Kobitek.com web sitesi, analitik ve kişiselleştirme dahil olmak üzere site işlevselliğini sağlamak ve reklam gösterimini optimize etmek için çerezler gibi verileri depolar.

Bugün iş dünyasının zemini, tek bir kavramla tarif edilemeyecek kadar oynak: VUCA’nın belirsizliği, BANI’nin kırılganlığı, polycrisis’in üst üste binen şokları… Bu şartlarda mesele “araçlar eskidi” değil; alışkanlıklarımız eskidi. Dün işe yarayan bir çerçeveyi, bugünün yol şartlarına uyarlamadan kullanırsanız, araç kötü görünür. Ama çoğu zaman kötü olan araç değil; aracın kullanım biçimidir.
SWOT da bu sınavdan geçiyor.
Son dönemde SWOT üzerine daha eleştirel bir bakışın yaygınlaştığını görüyoruz. Bazı yorumlarda SWOT’un artık yetersiz kaldığı, hatta yer yer “miadını doldurduğu” ima ediliyor. Bu yorumların çıkış noktasını anlamak zor değil: Sahada SWOT çoğu zaman “liste üretip bırakma” biçiminde uygulanıyor ve doğal olarak beklenen değeri üretmiyor.
Yani tartışmanın özü genelde şu: SWOT’un kendisi değil; SWOT’un konforlu, alışkanlığa dönüşmüş kullanımı.
SWOT halen çok kıymetli. Çünkü tek sayfada, içeriyi ve dışarıyı aynı anda görmenizi sağlar. Yönetim açısından bu önemlidir: aynı masada konuşulan şeyin “aynı resim” olması, çoğu zaman problemi yarı yarıya çözer.
Ama SWOT’un rolü burada biter. SWOT bir “durum fotoğrafı”dır; rota çizmez. Rota çizmek için şunlara ihtiyaç vardır:
Öncelik seçmek (her şeyi aynı anda yapamamak)
Varsayım yönetmek (hangi koşullarda haklıyız?)
Riskleri ve fırsatları zaman ufkuyla görmek (ne zaman vurur?)
İcraya bağlamak (pazartesi sabahı ne yapıyoruz?)
VUCA–BANI–polycrisis ortamında strateji tam olarak budur: seçmek, bağlamak, uygulamak ve gerektiğinde yeniden seçmek.
SWOT’un bazı uygulamalarda “zayıf” görünmesine yol açan temel nedenler genelde şunlar:
Her madde eşitmiş gibi davranmak
Büyük bir tehdit ile küçük bir iç aksaklık aynı listede yan yana durur. Öncelik yoksa strateji zorlaşır.
Kanıt yerine kanaat birikmesi
“Kanaat” stratejiye başlangıç olabilir; ama strateji “kanıt ve seçim” ister. Aksi hâlde SWOT, kurumsal bir sohbet notuna dönüşür.
‘Ne var’ ile yetinmek
SWOT “ne var?” sorusunu cevaplar; ama “ne yapacağız?” sorusunu açık bırakır. Yönetim masasındaki asıl soru ikincisidir.
Zaman boyutunu taşımamak
VUCA’da “ne” kadar “ne zaman” da önemlidir. Aynı tehdit, bugün başka; altı ay sonra bambaşka bir şeye dönüşebilir.
Bu dört başlık çözülmeden yapılan SWOT, gerçekten yorucudur: vakit alır ama karşılığını vermez.
“Kutudan hamleye” geçiş:
SWOT’u sahada tekrar güçlü yapan yaklaşım şudur:
Kutuları doldurmak değil, kutulardan hamle üretmek.
Çünkü strateji, iyi fikirlerin çoğalması değil; hangi fikirleri seçeceğinizin hikâyesidir. “Seçim” yoksa strateji yoktur. SWOT’un çoğu toplantıda yarım kalmasının sebebi de burada: SWOT fotoğrafı çekilir, ama fotoğraftan karar çıkmaz.
Bunun için, metnin içinde bir boşluk bırakmamak gerekir.
Ben TOWS’u ayrı bir araç gibi değil, SWOT’un ikinci perdesi gibi görüyorum:
SWOT fotoğrafı çeker; TOWS fotoğraftan hamle üretir.
