Yeni Yılda Çalışma Hayatına Yeni Bakışaçıları

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Yeni Yılda Çalışma Hayatına Yeni Bakışaçıları

Merhaba sevgili dostlarım, Hepinize sağlık ve mutlulukla iyi seneler ve gönlünüzce güzel geçecek bir 2018 yılı diliyorum.

Çalışma hayatımın 45. yılına adım attığım şu günlerde, 2018’den 1973’e geriye doğru değişik bir açıdan baktığımda, yaşanan birçok birbirinden güzel olayla birlikte, hemen hemen hiç ama hiç değişmeyen bazı yönetim anlayışlarını; özellikle iş hayatına yeni atılmaya hazırlanan genç kardeşlerim için bir ön hazırlık olarak, moral deformasyonlarını biraz olsun önleyebilmek adına sizlerle paylaşmak istiyorum.

İş yaşantısına yeni başladığınızda genellikle yöneticilerinizden duyacağınız sözlerin; “Sen, önce dediğimi yap. Gerisine karışma” + “Durduk yere İcat çıkarma” + “Eski köye, yeni adet getirme” + “Haddini aşma. Otur oturduğun yerde” şeklinde olabileceği... Birçok kez kulağınıza gelmiştir.

Buna karşılık kendini gösterme ve kariyer yapma düşüncesinde olan arkadaşlarımızın da, bu çabaları karşısında, çevrelerinden aldıkları olumsuz tepkileri şöyle dile getirdiklerini görüyoruz;
Öğrenmek istiyorsun, boş ver diyorlar! + Merak ediyorsun, fazla merak iyi değildir diyorlar! + Değişim istiyorsun, özenti diyorlar! + Gelişime yöneliyorsun, kasma diyorlar! + Çevrendekilerle ilgileniyorsun, sana mı kaldı diyorlar! + Üzülüyorsun, bırak takma kafana diyorlar! + Kızıyorsun, değmez sinirlenme diyorlar! + Boş veriyorsun, amma gamsızsın diyorlar! + Sert konuşuyorsun, muhatap olma diyorlar! + Alttan alıyorsun, tepene çıkardın diyorlar! + Sakince susuyorsun, ne o havamı atıyorsun diyorlar! + Bağırıyorsun, biraz sakin ol beyaaaaaa diyorlar! + Akıllı ve doğru davranıyorsun, bu kadar da mantık fazla diyorlar! + Çekip gidiyorsun, bırakıp kaçma mücadele et diyorlar! + Mücadeleye başlıyorsun, yaaa olmuyor işte - niye ısrar ediyorsun diyorlar!.. :-)

Tabii bu gibi serzenişlere sadece iş hayatında değil - sosyal yaşantımızda da birçok kez şahit oluyoruz. Ve de; Sn. Gün Presiz ve Halil Seven’in belirttiği gibi, olmaya da devam edeceğiz!

Bu yazıda amacımın kesinlikle moral bozmak olmadığını çok iyi bildiğinizden emin olduğumdan
“ Olaylara yaklaşım tarzları olarak da, fazlaca suya sabuna dokunmadan biraz yüksek bir sesle;
Ya - Ses çıkartmayacaksınız! Ya da - Bildiğinizi okuyacaksınız!” demek istiyorum!..

“Ses çıkartmamak gibi bir davranış pek size göre değil” diye düşündüğümden, “Hep bildiğinizi okumak” yolunda da, çok bilinçli davranacağınızı hissediyorum. :-)

Çalışma hayatınıza yeni bakış açıları katmak açısından; bireysel veya ortak olarak kendi işinizde veyahut çalışmaya başladığınız şirketlerde veya kurumlarda kariyer basamaklarını ‘birer - birer’ çıkarken, yukarıda bahsettiğim şaka yollu duyumlar çerçevesinde sizleri üst pozisyonlara doğru taşıyacak, ekip çalışmalarında başarılı olmanız için, bazı konulara da dikkat etmeniz gerekiyor!..

Ama önce; kendinize ve de bugün itibarıyla - yaşam çizginizin neresinde olduğunuza bakmanız önemli! Bugünden geçmişinize baktığınızda, iş ve kariyer planlarınızdaki yapı taşlarınızın, yerli yerinde olduğunu düşünüyorsanız... Zaten mesele yok!

Bireysel olarak çalışmalarınıza devam ederken, çabalarınızın başarıya ulaşabilmesi için; daha sonraki aşamalar da “doğru kararlar alarak” çalışma ve ekip arkadaşlarınızla birlikte, aynı yöne bakmanın ve aynı hedeflere yoğunlaşmanın, çok önemli olduğu da muhakkak!..

