Kobitek.com web sitesi, analitik ve kişiselleştirme dahil olmak üzere site işlevselliğini sağlamak ve reklam gösterimini optimize etmek için çerezler gibi verileri depolar.

Şirketler kültürü konuşmayı sever.
Değerler yazar, ilkeler açıklar, duvarlara güçlü kelimeler asar: şeffaflık, sahiplenme, çeviklik, iş birliği.
Ama günlük hayata indiğinizde başka bir tablo çıkar.
Kararı kimin vereceği net değildir.
Yetki vardır ama sınırı belirsizdir.
Sorumluluk vardır ama hesabı sorulmaz.
Toplantı yapılır ama sonuç çıkmaz.
Performans sistemi vardır ama neyin gerçekten ödüllendirildiği anlaşılmaz.
Böyle bir yerde “kültür” konuşulur.
Ama kültür kurulmaz.
Çünkü kültür, çoğu zaman şirketin söylediği şeylerden değil, şirketin fiilen nasıl çalıştığından doğar.
Kurumsal hayatta insanlar yazılı değerlere göre değil, yaşadıkları sonuçlara göre davranır.
Şirket “inisiyatif alın” der. Ama hata yapana ilk darbeyi indirirse, insanlar sessizleşir.
“Takım çalışması” denir. Ama prim ve terfi bireysel rekabete göre dağıtılırsa ekip ruhu zayıflar.
“Sahiplenme bekliyoruz” denir. Ama bütün kararlar tepede toplanırsa, alt kademe beklemeyi öğrenir.
Sonra da aynı cümle kurulur:
“Bizim kültürümüzde problem var.”
Olabilir. Ama daha doğru soru şudur:
Bu kültürü burada hangi sistem üretiyor?
Kültür, tekrar eden davranışların toplamıdır.
O davranışları tekrar ettiren şey ise niyet değil, büyük ölçüde tasarımdır.
İnsanlar neden risk almıyor?
Belki cesaretsiz oldukları için değil; riskin cezası açık, başarının ödülü belirsiz olduğu için.
Neden herkes e-postalara gereğinden fazla kişiyi ekliyor?
Belki bürokratik oldukları için değil; sorumluluk alanları net olmadığı için kendini güvenceye almak istiyorlar.
Neden işler yavaş ilerliyor?
Belki ekip isteksiz olduğu için değil; karar mekanizması fazla katmanlı olduğu için.
Burada mesele karakter değil.
Mesele, sistemin hangi davranışı kolaylaştırdığıdır.
İnsan davranışı boşlukta oluşmaz.
Zemin neyse, davranış çoğu zaman ona göre şekillenir.
“Kültür problemi var” cümlesi kulağa derin gelir.
Ama çoğu zaman fazla rahattır.
Çünkü kültür dediğinizde konu soyutlaşır. Sislenir. Herkes fikir yürütür ama kimse doğrudan sorumlu olmaz.
“Sistem” dediğiniz anda ton değişir.
O zaman şu sorular ortaya çıkar:
Bu davranışı hangi yapı üretiyor?
Hangi teşvik bunu besliyor?
Hangi belirsizlik bunu kalıcı hale getiriyor?
Hangi yönetim alışkanlığı bunu normalleştiriyor?
İşte asıl rahatsız edici alan burasıdır.
Çünkü o noktadan sonra mesele “insanlar neden böyle” olmaktan çıkar, biz bu yapıyı neden böyle kurduk sorusuna döner.
Birçok yönetici şu cümleyi kurar:
“Kimse elini taşın altına koymuyor.”
Bu cümle bazen doğru olabilir. Ama çoğu zaman eksiktir.
Asıl bakılması gereken şudur:
Bu yapının içinde gerçekten sahiplenmek mümkün mü?
İnsan karar verebiliyor mu?
Verdiği kararın sonucu ona dönüyor mu?
Başarısı görünür mü?
Hatası adil biçimde ele alınıyor mu?
Yoksa herkesin her şeye değdiği ama kimsenin gerçekten sorumlu olmadığı bulanık bir alan mı var?
Çünkü sahiplenme emirle oluşmaz.
Bir konuşmayla da oluşmaz.
Prim cümleleriyle hiç oluşmaz.
Sahiplenme, ancak sistem insanı gerçekten özne haline getirirse oluşur.
Kurum kültürünü değiştirmek isteyen şirketlerin işe sloganla değil, tasarımla başlaması gerekir.
Daha net karar hakları.
Daha açık sorumluluk alanları.
Daha kısa ve karar üreten toplantılar.
Daha dürüst performans ölçümleri.
Daha görünür öncelikler.
Daha az sis.
Çünkü kültür, vitrinde gördüğünüz şeydir.
Onu biçimlendiren ise vitrinin arkasındaki düzendir.
Bu yüzden birçok şirkette mesele kültür değil; kültür diye görünen sonucun arkasındaki sistem bozukluğudur.
Kısacası:
Kültür çıktıdır. Sistem girdidir.
Girdiyi değiştirmeden çıktıyı değiştiremezsiniz


1954 doğumlu olan Tufan Karaca, Kadıköy Maarif Koleji’nden mezun olduktan sonra eğitimini Virginia Polytechnic Institute and State University’de tamamlamıştır. 45yıllık profesyonel yaşamının 20 yılını dokuz farklı ülkede, uluslararası şirketlerde üst düzey yöneticilik yaparak geçirmiştir.
İş dünyasında edindiği deneyimleri eğitim alanına da taşıyarak, Yeditepe Üniversitesi ve Özyeğin Üniversitesi gibi önde gelen üniversitelerde dersler vermiştir. Halen yönetim danışmanı olarak kariyerini sürdüren Karaca, yönetim eğitimleri ve stratejik danışmanlık hizmetleri sunarak, modern iş yönetimi ilkelerini ve trendlerini kurumlara aktarmaktadır.
Yönetim alanındaki uzmanlığını kaleme aldığı “Girişimciler için Kolay ve Hızlı İş Planı Hazırlama”, “Career Management In a Disrupted World “, “Yeni Dünya Düzeninde Kariyer Yönetimi”, “Arts Entrepreneurship: How to Craft Your Creative Business Model”, “Sanatta Girişimcilik - YARATICI İŞ MODELİNİZİ NASIL GELİŞTİRİRSİNİZ? “gibi kitaplarıyla geniş bir kitleyle buluşturan Karaca, girişimcilik, stratejik esneklik ve VUCA gibi güncel yönetim konularında çalışmalarını sürdürmektedir.
Destekçilerimize Teşekkürler
Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak
Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com
KOBITEK.COM, bir
TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.
2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.
Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!