Kağıt Üstünde Kusursuz Sahada Ölü Sistemler

Bu yazıyı paylaş
X It! LinkedIn Facebook
Kağıt Üstünde Kusursuz Sahada Ölü Sistemler konu resmi

İş dünyasında yazılım ve teknoloji yatırımları, verimliliği artırmanın en akılcı yolu olarak sunulur. Oysa yüksek bütçelerle kurulan pek çok dijital dönüşüm projesinin başarısızlıkla sonuçlandığına yakından şahit oldum. Doğrudan yaşamamış olsanız da benzer örnekleri sizler de biliyorsunuzdur. Bunun nedeni çoğu zaman teknik bir yetersizlik değildir. Sistem, sahanın dinamiklerinden kopuk biçimde, kapalı kapılar ardında kurgulandığı için şirketin gerçekliğiyle karşılaştığında dağılır.

İş dünyasında yazılım ve teknoloji yatırımları, verimliliği artırmanın en akılcı yolu olarak sunulur. Oysa yüksek bütçelerle kurulan pek çok dijital dönüşüm projesinin başarısızlıkla sonuçlandığına yakından şahit oldum. Doğrudan yaşamamış olsanız da benzer örnekleri sizler de biliyorsunuzdur. Bunun nedeni çoğu zaman teknik bir yetersizlik değildir. Sistem, sahanın dinamiklerinden kopuk biçimde, kapalı kapılar ardında kurgulandığı için şirketin gerçekliğiyle karşılaştığında dağılır.

Pahalı yazılımlar ve kusursuz sunumlar yönetim kademesinde bir güven duygusu yaratır. Bu güven çoğu zaman aldatıcıdır. Yönetim, bu kadar yatırım yapılan bir yazılımın varlığının bile sorunları çözeceğine inanma eğilimindedir. Oysa şirketin gerçek temposuyla sentezlenmemiş her sistem, ilk operasyonel sorunda çökecek kadar kırılgandır.

Bir sistemin başarısı, şirketin hafızasına ve sahadaki insana ne kadar nüfuz ettiğine bağlıdır. Teknik altyapı yalnızca iskelettir. Sistemi ayakta tutan şey, uygulayıcıların süreci ne kadar sahiplendiğidir.

Bunu somutlaştırmak için tipik bir başarısızlığa bakalım. Metal imalatı yapan bir işletme, kronikleşen teslimat gecikmelerini çözmek için üst segment bir kalite ve stok yönetim yazılımı devreye alır. Prosedürler kağıt üzerinde kusursuzdur. Ancak sistemin asıl veri kaynağı olan ustabaşları, bu yeni yapıyı işlerini kolaylaştıran bir araç olarak değil, alışkanlıklarına bir müdahale olarak görür. Ustabaşının yazılımı reddedip eski defterine dönmesi bir inatlaşma değildir; kendini korumasıdır. Çünkü kimse ona bu yazılımın ne işe yaradığını, sahaya ne katacağını anlatmamıştır. Ona yalnızca önündeki formları doldurması gerektiği söylenmiştir. Yani operasyonun merkezinde yer alan insan kaynağı, sistemin bir parçası olmaktan çıkıp yalnızca veri giren bir teknisyene indirgenmiştir.

Buradaki asıl yönetsel hata, denetimin niteliğindedir. Yönetim, verinin kalitesine bakan bir denetim yerine, yalnızca formların dolup dolmadığına bakan bir denetim kurmuştur. İçeriğin boşaltıldığı, sadece kutucukların işaretlendiği bir sistem, gerçek veriden yoksun bir rapora dönüşür. Böyle bir yapı sahadaki sorunu çözmez, yalnızca her şeyin yolunda olduğunu iddia eden raporlar üretir.

