Genel Müdür 1.0’dan 8.0’a: Yönetici, GM 2.0

Bu yazıyı paylaş
X It! LinkedIn Facebook
Genel Müdür 1.0’dan 8.0’a: Yönetici, GM 2.0 konu resmi

GM 1.0’ın sonunda soru değişmişti. Artık mesele “işi kim yapacak?” değildi.

İşi yapanları kim yönetecek?

Bu soru basit gibi. Ama yönetim tarihinde büyük bir kırılmaya vurgular. Çünkü bu soruyla birlikte yönetim ilk kez işin doğal uzantısı olmaktan çıkmaya başlar. Sahip hâlâ vardır. Sermaye hâlâ ondadır. Nihai risk hâlâ onun üzerindedir. Ama büyüyen iş artık sahibin doğrudan bakışıyla, sezgisiyle ve kişisel müdahalesiyle taşınamaz hale gelmiştir.

Genel Müdür 1.0’da iş sahibin etrafında dönüyordu.

GENEL MÜDÜR 2.0’da ise iş, ilk kez yöneticiler üzerinden düzenlenmeye başlar.

Bu, yalnızca yeni bir unvanın doğması değildir. Daha derin bir değişimdir. Çünkü şirket, sahibinin uzantısı olmaktan yavaş yavaş çıkar ve yönetilmesi gereken ayrı bir yapıya dönüşür.

GENEL MÜDÜR 2.0, sahipliğin yetmediği yerde yönetimin ayrı bir kapasite olarak doğmasıdır.

Bu kapasiteye ihtiyaç vardı. Çünkü iş büyümüştü. İnsan sayısı artmıştı. Üretim çoğalmıştı. Müşteri uzaklaşmıştı. Tedarik zinciri uzamıştı. Nakit akışı karmaşıklaşmıştı. Eskiden sahibin gözünün gördüğü, kulağının duyduğu, hafızasının taşıdığı iş artık birçok parçaya ayrılmıştı.

Bu noktada sahip hâlâ güçlü olabilir. Hâlâ zeki olabilir. Hâlâ çalışkan olabilir. Ama bunlar yetmez.

Çünkü sorun artık kişisel kapasite sorunu değildir.

Sorun organizasyon sorunudur.

Ve organizasyon sorunu, tek kişinin daha çok çalışmasıyla çözülmez.

GENEL MÜDÜR 2.0’ın doğduğu yer burasıdır.

İş artık sadece kurulacak ve ayakta tutulacak bir şey değildir. Koordine edilecek, denetlenecek, bölünecek, takip edilecek ve tekrar edilebilir hale getirilecek bir yapıdır.

Bu yeni yapı yeni bir rol ister.

Yönetici.

Yönetici, sahibin yerine geçen kişi değildir. Bu yanlış bir düşünce olur. Yönetici, sahibin göremediği, yetişemediği ve artık doğrudan kontrol edemediği alanlarda işi düzenleyen kişidir.

Yönetici, ölçeğin zorunlu kıldığı ara akıldır.

Bu önemli.

Çünkü GENEL MÜDÜR 2.0’ı anlamak için yöneticiyi yalnızca “patronun adamı” gibi görmek yetmez. Yönetici, büyüyen işin ortaya çıkardığı koordinasyon ihtiyacına verilen cevaptır. İş büyüdükçe kararların, görevlerin, sorumlulukların ve kontrollerin bir noktada toplanması imkânsız hale gelir. Bu imkânsızlık yeni bir yönetim katmanı doğurur.

Sahip hâlâ yön verir. Ama artık her şeyi bizzat yönetemez.

Bu yüzden GENEL MÜDÜR 2.0, sahip ile iş arasına yerleşen ilk ciddi yönetim katmanıdır.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu: GENEL MÜDÜR 2.0, GENEL MÜDÜR 1.0’ın inkârı değildir. Onun devamıdır. Hatta onun başarısının zorunlu sonucudur.

Sahip-işletmeci modeli başarısız olduğu için yönetici doğmadı. Tersine, sahip-işletmeci modeli başarılı olduğu için iş büyüdü. İş büyüdüğü için de o modelin sınırı ortaya çıktı.

