Kobitek.com web sitesi, analitik ve kişiselleştirme dahil olmak üzere site işlevselliğini sağlamak ve reklam gösterimini optimize etmek için çerezler gibi verileri depolar.

Satış hacmi, iş dünyasının en popüler göstergelerinden biridir; ancak herkesin aynı netlikte olmadığı bir göstergedir. Hemen her sektörde satışlar konuşulur, ciro rakamları tartışılır, miktar hedefleri açıklanır. Buna rağmen “satış hacmi” denildiğinde bir şirkette herkesin zihninde aynı anlam oluşmaz.
Birçok şirkette satış hacmi fiilen başarıyla eşanlamlı kabul edilir. Daha çok satan, daha iyi performans gösteriyor gibi değerlendirilir. Günlük yönetim pratiği içinde bu bakış anlaşılır görünür; çünkü satış hacmi somuttur, ölçülmesi kolaydır ve hızlı geri bildirim verir. Ancak yönetim perspektifinde bu yaklaşım sorunludur.
Çünkü satış hacmi klasik anlamda değer değildir.
Değer, satışın şirkete bıraktığı kârdır.
Satış yapmak, tek başına şirketi ileri taşımaz. Satış ancak kârlılık üretiyorsa anlamlıdır. Buna rağmen pek çok şirkette satış hacmi, kârlılıktan bağımsız ele alınır. Ciro artışı başarı olarak kaydedilir, miktar artışı alkışlanır; ancak bu satışların şirket sermayesine etkisi yeterince sorgulanmaz.
Satış hacmi büyürken, kâr aynı hızda artmıyorsa, şirket daha fazla stok taşır, daha fazla finansman ihtiyacı duyar ve daha fazla risk alır. Satış vardır; ama kar yoktur ya da düşüktür.
Yaygın bir başka yanılgı, satış hacmini homojen kabul etmektir. Oysa her satış aynı değeri üretmez. Satış hacmi, farklı kârlılık seviyelerine sahip ürünlerin birleşiminden oluşur.
Bu noktada kritik konu şudur:
Satış kârlılığını belirleyen miktar değil, ürün kompozisyonudur.
Kârlı ürünlerin çoğunluğu oluşturduğu bir satış hacmi şirketi güçlendirir.
Düşük kârlı ürünlerin ağırlıkta olduğu bir satış hacmi ise şirketi yorar.
Bu ayrımı netleştiremeyen şirketler, satış hacmini yönetmek yerine satışın peşinden koşar. Kısa vadede rakamlar büyür; ancak sistem giderek kırılgan hale gelir.
Aynı satış miktarı, tamamen farklı kârlılık sonuçları üretebilir. Bu fark, satışın hangi ürünlerden oluştuğuyla ilgilidir. Kârlı ürünlerin ağırlıkta olduğu bir kompozisyon, daha düşük miktarda bile yüksek değer yaratabilir.
Buna karşılık, yüksek miktarlı ama düşük kârlı ürünlerden oluşan satışlar, çoğu zaman şirketin taşıma kapasitesini zorlar. Satış artar; ancak şirket hafiflemez, ağırlaşır.
Bu nedenle “çok satmak” ile “doğru satmak” aynı şey değildir.
Satış yönetiminde sık yapılan hatalardan biri, KPI’ların eşit önemde görülmesidir. Ciro, miktar ve kârlılık yan yana konur ve birlikte değerlendirilir. Oysa bu göstergeler arasında doğal bir hiyerarşi vardır.
Bu hiyerarşinin en üstünde kârlılık yer alır.
Kârlılık düşükse:
Ciro yüksek olabilir,
Miktar artmış olabilir,
ancak bu göstergelerin yönetsel anlamı sınırlıdır. Çünkü kâr üretmeyen satış, şirket sermayesinin verimsiz kullanılması anlamına gelir. Şirket çalışıyor gibi görünür; ama aslında değer üretmiyordur.
Satış hacmini tek başına yönetmeye çalışmak, şirketi yanıltır. Satış ekipleri daha çok satmaya odaklanır, pazarlama talep yaratmaya çalışır; ancak satışın niteliği gözden kaçar.
