İş Fikri Nasıl Bulunur? -1

Bu yazıyı paylaş

Tweet It! Facebook
Kobitek Takip Servisi
İş Fikri Nasıl Bulunur? -1

Girişimcilik zorlu ve dikenli bir yol. Mutlak başarı için; çok iyi bir planlamacı, detaycı bir araştırmacı, cesur bir karar verici, hızlı ve dinamik bir operasyoncu, olumlu-otoriter bir yönetici ve yenilikçi bir düşünür olmak gerekiyor.

Bunları yapabilmek için ise milyon tane disiplin, öğreti ve sanata vakıf olunmalı. Belli bir tecrübeye ulaşmadan da, sahip olabileceğimiz özellikler değil aslına bakarsanız. 

Bu zorlu yolda, gerek başlangıç aşamasında gerekse de ilerleyen süreçlerde çok çeşitli ihtiyaçlarımız olacaktır. Ancak yapıyı başlatmak ve üstüne fizibilite çalışmaları gerçekleştirmek için gerçek ve kökenden değişmeyecek tek bir şeye ihtiyacımız var. O da bir “İŞ FİKRİ” …

Bir şeyler Yapmalıyım, ama NE?

Çoğu zaman içsel dürtülerimiz ile “Artık zamanı geldi. Bir iş kurmam gerekiyor.” ifadelerini sesli söylediğimiz noktada buluruz kendimizi. İlk başlarda, başkalarının girişimlerinden, başarı öykülerinden veya girişim düşüncelerini açıklamalarından esinleniriz, motive oluruz. Bunların dışında mevcut durumumuzla ilgili olarak bazı gelişmeler de, bu tip noktalara bizi iter. Çalıştığımız firmada bulunduğumuz pozisyonla ilgili manevi tatminsizlik, patronla ve/veya yöneticilerimizle olan kötü iletişimimiz, yeteri kadar maddi kazanç sağlamadığımız hissi ve kendi zamanımızın kontrolünün kendimizde olmasını istememiz bunlardan birkaçı olarak düşünülebilir. 

Olay da tam bu noktada cereyan eder. Mevcut durumla ilgili soru işaretleri bulunan, gelecekten daha pozitif şeyler bekleyen, motive olmuş ve başlangıç için gerekli özgüveni kendinde bulan bir kişinin bulunduğu nokta. “Evet, bir şeyler yapmalıyım ama ne?” noktası. 

Bu aşamada algımız ve ilgili seçiciliklerimiz artar. Okuduğumuz dergilerde, izlediğimiz programlarda ya da günlük hayatın herhangi bir yerinde; olmadık esinlenmeler üretmeye başlarız. Etrafımızdaki insanlar ile sadece iş konuşmaya, yeni iş fikirleri üzerine tartışmaya başlarız. Bu durum, kısmi obsesifliğin yanında yüklediği stres ile beraber; sağlıklı bir şekilde düşünmemizi, doğru yerleri araştırmamızı ve doğru kararlar vermemizi engeller. Geldiğimiz nokta düşünüldüğünde, bir süre daha yorgunluk, karışıklık ve sonuçsuzluk durumları ile karşılaşacağımız açıkça görülebilir. Ki çevremizde bu tip örnekleri görmek mümkündür. 

Oysa yapılması gereken, masadaki tüm dosyaları fırlatıp atmak ve belirli bir süre zihnimizi boşaltmak olacaktır. Bunu sağladığımız anda, daha sağlıklı düşünmeye ve yeni fırsatları görmeye hazır oluruz. Sonrasında ise bazı bilimsel iş fikri geliştirme (business ideation) yöntemlerini kullanmak faydalı olacaktır. Bu süreçten, en yüksek faydayı sağlamak için ise; önyargılardan ve tabulardan arınmak, başkalarının fikirlerinden etkilenme(yararlanma değil, körü körüne etkisi altında kalma) katsayısını asgariye indirmek ve müşteri odaklı düşünme mekanizmasını sonuna kadar açmak gerekmektedir. Bu konuda koçluk niteliğinde bir dış destek almak da mümkün olabilir. 

İş Fikri Geliştirme Teknikleri

İş fikri geliştirme çalışmalarının en yaygın olarak kullanılanı “beyin fırtınası” tekniğidir. Bu çalışma, hangi modeli ya da metodu benimsersek benimseyelim; fikir üretimi sürecinin herhangi bir bölümünde ya da destek niteliğinde yer almalıdır. Ayrıca, uzun vadede bu tekniğin doğru bir uygulayıcısı olmak farklı avantajlar sağlayacaktır. 