Ana fikir:

Her yönetim modeli bir problemi çözer. Sonra aynı model, bir sonraki problemin kaynağına dönüşür.

GENEL MÜDÜR 1.0 işi başlatma, sahiplenme ve yakın kontrol problemini çözmüştü. Ama iş büyüyünce aynı model karar darboğazı yarattı. GENEL MÜDÜR 2.0 bu darboğazı açmak için doğdu.

Artık problem şuydu:

Kim ne yapacak? Kime bağlı çalışacak? Hangi iş önce yapılacak? Hata olursa kim müdahale edecek? İşin standardı nasıl korunacak? Sahip her yerde olamıyorsa, kontrol nasıl sağlanacak?

Bu sorular yönetici rolünü doğurdu.

HATIRLATMA

GENEL MÜDÜR 2.0, sahibin zayıflığından doğmadı.

İşin büyümesinden doğdu.

Çünkü belli bir ölçekten sonra mesele daha çok çalışmak değil, işi organize etmektir.

GENEL MÜDÜR 2.0 kendi döneminde çok güçlü bir cevaptı.

Çünkü büyüyen işin en büyük problemi dağılmaydı.

İnsan sayısı arttığında, iş kendiliğinden büyümez. Çoğu zaman dağılır. Herkes çalışır ama işler birbirine bağlanmaz. Birimlerin sınırı belli olmaz. Sorumluluk flu kalır. Karar gecikir. Hata görünmez. Aynı iş iki kişi tarafından yapılır, bazı işler hiç yapılmaz.

Sahip buna bakınca çoğu zaman “insanlar işi sahiplenmiyor” der.

Ama sorun her zaman sahiplenme değildir.

Bazen sorun yapının olmamasıdır.

Yönetici bu yapıyı kurmak için doğdu.

İşi böler. İnsanları düzenler. Öncelik verir. Kontrol eder. Aksayan yere müdahale eder. Sahibin her an bakamayacağı alanlarda gözetim sağlar.

Bu, bugünden bakınca basit görünebilir. Ama yönetim tarihinde büyük bir adımdır. Çünkü ilk kez iş, kişinin hafızasından çıkarılıp rol ve sorumluluklar üzerinden taşınmaya başlar.

GENEL MÜDÜR 2.0’ın en büyük katkısı, işi kişisel hâkimiyetten yönetsel koordinasyona taşımasıdır

Bir fabrika düşünelim.

Başlangıçta küçük bir atölyeydi. Sahip müşteriyi tanıyordu, üretime bakıyordu, malzemeyi alıyordu, parayı takip ediyordu. Herkes onu görüyordu. Her soru ona geliyordu. Bu düzen küçükken çalışıyordu.

Sonra iş büyüdü.

Yeni makineler alındı. Çalışan sayısı arttı. Üretim bölündü. Satış ayrı bir dikkat istemeye başladı. Tedarik başka bir sorun haline geldi. Muhasebe artık sadece kasa tutmakla sınırlı kalmadı. Siparişlerin takibi, teslim tarihleri, stoklar, fireler, kalite sorunları, vardiyalar ve insan problemleri üst üste binmeye başladı.

Sahip hâlâ işin başındaydı. Ama artık işin tamamı onun görüş alanında değildi.

Bu noktada ilk yönetici ortaya çıkar.

Belki adı fabrika müdürüdür. Belki atölye şefidir. Belki satış sorumlusudur. Belki muhasebe müdürüdür.

Unvan değişebilir. Ama işlev aynıdır.

Sahibin doğrudan taşıyamadığı karmaşıklığı yönetmek.

Bu kişi patron değildir. Ama patronsuz da değildir. Ara bir yerde durur. Yukarıda sahibin beklentisi vardır. Aşağıda işin gerçekliği vardır. Yönetici bu ikisinin arasında işi yürütmeye çalışır.

İşte GENEL MÜDÜR 2.0’ın doğası budur.

Bu modelin gücü, düzen kurma kapasitesinden gelir.