Bir sistemin sürdürülebilirliği, tek bir kişinin omzuna ne kadar yük bindiğiyle ters orantılıdır. Sistemi ayakta tutan tek bir yetkin mühendis ya da yöneticiyse, o yapı aslında zayıftır. Kurum hafızasına işlenmemiş, yazılı süreçlere yedirilmemiş her yetkinlik, o kişi işten ayrıldığında birlikte gider. Kilit isim gittiğinde operasyonun hızla eski dağınıklığına dönmesi, sistemin kuruma hiç işlenmediğinin en açık kanıtıdır.

İkinci yapısal sorun, şirketin kendi kültürüne göre uyarlanmamış, kopyala-yapıştır prosedürlerdir. Organizasyonun özgün yapısına göre hazırlanmayan her standart süreç, çalışan için yabancı kalır. Sürekliliği sağlayan, bireylerin gayreti değil, süreçlerin olgunluğudur.

Birçok kurumun yönetim anlayışı, yalnızca planlama ve uygulama aşamalarındaki başlangıç heyecanından ibarettir. PUKÖ döngüsü (Planla, Uygula, Kontrol Et, Önlem Al) sahada çoğu zaman yarıda kesilir. Şirket bir sistem kurgular ve onun kendi kendine yaşamasını bekler.

Kontrol aşamasının aksamasının başlıca nedeni, hataya bakıştır. Veri, hata bulup birini cezalandırmak için kullanıldığında, sahadaki insan gerçek veriyi saklar. Böylece döngünün asıl yakıtı olan doğru geri bildirim yok olur. Oysa sahadan gelen veri, dosya dolabını doldurmak için değil, aksayan yönü onarmak için vardır. Önlem alma aşaması, sahadaki direnci görüp sistemi revize etme cesaretidir.

Bir sistemi kurucusundan bağımsız kılan şey, bu döngünün kendi kendine dönebilmesidir. Kontrol ve önlem mekanizması çalışmayan bir yapı, en gelişmiş yazılımla donatılsa bile zamanla işlevsizleşir ve ölü bir yatırıma dönüşür.

Bir sistemin gerçek başarısı, onu kuran kişi ortamdan çekildikten sonra hâlâ çalışıp çalışmadığıyla ölçülür. Sürdürülebilirlik, karmaşık algoritmaların değil, süreç olgunluğunun meselesidir.

Sistemlerin başarı ilkesi, kişilere değil süreçlere bağlı olmalarıdır. Kağıt üstündeki kusursuzluğun peşinde koşmak, çoğu zaman sahadaki gerçeği ıskalamaktır. Kalıcı bir yapı, çalışanın yetkinliğiyle uyumlu olmalı, kurumun hafızasına kaydedilmeli ve sürekli geri bildirimle iyileşmeye açık kalmalıdır.

Bir sistemin gerçek başarısı, kendi kendini onarabilme kapasitesindedir.

Kobitek'e ücretsiz üye olun
Etiketler:

Kemal Toluk
Kemal Toluk

Uzman Danışman - Entegre İK ve Kalite Yönetim Sistemleri

Uzman Danışman Kemal Toluk, Sosyoloji ve İnsan Kaynakları Yönetimi alanlarındaki disiplinlerarası akademik altyapısını Yönetim Danışmanlığı pratiğiyle birleştirmektedir. Kariyerine bilimsel araştırma projelerinde veri analizi ve saha çalışmalarıyla başlamış, ardından FMA Yönetim Danışmanlığı bünyesinde Uzman Danışman pozisyonunda görev almıştır.

Danışanlarına Entegre İnsan Kaynakları Sistemleri, Organizasyonel Gelişim (Şirket Check-Up'ı), Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma ve Stratejik Yönetim gibi alanlarda çözümler sunmaktadır. Sosyoloji perspektifini ve bilimsel araştırma metodolojilerindeki yetkinliğini kullanarak, kurumlara veri odaklı ve analitik çözümlerle sürdürülebilir değer katmayı hedefliyor.

Destekçilerimize Teşekkürler


Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com

KOBITEK.COM, bir TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.

2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.

Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!