1930 yıllardan bu yana kullanılan beyin fırtınası, konuyla ilişkisi olabilecek yapıcı ve düşünür konumdaki bireylerin hiçbir etki ya da baskı altında kalmadan fikir üretmesine dayanmaktadır. En önemli özelliği ise serbest atışa dayalı olmasıdır. Alakalı ya da alakasız, yararlı ya da değil birçok fikir üretimi sağlanmalıdır ki, bir sonraki toplantıda  belli bir sistem içerisinde gruplanabilsin ve sonrası için kullanılabilir hale gelsin. Burada toplantı yöneticisi olarak, potansiyel girişimci konumundaki kişiye büyük bir görev düşmektedir. Sağlıklı bir yönetim gerçekleştirilmez ise, sadece gürültünün hüküm sürdüğü, sonuçsuz bir toplantı da yaşanabilir. Ki hem sektör içinde hem de bireysel çalışmalarımızda bu tür durumlarla çokça karşılaşırız. 

Bize bir başlangıç yolu gösteren bir takım noktalara ulaşıldıktan hemen sonra “ters beyin fırtınası” tekniğini uygulamak yerinde olacaktır. Bu aşamada ise bizi başarıya götürebilecek düşüncelerini üretmenin tam aksine, bizi başarısızlığa uğratabilecek noktaları bulmaya çalışmalıyız. Bu sayede olası hatalar ve eksikler belirlenebilir. Bir tür risk analizi için taban çalışması gerçekleştirilmiş olur. 

Fikir üretimine dayanan bu tekniklerin bir diğeri de “Gordon Yöntemi” dir. Klasik beyin fırtınasından tek farkı ise toplantı katılımcılarının hedefi tam olarak bilmemeleridir. Burada bahsedilmesi gereken iki önemli ayrıntı bulunmaktadır. Birincisi, katılımcıların hedefi ya da amacı tam olarak bilmemeleri durumu ile yaratıcılık konusunda önyargı ve alışkanlıklardan tamamen arınmış bir fikir üretimi olacağıdır ki, konvansiyonel tekniklere göre büyük bir avantaj sağlamaktadır. İkinci ayrıntı ise tam burada önem kazanmaktadır. Katılımcıların önyargısız bir şekilde düşünce geliştirmelerini sağlamak için çok tecrübeli bir toplantı yöneticisi gerekmektedir. Uygulama ve yönetim açısından gayet zor bir toplantıdır.  

Düşünce fırtınalarını sürecin herhangi bir yerinde kullanmak ya da tekrar etmek mümkündür. Bunun dışında klasik diğer bir yöntem ise “Kontrol Listesi” tekniğidir. Beyin fırtınası sonucu elde ettiğimiz odak noktaları, yenilikçilik adına derin bir şekilde ele almaktan(deep dive) ibarettir. Odak noktasındaki ürüne, hizmete, sektöre ya da uygulamaya bazı soruların sorulması ve cevaplarının alınması gerekmektedir. Başka kullanım alanları olabilir mi?, Yerine ne konabilir?, Nerelerde hangi değişiklikleri yapmak mümkün olabilir?, Boyutunu değiştirsek? ve Tersine çevirsek nasıl olur? gibi sorular tüm kontrol listelerinde yer alan bazı klasik sorulardandır. İyi bir kontrol listesi için, doğru yönleri işaret eden çarpıcı sorular hazırlamak gerekmektedir. Bu da girişimcinin sorumluluğundadır. 

Yukarıda bahsedilen teknikler çoğunlukla ilgili yayınlarda karşılaşabileceğimiz, konvansiyonel metotlar olarak kabul edilmektedir. Bir sonraki yazımızda ise yeni nesil iş fikri geliştirme teknikleri üzerinde duracağız. 

Şimdilik bilmemiz gereken; her nasıl olursa olsun, doğru ve yapılabilir bir iş fikri üretimi gerçekleştirmek olduğudur. Doğru olmayan bir iş fikrinde uzun süre motivasyon sağlamak da zor olacaktır. Motivasyonu kaybettiğimiz andan itibaren, başarma şansımızı kaybederiz. Kaybetmemeliyiz…