GENEL MÜDÜR 1.0’da hız vardı ama sistem sınırlıydı. GENEL MÜDÜR 2.0’da hızın bir kısmı kaybedilir, ama karşılığında koordinasyon kazanılır. İş, kişiye bağlı olmaktan kısmen çıkar. Görevler ayrışır. İnsanlar kime bağlı olduğunu bilir. Kararlar belli hatlardan geçmeye başlar. İş ilk kez kişisel enerjiden çok yönetsel düzenle taşınır.

Bu önemlidir.

Çünkü şirket büyüdükçe kişisel enerji yetmez. Kurucunun sabah erken gelip gece geç çıkması, bir yere kadar işe yarar. Ama bir noktadan sonra bu fedakârlık değil, sistem eksikliğidir. Her iş kurucuya dönüyorsa, şirket büyümüyor; kurucunun etrafında genişliyordur.

GENEL MÜDÜR 2.0 bu genişlemeyi yapıya çevirmeye çalışır.

Kalabalıklaşmak büyümek değildir. Büyümek, kalabalığı çalışabilir bir düzene dönüştürmektir.

Yönetici bu yüzden gereklidir.

GENEL MÜDÜR 2.0’ın özellikle KOBİ’lerdeki karşılığı çok nettir.

Bir kurucu şirketi belli bir noktaya getirir. Sonra ilk kez şu gerçekle karşılaşır: Her şeyi kendisi yapamaz. Kendisi yapmasa bile bilmek ister. Bilse bile onaylamak ister. Onaylamasa bile müdahale etmek ister. Çünkü şirketi oraya kadar bu reflekslerle getirmiştir.

Ama büyüyen şirket artık aynı refleksleri taşıyamaz.

Bu noktada kurucunun hayatındaki en zor eşiklerden biri başlar: yetki devri.

Yetki devri çoğu zaman teknik bir mesele gibi anlatılır. Değildir. Aynı zamanda psikolojik bir meseledir. Kurucu, kendi kurduğu işin bir bölümünü başka birinin kararına bırakmak zorundadır. Bu kolay değildir. Çünkü onun gözünde şirket sadece ticari bir yapı değildir. Emektir, risktir, yıllardır taşınan bir yük ve çoğu zaman kişisel kimliğin bir parçasıdır.

Bu nedenle GENEL MÜDÜR 2.0’a geçiş sadece organizasyon şeması çizmekle olmaz.

Kurucunun zihninde de bir eşik aşılması gerekir.

Soru değişmelidir:

Ben her şeyi nasıl kontrol ederim?” değil, “Bu iş ben olmadan nasıl doğru çalışır?”

Bu soru sorulmadıkça GENEL MÜDÜR 2.0 gerçekten başlamaz.

Fakat burada çok sık yapılan bir hata vardır.

Bir şirkette müdür unvanlarının ortaya çıkması, o şirketin GENEL MÜDÜR 2.0’a geçtiği anlamına gelmez.

Kartvizite “müdür” yazmak kolaydır. Gerçek yetki vermek zordur.

Birine görev verip karar hakkı vermemek, yönetim kurmak değildir. Bu sadece araya bir tampon koymaktır. Böyle bir yapıda yönetici aşağıdan gelen sorunları yukarı taşır, yukarıdan gelen baskıyı aşağı indirir. Ama gerçek anlamda yönetemez.

Bu durumda şirkette müdür vardır ama yönetim yoktur.

Bu özellikle kurucu ağırlıklı yapılarda sık görülür. Profesyonel yönetici alınır, ama karar yine kurucudadır. Müdür toplantıya girer, sunum yapar, rapor verir; ama kritik konuda herkes kurucunun yüzüne bakar. Bu durumda GENEL MÜDÜR 2.0’a geçilmiş gibi görünür. Gerçekte GENEL MÜDÜR 1.0 devam eder.

Unvan değişmiş olabilir. Yönetim modeli değişmemiştir

Bu ayrım önemlidir.

Çünkü yönetim evrimi unvanlarla değil, karar mimarisiyle anlaşılır.

Karar nerede doğuyor? Bilgi nereye akıyor? Sorumluluk kimde kalıyor? Hata olduğunda kim hesap veriyor? Yetki ile sorumluluk aynı kişide mi buluşuyor?