Aslında dikkat ederseniz tüm yaşantımız, aldığımız “kararlar” ile şekilleniyor ve biz bu kararları genellikle 3 şekilde alıyoruz. (Duygusal + Mantıksal + Sezgisel - Dr. Özgür Bolat)

Rekabetin daima ön planda olduğu iş dünyamızda, kendimiz + ekibimiz + şirketimiz için gerekli bilgi ve deneyime sahip olduğumuzdan emin olarak, genellikle çalışma ortamlarında duygusal kararlara pek yer olmadığını, sezgisel kararlarında zaman zaman yere pek sağlam basmadığını, hepimizin çok iyi bildiğinden hareketle; çalışma planlarımızla ilgili öncelikli kararlarımızı, daima mantıksal açıdan değerlendirmek gerekiyor!

Çalışma hayatımız ve hedeflerimizle ilgili alacağımız bu mantıksal kararlar çerçevesinde;

  • Amaç, hedef ve prensiplerimizin belirlenmesi...
  • 5N - 1K + Mevcut değerler ve güçlü yanlarımızın analizi...
  • Hedeflerimizle ilgili engellerin ve fırsatların ortaya konması...
  • İletişim kurallarına ve özellikle empati yapımına önem verilmesi...
  • Pozitif yaklaşımlarda bulunulması ama gerektiğinde “Hayır” denilmesi...
  • Bilgi ve deneyime önem verilmesi! Teknolojinin kesinlikle göz ardı edilmemesi...
  • Belirli adımların atılması için “B Planı da dâhil” yol haritasının çıkartılması...
  • Gerekli iç ve dış kaynaklı (maddi / manevi) desteklerin sağlanması...
  • Kendinize duyduğunuz güvenle, belirlenen aksiyon planının uygulanması...
  • Başarıların takdir edilmesi! Eleştiriler de dikkatli ve övgü de açık davranılması...
  • Kaydedilen ilerlemeler ve performans değerlendirmelerinin gözden geçirilmesi...

ile yolumuza devam edersek, başarılı olmamamız için bir neden yok diye düşünüyorum!..

Yani... Kısaca; Sn. Yaprak Özer’in “İletişim Masalı” başlıklı yazısının özünde de belirttiği gibi... “Önce ne istediğinizi bilirseniz, sonra kendinizi ve arkadaşlarınızı iyi tanımaya çalışırsanız, daha sonra da; amaç ve hedeflerinizden uzaklaşmadan, işinizi gözlemleyerek ve yol arkadaşlarınıza güvenerek, tüm yol haritası boyunca her rüzgârda savrulmadan yapılanların arkasında durarak gerektiğinde değişmekten ve değiştirmekten korkmadan ilerlerseniz...” Başarılı olmak, size çok yakışacak demek istiyorum!

Neyse! Sözün özüne gelecek olursak, Sn. Temel Aksoy’un da bir yazılarında kullandığı şekliyle, Adam Grant’a göre özgün ve başarılı olmanın ilkelerini, göz önünde tutmakta fayda var.

“Genellikle özgün ve başarılı insanlar hiç hata yapmayanlar değil aksine en çok başarısızlığa uğrayanlar arasından çıkar. İnsan ne kadar çok girişimde bulunur ve denerse... O kadar çok değişik yol ve yöntemle karşılaşır ve de tamamen özgün bir sonuca ulaşma şansını artırır.

Eğer insan, kendinde farklı bir yetenek, farklı bir anlayış, farklı bir ruh görüyorsa, inisiyatif alıp, kendi özgün düşüncesini hayata geçirmenin yollarını aramalıdır. Korkularına rağmen cesaret göstermelidir. Aksi takdirde, içinde bulunduğu durumu onun adına kimse değiştiremez.”

Ama hareket halindeyken de Heracleitos’un veciz sözlerini daima göz önünde bulundurun... :-)

  • Mutluyken söz vermeyin!
  • Kızgınken cevap vermeyin!
  • Üzgünken karar vermeyin!

Peki, ne verin;

  • Zamana kıymet verin!
  • Sağlığınıza önem verin!
  • Ailenize ve dostlarınıza değer verin!
  • İş hayatınıza saygınızı... Özel hayatınıza sevginizi verin!
  • Bilgilerinizi ve deneyimlerinizi verin, bir insan yetiştirin, ustaların deyimiyle ona ‘el’ verin!..

Simone de Beauvoir’un şu ünlü sözü de kulağınıza küpe olsun!

Dik durmak için bir başkasına güvenmek, yıkılmanın en garantili yoludur!..

