Kobitek.com web sitesi, analitik ve kişiselleştirme dahil olmak üzere site işlevselliğini sağlamak ve reklam gösterimini optimize etmek için çerezler gibi verileri depolar.

Miras hukukunun ömrü ne kadardır?
Gelecek yüzyılda da varlığını sürdürür mü?
Kim bilir?
Dün atalarımıza çok önemli gelen birçok kavram, bugün bizler için hiçbir anlam ifade etmiyor. Bizim çok önemsediğimiz bazı kavramların kaderi de böyle olabilir.
Mesela mülkiyetin bir karşılığı kalmayabilir.
Biriktirmek ve mirası çocuklara bırakmak, uzun ömürlü bir gelecek tasavvuru olmaktan çıkabilir. Nesiller boyu aynı mülk üzerinde yaşamak cazip gelmeyebilir.
Belki de 2100 yılında çocuklara bırakılacak en değerli şey bir ev, arazi ya da banka hesabı değil; eğitim, beceri, sağlık, kültür, deneyim ve yaşanabilir bir dünya olacaktır.
Bu nedenle “miras hukukunun sonu” bugün için uçuk bir fikir gibi görünse de, aslında daha büyük bir sorunun parçasıdır:
İnsan, geleceğe ne bırakmak isteyecek?
Bir insanın ekonomik geleceğinin, dünyaya hangi ailenin çocuğu olarak geldiğine bağlı olması, önümüzdeki yüzyılda bugünkünden çok daha fazla sorgulanabilir.
Servet eşitsizliği derinleştikçe, kuşaktan kuşağa aktarılan büyük servetler yalnızca ekonomik değil, toplumsal ve siyasi bir mesele haline gelebilir.
Çok yüksek servetlerin vergilendirilmesi, belirli bir sınırın üzerindeki mirasın toplumsal fonlara aktarılması ya da miras gelirlerinin eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik gibi alanlarda kullanılması daha güçlü biçimde gündeme gelebilir.
Dolayısıyla miras hukukunun geleceği, yalnızca hukukçuların değil, toplumun adalet anlayışının da konusu olacaktır.
Bir başka büyük değişim ise ekolojik krizden gelebilir. Gelecekte, yaşanabilir bir gezegenin kendisi en değerli mirası olabilir.
Bu durumda büyük servetlerin yalnızca insanlara değil, doğanın korunmasına ve gelecek kuşakların yaşam hakkına da hizmet etmesi gerektiği savunulabilir.
Belki de geleceğin hukukunda yeni bir kavram ortaya çıkar:
Evrensel miras.
İnsan öldüğünde sahip olduğu her şey başka bir insana değil, kısmen toplumun ve gezegenin geleceğine aktarılabilir.
Bu bugün radikal görünebilir.
Ama hukuk, toplumun değişen değerlerinin ardından gelir.
Mirasın anlamı değişebilir. Gelecekte, aileler çocuklarına daha az maddi servet, daha fazla kültürel ve sosyal sermaye bırakabilir.
Maddi mirasın öneminin azalması, insanların yaşam biçimini de değiştirebilir.
İnsanlar daha az biriktirip daha çok yaşayabilir.
Sahip olmak yerine deneyimlemeyi, servet biriktirmek yerine seyahat etmeyi, büyük bir ev bırakmak yerine iyi bir hayat yaşamayı tercih edebilir.
Bu değişim, bireysel tüketimden toplumsal sorumluluğa doğru bir dönüşümü de beraberinde getirebilir. İnsan, soyunu güvence altına alma refleksinin yanında, kendisini daha büyük bir bütünün parçası olarak görmeye başlayabilir.
Kendisinden sonra bir şey bırakmak, binlerce yıldır insan hayatına anlam veren güçlü dürtülerden biridir.
“Ben gittikten sonra benden geriye ne kalacak?”
Eğer maddi mirasın anlamı büyük ölçüde ortadan kalkarsa, insanın bu soruya vereceği cevap da değişmek zorunda kalacaktır.
Belki 2100 yılında miras hukuku tamamen ortadan kalkmayacak. Belki evler, şirketler, paralar ve topraklar yine çocuklara bırakılacak.
Ancak mirasın bugünkü anlamı büyük ölçüde değişebilir. Çünkü asıl değişen hukuk değil, mülkiyetin kendisine yüklediğimiz olacaktır.
Bugün insanın başarısı çoğu zaman ne kadar biriktirdiğiyle ölçülüyor. Gelecekte ise belki başka bir ölçü ortaya çıkacak:
2100’de en güçlü soru şu olabilir:
Çocuklarımıza nasıl bir Dünya bırakacağız?


Mengenli olmakla gurur duyan bir Anadolu insanıyım.
Mutfağa, Sanata, Doğaya, Hayvanlara, Estetiğe, Bilgiye, Spora tutkunum.
Darüşşafaka Lisesi’nde, insan olmak, merhamet, anlayışlı olmak, bilime inanmak, özgüven, kendini doğru ifade etmek, yaratıcılık alanlarında eğitim aldım.
Hacettepe Üniversitesinde, Türkiye’yi, Dünyayı, Bilimi, İnsanı, Sosyal Bilimleri, İşletmeciliği, Turizmi, Ağırlama sanatlarını öğrendim.
Amerika Otel ve Moteller Birliği Eğitim Enstitüsünden Otelciliğin evrensel kurallarını, inceliklerini, küresel kültürü anlamayı öğrendim.
1986 yılında otelciliğe başladım. O günden bu yana kendimi ev sahibi olarak gördüğüm otellerde, konuklarımıza mutlu tatiller yaşatmak için çabalıyorum.
Bu gün itibarıyla, çalışan ya da Üniversitelerdeki gençlere bilgimi, görgümü, deneyimlerimi ve önerilerimi sunarak, onların gelişmesine katkı sunuyorum.
Türkiye’nin en büyük Yerli Zinciri Kilit Hospitality Group’ta Kurumsal İletişim ve Eğitim Direktörü olarak dinamik çalışma hayatımı sürdürüyorum.
Bir kitabım yayınlandı; Dinozor Turizmcinin Anıları
Aşağıdaki alanlarda risk yönetimi danışmanlığı
Eğitimler
Kurumsal
Destekçilerimize Teşekkürler
Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak
Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com
KOBITEK.COM, bir
TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.
2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.
Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!