Bedava İçerik Tarih mi Oluyor? -2-

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Bedava İçerik Tarih mi Oluyor? -2-

Pek çok büyük web sitesinin de bu konuda çeşitli modeller geliştirerek bir geçiş planı içinde olduğunu da örneklerle anlatmıştık. Ve son olarak bu geçiş sırasında bir miktar ziyaretçi/üye kaybına uğramanın olası olduğunu da belirtmiştik.

Gün geçtikçe ücretsiz hizmetler sürdürülebilir olmaktan çıkıyor. Bunu yazımızın birinci bölümünde incelemiştik. Pek çok büyük web sitesinin de bu konuda çeşitli modeller geliştirerek bir geçiş planı içinde olduğunu da örneklerle anlatmıştık. Ve son olarak bu geçiş sırasında bir miktar ziyaretçi/üye kaybına uğramanın olası olduğunu da belirtmiştik. Bu yazının konusu da, sözkonusu azalmanın etkileri, göze alınıp alınamayacağı ve yapılması gerekenler.

Web ziyaretçilerinin %3-5'inin alıcı olabileceği istatistiği genel olarak kabul görmüştür. Ancak unutulmaması gereken şey, bu oranın hedeflenmemiş ziyaretçiler için geçerli olmasıdır. Yani burada kasdedilen, bir arama motorundan, reklamdan ya da tesadüf sonucu gelen ziyaretçilerdir. Oysa ki hepimizin kolaylıkla tahmin edebileceği gibi, Migros'un sanal mağazasında ya da Biletix' de bu oranlar çok daha farklıdır. Burada bahsedilen ise hedeflenmiş ziyaretçidir. Yani bilinçli olarak o siteye gelen, o site hakkında bir fikir ve çoğunlukla olumlu görüş sahibi bir kitleden bahsedilmektedir.

İşte bedava olmayan içeriği talep etmeyecek ziyaretçilerden vaz geçilip geçilemeyeceği sorusunun cevabı da buradadır. Genel eğilim olarak web siteleri bu değişimle hedeflenmemiş ziyaretçi grubunu, hedeflenmiş ilgi grubu ile değiştirmektedir. Dolayısı ile buradaki düşüş, gerçekte firmanın gelirlerine olumsuz etki etmeyecektir. Bunun yanında, web sitesinin maliyetlerinde bir azalma da sağlayacaktır.

Buraya kadar ki bilgiler ışığında bedavacılardan kolaylıkla vazgeçmek mümkündür. Ancak işler o kadar da kolay değil. Daha önceden bilinen bir hizmeti ücretli vermeye başladığınızda, zaten hizmet bilindiği için, müşteriler tercihlerini kolaylıkla yapabilir. Ama yeni müşteri kazanmak da hayli zor olacaktır.

Sorunun çözümü için ziyaretçiyi alıcıya çevirebilecek sistemler geliştirilmelidir. Önceki örneklerde anlattığımız gibi, bazı çözüm fikirleri şunlardır.

  1. Kısmen ücretsiz hizmetler sunmak, asıl hizmeti ücretli sunmak
  2. Ücretsiz hizmetleri reklam ile sunmak
  3. Ücretsiz deneme imkanı sunmak

Kolaydan başlayalım, reklam alternatifine biraz soğuk bakmanızı öneririz. Çünkü artık reklamlara karşı ciddi bir antipati oluşmuş durumda. Ama hemen açık kapı bırakalım. Eğer reklam, başkalarına satılmış bir reklam değil de, kendi ürün veya hizmetinizin reklamı ise, sonuç almanız mümkündür. Hatta bunun bedava yerine ucuz sürüm olarak yaparsanız, daha da uygun olur. Ancak tabii ki kendi reklamınızı yapmanızın bir anlam ifade etmesi için, hizmetin müşteriniz tarafından kendi müşterilerine aktarılan bir hizmet olması gereklidir. Örnek vermek gerekirse, sendikasyon, yani içerik servisleri sitenize bedava içerik eklemenize izin verebilir, ama 'içerik falanca tarafından sağlanmıştır' türünde bir link ekler ise, sizin ziyaretçilerinizi de kendi sitesinden haberdar etmiş olacaktır. Böylece başarı elde edebilir.

Kısmen ücretsiz hizmetler sunmak ise, söz konusu ziyaretçileri kaybetme riskini en aza indiren bir modeldir. Ancak bedava olan kısım ile ücretli kısım arasında dengeyi iyi kurmalıdır. Ücretsiz kısım, özensiz ve değersiz olursa, bu durum ücretli hizmetin kabulünde olumsuz etki yapar. Ve tam tersi de geçerlidir. Ücretli kısım, ücretsiz kısımdan belirgin farklar sunmaz ise yine olumsuz bir durum sözkonusudur.

Bir araştırma kuruluşunu ele alalım. Satmak istediği bir araştırmanın bir bölümünü ücretsiz sunması uygun olacaktır. Böylece hem bedava içerik ile tatminkar ziyaretçi sayılarına ulaşacak, hem de ücret ödeyerek araştırmayı tümü ile satın alan kişilere parasının karşılığını vermiş olacaktır. Diyelim ki, söz konusu araştırma Internet kullanıcıları hakkında olsun. Kullanıcıların yaş gruplarını, cinsiyete göre dağılımlarını, ülkelere göre dağılımlarını vb. ücretsiz sunmak, ama meslek gruplarına göre dağılımları, online olarak harcadıkları miktara göre dağılımları gibi gerçekten bu tür bir araştırmaya ihtiyacı olan kişilere hitap edecek bölümlerini ücretli sunmak olumlu sonuç verecektir.

Böylece ziyaretçiler karar vermeden önce araştırmanın kalitesini de görebileceklerdir.

