Büyük Veri Analizleri ve Sektörel Farkındalık (Big Data)

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Büyük Veri Analizleri ve Sektörel Farkındalık (Big Data)

İş dünyamızda, artık çok güncel bir hale gelen; büyük veri ve büyük veri analizi, sistemlerin İnterneti, nesnelerin İnterneti, akıllı sensörler, birbirleriyle bağlantılı robotlar, veri tabanı, üç boyutlu yazıcılar gibi kavramlara zannedersem hiçbirimiz yabancı değiliz.

Ayrıca bu kavramlarla ilgili teknolojik detaylara da, internetten her zaman ulaşmak mümkün!

Bu yazımızda konunun uzmanlarına saygı duyarak, bu kavramların en önemlilerinden biri olan büyük veri ve büyük veri analizlerini, teknik boyutlarından öte, sektörel farkındalık yaratmak adına sizlerle paylaşmak istiyorum.

Vikipedi de, büyük veri analizi "toplumsal medya paylaşımları, ağ günlükleri, bloglar, fotoğraf, video, log dosyaları gibi değişik kaynaklardan toparlanan tüm verinin anlamlı ve işlenebilir biçime dönüştürülmüş hali" şeklinde açıklanıyor. Yani kısaca, büyük veri; web sunucularının logları, internet istatistikleri, sosyal medya yayınları, bloglar, mikrobloglar, iklim algılayıcıları ve benzer sensörlerden gelen bilgiler, GSM operatörlerinden elde edilen arama kayıtları gibi, büyük sayıda bilgiden oluşuyor. Değişik bir ifadeyle, büyük veri; en doğru analiz metotları ile yorumlandığında, şirketlerin stratejik kararlarını doğru bir biçimde almalarına, risklerini daha iyi yönetmelerine ve inovasyon yapmalarına da, imkan sağlayabiliyor.

Ayrıca İnternetin her geçen gün çok daha fazla kişi tarafından kullanılması ve günlük yaşamda aldığımız hizmetlere, İnternet üzerinden taşınan uygulama yazılımlarla kolayca erişilebiliyor olması nedeniyle, oluşan yaygın kullanım; özellikle hizmet sektöründe satış sonrası müşteri memnuniyeti sağlamaya yönelik olarak, son kullanıcıların her türlü bilgisinin firmalarca alınıp saklanması sonucunu da doğuruyor. Saklanacak ayrıntılı bilgilerin, üzerinde tutulacağı sayısal donanımlarda baş gösteren “yer darlığı” yeni arayışlar için de bir başlangıç oluşturuyor. Bu arayışlar içinde de, şirketlerin kendi özel kurumsal çalışmalarının yanında, iş sektörlerinde birbirlerini tamamlayıcı konumda hizmet veya yan sanayi çalışmaları yapan şirketlerle bir araya gelerek, sektörel çalışmalara da önem vermeleri gerekiyor. Bu şekilde, işletmeler; müşterilerini daha iyi tanıyıp, onlara “bireyselleştirilmiş - kişiye özel” hizmetleri sunabilmek için, onlarla ilgili çok sayıda bireysel bilgiyi saklamak yükünü de, biraz olsun hafifletebiliyor.

Bu bilgilerle birlikte “büyük veri”nin ortak kullanım alanları olarak da;

  • Hastaneler ve Sağlık Sektörü... (Özel hastalarına yönelik; etkili, bireysel ve kişiselleştirilmiş, tıbbi hizmetler sunabilmek için, bireysel bazdaki verileri kendi databanklarında saklamakta ve de sektördeki gelişmelere göre - sağlığımız için tamamen duygusal ;-) katkıda bulunmaktalar.)
  • Bankacılık ve Finans Sektörü... (Müşterileriyle ilgili olarak toplayıp sakladıkları bilgiler yoluyla; kullanıcılarını tanımakta, internet şubelerine o gün ne amaçla girildiğini bilmekte, buna göre de ana sayfayı ve menüyü daha etkin hale getirerek, özelleştirilebilir arayüzler sunmakta ve de müşterilerine sürekli SMS ve mail mesajlarıyla ulaşmaktalar. ;-)) ile birlikte,
  • GSM ve Telekomünikasyon Sektörü...
  • Beyaz ve Kahverengi Eşya Sektörü...
  • Madencilik ve Enerji Sektörü...
  • İlaç Sanayi ve Medikal Sektörü...
  • Otomotiv ve Yan Sanayi Sektörü...
  • İnşaat Sanayi ve Yapı malzemeleri Sektörü... gibi sektörler belirtiliyor!..