Bu soruların cevabı, şirketin hangi evrede olduğunu gösterir.

HATIRLATMA

GENEL MÜDÜR 2.0’a geçmek, şirkete müdür atamak değildir.

GENEL MÜDÜR 2.0’a geçmek, kararın, sorumluluğun ve kontrolün tek kişiden çıkıp yönetilebilir bir düzene taşınmasıdır.

GENEL MÜDÜR 2.0’ın en güçlü tarafı standardizasyon ve denetimdir.

Bu iki kelime bugün kulağa soğuk gelebilir. Ama büyüyen iş için hayati önemdedir.

Standart yoksa kalite dalgalanır. Denetim yoksa hata görünmez. Sorumluluk yoksa herkes iyi niyetli görünür ama sonuç kaybolur. Koordinasyon yoksa herkes çalışır ama şirket ilerlemez.

Bu nedenle yönetici rolü büyümenin ilk ciddi altyapısıdır. Yönetici, işi gözler. İnsanları yönlendirir. Sapmaları fark eder. Gerekirse müdahale eder. Sahip ile operasyon arasındaki mesafeyi kapatır.

Bu yüzden GENEL MÜDÜR 2.0’ın doğuşu ilerlemedir.

Ama her ilerleme gibi, içinde yeni bir risk taşır.

Çünkü düzen bir süre sonra kendi başına amaç haline gelebilir.

Başlangıçta işi kolaylaştıran yapı, zamanla işin önüne geçebilir. Başlangıçta koordinasyon için kurulan hiyerarşi, zamanla kararların tıkandığı yere dönüşebilir. Başlangıçta kaliteyi koruyan denetim, zamanla güvensizlik üretmeye başlayabilir.

GENEL MÜDÜR 2.0’ın kırıldığı yer burasıdır.

Düzen kuran yapı, kendi düzenini kutsamaya başladığında yönetim ağırlaşır

Bu modelin refleksi yukarıdan aşağıyadır.

Karar yukarıda alınır. Talimat aşağı iner. Rapor yukarı çıkar. Hata genellikle aşağıda aranır. Yönetici bu akışın ortasında durur. Yukarıya karşı hesap verir, aşağıyı kontrol eder.

Bu yapı, belli bir dönemde çok işe yaradı. Çünkü işin temel ihtiyacı tekrar edilebilirlik, disiplin ve koordinasyondu. Ama dünya hızlandıkça ve iş karmaşıklığı arttıkça bu modelin zayıflıkları görünmeye başladı.

Çünkü sahaya en yakın olanlar çoğu zaman karar hakkından uzak kaldı. Karar hakkına sahip olanlar ise zamanla sahadan uzaklaştı.

Bu, GENEL MÜDÜR 2.0’ın büyük çelişkisidir.

GENEL MÜDÜR 2.0 düzen kurar; ama düzeni koruma refleksi güçlendikçe sahadan uzaklaşır.

Bu uzaklaşma ilk başta fark edilmez. Çünkü raporlar vardır. Toplantılar vardır. Hiyerarşi vardır. Herkes bir şey anlatır. Herkes bir şey sunar. Herkes bir üstüne bilgi verir.

Ama bilgi yukarı çıkarken değişir.

Saha gerçeği, rapor diline dönüşür. Rapor dili, savunma diline dönüşür. Savunma dili, gerçeği yumuşatır. Sonunda yönetim, olanı değil; kendisine raporlananı yönetmeye başlar.

Bu tehlikelidir.

Çünkü yönetici sahadan koptuğu anda yönetim gerçekliği değil, gerçekliğin özetini yönetir.

Bugün birçok şirkette GENEL MÜDÜR 2.0’ın bu bozulmuş halini görmek mümkündür.

Toplantılar karar üretmek yerine pozisyon koruma alanına dönüşür. Raporlar gerçeği göstermek yerine “ben görevimi yaptım” belgesine benzer. İnsanlar işi çözmek yerine bir üst onayı bekler. Herkes sorumluluk sahibidir ama kimse tek başına karar veremez.

Böyle bir şirkette yönetici vardır. Hatta çok sayıda yönetici vardır. Ama yönetim çevik değildir.

