Savaş Ekonomisinde Satış Yönetimi

Bu yazıyı paylaş
X It! LinkedIn Facebook
Savaş Ekonomisinde Satış Yönetimi konu resmi

Bir sabah uyandık ve dünyamız değişmişti. Hürmüz Boğazı kapandı. Petrol fiyatı sıçradı. Nakliye maliyetleri arttı. Enerji pahalandı. Devamında plastikten kimyasala, metalden gıdaya kadar pek çok hammaddenin maliyeti zincirleme biçimde yükselmeye başladı. Dünya ekonomisi uzun süredir dalgalı bir zeminde ilerlerken, savaş ihtimali bu zemini daha da kırılgan hale getirir. Bu ortamda şirketler yalnızca rekabetle değil, belirsizlikle de mücadele eder. Dün geçerli olan fiyatlar, vadeler ve maliyet hesapları bugün anlamını yitirebilir. Böyle dönemlerde yönetim refleksleri değişmek zorundadır. Çünkü savaşın gölgesinde çalışan ekonomilerde şirketlerin önceliği değişir. Sorun, şirketin büyümesi değil, şirketin ayakta kalmasıdır.

Çok Satmak Değil, Sağlıklı Satmak

Bir şirket her zaman sağlıklı satış yapmaya özen göstermelidir. Ancak ekonominin dengeli ve büyüme eğiliminde olduğu dönemlerde şirketler belirli ölçüde kontrollü risk alabilir. Ciroyu artırmak, pazardaki penetrasyonu genişletmek veya yeni bölgelere açılmak gibi hedefler doğrultusunda bazı ticari riskler göze alınabilir. Böyle dönemlerde ortaya çıkan sorunlar çoğu zaman büyüyen pazarın içinde tolere edilir. Talep canlıdır, nakit akışı hareketlidir ve şirketler hatalarını telafi edebilecek alan bulabilir.

Ancak makroekonomik dengeler bozulmaya başladığında tablo hızla değişir. Küresel ekonomik dalgalanmalar, finansman maliyetlerinin artması, talebin daralması ve tahsilat risklerinin büyümesi şirketlerin hareket alanını daraltır. Böyle dönemlerde şirketlerin krizle mücadele edecek “cephanesi” azalır. Artık risk alarak büyümek değil, riskleri öngörerek ayakta kalmak gerekir.

Bu nedenle kriz dönemlerinde satış yönetiminin amacı değişir. Amaç daha çok satmak değildir; doğru şekilde satmaktır. Ciroyu büyüten her satış şirketi güçlendirmez. Hatta bazı satışlar şirketi daha kırılgan hale getirebilir. Bu noktada yönetimin satışın miktarına değil, satışın kalitesine bakması gerekir.

Bir satışın gerçekten “sağlıklı” olup olmadığını anlamak için aşağıdaki beş göstergeye bakılmalıdır.

1. Marj Üretiyor mu?

Satışın ilk testi marjdır.
Bir satışın şirkete katkı sağlaması için maliyetin üzerinde anlamlı bir kâr bırakması gerekir. Kriz dönemlerinde sık yapılan hata, hacmi korumak için marjın göz ardı edilmesidir. Ancak marjsız satış, şirketi büyütmez; sadece operasyon yükünü artırır.

Sağlıklı satış, çalışıldıkça şirketin kasasına değer koyan satıştır.

2. Tahsil Edilebilir mi?

Satışın gerçek değeri, tahsil edildiği anda ortaya çıkar. Tahsil edilemeyen satış, ciro yaratır ama nakit yaratmaz.

Kriz dönemlerinde vade uzatmak kolaydır; tahsil etmek ise zordur. Bu nedenle satış yapılırken şu soru mutlaka sorulmalıdır:

Bu satışın parası tahsil edilecek mi?

3. Nakit Döngüsünü Bozuyor mu?

Bazı satışlar kârlıdır ama nakit döngüsünü bozar. Uzun vadeli tahsilatlar, yüksek stok ihtiyacı veya büyük üretim maliyetleri şirketin nakdini kilitleyebilir.