Aslında sektörleri arttırmak ve parantez içlerini de esprilerle doldurmak tabi ki mümkün ama ben fazla zamanınızı alman istemiyorum. Siz anladınız, ne demek istediğimi... ;-)

İşimiz ve sektörümüzle ilgili büyük veriye ulaşmak için de, konunun uzmanlarından Sn. Hakan İlter’in (http://devveri.com/big-data) belirttiği gibi kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor.

“Teknolojinin ilerlemesi, İnternetin gelişmesi ve sosyal medya devrimi sayesinde, bilginin gücünün öne çıkması, iş yapma şeklimizi kökten değiştirdi. Firmalar bir adım öne geçebilmek için fark yaratmak zorundalar. Bu yüzden; artık en ufak bir bilginin bile, ne kadar önemli olduğu anlaşılmış durumda. Peki, bu kadar değerli olan bu veriler nerede?” Sorunun cevabı ise, yine kendisinin belirttiği şekilde... “Aslına bakarsanız bu veriler her yerde. Hatta biz her gün bunun bir parçası oluyoruz. İnternet kullanırken yaptığımız her tıklama çok önemli bir veri. RFID (Radyo frekansı ile tanımlama) ve sensör teknolojileri giderek yaygınlaşıyor, bağlı bulundukları ortamlar ile ilgili sürekli veri topluyor. Gelecekte daha yaygın olacağı kesin ama şimdiden bazı otomobiller sürüş istatistiklerini toplamaya başladılar bile. İşte bütün bunlar, finansal veriler, medikal veriler, hepsi birleştiğinde - dev veriyi oluşturuyor.”

Bu yazıyı yazmaya; geçtiğimiz günlerde ilaç sektörü ile ilgili, Dünya Gazetesi / Tekno Trend -ekinde, Roche - Türkiye Genel Müdürü ile yapılan “Big Data ile Tedavide Yeni Dönem - İlaçta İş Modellerine Big Data Devrimi” başlıklı röportajı okuduktan sonra, karar verdim.

Sn. Hilal Sarı Başaran tarafından yapılan Dijital Sohbetler sayfasındaki röportajda Sn. Genel Müdür Adriano Treve tarafından yapılan açıklamalarda, özellikle hepimizi ilgilendiren insan sağlığı konusunda yaşanan teknolojik ve dijital gelişmelerin önemi... “Bundan on yıl öncesine kadar ilaç şirketlerinin müşterileri ile iletişimi, sadece tıbbi mümessillerdi. Fakat bugün tablo tamamen değişti. Çünkü artık müşterilerimize ulaşmak için onlarca iletişim kanalı var. Twitter + Facebook + Instagram var artık. İlaç ve hastalıklarla ilgili sayısız internet platformu var. İlaç şirketleri bir yana, bir hasta olarak hastalığınız üzerine araştırmalar yaptığınızda, uzmanlık alanları hastalığınız üzerine olan doktorlardan bile, daha fazla bilgiye ulaşabiliyorsunuz...

Sektördeki en büyük etkiyi de big data yaratıyor. Big data olaylara çok daha farklı bir bakış açısı getiriyor. Big data, hastalıkların - hastaların ve tedavi unsurlarının tüm bilgilerini tek bir merkezde konsolide edebilmeyi (yapılandırmayı), benzer hastaların - tedavilerin birbirleriyle karşılaştırılmasını, tedavi sonuçlarını tek bir noktadan görebilmeyi ve bu bilgilerin doktorlarla paylaşılabilmesini sağlıyor. Tüm bu döngü sayesinde, doktorlar; tedavi kararlarını çok daha kolay verebiliyor. İnanılmaz bir değişim sektör için. Devrim niteliğinde sonuçlar doğuran big data, gelecekte hastaların tedavi ediliş şekillerini de kökten değiştiriyor olacak...

Bizim MediKaynak adını verdiğimiz bir internet platformumuz var. Doktorlar bu platforma giriş yapabiliyor ve sağlık hizmetleri ile ilgili bir bilgiye kolayca ulaşabiliyor. Bu platformda hastalıklar ve ürünlerle ilgili tüm bilgileri bulabiliyorsunuz. Bu; şirket olarak geliştirdiğimiz, ama doktorların da bir referans olarak kullanabileceği ve de sağlıkta/sağlık teknolojilerinde en son gelişmeleri takip edebildiği bir bilgi platformu. Yalnız, bilgiyi her zaman çok doğru yapılandırmak gerekiyor. Aksi takdirde bilgi alış verişi yaptığınız konuda tam net değilseniz, kullanıcıları çok büyük bir bilgi yığını altında bırakmış oluyorsunuz...” şeklinde açıklanıyor ve bu da konunun önemini, çok güzel ortaya koyuyor!..

