Kobitek.com web sitesi, analitik ve kişiselleştirme dahil olmak üzere site işlevselliğini sağlamak ve reklam gösterimini optimize etmek için çerezler gibi verileri depolar.

Uzun yıllardır İK profesyoneli, IK mentoru, IK danışmanı ve kurumsal eğitmen olarak çalışıyorum. Sayısız geri bildirim görüşmesi yaptım. İşe alım, eğitim, performans değerlendirme süreci yönettim. Kurumlara İK sistemi kurdum. IK profesyonellerini yetiştirdim. Halen de bu süreçlere devam ediyorum. Fakat yıllar içinde fark ettiğim bir çok değişimler oldu. Olmaya da devam ediyor. Bunlardan biri de karşımıza IK’da yep yeni bir alan olarak çıkan “Nöro İnsan Kaynakları”
İş hayatına baktığımızda genellikle, insanı anlamaktan çok insan davranışlarını yönetmeye çalışıyoruz, ama söz konusu davranışın nereden doğduğunu tam olarak anlayamıyor ve anlamlandıramıyoruz.
Nöro İnsan Kaynakları tam da bu noktada devreye giriyor aslında. Kısaca NRIK, insan beyninin nasıl çalıştığını anlamaya dayalı, bilimsel temelli bir İK yaklaşımı olarak karşımıza çıkıyor. İşe alımda, eğitimde, performans yönetiminde, organizasyonel gelişimde ya da liderlik gelişiminde – sadece ne yaptığımıza değil, insanların neden böyle davrandığına da odaklanmayı konu alan bir bilim dalı.
Örneğin;
Stres anında beyin nasıl karar alır?
Bir çalışan geri bildirimi neden tehdit gibi algılar?
Beyin ne zaman öğrenir, ne zaman unutur?
Takdir edildiğimizde ya da cezalandırıldığımızda hangi hormonlar devreye girer ve bu motivasyonumuzu nasıl etkiler?
Çalışanın zihin ve duygusal yapısının değiştiği ve değişmeye devam edeceği iş hayatında, bu soruların nörobilimsel olarak yanıtlamak İK Birimlerinin de başka bir haline geldi. Çünkü bu bilgiler insanı daha iyi tanımamızı sağlayarak, iş yerinde daha sağlıklı, üretken ve sürdürülebilir bir insan kaynağı yönetimi için bize güçlü araçlar sunarak, kurumda daha doğru kararlar alınmasına, daha etkili iletişim kurulmasına ve çalışanların potansiyelinin daha gerçekçi değerlendirilmesine çok güçlü katkılar sağlıyor. Ve dolayısıyla tüm bunlar kurumsal kültüründe de önemli ölçüde destekleyecisi haline geliyor.
Değişimi yönettiğimiz iş hayatında, dijitalleşme, değişen iş gücü profili ve stres kaynaklarının artması, doğru kişilerle çalışmak, çalışan bağlılığı gibi durumlar kurumları çalışanı daha iyi anlamaya zorlamaktadır. Bu durumda artık sezgilerimizi ve bilimi birlikte kullanmanın ve çalışanın bunlarla yönetilmesinin zamanının geldiğine işaret etmektedir. Bu noktalarda Nörobilim, insanı sadece bir kaynak olarak değil, zihinsel ve duygusal bir varlık olarak ele almamızı sağladığından günümüzde IK departmanları için bir lüks değil zorunluluk haline gelmiştir.
Çalışanı anlamanın yolunun önce onun beynini anlamaktan geçtiğini ifade eden, Nöro İnsan Kaynakları (Nöro İK), insan kaynakları uygulamalarını beynin nasıl çalıştığına dair bilimsel verilerle şekillendiren bir yaklaşım olarak bazı temel felsefeleri içermektedir.. Bu yaklaşımın altında yatan felsefeler, sadece pratik uygulamalardan değil; insan doğasına, öğrenmeye, karar almaya ve iletişime dair derin anlayışlardan beslenir.