Sağlıklı satış, sadece kâr bırakmakla kalmaz; şirketin nakit akışını da zorlamaz.

4. Doğru Müşteriden mi Geliyor?

Kriz dönemlerinde müşteri kalitesi daha da önem kazanır. Her müşteri aynı değeri üretmez.

  • Düzenli ödeme yapan

  • Makul vade ile çalışan

  • Sürdürülebilir ilişki kuran müşteriler

Şirket için stratejik müşterilerdir. Buna karşılık sürekli fiyat baskısı yapan ve ödeme disiplini zayıf müşteriler satış değil risk üretir.

5. Şirketin Değerini Koruyor mu?

Fiyatla yapılan satışlar kısa vadede hacim yaratabilir. Ancak sürekli indirim şirketin değer algısını zayıflatır.

Sağlıklı satış, şirketin ürününe ve markasına duyulan güveni zedelemez. Müşteri, fiyatın ötesinde bir değer gördüğü için satın alır.

Şirketiniz İçin Basit Bir Test!

Kriz dönemlerinde her satış için şu beş soruyu sorun:

  • Marj var mı?

  • Tahsil edilebilir mi?

  • Nakit döngüsünü bozmuyor mu?

  • Doğru müşteriden mi geliyor?

  • Değer algısını koruyor mu?

Bu soruların çoğuna “evet” deniyorsa, satış sağlıklıdır.
“Hayır” cevabı çoğaldıkça satış hacmi artabilir, fakat şirket zayıflar.

Kriz dönemlerinde şirketleri ayakta tutan şey çok satış yapmak değil, doğru satış yapmaktır.

Kobitek'e ücretsiz üye olun
Etiketler:

Faruk Şener
Faruk Şener

Faruk Şener, İ.T.Ü. İşletme Mühendisliği bölümünde lisans eğitimini tamamlamıştır.

25 yıldır satış ve pazarlama alanında çalışan Faruk Şener Aygaz, BP Gaz, Turkuaz Petrol ve Belgin Madeni Yağlar'da farklı pozisyonlarda görev almıştır.

Son olarak danışman olarak başladığı “Hekagro Fertilizers” firmasının “”Pazarlama ve Satış Direktörlüğü” görevini (2017-2019) üstlenmiştir.

2012 yılından beri aktif olarak pazarlama danışmanlığı yapmaktadır. KOBİ’lere büyüme odaklı pazarlama danışmanlığı hizmeti sunmaktadır. Hizmetlerinde firmaların rekabetçi stratejilerinin ve sürdürülebilir büyüme potansiyelinin geliştirilmesine odaklanmaktadır.

Aralarında büyük ölçekli kuruluşların da bulunduğu yirmi firmaya danışmanlık hizmeti vermiştir.

Danışmanlık hizmeti verdiği DİA Yazılım, AO Smith firmalarının bayilik sistemlerini sıfırdan kurarak bayi sayısı ve satışlarının artmasında rol oynamıştır. Filli Boya’nın bayilik sisteminin dönüşümü için proje hazırlamıştır. Son olarak Hekagro Fertilizers firmasında büyüme stratejisini geliştirmiş ve belli bir süre yönetimini üstlenmiştir. Yaptığı çalışmalar ile bayi sayısının artışına, bayi başına ortalama satışın ve toplam satışın büyümesine katkıda bulunmuştur. Yeni bir bayilik programı ile yüksek satış hacmine sahip bayilerin oluşmasını sağlamıştır.

Markam’ın proje bazlı danışmanları arasında olan Faruk Şener, Markam bünyesinde ,May Tohum ve yerli bir gıda perakende markası (DOYADO) için Güven Borça ile çalışmıştır.

Marka Danışmanları Derneği (Marka Konseyi) üyesidir.

Bayi Yönetimi konusunda yayımlanmış bir kitabı (Güçlü Bayiler İnşaa Etmek) vardır.

“Markanı Ateşle” (Mediacat Yayınları) ve “İtirazım Var” (Hümanist Yayınları) isimli kitaplara birer bölüm yazarak katkıda bulunmuştur.

Destekçilerimize Teşekkürler


Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com

KOBITEK.COM, bir TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.

2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.

Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!