Bu durum zamanla şu sonuçları doğurur:
Fiyat disiplini bozulur
Ticari tavizler artar
Kârlı ürünler geri plana düşer
Satış hacmi büyürken kâr baskılanır
Sonuçta satış hacmi ne müşteri gibi değerlendirilir ne de kârlılık aracı gibi yönetilir; tanımsız bir alanda kalır.
Satış hacmi özünde bağımsız bir hedef değildir. Satış hacmi, doğru ürün, doğru fiyat, doğru kanal ve doğru ticari disiplinin doğal sonucudur.
Bu nedenle satış hacmi kontrol edilen bir varlık değil; doğru kurgulanmış bir sistemin ürettiği bir çıktıdır.
Bu noktada patronun kendisine sorması gereken kritik sorular nettir:
Satış hacmim gerçekten kâr üretiyor mu?
Satışın içindeki ürün kompozisyonunu biliyor muyum?
Daha çok sattıkça şirketim güçleniyor mu, yoksa daha mı kırılgan hale geliyor?
Satış başarısı sistemden mi geliyor, yoksa dönemsel zorlamalardan mı?
Verilen yanıtlar, satışın nasıl yönetildiğini ortaya koyar.
Bu bölümün amacı satış hacmini küçümsemek değildir. Satış hacmi önemlidir; ancak tek başına anlamlı değildir. Satış hacmi doğru okunmadığında, şirketi büyüten bir kaldıraç olmaktan çıkar, gizli bir risk alanına dönüşür.
Satış hacmi, kârlılık ve ürün kompozisyonu ile birlikte ele alındığında değer üretir. Bu bütünlük kurulmadan yapılan her satış büyümesi, eksik bir temel üzerine inşa edilir.
Şirketler çoğu zaman çok satar, ama az kazanır. Böyle bir şirket olmayın.


Faruk Şener, İ.T.Ü. İşletme Mühendisliği bölümünde lisans eğitimini tamamlamıştır.
25 yıldır satış ve pazarlama alanında çalışan Faruk Şener Aygaz, BP Gaz, Turkuaz Petrol ve Belgin Madeni Yağlar'da farklı pozisyonlarda görev almıştır.
Son olarak danışman olarak başladığı “Hekagro Fertilizers” firmasının “”Pazarlama ve Satış Direktörlüğü” görevini (2017-2019) üstlenmiştir.
2012 yılından beri aktif olarak pazarlama danışmanlığı yapmaktadır. KOBİ’lere büyüme odaklı pazarlama danışmanlığı hizmeti sunmaktadır. Hizmetlerinde firmaların rekabetçi stratejilerinin ve sürdürülebilir büyüme potansiyelinin geliştirilmesine odaklanmaktadır.
Aralarında büyük ölçekli kuruluşların da bulunduğu yirmi firmaya danışmanlık hizmeti vermiştir.
Danışmanlık hizmeti verdiği DİA Yazılım, AO Smith firmalarının bayilik sistemlerini sıfırdan kurarak bayi sayısı ve satışlarının artmasında rol oynamıştır. Filli Boya’nın bayilik sisteminin dönüşümü için proje hazırlamıştır. Son olarak Hekagro Fertilizers firmasında büyüme stratejisini geliştirmiş ve belli bir süre yönetimini üstlenmiştir. Yaptığı çalışmalar ile bayi sayısının artışına, bayi başına ortalama satışın ve toplam satışın büyümesine katkıda bulunmuştur. Yeni bir bayilik programı ile yüksek satış hacmine sahip bayilerin oluşmasını sağlamıştır.
Markam’ın proje bazlı danışmanları arasında olan Faruk Şener, Markam bünyesinde ,May Tohum ve yerli bir gıda perakende markası (DOYADO) için Güven Borça ile çalışmıştır.
Marka Danışmanları Derneği (Marka Konseyi) üyesidir.
Bayi Yönetimi konusunda yayımlanmış bir kitabı (Güçlü Bayiler İnşaa Etmek) vardır.
“Markanı Ateşle” (Mediacat Yayınları) ve “İtirazım Var” (Hümanist Yayınları) isimli kitaplara birer bölüm yazarak katkıda bulunmuştur.
Destekçilerimize Teşekkürler
Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak
Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com
KOBITEK.COM, bir
TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.
2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.
Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!