilik - YARATICI İŞ MODELİNİZİ NASIL GELİŞTİRİRSİNİZ? “gibi kitaplarıyla geniş bir kitleyle buluşturan Karaca, girişimcilik, stratejik esneklik ve VUCA gibi güncel yönetim konularında çalışmalarını sürdürmektedir.
Destekçilerimize Teşekkürler
Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak
Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com
KOBITEK.COM, bir
TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.
2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.
Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!