Kobitek.com web sitesi, analitik ve kişiselleştirme dahil olmak üzere site işlevselliğini sağlamak ve reklam gösterimini optimize etmek için çerezler gibi verileri depolar.

Çevik yöntemlerin nasıl ortaya çıktığını anlayabilmek için öncelikle geleneksel proje yönetimi olan öngörücü (predictive) yaklaşımdan bahsedelim. Öngörücü yaklaşımda planlama en baştan yapılır ve sonrasında bu plana sadık kalınarak plan uygulanmaya çalışılır. Proje verileri kontrol ve izleme süreçlerinin girdisi olur ve projenin durumu izlenir. Herhangi bir sapma olması durumunda düzeltici eylemler planlanır. Amaç, olabildiğince planı değiştirmeden plana uygun ilerlemektir.
Peki neleri planlarız dersek: insan kaynağı, zaman, kapsam, maliyet, kalite, risk, paydaşlar, iletişim ve tedarik planlamanın konusudur.
Belirsizliklerin ve değişimin az olduğu, müşterinin gereksinimlerini net bir şekilde ifade ettiği, regülasyonların projeye yön verdiği durumlarda öngörücü yaklaşımların başarı şansı yüksektir.
Örneğin: klasik inşaat projelerinde sonucu en baştan planlamanız mümkündür ya da havacılık sektöründeki bir uçak projesinde isterler en baştan net olarak ifade edilir.
Yazılım sektöründe ise işler biraz daha farklı ilerliyor. Son 40 yılda bilgisayar teknolojisinin yapmış olduğu devrimle yazılım projeleri birçok alanda yürütülüyor ve bu projeler geliştirilirken birçok farklı paydaşla çalışılıyor. Kendimden örnek vermem gerekirse, yıllarca kurumsal bir firmada finans bölümünde yer alan paydaşlarla ERP’nin finans modüllerini geliştirdik. Kimi isterleri net olarak ifade edebilirken kimi sadece kendi penceresinden talebini düşünüp nereleri etkileyebileceği konusunda fikir sahibi değildi. Analist ekibiniz de konuya hakim değilse sadece kullanıcı bakış açısıyla yazılımı geliştirirsiniz. Sonuçta projenin başarısız olması, kuruma yeterince değer katamaması, tekrarlı işlerin olması, karmaşıklık gibi durumlarla karşılaşabilirsiniz.
Rekabetçi teknolojik ortamlarda, rakiplerinizin ürünlere her an yeni özellikler katması sizin de bu gelişmelere adapte olmanızı gerektirir. Projenin en başında hedeflediğiniz çıktılar geçerliliğini yitirebilir. Dolayısıyla uzun bir planlama ve sonrasında uzunca bir geliştirme süreci ile ortaya çıkacak ürün özellikleri için gereksiz çaba harcanmış olabilir.
Bunların yanında, hiyerarşik ortamlardaki karar alma şekillerinin ekip çalışanlarının motivasyonunu olumsuz etkilediği; işi yapacak ekip üyelerinin alınacak kararlarda söz sahibi olduklarında daha mutlu ve motive oldukları bilinmektedir.
Tüm bu nedenlerle yazılım dünyası, bazı projelerde her şeyi baştan planlayıp tek bir teslimat yapmak yerine; planlama, geliştirme, test ve ürün teslimi aşamalarını belli periyotlarla tekrarlayıp, kullanıcıya küçük küçük parçalar sunmak; bu parçalardan alınacak geri bildirimlere göre yeni parçaları planlayıp üstüne koya koya ilerleme yoluna gitmiştir. Biz bu yöntemlere yinelemeli ve artımlı yaklaşım diyoruz. Uyarlanabilir-Çevik (Agile) yöntemler hem yinelemeli hem de artımlı yaklaşımı kullanırlar.
Scrum, bu yöntemlerden biridir. Günümüzde Scrum, dünyada en çok uygulanan çevik yöntemdir.
Rugby'de "scrum", topun oyuna yeniden sokulması sırasında oyuncuların omuz omuza kenetlenerek birbirine karşı güç uyguladığı bir diziliştir. Takım üyeleri koordineli şekilde birlikte hareket ederek topu kapmaya çalışır.