İş yaşamlarının başlangıcı ve devamında meydana gelebilecek bu yansımalardan sonra, normal çalışma yaşamına bir girişimci olarak devam etmek isteyen dostlarıma bu konuda son yazdığım [Yasamda Marka Olmak (e-kitap) Ali Riza DEGER (3) & Girisimci Dostlara Ozel Oneriler (e-kitap) Ali Riza DEGER (8)] isimli e-kitaplarımı önerebilirim. Hemen! Hem de ücretsiz indirebilirsiniz. :-)

https://tr.scribd.com/document/336788213/Girisimci-Dostlara-Ozel-Oneriler-E-kitap-Ali-Riza-DEGER-8 & https://tr.scribd.com/document/101492784/Yasamda-Marka-Olmak-e-kitap (ARD)

Bu çalışmalarımda her zaman şükranla andığım; Şefika Albayrak’a, Şerife ve Mustafa Aktaş’a, Prof. Birsen Yürügen’e + Enis Hakman’a, Doğan Kandemir’e, Atilla Toyguç’a, Kıymet Tansal ve Ahmet Ceranoğlu’na, Ferruh ve Emin Tunçbilek’e, Alaaddin Kıla + Faruk Bülent Eczacıbaşı’ na,
Ayşecan Korkmaz ve Naime Özfidan’a, Mahmut - Ethem - Fahri - Ahmet Mehmet Şehremin’e, Necla Söğütoğlu’na, Şansel Soyel’e, Seden Terzioğlu’na, Ümit Sözer’e, Perçin Ünal’a, Engin ve Nurhan Eren’e, Maide ve Ayberk Gürtuna’ya, Haydar ve Turan Albayrak’a, Mehmet ve Gülten Öztaşkın’a, Semra ve Saim Akın’a, Sevgi Şengür ve Seyma Özatay’a, Latife Dragos ve İsmail Ünal Kartal’a, Kadem Gerze’ye, Şerif Çapa’ya, Haydar Düz ve Gül Edis Öletli’ye... sonsuz teşekkürler!..

Daha mutlu bir gelecek için sevgiyle kalın!

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
212 kere okundu

Ali Rıza Değer

1955 İstanbul doğumlu, evli ve 1 çocuk babasıdır. Öğrenimini Kabataş Lisesi'nden sonra İ.T.İ.A. Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Marmara Üniversitesi - Maliye Bölümleri’nde sürdürdü. 

Çalışma hayatına 1973 yılında pazarlama ve halkla İlişkiler sektörlerinden başlayıp, 1977 den 2003 yılına kadar, kendi şirketlerinde devam etti. (Ajans Ardaş Reklamcılık Limited.) 

Bu alanlarda yaklaşık 30 yıl; T.İş Bankası, Paşabahçe, Aygaz, İzocam, Lombardini, Honda, Rowenta, JVC, KİP, IBM, Pimaş, Sandoz, Kaleterasit, Kalebodur, Kalekim, Kaledekor, Kalevit, Çanakkale Seramik v.s. gibi birçok şirkete, özellikle Türkiye'nin her yerinde, KKTC de ve Almanya'da, reklamcılık ve halkla ilişkiler başta olmak üzere, çeşitli hizmetler verdikten sonra, kendi isteği ile emekli oldu. 

Yurtiçinde ve yurtdışında katıldığı eğitim çalışmaları...

ISO 9001 14001 Toplam Kalite Yönetimi, Permission Marketing, Inovasyon, Motivasyon, Performans, Network Marketing, Satış ve Pazarlama Eğitimleri ile birlikte...  KKTC Girne Amerikan Üniversitesi / 118 - Y Lions Akademisi Başkanlığı ve Chicago, Indianapolis, Newyork / Uluslararası Lions Kulüpleri Birliği Genel Yönetmenlik ve "Stratejik Liderlik Eğitimi" sonrasında ilaç, otomotiv ve kozmetik gibi sektörlerde Koordinatörlükler yaparak, Sivil Toplum Kuruluşlarında görevler aldı.