Nöro İK’nın bu temel felsefelerini, hem bilimsel hem de insan merkezli bir bakışla şöyle özetleyebiliriz;
“Davranışı yönetmek istiyorsan, önce beynin nasıl çalıştığını anlamalısın.”
İnsanlar neden direnç gösterir?
Neden bazı geri bildirimleri tehdit gibi algılar?
Neden bazı kişiler öğrenmeye açık, bazıları değil?
Nöro İK, tüm bu soruların cevabını beyin süreçlerinde arar. Yani yüzeydeki davranışı değil, derindeki mekanizmaları anlamaya çalışır.
“Tek tip İK uygulamaları, beynin çeşitliliğini göz ardı eder.”
Her insanın dikkat süresi, öğrenme biçimi, stres eşiği farklıdır.
Nöro İK, işe alımdan eğitime, performanstan liderliğe kadar her süreçte kişiye özel yaklaşımları savunur.
“Psikolojik güven yoksa performans da sürdürülebilirlik de olmaz.”
Beyin, tehditten kaçmak ve ödüle yaklaşmak üzere evrimleşmiştir.
Çalışanlar geri bildirimde kendini kötü hissederse amigdala devreye girer, savunma ya da kaçınma başlar.
Bu felsefe, geri bildirimde, liderlikte, takım içinde psikolojik güven yaratmanın önemine dikkat çeker.
“Duygusal bağ kurulmayan bilgi, kalıcı olmaz.”
Beyin, duyguyla anlamlandırmadığı bilgiyi hızla unutur.
Bu nedenle nöro İK, eğitimleri sadece “bilgi aktarımı” olarak değil; duygusal bağ kurma fırsatı olarak tasarlar.
“Beyni performansa değil, savunmaya yönlendirir.”
Yüksek stres altında alınan kararlar genellikle dar görüşlü ve reaktiftir.
Nöro İK, tükenmişlik, kaygı, belirsizlik gibi unsurların beyin üzerindeki etkisini bilir ve İK politikalarını buna göre düzenler.
“Motive etmek, aslında dopamin üretimini tetiklemektir.”
Takdir, ödül, ilerleme hissi → dopamin salgısını artırır
Bağ kurma, aidiyet → oksitosin üretir
Nöro İK, çalışan bağlılığı ve performansı bu biyolojik ödül sistemleriyle destekler.
“Kurum kültürü beynin güven, adalet, statü ve özerklik ihtiyacını karşılıyorsa yaşar.”
SCARF modeli (Statü, Kesinlik, Otonomi, Bağlılık, Adalet), nöro İK’nın en çok kullandığı felsefi temellerden biridir. Bu model, kurum kültürünü beyinsel ihtiyaçlara göre inşa etme fikrine dayanır. Ve son derece etkilidir.
“Sadece içgörü yetmez, nöro kanıt da gerekir.”
İK uygulamaları artık sadece “hissiyata” değil, beyin verisine, bilişsel testlere ve nöro ölçümlere de dayanmalıdır.
Nöro İK, hem bilimsel hem insani bir yaklaşımdır. Sezgiye değer verir ama körü körüne bağlı kalmaz. Veriyle sezgiyi el ele getirir.
Karar alma, dikkat süresi, stres altında performans gibi bilişsel becerilerin ölçümlenmesi, beyin dostu mülakat teknikleri, nöro odaklı testler, adayın savunma moduna girmesini engelleyen iletişim yetenek ve deneyim yanında pozisyona bilişsel uyumu olan insanı bulmak.
Dikkat süresine uygun, mikro ve interaktif öğrenme tasarımları, beynin öğrenme döngüsüne göre tasarlanmış içerikler: tekrar, duygu, ilişkilendirme, kişilik stillerine göre kişiselleştirilmiş gelişim planları
Beynin ödül-motivasyon sistemine uygun ara takdir ve küçük kazanımlar yaklaşımı, stresin beyni bloke ettiğini bilen, psikolojik güven temelli performans kültürü, tehdit algısını tetiklemeyen geri bildirim teknikleri (kısa, olumlu ve net.)
