Kobitek.com web sitesi, analitik ve kişiselleştirme dahil olmak üzere site işlevselliğini sağlamak ve reklam gösterimini optimize etmek için çerezler gibi verileri depolar.

Biz insanlara kalan kısım ise tanımı gereği “tek seferlik”, “sınırları belirsiz”, “çok-disiplinli” işler: Yani projeler. Harvard Business Review’ın yıllar önce işaret ettiği “Project Economy” (Proje Ekonomisi) artık istisna değil, ana akım. Kurumların değer üretimi giderek hat (operasyon) yerine proje akışlarıyla şekilleniyor.
Benim kişisel görüşüm açık: Gelecek “proje bazlı yönetim” olacak.
Neden “Proje Bazlı Yönetim”?
1) Otomasyon ve yapay zekâ rutin işleri süpürüyor.
Robotik ve dijital otonomi, pilot çalışmalardan ölçeğe geçiyor. Otonom sistemler ve dijital ajanlar artık sadece görev yürütmüyor; öğreniyor, uyarlanıyor, birlikte çalışıyor. Rutinler makinelere aktıkça, kurumların insana bıraktığı değer yaratma alanı “tekil hedefli girişimler”, yani projeler oluyor.
2) VUCA yeni normal: Hızlı değişim tek seferlik müdahaleler gerektiriyor.
Piyasa, teknoloji, regülasyon ve jeopolitik dalgalar “süreklilik” yanılsamasını bozdu. Şirketlerin çevik kalması; fırsatları yakalamak ve riskleri sınırlamak için kısa döngülü, net sonuç odaklı projeler başlatmasını zorunlu kılıyor. McKinsey’nin “işletim modelini güncelle” çağrısı da burada: Strateji–performans arasındaki makası kapatmak için organizasyonlar proje-temelli çalışmayı artırmak zorundasınız diyor.
3) İş gücü yapısı değişiyor: Beceriler projede anlam kazanıyor.
Dünya Ekonomik Forumu’nun raporları, önümüzdeki yıllarda işlerin önemli bölümünün dönüşeceğini ve “analitik/yaratıcı düşünme + yapay zekâ okuryazarlığı” gibi becerilerin öne çıkacağını gösteriyor. Bu beceriler en çok proje ortamında değer yaratıyor; çünkü proje, öğrenmeyi ve çapraz iş birliğini doğal olarak tetikliyor.
4) Müşteri beklentisi “ürün + deneyim + hız” üçlemesine kaydı.
Yeni değer teklifleri denenmeden olgunlaşmıyor. Denemenin en sağlıklı birimi ise “proje.” Hızlı iterasyon, MVP mantığı ve ölçülebilir fayda peşinden gitmek; proje portföyü disipliniyle mümkün.
5) Ekosistemlerle çalışma “geçici ortaklıklar” gerektiriyor.
Tedarikçiler, startuplar, üniversitelerle kurulan konsorsiyumlar; belirli hedefe odaklanan, süreli ve sonuç odaklı projeler halinde organize oluyor. (Bu fikri blogumda sıkça tartıştım; örn. vizyon ve iş birlikleri yazılarım.)
6) Organizasyon tasarımı projeye doğru dönüyor.
Liderlerin, “80 kişi süreçte/20 kişi projede” olan oranı tersine çevirip projeleri merkeze alması gerektiği artık açıkça konuşuluyor. Pek çok kurum bu yönde yapısal adımlar attı bile. (McKinsey & Company)
7) Sonuç odaklılık yükseliyor.
Pek çok sektörde olduğu gibi danışmanlıkta da sonuç/çıktı temelli sözleşmeler yaygınlaşıyor. Bu, kurumsal zihniyeti “aktifleri işletmekten” çok “net iş çıktısı üretmeye” itiyor; yani projeyi merkeze alıyor. (Genel trendi yansıtan güncel haber/analizler bu kaymayı doğruluyor.))
