Kurum Kültürü Ve Değişim

Bu yazıyı paylaş
X It! LinkedIn Facebook
Kurum Kültürü Ve Değişim konu resmi

Kurum kültürü çoğu zaman “kurumsallaşma” diye telaffuz ediliyor. Kurumsallaşma, kurum kültürünün belgeye dökülmüş hâlidir. Kurum kültürü bir formül değil, standart bir uygulama değil, tek tip bir prosedür değildir. Yıllar içinde birikir, başka kuruluşlardan kısmen adapte edilebilir, benimsenir, uygulanır yazılı hâle düşerse kurumsallaşma ortaya çıkar. Kısa ve öz, “İş yapış şeklidir”. Her kurumun kültürü kendi parmak izi gibidir, kopyası yoktur, özgündür.

Kurum Kültürü Kurumsallaşma Farkı

Ünlü pazarlama gurusu Peter F. DRUCKER (Üniversitelerde kitapları ders kitabı olarak okutuluyor) demiş ki: “Kültür, stratejiyi sabah kahvaltısı niyetine yer” doğru bir söz. Neden derseniz, kurum kültürü dediğimiz şey stratejiler gibi hedefler doğrultusunda değiştirilmiyor. Genellikle yıllar içinde deneyim, öngörü, uygulama, deneme-yanılma ile faydalı olduğu kanıtlanmış uygulama ve edimleri içeriyor. Standardize edilmiş yazılı kurumsallık maddeleri çok çabuk değiştirilebilir, ancak kurum kültürünü bir gecede değiştiremezsiniz. Burada unutulmaması gereken, kurumsallaşmanın temelinin kurum kültürü olduğudur.

Kurum Kültürü İmajı (Aslında bir prensipler bütünü)

Kurum kültürü aynı zamanda köklü şirketlerin iş yapış şekilleri birikimidir. Kurumsallaşmanın temellerini oluşturur. Bunu bir nokta daha ileri götürelim ve diyelim ki: “Kurum kültürü, tüketici gözünde en büyük imajdır” Tüketici mal ve hizmetini aldığı kuruma güveniyor ise yazılmış, çizilmiş, söylenmiş tüm reklam, tanıtım. kampanya vb.nin artık bir fonksiyonu yoktur. Ancak ve ancak pekiştirme, penetrasyon, promosyon için bunlara gerek duyulabilir. Tüketici üreticinin ve hizmet sağlayıcının sunduğu deneyime ve imaja para verir. Çoğunluk ürüne ve hizmete para verildiğini sanıyor. Tüketici alışkanlıkları ve dinamiklerine bakın, hepsi ilk kez satın alacak ise karar verme sürecinde deneyim ve imajı dile getirecektir. Bu sebeple bir şey satın alırken araştırma yapıyoruz. Etrafa soruyoruz, webde tüketici deneyimlerini ve şikâyetlerini okuyoruz.

Daha önceki bir yazımda, CRM, SSH ve PR'ın markalaşmanın bel kemiği olduğuna işaret etmiştim, çünkü tüketici ve alıcının gözünde ne iseniz osunuz. Ne eksik ne fazla. Harcama alışkanlıklarında alıcıda yarattığınız imaj kadar satarsınız. Kötü bir ürün ve hizmetiniz var ise ona göre bir imajınız olur, satıştan sonra ürününüze sahip çıkmıyorsanız tüketici sizi alt kademelere yerleştirir, cironuz düşer, çarkları çeviremeyebilirsiniz.

İşte tüm bu CRM, SSH ve PR'ınıza şekil veren de kurum kültürünüz ve doğurduğu anlayıştır.

Yönetim Anlayışı ve Değişim

Akıllara gelecek soru şu olabilir: “Madem kurum kültürü bu kadar statükocu (kolay değişmeyen) şirket nasıl yeniliklere adapte olacak? Nasıl kendini yenileyecek?”

Uzaktan, dolaylı da olsa bir noktaya bağlayacağım. Şayet sırf pazar segmentini genişleteceğim, var olan yapıyı değiştireceğim, her müşteriye ulaşacağım, her ürünü üreteceğim, her hizmeti vereceğim diyorsanız, büyük yanılgıya düşersiniz. Büyük ciro beklentileri için çizgisinden ve kültüründen vazgeçen kuruluşlar bırakın pazarını büyütmeyi, var olan sadık müşterilerini bile kaybedebilir. Ayrıca, günümüz maliyet koşullarında “skimpflasyon” (şirketlerin artan maliyetler karşısında ürün ve hizmetin fiyatını değiştirmeden, sunulanın kalitesini, içeriğini ya da standardını düşürmesi durumu) yolunu seçen kuruluşların sonuçlarını çok iyi düşünmesi gerekmektedir. Bunun için kurumlar ya ikinci üçüncü marka adı ile bu işlere girişiyor ya da üretim ve hizmet sistemini ana şirketten ayırıp kardeş şirket ve tesislerle yeni pazarlar, yeni ürünler macerasına atılıyor. Tabii yine yılların birikimi ve know-how güvencesi ile (Ör: Ünlü yarış arabası ve yüksek performans araç lastiği üreticisi Hankook’un hesaplı ve tali markası Laufenn gibi. Yanlış anlaşılmasın, bu tali marka da dayanıklı bir fiyat-performans ürünü sadece sürüş konforu, yuvarlanma sesi vb. noktalarında ana marka üründen farklı)

