Kobitek.com web sitesi, analitik ve kişiselleştirme dahil olmak üzere site işlevselliğini sağlamak ve reklam gösterimini optimize etmek için çerezler gibi verileri depolar.

Satış ekibi “o ürünün lezzeti ilk sunulduğu gibi değil” diyor. Hemen bir arkadaş markete gönderiliyor, kör tadım yapmak üzere farklı markalar alınıyor. Sonra ürün reçetesinin iyileştirilmesi için üretim müdürüne talimat falan veriliyor, reçete değişiyor.
Sonraki çeyrek toplantısı. Aynı ürün. Yine satış yok.
Satış ekibi: “Bizim ürün 250 gr. Rakip o ürünü 220 gr olarak satıyor. Birim fiyatı ucuza geldiği için bizimki rağbet görmüyor.”
Üretim müdürüne talimat, o ürün artık 220 gr üretiliyor…
Sonraki çeyrek. Aynı ürün. Yine satış yok.
Satış ekibi: “O ürünün ambalajı rafta kayboluyor.”
Hemen ambalaj değişim çalışmaları yapılıyor.
_
Bu vaka gerçek.
Ürününüz ne olursa olsun sizin şirketinizde de benzer senaryolar yaşanıyordur tahminim.
Markaların ayakları yere basan bir pazarlama stratejisi yoksa böyle deneme yanılma ile öğrenme gayretine devam ederler.
Şimdi bu vakayı bir de pazarlama departman yapılanmasını yapmış bir pencereden tekrar inceleyelim:
Yani ürün ilk günden kusursuz olmayabilir ama birçok açıdan daha hazır ve kontrollü olurdu.
Her çeyrekte yeni bir gerekçeyle ürün yeniden elden geçiriliyor.
Bu da öğrenme sürecinin çoğunlukla sahada, maliyetli bir şekilde ilerlemesine yol açıyor.
Tabii ki gelişim mümkün.
Zaten çoğu zaman markalar bu yolla öğreniyor.
Ama bu yol, zaman ve kaynak açısından daha zorlayıcı.
Üstelik her revizyon bir çözüm üretmeyebilir.
Bazen satış artar, bazen kıpırdamaz, bazen daha da düşer.
Yoksa ürünün etrafında kurulmamış bir sistem mi?
Bakın, bu bir üretim hatası değil.
Bu bir strateji eksikliği.
Ve strateji eksikliği, “pazarlama” eksikliği demek.
Eğer pazarlama güçlü değilse, şirketin tüm fonksiyonları reaktif çalışır.
Sorun çıktıktan sonra çözmeye çalışır.
Ve her çözüm başka bir parçayı oynatır.
Pazarlamanın burada devreye girmesi gerekir.
Sadece reklam yapmak, kampanya üretmek için değil; ürünle tüketici arasındaki bağı kurmak ve bu bağı sürdürülebilir kılmak için.
Pazarlama güçlü olduğunda sorunlar hiç çıkmaz diyemeyiz.
Ama her sorunun tek tek ürüne değil, sistemin tamamına dair bir ipucu olduğu daha erken fark edilir.
Ve belki de en önemlisi:
Pazarlama zan ile değil, içgörüyle;
sezgiyle değil, veriyle güçlenir…


İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi bölümünden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi’nde Pazarlama alanında Yüksek Lisans derecesini aldı.
20+ yıldır pazarlama, marka, büyüme, iletişim, kurumsallaşma, çalışan markası, satış, rekabet, reklam, strateji konularında çalışıyor, okuyor, yazıyor, eğitim ve danışmanlıklar veriyor.
Tecrübe ve fikirlerini dijital platformlarda yayınlıyor.
Destekçilerimize Teşekkürler
Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak
Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com
KOBITEK.COM, bir
TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.
2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.
Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!