Rakibinize Karşı Dava Açmak İster misiniz?

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
Rakibinize Karşı Dava Açmak İster misiniz?

Faaliyet alanlarımız ve sektörlerimiz farklı olsa da, büyük çoğunluğumuz rakiplerimizin ya fiyat kırarak, ya saldırgan satış üslupları benimseyerek, ya da aldatıcı reklamlar ile piyasada öne çıkmaya çalıştığını ve serbest rekabet hakkını kötüye kullandığını düşünmekte ve bundan dolayı şikayet etmekteyiz.

Ama çoğunluğumuz bu şikayetlerini sadece sözle yapmakta ve bunun için hukuki yollara başvurmak aklına bile gelmemektedir.

Yıllar önce, büyük bir marka, yayınladığı reklam filminde haksız rekabet şartlarını oluşturacak olgulara yer vermiş ve rakip firmalar bu reklam nedeniyle kendi aralarında söylenip durmuşlar. Rakiplerden birinin yurt dışındaki şirketinin genel müdürü “neden dava açmıyoruz ki?” diyene kadar da dava açmak akıllarına bile gelmemiş. Sonrasında da dava açarak bu reklam filmini yayından kaldırmışlar. Zaman içinde haksız rekabet davaları biraz daha bilinir olmaya başlasa da, Türk Ticaret Kanunu’nda en uzun madde olma niteliğine sahip “Dürüstlük Kuralına Aykırı Davranışlar, Ticari Uygulamalar” başlıklı maddeye, hak ettiği önemi ne yazık ki veremiyoruz.

2012 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Ticaret Kanunu’ndan önceki kanunda da haksız rekabet maddesi düzenlenmişti. Ancak, yeni kanun bu maddenin kapsamını daha da genişletmiştir. Bu maddede rakipler arasında veya tedarikçilerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırı kabul edilmiştir. Bu kapsamdaki her türlü eylem de haksız rekabet teşkil edecek ve rakiplerine bu maddeye dayanarak dava açma hakkı verecektir.

Haksız rekabet ile ilgili davayı rakipler birbirlerine karşı açabileceği gibi bu eylemlerden dolayı ekonomik çıkarları zarar gören müşteriler de bu davayı açabilirler.

Haksız Rekabet Halleri Nelerdir?

Kanunda haksız rekabet oluşturacak haller bentler halinde tek tek sayılmıştır. Örneğin, rakibiniz medya aracılığıyla veya tek tek müşterilerinize giderek sizin mallarınızı, iş ürünlerinizi, fiyatlarınızı, faaliyetlerinizi yanlış veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülüyor olabilir. Bu durumda, bu kişiye karşı haksız rekabet davası açma hakkınız olacaktır. Ancak buradaki en önemli sorun ispat konusudur.

Bu açıklamalar medya kuruluşları aracılığı ile yapılmış ise işiniz kolay olacaktır. Ancak, tek tek müşterilerinize giderek onlara sizin ürünleriniz hakkında yanlış bilgi verilmiş olması halinde, müşterilerinizin tanıklığı ve onlarla yapılan yazışmaları ispat amacıyla değerlendirmeniz gerekecektir.

Ya da bazıları sizin ürünlerinizi kötülemek yerine, kendi ürünlerinin üstün özellikleri varmış gibi gerçek dışı beyan ve reklamlarla rekabette öne çıkmaya çalışırlar. Bu da bir haksız rekabet halidir ve ispat edilmesi halinde bu kişi aleyhine açtığınız davayı da kazanabilirsiniz. Bunun yanında, bazı ürünlerin tedarik fiyatının altında satışa sunularak bunun reklamının yapılmış olması, ya da sizin, müşteriniz ile aranızdaki ticari ilişkiyi/sözleşmeyi sona erdirmeye yönelten haksız davranışlar da haksız rekabet hallerine örnek olarak gösterilmiştir.

Özetle, sizin ticari hayat içinde gördüğünüz ve haksızlığa uğradığınızı düşündüğünüz hemen hemen tüm haller kanunda haksız rekabet halleri olarak sayılmıştır.

Rakibinizin Haksız Rekabet İçeren Eylemlerine Karşı Ne Tür Davalar Açabilir, Neler Talep Edebilirsiniz?

Diyelim ki, rakibiniz kanunda yazılı bu hallerden birini gerçekleştiriyor ve bunu ispatlamak için elinizde delileriniz de var, bu durumda mahkemeye başvurarak durumunuza uygun taleplerde bulunma hakkınız da var demektir.