Ayrıca belirtmek gerekir, daha önce yazılarımda bahsettiğim “Yalın Yönetim” ve “Stratejik Yönetim” kurum kültürünü baltalamadan, kazanımları kaybetmeden ve şirketi skimpflasyona uğratmadan, maliyetlerin düşürülebileceği, ürün ve hizmetin güncellenebileceği, gelir ve kârın artırılabileceği yönetim şekilleridir

Bir kuruluşun en büyük risklerinden biri, yenileşme ve adapte olma sevdası ile üst yönetimini kendi kurum kültüründen bihaber veya göz ardı eden, dışarıdan gelen yöneticilerle yola devam etmesidir. Daha kötüsü, organizasyona dahil edilen alt seviyedeki personelin kurum kültürü potasında eritilmeyerek, daha dinamik veya adaptif olunacağını zannetmesidir.

Bunun sayısız örneğini hem yurt içinde hem de yurt dışında bulabiliriz. Türkiye’de çizgisini değiştiren ve maddi sıkıntıya düşüp firmayı markası ile devreden köklü otobüs seyahat firması; ABD’de imajını ve uygulamalarını değiştirip ciro sıkıntısı yaşayan köklü mağazalar zincirini örnek verebiliriz. (Şirket adları önceden izin alınmadığı için zikredilmemiştir, ancak webde aratılır ise bulunabilir veya bilinebilir)

Kazanımları Kaybetmeyin

Kurum kültürü kazanımlar bütünüdür. Terk etmek zorluk yaşatabilir. Kuruluş şayet büyümek ve adapte olmak ve bunu yaparken çizgisini değiştirmek istiyor ise bunu bahsettiğim üzere yan şirketler veya tali markalar vasıtası ile yapmalıdır. Amiral gemisi marka, şirket ve uygulamaları korunmalı veya ilişkilendirilmemelidir.

Birikim dediğimiz şey kuşaklar boyu veya yıllarca oluşmuş değerlerdir. Bunların bir kalemde farklı bir noktaya çekilmesi veya kaldırılması düşünülemez. Gelenekselden korkmayalım. Geleneksel eski püskü veya geri kalmış değildir. Mühim olan, ister iş insanı-patron olarak, ister çalışan olarak, sizin, mevcut başarılı birikimlerin üzerine ekleyeceklerinizdir.

Kobitek'e ücretsiz üye olun
Etiketler:

Mengü Evrensel
Mengü Evrensel

Hacettepe Üniversitesi İİBF İngilizce işletme mezunudur. Kariyerinde satış, pazarlama, dış ticaret uzmanlık alanlarında olmak üzere, farklı sektör şirketlerinde, muhtelif pozisyon ve görevlerde bulunmuş, bir çok kuruluşun büyüme ve atılım yapmasında rol oynamıştır.

Elektronik, beyaz ve kahverengi eşya, gıda, FMCG, gastronomi, medikal, kimya, ambalaj, metal ve mobilya sektörlerinde çalışmıştır. Bir dönem özel bir eğitim kurumunda dış ticarete yönelik dersler vermiş olup, zaman zaman da yönetim ve yapılanma konuları başta olmak üzere kuruluşlara :

Finansal ve Mali Disiplin, ERP altyapısı, Üretim ve Satın Alma Süreç İyileştirme, Seçme ve Yerleştirme, Verim Arttırma, Maliyet Azaltma, Performans Ölçüm (APG), Personel Gelişim Eğitimi ve Koçluk, Yurtiçi ve Yurtdışı Sektör Pazar Stratejisi Oluşturma, Ciro ve Pazar Payı Arttırıcı Faaliyet İyileştirmeleri, Tasarım, İnnovasyon, Yatırım Projelendirme konularında danışmanlık hizmeti vermektedir.

“Start in İzmir “ portalında yeni yatırımcı ve girişimcilere mentörlük yapmaktadır.

“Kurumsal Strateji Oluşturmanın Esasları-Stratejik Yönetimin Analizi” kitabının yazarıdır.

Destekçilerimize Teşekkürler


Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com

KOBITEK.COM, bir TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.

2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.

Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!