Scrum’ın yaratıcıları (Jeff Sutherland ve Ken Schwaber), bu terimi yazılım geliştirme süreci için seçerken rugby'deki gibi takımın birlikte ve koordineli şekilde çalışmasını metafor olarak kullanmışlardır.
Bu soruya Scrum’ın teorisini, değerlerini ve etkinliklerini inceleyerek cevap verebiliriz.
Scrum teorisi: Scrum, deneysellik ve yalın düşünce üzerine kuruludur. Küçük küçük teslimatlar ve bu teslimatlara dayalı gözlem ve sonrasında gözleme dayalı adaptasyon, deneysellik olarak açıklanabilir. Yalın düşünce ise israfı azaltmaya çalışmaktır. En basitinden toplantı sürelerini belli sürelerle kısıtlamak, her sprint sonucunda yanlış olan bir durumun fark edilerek düzeltilmesi, ilerleyen aşamalardaki geri dönüş maliyetlerini azaltacaktır.
Scrum değerleri: Taahhüt, Odak, Açıklık, Saygı ve Cesaret Scrum’ın değerleridir. Scrum ekipleri, belli bir sürede neyi nasıl yapabileceklerini önce planlar, sonra taahhüt ederler. Bütün ekibin hedefi bu süre içerisinde planlananı gerçekleştirmektir. Ekip üyeleri, her ilerlemenin ve aksaklığın açık şekilde görünür olmasını saygı ve cesaretle ifade edebilmelidir.
Scrum etkinlikleri: Sprint Planning, Daily Scrum, Sprint Retrospective ve Sprint Review Scrum’ın etkinlikleri olarak bilinir. Hepsinin belli bir zaman sınırı vardır. Amaç odağı koruyarak ekip içi ve paydaşlar arası iletişimi had safhaya çıkarmaktır. Bu sayede görünürlük artacak, sorunlara ortak çözüm bulunacak, ekip içi yardımlaşma artacak, paydaşların isterleri ile çıkacak ürünün hizalanması sağlanacaktır.
Scrum’ın başarısı görüldükçe birçok sektörde kullanılmaya başlanmıştır.
Aşağıda sektörler ve kullanım alanlarını özetledim:
Eğitim: EduScrum ile öğrencilerin takım olabilmeyi öğrenmesi, öğretmenin öğrencilere sadece rehberlik etmesi amaçlanmaktadır. Uygulandığı okullarda öğrencilerin başarı yüzdeleri artmış, derslere daha motive geldikleri görülmüştür.
İnşaat: Yenilikçi inşaat projelerinin tasarım aşamasında Scrum çerçevesini kullanan birçok mimarlık firması vardır.
Pazarlama: Kampanya planlama, içerik üretimi, reklam stratejileri. Scrum Marketing uygulamalarıyla pazarlama ekipleri kampanyaları sprint'lerle hazırlar ve A/B testleri ile optimize eder.
İnsan Kaynakları: İşe alım süreçleri, eğitim planları, çalışan deneyimi projeleri.
Finans ve Bankacılık: Dijital bankacılık ürünleri, mobil uygulamalar, müşteri deneyimi geliştirme.
Üretim ve Otomotiv: Ürün geliştirme (özellikle Ar-Ge bölümleri), tedarik zinciri yönetimi, süreç iyileştirme.
Sağlık ve İlaç: Klinik araştırmalar, dijital sağlık çözümleri geliştirme.
Sonuç olarak, Scrum, belirsizlik ve değişimin yoğun olduğu projelerde çevik bir çözüm sunar. Sunduğu yapı sayesinde ekiplerin daha esnek, hızlı ve müşteri odaklı çalışmasına olanak tanır. Giderek daha fazla sektörde uygulanması, bu yaklaşımın değerini ve başarısını kanıtlamaktadır.
Kaynaklar :
https://www.linkedin.com/pulse/agile-education-new-way-teaching-learning-21st-kumar-gaurab-bzeoc
https://www.arkitera.com/gorus/biz-bir-ferrari-takimi-olabilir-miyiz/


2001 yılında Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra profesyonel kariyerine yazılım geliştirme alanında adım attı.
UYAP projesinde Analitik Bütçe modülünde yazılım geliştirici ve takım lideri olarak görev aldı. 2005 yılında savunma sanayisinde ülkemizin öncü kuruluşlarından TUSAŞ’a katıldı.
Kurum içi geliştirilen ERP sisteminde uzun yıllar boyunca finans modüllerinin analiz, tasarım, kodlama ve test süreçlerinde görevler üstlendi. Kariyerinin ilerleyen yıllarında yönetişim şefi rolüyle, bölümünün Scrum metodolojisine geçişinde aktif bir şekilde çalıştı. Bu dönüşümde süreç tasarımı, dokümantasyon, uyumluluk takibi ve JIRA, GIT gibi araçların etkin kullanımı konularında liderlik yaptı. Ekibiyle birlikte süreç yönetimi ve eğitim faaliyetlerini yürüttü.
Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi (BGYS) kapsamında bilgi güvenliği farkındalığının artırılması, yazılım geliştirme süreçlerinin BGYS ile hizalanması, ISO 27001 gibi denetimlere hazırlık, kurumsal mimari yapıların oluşturulması ve ilgili dijital araçların geliştirilmesi gibi görevlerde bulundu.
2025 yılı şubat ayında TUSAŞ’tan ayrılarak Pm360 firmasını kurdu.
Destekçilerimize Teşekkürler
Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak
Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com
KOBITEK.COM, bir
TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.
2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.
Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!