Benzer bir örnek sektörel çalışmayı İEİS ile birlikte KİS için yapmış ve dünyada çok özel bir ilk’i gerçekleştirmiştik. 2008 ve 2009 yıllarında, 1936 yılından bu yana ilaç sektörünün önde gelen hammadde tedarikçileri arasında yer alan bir şirket olarak, BM Küresel İlkeler Sözleşmesi - Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projeleri ve “Sürdürülebilir Yaşam” adına; sektörel anlamda başlattığımız özel çalışmalar neticesinde, yaptığımız akademik araştırmaları ve hazırladığımız raporları ilgili kişi ve kuruluşlara takdim ederek, 24.05.2010 tarihinde 33 İlaç Şirketinin katılımıyla ulusal ve uluslararası ilaç sektöründe dünyada bir ilk’in gerçekleşmesine, İEİS Türkiye İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası ve The Global Compact Turkey - Temsilciliği ile birlikte öncülük etmiş ve halen devam eden son derece başarılı bir projeyi ortaya koymuştuk.

Bildiğiniz gibi ilaç sektörü, silah sektörü ile birlikte dünyadaki en büyük 2 sektörden biri ve hem ulusal - hem de uluslararası anlamda çok büyük şirketlerin yer aldığı bir sektör. Ve bu şirketler kendi gelecekleri ile ilgili vizyonlarını rahatlıkla saptayabilecek güce sahipler. Ancak tüm sektörler, hele hele çoğunluğu KOBİ olan şirketlerin yer aldığı sektörler böyle değil.

Bu nedenle sektörel farkındalık yaratmak ve ortak hedefler çerçevesinde ortak çalışmalar yapmak ve de birlikten güç kazanmak gerekiyor, diye düşünüyorum. Özellikle de Kalkınma Ajansları ile ihracata yönelik; Turquality + Ur-Ge... gibi sektörel anlamda 2023 hedeflerimiz doğrultusunda, ilgili Bakanlıklar tarafından desteklenen projelerde, neden böyle bir önemli kaynağın altyapı çalışmaları da yapılmasın, demek istiyorum!.. (Belki de yapılıyordur! :-))

Sevgi ve saygılarımla

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
1886 kere okundu

Ali Rıza Değer

1955 İstanbul doğumlu, evli ve 1 çocuk babasıdır. Öğrenimini Kabataş Lisesi'nden sonra İ.T.İ.A. Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Marmara Üniversitesi - Maliye Bölümleri’nde sürdürdü. 

Çalışma hayatına 1973 yılında pazarlama ve halkla İlişkiler sektörlerinden başlayıp, 1977 den 2003 yılına kadar, kendi şirketlerinde devam etti. (Ajans Ardaş Reklamcılık Limited.) 

Bu alanlarda yaklaşık 30 yıl; T.İş Bankası, Paşabahçe, Aygaz, İzocam, Lombardini, Honda, Rowenta, JVC, KİP, IBM, Pimaş, Sandoz, Kaleterasit, Kalebodur, Kalekim, Kaledekor, Kalevit, Çanakkale Seramik v.s. gibi birçok şirkete, özellikle Türkiye'nin her yerinde, KKTC de ve Almanya'da, reklamcılık ve halkla ilişkiler başta olmak üzere, çeşitli hizmetler verdikten sonra, kendi isteği ile emekli oldu. 

Yurtiçinde ve yurtdışında katıldığı eğitim çalışmaları...

ISO 9001 14001 Toplam Kalite Yönetimi, Permission Marketing, Inovasyon, Motivasyon, Performans, Network Marketing, Satış ve Pazarlama Eğitimleri ile birlikte...  KKTC Girne Amerikan Üniversitesi / 118 - Y Lions Akademisi Başkanlığı ve Chicago, Indianapolis, Newyork / Uluslararası Lions Kulüpleri Birliği Genel Yönetmenlik ve "Stratejik Liderlik Eğitimi" sonrasında ilaç, otomotiv ve kozmetik gibi sektörlerde Koordinatörlükler yaparak, Sivil Toplum Kuruluşlarında görevler aldı.

