Kobitek.com web sitesi, analitik ve kişiselleştirme dahil olmak üzere site işlevselliğini sağlamak ve reklam gösterimini optimize etmek için çerezler gibi verileri depolar.

Bu yazım, kısa vadeli başarının ardında yatan ve genellikle gözden kaçırılan ölümcül maliyetleri ortaya koyuyor olacak. Şirketlerin geleceğini ipotek altına alan bu gizli tehlikeleri ve uzun ömürlü, gerçek başarının sırlarını anlamak için bu beş kritik noktayı dikkatle inceleyelim.
Kârın iki türü vardır: Gerçek (sürdürülebilir) kâr ve Geçici (kozmetik) kâr.
Gerçek kâr; bir sistemin verimliliği, kalitesi ve müşterilerine verdiği güven üzerine inşa edilir. Kozmetik kâr ise maliyetleri hoyratça kısarak, insanları kapasitelerinin üzerinde sıkıştırarak, kaliteden ödün vererek veya tedarikçileri son damlasına kadar sıkarak elde edilen türdür.
Bu ikinci tür yani kozmetik olan, görünürde bir "kâr marjı" yaratsa da aslında gelecekte yaşanacak kayıpları bugüne taşımaktan başka bir şey değildir. Hatalı ürünlerin geri çağrılması, artan garanti maliyetleri ve en önemlisi, kaybedilen müşteri güveni olarak şirkete geri döner. Tedarikçiyi ezmek ise, tedarik zinciri kırıldığı an üretimi durdurma riskiyle şirketi felç eder. Bu durum, "kısa vadeli kazanç → uzun vadeli erozyon" döngüsünü başlatır ve şirketin temellerini yavaş yavaş çürütür.
Kısa vadeli hedefler uğruna insan feda edildiğinde, bunun bedeli ağır olur. Çalışanlar bir "değer" olarak değil, kesilecek bir "maliyet" kalemi olarak görülmeye başlandığında, organizasyon içindeki güven, adalet duygusu ve bağlılık yok olur. Kimse artık işi için fazladan çaba göstermez; fedakârlık ve adanmışlık sadece duvarlardaki posterlerde kalan kelimelere dönüşür. Organizasyon kültürü, "önce ben kurtulayım" refleksine evrilir.
Yani üretim hattı çalışsa bile organizasyonun kalbi durur. Bu noktada kalite el kitabı değil, insan kalbi belirleyici hale gelir.
ISO 9001 veya IATF 16949 gibi kalite yönetim sistemleri, duvara asılacak birer sertifikadan çok daha fazlasıdır; onlar aslında birer "etik disiplindir". Bu sistemlerin temel mantığı, liderlere şu soruyu sordurmaktır: "Bugün alacağın bu ilkesiz kararın 3 ay sonraki maliyeti ne olacak?" Kalite planını, risk analizini veya tedarikçi ilişkilerini anlık çıkarlar için ihlal etmeyi engelleyen bir mekanizma görevi görürler.
İlkelerden taviz verildiğinde, şirket sürekli düzeltici faaliyetlere boğulur, süreç performansı tehlikeli bir şekilde dalgalanır ve denetimlerde tespit edilen uygunsuzluklar artık tekil olaylar olmaktan çıkıp sistemik bir hâl alır. Çünkü kalite sistemleri bize şunu hatırlatır:
Kısa vadede görülemeyen kayıplar, sistemin ilerideki hatalarıdır. - Ümmet AYYILDIZ
Yöneticilerin en sık düştüğü tuzak, araçları amacın önüne koymaktır. Unutulmamalıdır ki, "ölçtüğümüz şey hâline geliyoruz." Bu körlük, kendini farklı şekillerde gösterir:
• Amaçsız KPI'lar: Çalışanları doğru olanı yapmak yerine sadece rakamları tutturmaya iter. Sonunda herkes hedeflere ulaşmış gibi görünür ama aslında kimse şirketin asıl amacına hizmet etmemektedir.
• “Bu Ayı Kurtarma” Paniği: "Bu ayı kurtaralım" diyerek ödeme ,üretme ,kalite vb. dengeleri bozmak, tedarikçi ve diğer paydaşların güvenini dinamitler. Boğulan tedarikçi veya paydaş , yarın sizin üretim hattınızı da boğacaktır.
• Kusurlu Sevkiyat: Rakamları tutturmak için kusuru gizleyip sevkiyat yapmak, kısa vadede yöneticilere alkış getirse de uzun vadede markayı yok eder.
