Bedelsiz kiralama işleminin Vergi Kanunları açısından değerlendirilmesi

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Bedelsiz kiralama işleminin Vergi Kanunları açısından değerlendirilmesi

Mal ve hakların kiraya verilmesinde emsal değerlerden düşük, ya da bedelsiz kiralama yapılırsa ne olur? Vergi Kanunu bu konuda ne gibi yükümlülükler getiriyor?

GELİR VERGİSİ KANUNU UYGULAMASI YÖNÜNDEN:

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde, mal ve hakların sahipleri, mutasarrıfları, zilyetleri, irtifak ve intifa hakkı sahipleri veya kiracıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iratların gayrimenkul sermaye iradı olduğu.

73 üncü maddesinde ise kiraya verilen mal ve hakların kira bedellerinin emsal kira bedelinden düşük olamayacağı, bedelsiz olarak başkalarının intifasına bırakılan mal ve hakların emsal kira bedelinin, bu mal ve hakların kirası sayılacağı , bina ve arazilerin emsal kira bedelinin yetkili özel mercilerce veya mahkemelerce takdir veya tespit edilmiş kirası, bu suretle takdir veya tespit edilmiş kira mevcut değilse, Vergi Usul Kanununa göre belirlenen vergi değerinin % 5'i olacağı; 86 ncı maddesinin birinci fıkrasının (1/d) bendi ile bir takvim yılı içinde elde edilen ve toplamı 600 milyon lirayı (278 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile 2011 yılı için 1.170 TL) aşmayan, tevkif ata ve istisna uygulamasına konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratları için yıllık beyanname verilmeyeceği, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirlerin beyannameye dâhil edilmeyeceği hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında, kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçilerin maddede bentler halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkif at yapmaları gerektiği hükmü yer almış olup aynı fıkranın (5/a) bendinde ise, 70 inci maddede yazılı mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden tevkif at yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Yine aynı Kanunun 96 ncı maddesinde , vergi tevkif atının 94 üncü madde kapsamına giren nakden veya hesaben yapılan ödemelere uygulanacağı, bu maddede geçen hesaben ödeme deyiminin vergi tevkif atına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade edeceği, Kanunun 98 inci maddesinde ise, 94 üncü madde gereğince vergi tevkif atı yapmaya mecbur olanların bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın yirmi üçüncü günü akşamına kadar, ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecbur oldukları hükümlerine yer verilmiştir.

Öte yandan, vergi mükellefiyeti bulunmayan kişilerin mülkiyetinde bulunan yerlerin, kullanımına bedelsiz bırakılması nedeni ile söz konusu gayrimenkullerin Gelir Vergisi Kanununun 73 üncü madde hükmüne göre emsal kira bedelinin hesaplanması ve kira bedelinin 1.170 TL'yi (2011 yılı için) aşması halinde ise gayrimenkul sahibi tarafından gayrimenkul sermaye iradı olarak aynı Kanunun 86 ncı maddesine göre yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir.

KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU UYGULAMASI YÖNÜNDEN:

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendinde Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemleri katma değer vergisine tabi tutulmuş; aynı Kanunun 17 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi ile de iktisadi işletmelere dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri katma değer vergisinden istisna edilmiştir.

Katma Değer Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak 30 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile bazı kiralama ve reklam hizmetlerinde sorumluluk uygulaması getirilmiş olup, kiralama işlemleri ile ilgili katma değer vergisinin;
a) Kiraya verenin başka faaliyetleri nedeniyle gerçek usulde katma değer vergisi mükellefiyetinin bulunmaması,
b) Kiralayanın gerçek usulde katma değer vergisi mükellefi olması, şartlarının birlikte var olması halinde, kiralayan tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edileceği hususu düzenlenmiştir.

31 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde ise, Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde sayılan mal ve haklar arasında yer alan ve bir iktisadi işletmeye dahil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemlerinde katma değer vergisi ve sorumluluk uygulamasının söz konusu olmayacağı belirtilmiştir.