Çünkü yönetici rolü koordinasyon için doğmuşken, zamanla onay makamına dönüşmüştür.

Yönetici işi hızlandırmak için doğdu. Kötü kurulduğunda işi yavaşlatan katmana dönüşür.

Bu cümle GENEL MÜDÜR 2.0’ın bugünkü şirketlere bıraktığı en sert uyarılardan biridir.

GENEL MÜDÜR 2.0’ın bir başka kırılma noktası bölümleşmedir.

Başlangıçta bölümleşme gereklidir. Üretim ayrı uzmanlık ister. Satış ayrı uzmanlık ister. Finans ayrı dikkat ister. İnsan yönetimi ayrı bir alan ister. Her şey aynı kişinin kafasında kalırsa büyüme mümkün olmaz.

Ama bölümler zamanla kendi duvarlarını örmeye başlar.

Üretim satıştan şikâyet eder. Satış üretimi suçlar. Finans herkesi fazla riskli bulur. İnsan kaynakları prosedürü savunur. Satın alma maliyete bakar, kalite başka bir şey söyler. Her bölüm kendi doğrusunu savunur.

Bu normaldir. Ama tehlikelidir.

Çünkü şirket, bölümlerin toplamı değildir.

Bölümler kendi hedeflerine kapanırsa, şirketin bütünü yavaşlar. Herkes haklıdır ama şirket ilerlemez. Her bölüm kendi alanını korur ama müşteri bekler. Herkes çalışır ama sonuç gecikir.

Bölümleşme koordinasyon üretmezse kutuplaşma üretir.

GENEL MÜDÜR 2.0 burada bir kez daha sınırına gelir.

Çünkü yapıyı kurmuştur ama yapının birbirine nasıl bağlanacağı sorununu tam çözememiştir.

Bu noktada kısa bir çerçeve işe yarar:

Boyut

GENEL MÜDÜR 2.0’ın Gücü

GENEL MÜDÜR 2.0’ın Kırılması

Yönetim

Sahipten bağımsız ilk katman

Aşırı hiyerarşi

Karar

Görev ve yetki dağılımı

Onay bekleme kültürü

Kontrol

Denetim ve takip

Güvensizlik ve mikro kontrol

Organizasyon

Bölümleşme ve sorumluluk

Kutuplaşma

Büyüme

Ölçeği taşıma

Hantallık ve yavaşlık

Bu tablo GENEL MÜDÜR 2.0’ın temel gerilimini gösterir.

Başlangıçta düzen getirir. Sonra kendi düzenine takılır.

GENEL MÜDÜR 2.0’ı bugünün şirketleri açısından önemli yapan şey de budur.

Bazı şirketler hâlâ GENEL MÜDÜR 1.0’da sıkışmıştır. Her şey kurucunun etrafında döner. Her karar ona çıkar. Şirket onun enerjisiyle yürür.

Bazı şirketler ise GENEL MÜDÜR 2.0’da sıkışmıştır. Kurucu artık her şeyin içinde değildir. Müdürler vardır. Departmanlar vardır. Toplantılar vardır. Raporlar vardır. Ama kararlar hâlâ yavaştır. Sorumluluk dağılmıştır. Sahadan gelen bilgi katmanlar arasında incelir. Bölümler kendi alanlarını korur.

İlkinde kişi fazladır. İkincisinde yapı fazladır.

İlkinde şirket kurucunun gölgesinde kalır. İkincisinde şirket hiyerarşinin ağırlığı altında kalır.

İkisi de farklı biçimlerde büyümeyi sınırlar.

Bu nedenle GENEL MÜDÜR 2.0 gerekliydi ama yeterli değildi.

Burada GENEL MÜDÜR 2.0’a haksızlık etmemek gerekir.

Bugünden bakıp “bürokratik, hiyerarşik, eski” demek kolaydır. Ama bu model ortaya çıktığında büyük bir ihtiyaca cevap verdi. Büyüyen işi toparladı. İnsanları ve işleri bağladı. Sahip-işletmeci modelinin taşıyamadığı karmaşıklığa düzen getirdi.