TOWS’un yaptığı şey basit: İç faktörleri (güçlü–zayıf) dış faktörlerle (fırsat–tehdit) bilinçli şekilde eşleştirip sizi hamle üretmeye zorlar. Yani “kutular doldu” noktasından “hamle seçiyoruz” noktasına geçirir.
Dört temel soru vardır:
Gücümüzle hangi fırsatı gerçekten yakalıyoruz?
Burada amaç “fırsat listesi” değil, somut girişim seçmektir: Hangi ürün, hangi segment, hangi kanal, hangi hızla?
Fırsat var ama hazır değiliz. Hangi zayıflığı kapatırsak fırsatı yakalarız?
Bu bölüm, çoğu şirketin sonradan “keşke” dediği alanı azaltır: yetkinlik, sistem, süreç, ekip…
Tehdit geliyor. Hangi güçlü yanımızla bunu etkisizleştiririz?
Bu soru, panikle her şeye proje açmayı engeller; mevcut güçlü refleksinizi kullanarak tehdidi kırmaya odaklar.
Hem zayıfız hem tehdit var. Önce hangi kanamayı durduruyoruz?
Bu kısım “karamsarlık” değil; olgunluktur. Bazı dönemlerde büyüme değil, önce sistemi ayakta tutmak gerekir.
TOWS’un kıymeti şurada: Seçim yaptırır.
VUCA’da strateji, bunun adıdır.
Küçük ama kritik bir kural - Hamle sayısını sınırlamak
TOWS’ta en büyük risk, her eşleştirmeden bir hamle çıkarıp 20–30 maddelik bir liste üretmek. Bu, iyi niyetli ama dağınık bir enerjiye dönüşebilir.
Bu yüzden yönetici disiplini basit olmalı:
Her başlıktan en fazla 2 hamle
Toplam 6–8 hamle
Geri kalanlar: “bekleme listesi”
Az ama doğru hamle, VUCA’da “çok ama dağınık” hamleden daha değerlidir.
SWOT üzerine yapılan eleştirilerin önemli bir kısmı aslında doğru bir noktaya işaret ediyor:
Eski disiplinle SWOT yapmak, yeni dünyada beklenen değeri üretmeyecektir.
Ama buradan “SWOT’u bırakalım” sonucuna gitmek yerine, daha verimli bir yol var: SWOT’u önceliklendirme, varsayım, zaman ufku ve özellikle TOWS üzerinden hamle ile tamamlamak.
Kısacası SWOT ölmedi. Konforlu SWOT öldü.”
Bu, stratejinin yeniden “gerçek işine”—yani seçim ve icraya—geri dönmesi demek.


1954 doğumlu olan Tufan Karaca, Kadıköy Maarif Koleji’nden mezun olduktan sonra eğitimini Virginia Polytechnic Institute and State University’de tamamlamıştır. 45yıllık profesyonel yaşamının 20 yılını dokuz farklı ülkede, uluslararası şirketlerde üst düzey yöneticilik yaparak geçirmiştir.
İş dünyasında edindiği deneyimleri eğitim alanına da taşıyarak, Yeditepe Üniversitesi ve Özyeğin Üniversitesi gibi önde gelen üniversitelerde dersler vermiştir. Halen yönetim danışmanı olarak kariyerini sürdüren Karaca, yönetim eğitimleri ve stratejik danışmanlık hizmetleri sunarak, modern iş yönetimi ilkelerini ve trendlerini kurumlara aktarmaktadır.
Yönetim alanındaki uzmanlığını kaleme aldığı “Girişimciler için Kolay ve Hızlı İş Planı Hazırlama”, “Career Management In a Disrupted World “, “Yeni Dünya Düzeninde Kariyer Yönetimi”, “Arts Entrepreneurship: How to Craft Your Creative Business Model”, “Sanatta Girişimcilik - YARATICI İŞ MODELİNİZİ NASIL GELİŞTİRİRSİNİZ? “gibi kitaplarıyla geniş bir kitleyle buluşturan Karaca, girişimcilik, stratejik esneklik ve VUCA gibi güncel yönetim konularında çalışmalarını sürdürmektedir.
Destekçilerimize Teşekkürler
Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak
Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com
KOBITEK.COM, bir
TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.
2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.
Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!