Haksız Rekabetin Ortadan Kaldırılması

Sahip olduğunuz haklarınızdan en önemlisi ve talep etmeniz halinde mahkemelerce en kolay kabul edilebilecek talep bu haksız rekabet halinin tespiti ve ortadan kaldırılmasıdır. Yani kişinin bu eylemlere bir son vermesi için mahkemeden talepte bulunabilirsiniz. Bunun için rakibin haksız rekabet eylemini gerçekleştirdiğini ispat etmeniz yeterlidir.

Maddi ve Manevi Tazminat Davası

Bu davaları kazanabilmeniz için rakibinizin bu eylemi gerçekleştirdiğini ve kusuru olduğunu ispatlamanız yanında, zararınızı da ispat edebilmeniz gerekecektir. Maddi tazminat için rakibinizin bu eylemi nedeniyle sizin doğrudan zarara uğradığınızı ve bu zarar miktarını mahkemeye göstererek ispat edebilmeniz gerekecektir. Çoğu davada bu konu tam olarak ispat edilemediği için davalar reddedilmektedir.

Rakibinize karşı Manevi Tazminat davası açma hakkınız da bulunmakta olup, bunun için de bu eylemleri nedeniyle manevi olarak zarara uğradığınız göstermeniz gerekecektir.

Ceza Davası

Bazı haksız rekabet hallerinde rakibinizin 2 yıla kadar hapis cezası veya para cezası alması için ceza davası açılması amacıyla suç duyurusunda bulunma hakkınız da bulunmaktadır. Bu tür davalarda genelde hapis cezası verilmeyerek, para cezası ya da hükmün açıklanmasının ertelenmesi yönünde karar verilse de, ceza davasının açılmasının psikolojik ağırlığı her zaman için daha fazla olacaktır.

Haksız Rekabet Davaları Ne Kadar Süre İçinde Açılmalıdır

Bu davayı fiili öğrendiğiniz tarihten itibaren bir yıl içinde ve her halde fiilin işlenmesinden itibaren üç yıl içinde açmanız gerekecektir. Tabi ki, haksız rekabet halleri eskiden başlamasına rağmen halen devam ediyorsa bu süre ile bağlı olmayacaksınız. Buna ek olarak, bu fiilin cezai soruşturmayı da gerektirmesi halinde ceza kanununda düzenlenen zamanaşımı süreleri geçerli olacaktır.

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
4737 kere okundu

Etiketler: haksız rekabet

Nazan Şenol Dokudan

Faaliyet Alanları: Fikri Haklar, Ticaret Hukuku, Sözleşmeler Hukuku, Şirketler Hukuku, İş Hukuku, Miras Hukuku, Aile Hukuku, Vakıf ve Dernek Mevzuatı, 

Eğitimi : Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi (2001), Yeditepe Üniversitesi (LL.M 2006) 

Diller : Türkçe, İngilizce

Nazan Şenol Dokudan, Dokudan Hukuk Bürosunun kurucusudur. 2001-2011 yılları arasında 10 yıl süresince İnanıcı Tekcan Avukatlık bürosunda yerli ve yabancı müvekkillerine fikri haklar, ticaret hukuku, sözleşmeler hukuku, iş hukuku vb alanlarda danışmanlık ve dava hizmeti vermenin yanı sıra aile ve miras hukuku alanındaki davalarda da görev üstlenmiştir. 

Bunun yanında Masumiyet Vakfı’nın kuruluş işlemlerini gerçekleştirmiş ve 2009-2011 yılları arasında vakıfta Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaparak vakfın tüm faaliyetleri ile ilgili işlemlerini bizzat gerçekleştirmiştir. 

2012-2014 yılları arasında büyük ölçekli bir büronun danışmanlık biriminde Kıdemli Avukat ve Danışmanlık Birim Direktörü olarak çalışmış ve danışmanlığını yaptığı şirketlerin ticaret, şirketler, sözleşme ve iş hukuku da dahil olmak üzere ihtiyaç duyduğu tüm alanlarda danışmanlık hizmeti ve fikri haklar ve miras hukukundan kaynaklı önemli davaları yürütmüştür. Nazan Şenol Dokudan, Dokudan Hukuk Bürosunu kurarak 12 yıl süresince edindiği tecrübelerden yararlanarak müvekkillerinin ihtiyaç alanlarını belirleyerek uyuşmazlık öncesi önleyici hukuki hizmeti de dahil olmak üzere tüm süreçlerde müvekkillerine hızlı, etkin ve kaliteli hizmet vermeyi ilke edinmiştir. 