8) Proje yetkinliği = iş değeri.
PMI’ın 2025 Pulse raporu, projenin başarısını “zaman–bütçe–kapsam” üçgeninden çıkarıp doğrudan iş etkisine bağlayan bir akla işaret ediyor. Yani projeler, stratejik değer yaratmanın ana aracı.
Peki, Genel Müdür 8.0’a Nasıl Ulaşacağız?
Bu yolculukta en önemli aracımız Stratejik Yönetim Sistemi. Ben buna yıllardır “Stratejik Esneklik Sistemi” de diyorum; çünkü amaç, şirketi katı planlardan kurtarıp strateji–icra arasında akış kurmak. (Bu çizgiyi önceki yazılarımda da detaylandırmıştım.
Stratejik Yönetim Sistemi, bir belge değil; yaşayan bir işletim sistemi. Basitçe şöyle çalışır:
Genel Müdür 7.0’dan 8.0’a: Zihniyet Güncellemesi
Bu geçişi anlatırken motosiklet analojisini severim: Düz yolda hız göstergesine bakarsınız; ama viraja girerken denge–görüş–gaz–fren dörtgeni bir anda devreye girer. Proje bazlı yönetim, şirketi virajda ayakta tutan o dörtgen gibidir: Denge (portföy), görüş (vizyon & veri), gaz (kaynak ve hız), fren (kontrol noktaları). Doğru çizgide, doğru hızla ve güvenle çıkarsınız.
Genel Müdür 8.0, “düzeni daha iyi çalıştıran” bir versiyon güncellemesi değil; oyunu projeler üzerinden oynayan bir zihin değişimi. Rutinleri makineler üstlenirken, biz; vizyonu projeye, projeyi faydaya, faydayı sürdürülebilir büyümeye bağlayan bir Stratejik Yönetim (Stratejik Esneklik) Sistemi kurmak zorundayız. Bunu yaptığımızda, VUCA’nın kaosu tehdit olmaktan çıkıp avantaja dönüşür.
Benim yıllardır yazdıklarım da bu yönde: Yönetimin fonksiyonlarının evrimi, proje bazlı planlama ve esnek strateji yaklaşımı, hep aynı yere işaret ediyor.
Şimdi “Genel Müdür 8.0” ile bu resmi tamamlamanın zamanı.


1954 doğumlu olan Tufan Karaca, Kadıköy Maarif Koleji’nden mezun olduktan sonra eğitimini Virginia Polytechnic Institute and State University’de tamamlamıştır. 45yıllık profesyonel yaşamının 20 yılını dokuz farklı ülkede, uluslararası şirketlerde üst düzey yöneticilik yaparak geçirmiştir.
İş dünyasında edindiği deneyimleri eğitim alanına da taşıyarak, Yeditepe Üniversitesi ve Özyeğin Üniversitesi gibi önde gelen üniversitelerde dersler vermiştir. Halen yönetim danışmanı olarak kariyerini sürdüren Karaca, yönetim eğitimleri ve stratejik danışmanlık hizmetleri sunarak, modern iş yönetimi ilkelerini ve trendlerini kurumlara aktarmaktadır.
Yönetim alanındaki uzmanlığını kaleme aldığı “Girişimciler için Kolay ve Hızlı İş Planı Hazırlama”, “Career Management In a Disrupted World “, “Yeni Dünya Düzeninde Kariyer Yönetimi”, “Arts Entrepreneurship: How to Craft Your Creative Business Model”, “Sanatta Girişimcilik - YARATICI İŞ MODELİNİZİ NASIL GELİŞTİRİRSİNİZ? “gibi kitaplarıyla geniş bir kitleyle buluşturan Karaca, girişimcilik, stratejik esneklik ve VUCA gibi güncel yönetim konularında çalışmalarını sürdürmektedir.
Destekçilerimize Teşekkürler
Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak
Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com
KOBITEK.COM, bir
TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.
2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.
Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!