Kobitek.com web sitesi, analitik ve kişiselleştirme dahil olmak üzere site işlevselliğini sağlamak ve reklam gösterimini optimize etmek için çerezler gibi verileri depolar.

Bütün kıtalar, bütün ülkeler ve toplunlar bu kadere doğru ilerliyor.
İklim, su, enerji, doğa, küresel ekonomi imdat çığlıkları atıyor.
Hastalıklar patlama yaptı. Minicik virüsler devasa toplumları yere seriyor.
İyimserlik duygusu ve gelecek ümidi tükendi.
Milliyetçilik, aşırılık, faşizm, otoriterlik ve baskı bütün resmi kapladı.
Binlerce yılın mirası olan inanışlar, gelenekler, kurallar, ekonomi, toplumlar, zihinler, gıda zincirleri, ekosistemler kağıttan kuleler gibi dağılıyor.
Ekonomiler çöküyor. Toplumlar, çok kazanan azınlık ile açlık sınırındaki çoğunluk olarak ikiye bölünmüş durumda. İkisinin arasında ise barut fıçıları var.
Minik bir kıvılcım yeter.
Buzullar eriyor.
Dünya ikliminin denge unsurları yok oluyor. Okyanuslardaki su seviyeleri kırı kentlerini yok edecek düzeyde yükseliyor.
Kutup canlıları ölüyor.
Böcekler, arılar, balıklar ve memeliler kaçınılmaz yok oluşa sürükleniyor.
En üsttekiler, en alttakileri çiğniyor. İçleri boşaltılıyor. Tüketiliyor.
Toplumlar, ekonomiler, ekosistemler ve hatta bütün bir gezegen. Harap olmuş ve tükenmiş bütünsel sistem, zincir, organizasyon çöküyor.
Zayıfları besleyemiyoruz.
Onları daha da yoksullaştırıyoruz. Ekonomi dili ile onları aşırı tüketiyoruz. Dahası, onlara hiçbir yatırım yapmıyoruz.
Böcekleri, kuşları, balıkları, arıları, suyu, buzulları, havayı, madenleri, onlardan geriye hiçbir şey kalmayıncaya kadar tüketiyoruz.
Bir suçlu mu arıyorsunuz?
Kapitalizm.
Sistem, insanlığa tek bir emir veriyor; tüket!
Tek bir mottosu var. Daha fazla, çok daha fazla kar.
Neoliberalizm ise, onun kahyası gibi. Hiçbir şeye yatırım yapmamayı öğütlüyor. Yatırımı, beslemeyi, iyileştirmeyi yasaklıyor.
Bir uygulama modeli olarak kapitalizm ve bir düşünce biçimi olan neoliberalizm, tüm Dünyaya egemen. Hayatın hiçbir alanına farklı düşünme şansı bırakmıyor.
Kemer sıkma politikaları en yoksullardan başlayarak, ortalama insanı zayıflattı.
Ortalama insan, daha fazla sosyal hakkı, yatırımı ve işbirliğini istemek yerine, milliyetçi, aşırıcı, fanatik olmaya şartlandırıldı.
Bu toplumlar kötü bir şekilde istikrarsızlaştı - ve şimdi felç olmuş durumdalar, destansı bir tarihi yıkımın eşiğinde sallanıyorlar. AB’deki aşırı sağ dalga bunu kanıtlamıyor mu?
Aşağıdan yukarıya çöküşün iç mekanizması şudur: en savunmasız şeyler - ister hayvanlar, ister insanlar, nehirler ya da kayalar olsun - en hızlı ve en acımasız şekilde parçalanır.
Bir soru sorar gibisiniz. Hissediyorum.
Hiçbir çıkış yolu yok mu?
Asla. En başa dönmeliyiz.
Kapitalizm tarafından normalleştirilen ve bizlere dayatılan bu istismarcı modelin bizi yönetmekte olduğu gerçeğini görmeliyiz.
Bu sistem yağmacıdır. Dağları, taşları, havayı, suyu, canlıları yağmalar.
Vahşi yaşamın temel taşları olan hayvanlar bile, kapitalizmde bir kar kaynağıdır.
Şimdi bir kutsal görev var.
Biz insanlara düşen bir misyon. Hayatı ve onun tüm bileşenlerini sahiplenmek, korumak, beslemek ve yenilemek. Her gün ve her an bunu yapmak.
Yepyeni ve kucaklayıcı düşlünce sistemleri geliştirmeliyiz.
Mevcut ekonomik kurguyu, ölü disiplinleri, eski model psikolojiyi, yeniden tanımlamalıyız.
Yeni toplumsal tasarımlar oluşturmalıyız. Sosyal, siyasal, ekonomik modelleri tamamen sürdürülebilirlik temelinde yeniden kurgulamalıyız.
Çalışmak ve üretmek insani temelde yeniden planlanmalı. İş kavramını, birilerinin kaybetmesi pahasına yapılan bir aktivite olmaktan çıkarmalıyız.
Yağmayı değil, beslemeyi ve yükseltmeyi kutsamalıyız.
Bu asrın meydan okuması budur.


Mengenli olmakla gurur duyan bir Anadolu insanıyım.
Mutfağa, Sanata, Doğaya, Hayvanlara, Estetiğe, Bilgiye, Spora tutkunum.
Darüşşafaka Lisesi’nde, insan olmak, merhamet, anlayışlı olmak, bilime inanmak, özgüven, kendini doğru ifade etmek, yaratıcılık alanlarında eğitim aldım.
Hacettepe Üniversitesinde, Türkiye’yi, Dünyayı, Bilimi, İnsanı, Sosyal Bilimleri, İşletmeciliği, Turizmi, Ağırlama sanatlarını öğrendim.
Amerika Otel ve Moteller Birliği Eğitim Enstitüsünden Otelciliğin evrensel kurallarını, inceliklerini, küresel kültürü anlamayı öğrendim.
1986 yılında otelciliğe başladım. O günden bu yana kendimi ev sahibi olarak gördüğüm otellerde, konuklarımıza mutlu tatiller yaşatmak için çabalıyorum.
Bu gün itibarıyla, çalışan ya da Üniversitelerdeki gençlere bilgimi, görgümü, deneyimlerimi ve önerilerimi sunarak, onların gelişmesine katkı sunuyorum.
Türkiye’nin en büyük Yerli Zinciri Kilit Hospitality Group’ta Kurumsal İletişim ve Eğitim Direktörü olarak dinamik çalışma hayatımı sürdürüyorum.
Bir kitabım yayınlandı; Dinozor Turizmcinin Anıları
Aşağıdaki alanlarda risk yönetimi danışmanlığı
Eğitimler
Kurumsal
Destekçilerimize Teşekkürler
Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak
Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com
KOBITEK.COM, bir
TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.
2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.
Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!