nazan@dokudanhukuk.com
dokudanhukuk.com

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Yeni Türk Ticaret Kanununda işte bunlar var
Şirket Ana Sözleşmelerinin Türk Ticaret Kanunu’na Uyumlu Hale Getirilmesi
İkale (Bozma) Sözleşmesi ile Çıkarılan İşçinin İşe İade Davası Açmasını Engellemek Mümkün mü?
İş Kanununda Çalışma Süreleri
Aile Anayasası ile Hem Şirketinizi Hem Ailenizi Koruyun
Yeni Türk Ticaret kanununda Şirket kuruluşuna ilişkin değişiklikler
İşçi ve İşveren açısından İş Akdinin Feshi
Yeni Borçlar Kanunundaki bazı değişiklikler
TTK'ya göre Ortaklar şirketten para çekemez
Yeni Türk Ticaret Kanununa Genel Bakış
Bedelsiz kiralama işleminin Vergi Kanunları açısından değerlendirilmesi
“Eser” Niteliği Taşıyan Ürünleri Nasıl Satın Alırsınız?
Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanun ile Getirilen Yükümlülükler
Elektronik Ticaret Kanunu ile Getirilen Yeni Uygulamalar ve Yaptırımlar
Türk Ticaret Kanununda tutulacak Resmi Defterler ve saklama süreleri

DIŞ TİCARET

Nasıl ihracat yapabiliriz ?

Nasıl ihracat yapabiliriz ?

6.1.1996 tarih ve 22515 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İhracat Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin (e) bendine göre, ihraç edeceği mala göre ilgili ihracatçı birliğine üye olan, gerçek usulde vergiye tabi (tek vergi numarası sahibi) gerçek ve tüzel kişi tacirler, esnaf ve sanatkar odalarına kayıtlı olup üretim faaliyetiyle iştigal eden esnaf ve sanatkarlar ile joint-venture ve konsorsiyumlar ihracatçı olarak tanımlanmıştır.

OFİS VE İNSAN

Yeni Nesil Ofisler

Yeni Nesil Ofisler

Uykuda geçirdiğimiz zamanları çıkardığımızda günümüzün büyük bir kısmını çalışarak geçirdiğimizi görüyoruz. Ofis binaları da bu yoğun tempoya ayak uyduruyor ve değişim gösteriyor.

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit nakittir derler. Oysaki vakit nakitten daha fazla bir değere ve öneme sahiptir. Nakit denilen şey, elde tutulabilen, saklanabilen, depolanabilen ve elden ele dolaşabilen bir nesne.

HUKUK / MUHASEBE

Aile Anayasası ile Hem Şirketinizi Hem Ailenizi Koruyun

Aile Anayasası ile Hem Şirketinizi Hem Ailenizi Koruyun

Aile Anayasası sözünü hiç duymadı iseniz bunun eşler arasındaki mal paylaşımını belirleyen kurallar bütünü olduğunu düşünüyor olabilirsiniz, ancak yanılıyorsunuz.

KOBİMOBİL

Krizde Satış Geliştirme

Faruk Şener ile Ekonomik Kriz Yönetimi

Tufan KARACA ile YÖNETİM VİZYONU

Tufan Karaca

ARKAM YOK MARKAM VAR

  • KOBİ’ler Neden Pazarlama Yapmalı?

    Çünkü günümüz pazarlarının en önemli özelliği arz bolluğu ve rakip yoğunluğudur. Günümüz şartlarında başarılı olabilmek için pazara, tüketicilere, satış kanallarına, rakiplere ilişkin ciddi çalışmalar yapılmalıdır.

tümü

PATRONA TAVSİYELER

Kurumsallaşabilenlerden misiniz, Yoksa...

Kurumsallaşabilenlerden misiniz, Yoksa...

Böyle bir soru olur mu şimdi demeyin lütfen. Hem de bir Yönetim Danışmanı böyle bir soruyu sormamalı diyebilirsiniz. 23 yıllık profesyonel iş hayatımın büyük bir kısmını KOBİ'lerde “kurumsallaşma” çalışmalarına harcamış biri olarak, tüm şirketlerin ve özellikle de KOBİ'lerin öncelikle bu sorunun cevabını düşünmeleri gerektiğine inanıyorum.