1980 den itibaren üyesi olduğu STK'lar ve aldığı görevler…

  • Marmara Yelken Kulübü. Yönetim Kurulu Üyeliği (2011)
  • Sporturist Su Sporları A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeliği (2009)
  • Caddebostan Balıkadamlar Kulübü. Üyeliği (2004)
  • Feneryolu Tenis Kulübü. As Başkanlığı ve Baş Hakemliği (1999)
  • Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü. Üyeliği (2005)
  • Veteran Tenisciler Birliği. Üyeliği (2006)
  • Beşiktaş JK Genel Kurul Üyeliği (1986)
  • Trafik Mağdurları Dayanışma Derneği. Onursal Üyeliği
  • Türk Lions Beceri Kazandırma Vakfı. Başkan Yardımcılığı (1992) *Ethemefendi Lions Kulübü. Onursal Üyeliği
  • Sahrayıcedit Lions Kulübü. Onursal Üyeliği
  • Erenkoy Lions Kulübü. Başkanlığı (1992 - 1993)
  • Lions Akademisi. Başkanlığı (1994 - 1995)
  • Uluslararası Lions 118.Y Yönetim Çevresi. Genel Yönetmenliği *Liay.Lions İstanbul Anadolu Yakası Sosyal Hizmet Vakfı. Başk.
  • Uluslararası Lions 118.Y Federasyonu. Onur Kurulu Başkanlığı
  • Uluslararası Lions Türkiye Konfederasyonu. Konsey Üyeliği
  • Yılbak + Sporturist + Day Grup - ArGe & ArdAkademi Başkanlığı

Halen; ilaç, aşı, kozmetik, gıda, temizlik ve tanıtım sektörlerinde ki 3 şirketler grubunda; danışmanlık, eğitmenlik, koordinatörlük ve yönetim kurulu üyelikleri görevleriyle birlikte... 
Sosyal Sorumluluk Projeleri, BM Küresel İlkeler Sözleşmesi & Kurumsal Sosyal Sorumluluk & Sürdürülebilirlik gibi konularda “Proje Başkanı” olarak çalışmalarına devam etmektedir.  

ar.deger@yilbak.com
www.yilbak.com

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

İnovasyon ve Girişimcilik Nedir? Nasıl Girişimci ve İnovatif Olunur?
Etkili İletişim Teknikleri: İletişim Becerileri ve Yapılan Hatalar
İçgirişimcilik: İnovasyonun Kalbi
Enflasyon nedir ?
EFQM: KOBİ´ler için Mükemmellik Modeli
Stratejik Ortaklık Nedir?
Strateji ve Belirsizlik
İnternette Pazarlamanın Anahtarı- e-CRM-
Kurumsal Denetim ve Denetim Taktikleri
Artık Büyük Balık Küçük Balığı değil, Hızlı Balık Yavaş Balığı yutuyor-2
KGF (Kredi Garanti Fonu) A.Ş.
Finansçı Olmayanlar için Finans Yönetimi
Ödünç İş İlişkisi
Riskler ve Fırsatların Işığında Verginin Püf Noktaları
Türkiye Turizminin Gelecek 10 Yıldaki Yönü

DIŞ TİCARET

Ticaret Fuarları

Ticaret Fuarları

İster ulusal, ister uluslararası olsun, ticaret fuarlarının günümüzde pazarlamanın en önemli araç ve işlevlerinden biri olduğu bilinmektedir.

OFİS VE İNSAN

Çalışanlarda Performans Düşüklüğü

Çalışanlarda Performans Düşüklüğü

İş hayatında her çalışanın başarı derecesi aynı değildir. Kimisi yapması gereken işi tam zamanında ve eksiksiz tamamlarken kimisi gereken özeni göstermeyebilir.

Beden Dilinin Etkin Kullanımı

Beden Dilinin Etkin Kullanımı

Beden dili, sözlü iletişimi daha etkili hale getirmek amacıyla iletişime bedenimizi de katarak kullandığımız sözsüz iletişim biçimine verilen isimdir.

İŞ DÜNYASI

Markanızın Değerini Biliyor musunuz?

Markanızın Değerini Biliyor musunuz?

Marka savaşlarının yaşandığı günümüz dünyasında, marka yaratmak ve ona değer katmak uzun bir planlama sürecine dayanmaktadır. Peki nedir bu marka?

HUKUK / MUHASEBE

Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanun ile Getirilen Yükümlülükler

Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanun ile Getirilen Yükümlülükler

Kişisel verilerin korunması konusu 80’li yıllardan itibaren uluslararası belgelerde yer almaya başlamıştır.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi
tümü

PATRONA TAVSİYELER

Yedi Adımda Satış Departmanı Kurma

Yedi Adımda Satış Departmanı Kurma

Satış konusunda bulunan kaynaklar çoğunlukla daha iyi nasıl satış yapılabileceği hakkındadır. Bu konuda yeterince kitap, makale, web sitesi vb. vardır. Ancak yerli şirketlerimizin en çok ihtiyaç duyduğu konulardan birisi de satış departmanının kuruluşudur. Bir çok firma da satış departmanının kuruluşu ve geliştirilmesi için projeler de yaptım. Üzerinde çalıştığım bu konuyu derli toplu bir şekilde ele almak istiyordum. Bir satış departmanının nasıl kurulacağı konusunu Kobitek.com okuyucuları için kaleme aldım.