DAMGA VERGİSİ KANUNU UYGULAMASI YÖNÜNDEN:

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1 inci maddesinde, bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı kâğıtların damga vergisine tabi olduğu, bu Kanundaki kâğıtlar teriminin, yazılıp imzalanmak veya imza yerine geçen bir işaret konmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeler ile elektronik imza kullanılmak suretiyle manyetik ortamda ve elektronik veri şeklinde oluşturulan belgeleri ifade ettiği; 3 üncü maddesinde, damga vergisinin mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu hükümleri yer almaktadır.

Mezkûr Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "I-Akitlerle ilgili kâğıtlar" başlıklı bölümünün A/2 fıkrasında, belli parayı ihtiva eden kira mukavelenamelerinin mukavele süresine göre kira bedeli üzerinden nispi damga vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır. 2009/15725 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 01.01.2010 tarihinden geçerli olmak üzere Kanuna ekli (1) sayılı tablonun I/A–2 fıkrasındaki kağıtlara ilişkin damga vergisi oranı 1,65 olarak belirlenmiştir.

Diğer taraftan, 31.12.2004 tarih ve 25687 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5281 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle yapılan değişiklikle belli parayı ihtiva etmeyen bazı kâğıtlar 01.01.2005 tarihinden geçerli olmak üzere damga vergisine tabi kâğıtlar kapsamından çıkartılmıştır. Bu kapsamda 04.02.2005 tarih ve 25717 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 43 seri no.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin (6.1.1) bölümünün ikinci paragrafında; "Yapılan düzenleme ile (1) sayılı tablonun 1/A fıkrasında sayılan kâğıtlardan belli parayı ihtiva etmeyen mukavelenameler , taahhütnameler ve temliknameler, kira mukavelenameleri, kefalet, teminat ve rehin senetleri, fesihnameler damga vergisine tabi tutulmayacaktır." açıklamasına yer verilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, bedelsiz kullanıma tahsis edilen taşınmazlarla ilgili olarak, belli parayı ihtiva etmeyen kira sözleşmesinin düzenlenmesi durumunda, söz konusu kira sözleşmesinin damga vergisine tabi tutulmaması gerekmektedir.

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
14197 kere okundu

Etiketler: vergi kanunu bedelsiz kiralama

Nevzat Erdağ

1967 yılı Kars doğumlu ERDAĞ, Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesini bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesinden öğretmenlik formasyon eğitimi aldı...
Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde İnsan Kaynakları Yüksek Lisans Programına Katıldı. Profesyonel olarak çeşitli firmalarda muhasebe, finans, dış ticaret departmanlarında üst düzey yönetici olarak çalıştıktan sonra 1999 yılından beri Konvoy Danışmanlık adlı firmasında farklı sektörlerde firmaların mali müşavirliğini, Mali danışmanlığını ve yönetim danışmanlığını yapmaktadır.
Erdağ; ayrıca muhasebe, vergi ve diğer uzmanlık konularında danışmanlıklarının yanında yaklaşık on yıldır muhtelif eğitim kurumlarında 3500’e yakın kişiye eğitimler, panel ve konferanslar vermiştir.

Erdağ’ın yayınlanmış Kitapları;
• Türk vergi sistemi
• Şirketler
• Vergi idaremiz ve denetim müessesi
• Tekdüzen hesap planı uygulamaları
• Marka tescil işlemleri
• E Ticaret
• Kayıt dışı kara para yolsuzluk
• İhracatta KDV uygulamaları
• Canözüm deryaya döndü (şiir)
• Sahibini bilen şiirler
• Duygularla söyleşi(makaleler)

Erdağ’ın ayrıca sosyal ve mesleki içerikli 150 nin üzerinde yayınlanmış makalesi ve yayın aşamasında 3 yeni kitabı bulunmaktadır