Toyota Üretim Sistemi'nin (TPS) felsefesi, sürdürülebilir başarı için eşsiz bir yol haritası sunmakta. Bu sistem üç temel direk üzerine kuruludur:
İnsana saygı, Sürekli iyileştirme (Kaizen) ve Uzun vadeli düşünme.
Toyota'daki en katı yasaklardan biri, "kısa vadeli kararlarla uzun vadeli güveni riske atmaktır." Efsanevi yöneticisi Taiichi Ohno'nun dediği gibi:
Kazanç, insanların güvenini koruyarak elde edilmelidir. Güveni kaybedersen, artık ne ürün ne pazar kalır.
Gerçek ve kalıcı rekabetçilik; anlık enerji patlamaları, kahramanlık hikayeleri veya herkesin peşinde koştuğu "gösterişli projeler" ile değil, her gün sabırla ve ilkelere bağlı kalarak doğru olanı yapmakla kazanılır. Ümmet Ayyıldız olarak her zaman vurguladığım gibi: "Bugün değil, her gün doğru olanı yapmak… İşte gerçek sürdürülebilirlik budur."
Teşhis yetmez, tedavi gerekir. Şirketinizi bu ölümcül maliyetlerden korumak için işte size uygulanabilir bir yol haritası:
1. Heijunka ile Ritim Kurun: Anlık kârlara değil, istenilen zamanda istenilen kalitede ürün ve hizmet sunma ritmine odaklanın. Sürdürülebilirliği sağlayan şey, dengeli ve öngörülebilir bir üretim akışıdır.
2. Andon’a Dürüst Olun: Hata hattı durdurur; hattı durdurmak ise şirketi kurtarır. Hatalıyı kabul etmeyin, hatalı üretmeyin ve asla hatalı göndermeyin. Bu ilke, enerjinizi sorun çözmeye değil, yangın söndürmeye harcamanızı engeller.
3. Gözden Geçirme Toplantılarıyla Disiplin Sağlayın: Her gün aynı saatte, aynı sıralamayla; güvenlik, kalite, teslimat, maliyet ve insan odaklı sorgulamalar yapın. Değerlendirin ve beklemeden harekete geçin. Disiplin, başarının ritüelidir.
4. Yokoten ile İyiyi Yayın: Kahramanları değil, sistemi büyütün. Bir bölümde elde edilen bir iyileştirmeyi, organizasyonun geneline yayarak kolektif bir başarı kültürü inşa edin.
5. Ödeme Disiplinini İlke Edinin: Tedarikçilerinize ve çalışanlarınıza verdiğiniz sözlere sadık kalın. Güvenilir olmak bir tercih değil, sürdürülebilirliğin temel şartıdır. "Kazan-kazan" bir slogan değil, en etkili kaizendir.
Özetle, kısa vadeli kâr, uzun vadeli kaybın peşin alınmış hâlidir. İlke, kalite ve insan; bir işletmenin bilançoda görünmeyen ama en değerli sermayesidir. Bu sermayeyi kısa vadeli çıkarlar uğruna feda eden bir lider, aslında kendi şirketinin geleceğini imha etmektedir.


Automotive Transformation Leader | OPEX-Oriented Industrial Strategist | Lean Systems Designer | Author | MBA | M.Sc. Eng.
İşletmelerin verimlilik elde etmeleri, ihracatlarını arttırmalarını ve bunları sürekli hale getirmeleri için kültür kurulumlarını tasarlıyor ve devreye alan çalışmalar yapıyorum.
İşletmenin analizi sonrası verimlilik problemlerini ortaya çıkarıp yok eden aksiyonları devreye alıyorum.
Süreçlerin gelişimini hızlandırıp ve tedarik zincirinin performansını arttırıyorum.
İşletmede proje startı verdiğimizde o ekibin bir parçası olurum. Birlikte süreçleri inceler ve hepimiz süreçlerin gelişimine odaklanırız. Bu birliktelikte bilgi ve tecrübelerimi ekibin kullanımlarına sunarım.
İşletmede ciddi verimlilik artışı sağlarım. Böylece daha performanslı bir süreç yönetimi yapılmasına katkı sağlayarak cirolarının, karlılıklarının artmasına, rekabetçiliklerinin güçlenmesine destek olurum.
Son projede 50 iş gününde günlük 70 adet ürün üretimini aynı imkanları kullanarak 250 adete çıkararak ciddi bir verimlilik elde ettik. Bu ve benzeri operasyonlarla sürekli gelişimi ve verimliliği odak noktası haline getiririm.
Rekabetçiliği ve ihracat performansını arttıran çok önemli teknikleri sizlerle paylaşmak isterim.
Destekçilerimize Teşekkürler
Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak
Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com
KOBITEK.COM, bir
TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.
2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.
Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!