Ücretsiz deneme imkanı ise, yazılım konusunda yaygın ve başarılı bir uygulama olmasının yanında içerik servisleri tarafından da kolaylıkla uygulanabilirdir. Buradaki kritik nokta ise, ücretsiz deneme süresinin sonunda kullanıcıya sunulmuş olan içerik hizmetini durdurabilmek. Güncel bir içerik servisi sunuyorsanız bu sorunu aşmak kolay olacaktır, çünkü kullanıcı güncel içeriğe ihtiyaç duyacaktır. Örneğin gazete, dergi, arama, araştırma vb. Kullanıcının ücretsiz olarak elde ettiği içeriğin değeri olmayacaktır. Ama eğer kitap, resim arşivi vb. uzun süre güncelliğini koruyabilecek bir içeriği deneme amaçlı sunuyorsanız, kullanıcı deneme süresi içinde içeriği kopyalacak ve bir daha ihtiyaç duymayacaktır. Deneme süresinde içeriği kullanıcının yerel bilgisayarına göndermemek, bir sunucu üzerinde şifre ile girilen bir alandan sunmak bir çözüm gibi görülebilir. Ama pek çok farklı teknikle kopyalama mümkündür. Kesin çözüm olmamakla birlikte, büyük ölçüde etkili olabilecek bir koruma yöntemi, bu tür içeriği hem sunucu üzerinden hem de deforme edilmiş olarak sunmaktır. Fotoğraf arşivlerinde, fotoğrafların üzerine şeffaf yazı ile web adresinin yazılması, ancak ücret ödendiğinde temiz fotoğrafların teslim edilmesi gibi.

Bu yöntemlerden işinize uygun olanı seçip, geçici veya kalıcı olarak uyguladığınızda bedava içerik için sitenize olan talepteki azalmayı en az seviyede tutabilirsiniz. Buna rağmen bir miktar kayba uğramanız, en azından ücretli satışlarınıza rağbet etmeyen ziyaretçilerinizin olması kaçınılmazdır. Ancak bu tür ziyaretçilerden vaz geçebilirisiniz. Çünkü eğer onlar parasal sıkıntı dışındaki her hangi bir sebeple bu alış verişi gerçekleştirmiyorlarsa, gerçekte ilgi gurubunuz içinde başka amaçlarla yer alıyorlardır.

Parasal olarak durumu o an için uygun olmayan ziyaretçileriniz için ise başka yöntemler kullanmanız mümkündür.

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
4855 kere okundu

Etiketler: internet

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

BT Yatırımları Yönetim Katında Şimdi Daha Çok Konuşuluyor
Veritabanları
Toplu Mail Nedir?
Sanal POS nedir?
Türkiye’ den Avrupa’ ya ya da Avrupa’ dan Türkiye’ ye DropShipping ve Online Satışta Gümrük Mevzuatları
“Akışkan Zaman”ı mobil cihazlarla daha verimli kullanıyoruz
Yönetim Bilgi (Bilişim) Sistemi
Spam Nedir?
CD Teknolojileri
Online Başarıya Giden Adımlar
Bedava İçerik Tarih mi Oluyor? -1-
Arama motoru türlerine göre strateji nasıl oluşturulur? -2-
CRM nedir, ne işe yarar?
E-Ticaret, E-Ticaret Siteleri ve E-Ticaret Sistemi
Kurumların bilgi güvenliğine yaklaşımı zayıflıyor

DIŞ TİCARET

KOBİ´lerde ihracat sorunları

KOBİ´lerde ihracat sorunları

KOBİ´lerin dış ticarete ve ihracata yönelik en büyük sorunları sıralanırken, teknoloji kullanımı, finansman, dış pazarlardaki sert rekabet, ön plana çıkıyor.

OFİS VE İNSAN

Ergonomi nedir?

Ergonomi nedir?

Ergonomiye kısaca fiziksel çevrenin insana uyumlaştırılması süreci diyebiliriz. Günümüz endüstri çağında makine-insan arasındaki artan ilişkiler, insana uyumlu çevre, eşya, makine, ofis vs. gibi fiziksel çevre birimlerinin yaratılması çabalarını zorunlu kılıyor.

Etkili İletişim Teknikleri: İletişim Becerileri ve Yapılan Hatalar_2

Etkili İletişim Teknikleri: İletişim Becerileri ve Yapılan Hatalar_2

İletişimin amacı, kısaca sorunlarımızı çözmek, gereksinimlerimizi karşılamaktır. Etkili iletişim nasıl kurulur ve hangi davranışlarımız etkili iletişim olarak tanımlanabilir?

İŞ DÜNYASI

İş yaşamında E-posta ile iletişimde dikkat edilmesi gerekenler

İş yaşamında E-posta ile iletişimde dikkat edilmesi gerekenler

E-posta iletişimin vazgeçilmez formlarından birisi. Pek çok e-posta gönderiyor ve alıyoruz. Peki e-postalarımızı hazırlarken kurallardan ve teamüllerden haberdar mıyız?

HUKUK / MUHASEBE

Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanun ile Getirilen Yükümlülükler

Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanun ile Getirilen Yükümlülükler

Kişisel verilerin korunması konusu 80’li yıllardan itibaren uluslararası belgelerde yer almaya başlamıştır.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • Müşteri Segmentasyonu Nasıl Yapılır?

    Danışmanlık projesi için firmalarla yaptığım görüşmelerde müşteri segmentasyonlarını sorduğumda genelde tatmin edici cevaplar alamıyorum. İşin mahiyetini anlamak için Pazar ve rakibe dönük sorularımı tamamlayabilmek için müşteri segmentlerini görmek isterim.