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

TTK'ya göre Ortaklar şirketten para çekemez
Rakibinize Karşı Dava Açmak İster misiniz?
İşçi ve İşveren açısından İş Akdinin Feshi
İş Kanununda Çalışma Süreleri
“Eser” Niteliği Taşıyan Ürünleri Nasıl Satın Alırsınız?
İş Kanununa Göre Yıllık İzin uygulaması
İş Kanununa Göre İş Sağlığı ve Güvenliği
Yeni Borçlar Kanunundaki bazı değişiklikler
Değişen Türk Ticaret Kanununda Önemli Konular: Teknoloji
Şirketlerin Devlete Olan Borçları ve Ortakların Sorumlulukları
İkale (Bozma) Sözleşmesi ile Çıkarılan İşçinin İşe İade Davası Açmasını Engellemek Mümkün mü?
Bedelsiz kiralama işleminin Vergi Kanunları açısından değerlendirilmesi
Aile Anayasası ile Hem Şirketinizi Hem Ailenizi Koruyun
Elektronik Ticaret Kanunu ile Getirilen Yeni Uygulamalar ve Yaptırımlar
Yeni Türk Ticaret Kanununda işte bunlar var

DIŞ TİCARET

Dahilde İşleme Belgesi Nedir?

Dahilde İşleme Belgesi Nedir?

Yurt dışından getirilen ham ve yardımcı maddeler kullanılarak üretilen malların ihraç edilmesi halinde, bu malların ithalinde gümrük vergisi ile diğer mali yükümlülükler teminat karşılığı ertelenerek, ihraç edilecek malların girdi maliyetleri azaltılmaktadır.

OFİS VE İNSAN

Ofis çalışma verimliliğini etkileyen faktörler

Ofis çalışma verimliliğini etkileyen faktörler

Ergonomik ofis kurulumunun, teknolojik gelişim sayesinde değişen iş yaşamı koşulları nedeniyle artık bir zorunluluk

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit nakittir derler. Oysaki vakit nakitten daha fazla bir değere ve öneme sahiptir. Nakit denilen şey, elde tutulabilen, saklanabilen, depolanabilen ve elden ele dolaşabilen bir nesne.

İŞ DÜNYASI

Ölçek Ekonomisi ve Kapsam Ekonomisi

Ölçek Ekonomisi ve Kapsam Ekonomisi

Ölçek ekonomisi, üretim artarken maliyetin düşmesidir. Üretim artışı maliyeti düşürmektedir. Ölçek ekonomisi sayesinde karşılıklı fayda sağlayacak şekilde bir ticaret yapılabilmektedir.

HUKUK / MUHASEBE

İşçi ve İşveren açısından İş Akdinin Feshi

İşçi ve İşveren açısından İş Akdinin Feshi

İş sözleşmesi, taraflara borç yükleyen özel hukuk anlaşmasıdır. Taraflardan birinin bu sözleşmeyi sona erdirmek için karşı tarafa irade beyanında bulunması iş sözleşmesinin feshidir. Bu fesih işlemi bazı şartlara bağlanmıştır. Bu yazımızda işçi ve işveren açısından iş akdinin feshini ayrıntılı anlatacağım.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • KOBİ’ler Neden Pazarlama Yapmalı?

    Çünkü günümüz pazarlarının en önemli özelliği arz bolluğu ve rakip yoğunluğudur. Günümüz şartlarında başarılı olabilmek için pazara, tüketicilere, satış kanallarına, rakiplere ilişkin ciddi çalışmalar yapılmalıdır.

tümü

PATRONA TAVSİYELER

Mükemmel bir sistemin 3 Temel Unsuru

Mükemmel bir sistemin 3 Temel Unsuru

İyi bir sistem uçaklardaki otomatik pilot gibidir. Şartları ölçümleyip, buna uygun yöntemlerin hızla uygulanması ile sorunsuz bir ilerleme sağlanır.