Liderin beyin temelli sosyal ve duygusal becerilerini geliştirme, amigdala, prefrontal korteks, ayna nöronlar gibi beyin sistemlerine dayalı liderlik eğitimleri, beyin-beden-davranış üçgenini kapsayan dönüşümsel liderlik anlayışı
Beynin sosyal tehdit ve ödül sistemlerine uygun iletişim stratejileri, pozitif iletişim dili, nöro uyumlu kurum dili, SCARF modeliyle kültürü nörobilimsel temelde ölçme ve yönetme, Dopamin, oksitosin gibi nöro-kimyasalları tetikleyen ödül sistemleri
Beyinsel ödül algısını destekleyen deneyim tasarımı, aidiyet duygusu yaratan, oksitosin salgısını tetikleyen ortamlar, erken beyin sinyalleriyle önleyici adımlar (tükenmişlik, dikkat kaybı vb.)
Beynin tehdit algısını ortadan kaldıracak psikolojik güven ortamı, beyin sağlığı, zihinsel yorgunluk ve tükenmişlik önleme odaklı programlar, stresle başa çıkma ve dikkat yenileme teknikleriyle zihinsel iyilik hali sağlama
Öyleyse;
İK’da Zihinsel Dönüşüm Zamanı ve Nöro IK tüm kurumların IK performans hedefi olmalı. Çünkü günümüzde ve gelecekte “Davranışı değil, beyni yöneten İK'cıların olduğu kurumlar fark yaratacaklar”


1980 İstanbul doğumludur. Evli ve bir çocuk annesidir. İşletme bölümü mezunu olup fakülteyi ve bölümü birincilikle bitirmiştir. Fakülte sonrasında Üretim Yönetimi ve Pazarlama alanında yüksek lisans yapmıştır. Yüksek Lisansı devam ederken bir Holding’e bağlı ilaç firmasında Satış Verimlilik Sorumlusu olarak 2006 yılında çalışma hayatına atılmıştır. İlaç sektöründe geçirdiği 6 yıl sonrasında İK alanına ilgili duymuş ve Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler üzerine Yüksek Lisans yapmaya karar vererek İK alanında yöneticilik yapmaya başlamıştır. Değişik büyüklüklerdeki ve farklı sektörlerdeki firmalarda 21 yıllık kurumsal geçmişi bulunmaktadır. İK, Satış, İdari İşler ve Satınalma olmak değişik departmanlarda 13 yıl aktif yöneticilik yapmıştır. 6 yıllık satış ve 7 yıllık İK tecrübesi bulunmaktadır. İK deneyimi sonrasında 7 yıl İdari İşler ve Satınalma Müdürlüğü yapmıştır.
Şu anda NK Eğitim Danışmanlık Koçluk firmasının kurucusu olup İK Danışmanlığı, Koçluk yapmakta, Eğitmen ve Mentör olarak hizmet vermektedir. Kurumsal ve bireysel eğitmendir. Uzmanlık alanları Müzakere, İK eğitimleri ve İletişimdir. Kişisel gelişim alanında da yaratıcı eğitimler ve atölyeler düzenlemektedir.
ICF onaylı bir Holistik koçtur. Kariyer gelişim koçluğu, yönetici koçluğu ve yaşam koçluğu yapmaktadır. Ayı zamanda Wellness koçudur. Sosyal sorumluluk projelerinde koçluk ve mentorluk çalışmalarına destek vermekte olup birden fazla sektörel dergide köşe yazarlığı yapmaktadır.
Destekçilerimize Teşekkürler
Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak
Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com
KOBITEK.COM, bir
TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.
2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.
Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!