1980 den itibaren üyesi olduğu STK'lar ve aldığı görevler…

  • Marmara Yelken Kulübü. Yönetim Kurulu Üyeliği (2011)
  • Sporturist Su Sporları A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeliği (2009)
  • Caddebostan Balıkadamlar Kulübü. Üyeliği (2004)
  • Feneryolu Tenis Kulübü. As Başkanlığı ve Baş Hakemliği (1999)
  • Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü. Üyeliği (2005)
  • Veteran Tenisciler Birliği. Üyeliği (2006)
  • Beşiktaş JK Genel Kurul Üyeliği (1986)
  • Trafik Mağdurları Dayanışma Derneği. Onursal Üyeliği
  • Türk Lions Beceri Kazandırma Vakfı. Başkan Yardımcılığı (1992) *Ethemefendi Lions Kulübü. Onursal Üyeliği
  • Sahrayıcedit Lions Kulübü. Onursal Üyeliği
  • Erenkoy Lions Kulübü. Başkanlığı (1992 - 1993)
  • Lions Akademisi. Başkanlığı (1994 - 1995)
  • Uluslararası Lions 118.Y Yönetim Çevresi. Genel Yönetmenliği *Liay.Lions İstanbul Anadolu Yakası Sosyal Hizmet Vakfı. Başk.
  • Uluslararası Lions 118.Y Federasyonu. Onur Kurulu Başkanlığı
  • Uluslararası Lions Türkiye Konfederasyonu. Konsey Üyeliği
  • Yılbak + Sporturist + Day Grup - ArGe & ArdAkademi Başkanlığı

Halen; ilaç, aşı, kozmetik, gıda, temizlik ve tanıtım sektörlerinde ki 3 şirketler grubunda; danışmanlık, eğitmenlik, koordinatörlük ve yönetim kurulu üyelikleri görevleriyle birlikte... 
Sosyal Sorumluluk Projeleri, BM Küresel İlkeler Sözleşmesi & Kurumsal Sosyal Sorumluluk & Sürdürülebilirlik gibi konularda “Proje Başkanı” olarak çalışmalarına devam etmektedir.  

ar.deger@yilbak.com
www.yilbak.com

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Online Eğitimler ve Kurumsal Gelişim
Alacak Tahsilat Yönetimi
Canon´un iş yerinde verimlilik araştırması
Büyüme, Karlılık ve Nakit Akışı
İş Dünyasında Çatışmaları, Yapanlar Değil İsteyenler Kazanır
SWOT Analizine Analitik Bakış
Sürdürülebilir İş Yapış Şekli Geliştirmek Şart
KOBİ'lerde Yönetimde İnovasyon ve Yönetim Rönesansı
Almanya Turizm Pazarında radikal değişim zamanı
Dünyanın en çok tanınan markalarından Coca-Cola'nın Dünyası
Doğru Kişiyi İşe Almak İçin On Öneri
Ofislerdeki ilk iş günü acemilikleri
İş Planı Hazırlarken Yararlanmamız Gereken Bazı Araçlar
İç müşteri memnun mu?
Araştırma-Geliştirme (AR-GE) Faaliyetleri Nasıl Desteklenir?

DIŞ TİCARET

Türkiye'de uygulanmakta olan ihracata yönelik Vergi Teşvikleri

Türkiye'de uygulanmakta olan ihracata yönelik Vergi Teşvikleri

İhracatta devlet teşvikleri çok detaylı bilinmeyen bir konu. Bu konunun ilk makalesi Türkiye’de güncel olarak uygulanmakta olan ihracata yönelik vergi teşvikleri

OFİS VE İNSAN

Ergonomi nedir?

Ergonomi nedir?

Ergonomiye kısaca fiziksel çevrenin insana uyumlaştırılması süreci diyebiliriz. Günümüz endüstri çağında makine-insan arasındaki artan ilişkiler, insana uyumlu çevre, eşya, makine, ofis vs. gibi fiziksel çevre birimlerinin yaratılması çabalarını zorunlu kılıyor.

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit nakittir derler. Oysaki vakit nakitten daha fazla bir değere ve öneme sahiptir. Nakit denilen şey, elde tutulabilen, saklanabilen, depolanabilen ve elden ele dolaşabilen bir nesne.

İŞ DÜNYASI

Yöneticilere Acil Kriz Rehberi

Yöneticilere Acil Kriz Rehberi

Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı firmalarından Deloitte, kriz döneminde kritik kararlar almak zorunda olan yöneticiler için rehber niteliği taşıyan bir çalışma yayınladı.

HUKUK / MUHASEBE

Yeni Türk Ticaret Kanununa Genel Bakış

Yeni Türk Ticaret Kanununa Genel Bakış

1 TEMMUZ 2012 tarihi itibarı ile yürürlüğe girecek olan 1535 maddelik Türk Ticaret Kanunu (TTK) tasarısı 12 Ocak 2012 tarihli TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaşmıtır.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi