Sorun Yapay Zeka Değil, Araçları Amaç Sanmamız

Bu yazıyı paylaş
X It! LinkedIn Facebook
Sorun Yapay Zeka Değil, Araçları Amaç Sanmamız konu resmi

İnsanlar yapay zekâ hakkında konuşurken garip bir özgüven sergiliyor. Henüz ne olduğunu tam anlamadığımız bir teknolojinin hangi meslekleri yok edeceğinden neredeyse eminler. “Yazılımcılar bitecek”, “tasarımcı kalmayacak”, “içerik üretimi çökecek.” Bu cümlelerin ortak bir sorunu var: Hepsi yanlış soruya verilmiş kesin cevaplar. Çünkü mesele hangi işlerin yok olacağı değil. Mesele, bizim o işleri aslında ne sandığımız. Bu neden önemli? Çünkü güvenlik endişesinin sonucu halkın özgürlük ve hak kaybı.

Henüz ne olduğunu tam anlamadığımız bir teknolojinin, neyi yok edeceğinden bu kadar emin olmamız garip değil mi? Günümüzde yapay zekânın yaratacağı değişim, özellikle sosyal medyada, "yaklaşan kasırga kaç evi yıkacak, kaç ağaç devrilecek, sağlam olmayanlar yıkılır" tarzı spekülasyon yapmak gibi bir şey sanki.

Tarihsel Yanılgı: Daha önce de olmuştu

ABD'de 1920–1940 arasında on binlerce asansör operatörü vardı (bazı tahminler ~100.000+ seviyesinde). Sonra asansörde otonom sürüş mümkün oldu ve bu alan yok oldu.
Ama hayat devam etti.

IKEA yassı paket inovasyonunu yaptı. Bugün endüstri standardı. Kaç yerel marangozun işini bitirdiğini hesaplamak mümkün değil.
Ama hayat devam etti.

Veznedar vardı. Hal hatır soracak kadar samimi idik o insanlarla. ATM çıktı sonra.
Ama hayat devam etti.

Elinizdeki şu alet olmasa profil fotoğrafı için bir dükkana gidip, fotoğrafı bir kaç gün sonra teslim almanız gerekecekti. 3-5 profesyonel ve birkaç zengin safari fotoğrafı çekebiliyordu. Artık aynı anda grupta 10'larca görüntü alınıyor. Aslanlar alıştı, poz veriyor desek yeridir.
Ama hayat devam etti.

Nalbant vardı. Muhtemelen lastikçi oldu sonra.
Ama hayat devam etti.

AutoCAD çıkmasaydı, bugün 30 kişinin çalıştığı mimari bürolarda 3 bin kişi çalışıyor olurdu. Küçük bir değişiklik için yeni paftalar hazırlanırdı.
Ama hayat devam etti.

Teknoloji bir işi yok ederken, aynı problemin başka bir şeklini üretiyor aslında. Bazen işlerin kapsamını büyütüyor, bazen derinliğini artırıyor.

Bir de değişimin yarattığı işler var. Yenilerinin olmayacağından neden bu kadar eminiz?

Değişen, dönüşen işler dışında bir de oluşan işler var.
Örneğin, ben 2000 yılında web ajansımı kurduğumda web sitesi yapan kişinin titri yoktu. Görsel iletişim, üniversitelerde henüz bölüm olarak yoktu, ya da yok denecek kadar azdı. Komşu alanlardan geçişle tamamlanıyordu zaten düşük olan talep. Pek çok grafiker en yakın iş sahası olarak geçiş yaptılar.

Peki ya şimdilerde yok olacağını düşündüğümüz, pardon kesin emin olduğumuz yazılım geliştiriciler neredeydiler. 3-5 Nerd dışında böyle bir grup yoktu. Türünün ilk örnekleri de embedciler idi. Makine programlayanlar yani.

Bilgisayar tamircisi, sistem uzmanı, bakım yapanlar, hostingciler… Frontend, Backend, SEO, SEM, siber güvenlik uzmanları... Bunlar hep değişimin yarattığı sahalardı. 40-50 milyon kişi. Toplam işgücünün %1-2'si.

Bugün kaybetmekten korktuğumuz bazı işler dünün teknolojisinin yan ürünleri.

O zaman asıl soru şu: Yapay zeka hangi işleri yok edecek değil, hangi yeni işleri doğuracak?

Bugünün mesleklerini kalıcı sanmak, dünün insanlarının yaptığı hatanın aynısı.

Ama asıl hata burada bile değil.

Asıl hata daha temel.

Asıl Problem: Araç ile Amacı Karıştırmak

İnsanlar araçları amaç sanıyor ve bu yüzden teknolojik değişimi yanlış yorumluyorlar

Neden yanlış düşünüyoruz?

Çünkü zihinsel model şu: Benim işim = kullandığım araç

Ama gerçek: Benim işim = çözdüğüm problem

Hiç kimsenin işi yazı yazmak değil. İnsanların işi, anlatmak istediklerini karşı tarafa ulaştırmak.

Amaç, daha çok insana ulaşmak iken araçlar, el ilanı → gazete → web → yapay zekâ olarak evrildi. Gazete ilanı hazırlamak bir iş değildi. Sadece bir yöntemdi.

Hesabımızı kitabımızı bilmek ve devlete karşı yükümlülüklerimizi yerine getirmek için muhasebe kaydı tutmak idi bizim ihtiyacımız. Bunu elle yapmak mümkündü ve öyle yapılıyordu. Defter-i Kebir, Yevmiye Defteri vs., koca koca defterlere yazılıyordu rakamlar. Sonra bilgisayar, yazılım ve ticari programlar çıktı. Ve muhasebe artık bilgisayarda tutulur hale geldi. Hatta komik bir şey söyleyeyim, bir süre Türkiye'de bilgisayar ile tutulan kayıtlar bazı vergi dairelerinde kabul edilmedi, çünkü değiştirilemez olmasını sağlamak için yasada muhasebe kaydı dolma kalem ile tutulur yazıyordu.

Her şey değişti.
Gerçekten değişti mi?
Hayır.
Amaç yine aynı.
Yöntem değişti sadece.

Her şey değişti gibi göründü.
Ama aslında değişen tek şey şuydu:
Nasıl yaptığımız.

Sorulması gereken soru: Yapay zeka neyi değiştirecek değil, hangi yöntemleri değiştirecek?

Yanlış soru: Yapay zeka hangi işleri yok edecek?”

Doğru soru: Yapay zeka hangi amaçlara ulaşma biçimimizi değiştirecek?

Sonuç

Meslekler kalıcı değil.
Ama ihtiyaçlar kalıcı.

Sorun yapay zeka değil.
Sorun, işimizi yaparken kullandığımız araçları işimizin kendisi sanmamız.

Kısa bir egzersiz:

İşinizin ne olduğunu yazın.
Ama kullandığınız araçları değil.

Çözdüğünüz problemi yazın.

Gerisini yapay zekâ düşünsün…

Kobitek'e ücretsiz üye olun
Etiketler:

Senih Özkiper
Senih Özkiper

1969 İstanbul Doğumlu,

İstanbul Erkek Lisesi, İTÜ Mimarlık Fakültesi ve İÜ İşletme İktisadı Enstitüsü mezunu,
1996 yılında girdiği bilişim sektöründe 2000 yılında kurduğu Teknoart Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi ile web tabanlı iş yazılımları geliştiriyor.

CRM ve e-iş uygulamaları şirketin ana odağı.

"İçerik Kraldır" prensibinin sıkı bir savunucusu olarak kurmuş olduğu Kobitek portalı ve YouTube kanalını yönetiyor.

Destekçilerimize Teşekkürler


Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com

KOBITEK.COM, bir TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.

2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.

Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!