Sorun GENEL MÜDÜR 2.0’ın doğması değildir.

Sorun, GENEL MÜDÜR 2.0’ın her koşulda yeterli sanılmasıdır.

Bir dönem için doğru olan model, başka bir dönemde engel haline gelebilir. Bu sadece yönetim için değil, şirketlerin tüm evrimi için geçerlidir.

Başarı getiren model, zamanında terk edilmezse bir sonraki başarısızlığın altyapısına dönüşür.

GENEL MÜDÜR 2.0’ın hikâyesi de budur.

HATIRLATMA

GENEL MÜDÜR 2.0 yanlış bir model değildir.

Yanlış olan, onun sonsuza kadar yeterli kalacağını sanmaktır.

Düzen gerekir.

Ama düzen değişime cevap veremediği anda yük haline gelir.

GENEL MÜDÜR 2.0’ın sonunda yeni bir sorun belirginleşir.

Sahibin kişisel kontrolünden kurtulmak yetmemiştir. Çünkü bu kez yönetim, yöneticilerin kişisel becerilerine ve hiyerarşik ilişkilerine bağımlı hale gelmiştir.

İyi yönetici varsa işler yürür. Kötü yönetici varsa işler bozulur. Yönetici değişirse düzen değişir.

Bu da başka bir bağımlılık türüdür.

GENEL MÜDÜR 1.0’da şirket sahibine bağımlıydı. GENEL MÜDÜR 2.0’da şirket yöneticilere bağımlı hale gelebilir.

Oysa büyüyen işletme daha fazlasını ister. Kişiden bağımsız tekrar edilebilirlik ister. Standartların yalnızca yöneticinin kafasında değil, süreçte yaşamasını ister. İşlerin “Ali Bey böyle ister” ya da “Ayşe Hanım böyle takip eder” diye değil, sistemin parçası olarak yürümesini ister.

Bu nedenle yeni soru doğar:

İşi sadece yöneticiler üzerinden düzenlemek yeterli mi?

Bu soru bizi GENEL MÜDÜR 3.0’a götürür.

GENEL MÜDÜR 1.0’da iş sahibin etrafında dönüyordu.

GENEL MÜDÜR 2.0’da iş yöneticiler üzerinden düzenlendi.

Ama artık başka bir eşik vardır:

Düzen kurmak, insanları peşinden götürmeye yetmez.

Şirket büyüdükçe yalnızca görev dağıtımı değil, yön duygusu da gerekir.

Kobitek'e ücretsiz üye olun
Etiketler:

Tufan Karaca
Tufan Karaca

1954 doğumlu olan Tufan Karaca, Kadıköy Maarif Koleji’nden mezun olduktan sonra eğitimini Virginia Polytechnic Institute and State University’de tamamlamıştır. 45yıllık profesyonel yaşamının 20 yılını dokuz farklı ülkede, uluslararası şirketlerde üst düzey yöneticilik yaparak geçirmiştir.

İş dünyasında edindiği deneyimleri eğitim alanına da taşıyarak, Yeditepe Üniversitesi ve Özyeğin Üniversitesi gibi önde gelen üniversitelerde dersler vermiştir. Halen yönetim danışmanı olarak kariyerini sürdüren Karaca, yönetim eğitimleri ve stratejik danışmanlık hizmetleri sunarak, modern iş yönetimi ilkelerini ve trendlerini kurumlara aktarmaktadır.

Yönetim alanındaki uzmanlığını kaleme aldığı “Girişimciler için Kolay ve Hızlı İş Planı Hazırlama”, “Career Management In a Disrupted World “, “Yeni Dünya Düzeninde Kariyer Yönetimi”, “Arts Entrepreneurship: How to Craft Your Creative Business Model”, “Sanatta Girişimcilik - YARATICI İŞ MODELİNİZİ NASIL GELİŞTİRİRSİNİZ? “gibi kitaplarıyla geniş bir kitleyle buluşturan Karaca, girişimcilik, stratejik esneklik ve VUCA gibi güncel yönetim konularında çalışmalarını sürdürmektedir.

Destekçilerimize Teşekkürler


Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com

KOBITEK.COM, bir TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.

2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.

Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!