yazının devamı için tıklayın

ücretsiz hizmetlerimizden faydalanmak için üye olun
112895 kere okundu

Etiketler: girişimcilik

Tuğberk Seçkin

1982 Amasya doğumlu olan Tuğberk Seçkin, lisans eğitimini 2005 yılında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği programı ile tamamlamıştır. Eğitiminin ardından profesyonel kariyerine başlamış, İzmir ve Manisa illerindeki çeşitli firmalarda sırasıyla “Üretim Planlama ve Lojistik” ile “Stratejik Planlama” servislerinde orta düzey yöneticilik pozisyonlarında görev almıştır.
2008 yılında İstanbul’ a gelerek özel bir danışmanlık firmasında Girişimcilik Projeleri Yöneticisi olarak çalışmaya devam etmiştir. Bu görevi süresince; toplamda 38 ayrı ilde KOBİ’ ler için yönetim danışmanlığı yapmış, birçok yerel ve ulusal çapta girişimcilik projeleri yönetmiş, girişimcilik eğitimleri vermiş, bireysel girişimci adaylarına iş planı ve fizibilite danışmanlığı yapmıştır. Ayrıca bir uluslararası konferansta bildiri yayınlamış; Hatay, Tekirdağ, Bartın, Eskişehir, Bayburt, Trabzon ve Denizli illerinde Yerel Kalkınma ve İşgücü Piyasası Analizi Çalışması;Kütahya ve İstanbul’ da Kadın İşletme Geliştirme Merkezi Projesi; 17 ilde Genç Girişimcilik Projesi, 2 adet Franchising Deployment Projesi ve AVEA ile “Memleketim Anadolu İşim Teknoloji” TeknoGirişimci projesi yönetmiş; AVEA ve TOG ile 10 ilde düzenlenen “Hayatımın Fikri” projesinde eğitmen ve danışmanlık yapmış, “İşsizliğe Çözüm Girişimcilik: İstanbul ili İşsizlerin Girişimcilik Potansiyellerinin Analizi” konulu projede yer almıştır. Kariyeri boyunca sektörel çalışmalar dahil toplam 9 kitap yazmış ve 2011 yılında “Best European Study Award” ödülünü almıştır.

2012 yılında ise “danışmanlığın yeni versiyonu” olarak nitelendirdiği Çizgi Dışı Girişim’i Eskişehir Anadolu Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesi’ nde  kurmuş ve geçmişten beri inandığı ve üzerine çalıştığı “Çocuk Girişimciliği”ni gerçekleştirmek için çalışmalarına başlamıştır. Halen burada; hem girişimcilik ekosisteminde yer alan paydaş gruplarının ve girişimcilik ikliminin gelişimine destek olacak projeleri yürütmeye hem de KOBİ’ lere eğitim ve danışmanlık hizmeti vermeye devam etmektedir.

Bunların yanında "Girişimcilik İklimi" dergisi yazı işleri müdürlüğü görevini de halen yürütmektedir.

tugberk.seckin@cizgidisigirisim.com.tr
www.cizgidisigirisim.com.tr

yazarın diğer yazıları için tıklayın

Bu Kategorideki Diğer Yazılar

Girişimcinin Şapkaları
Girişimcinin, Şirketin Devlete Borçlarında Sorumluluğu
Girişimcilik, İnovasyon ve Yenilik Gelişmişliğin Göstergesidir
Girişimcinin Vergi Ödevleri Nelerdir?
Ataleti Yenmek mi, Nasıl?
Girişimci Kötü Giden İşletmesini Nasıl Kapatacak? Onu Neler Bekliyor?
Artık Tarih Tekerrür Etmiyor, McNamara Yanılgısı
İş Kurmak İstiyorum Diyenlere
Girişimcinin Riskleri
Kendi İşini Kurmak İsteyenlere Yönelik Fırsat ve İpuçları
Girişimcilik Hayal Kurmakla Başlar, Ya Yapılabilirlik?
Girişimciliği Doğru Anlamak
Girişimci Ticarete Nasıl Başlayacak: Ne tür bir işletme kurmalı?
Girişimcinin Sosyal Güvenlik Kurumlarına karşı sorumluluk ve görevleri nelerdir?
Girişimcinin Devlete karşı sorumlulukları ne zaman bitiyor?

BİLİŞİM VE TEKNOLOJİ

DIŞ TİCARET

KOBI Teşvik Belgesi

KOBI Teşvik Belgesi

KOBİ kalkınma planları ve yıllık programlarda öngörülen hedefler ile Avrupa Birliği normlarına ve uluslararası anlaşmalara uygun olarak desteklenmelerini, uluslararası düzeyde rekabet edebilmelerini teminen üretim, kalite ve standartlarını artırmalarını, istihdam yaratmalarını sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.

OFİS VE İNSAN

Dünyada ve Türkiye’de geleceğin iş modeli: Esnek işgücü

Dünyada ve Türkiye’de geleceğin iş modeli: Esnek işgücü

Esnek işgücü çalışma modeli, daha genel bir ifadeyle ‘talep üzerine’ (‘on demand’) devrimin iş dünyasına geçişi olarak düşünebilirsiniz. On-demand devrimi artık hayatımızın bir çok alanını etkiliyor; çalışma hayatımızı da etkilemesi kaçınılmaz.

Hayatı Ertelemeden Yaşamak, Zamanın Öneminin Farkına Varmak

Hayatı Ertelemeden Yaşamak, Zamanın Öneminin Farkına Varmak

Toplum olarak işlerimizi en son ana bırakmaya yatkınız. Ya Hayat? Onu yaşamayı niye son ana bırakıyoruz. Gülmeyi bile öteleyen ve taksitlendiren bir hayat yaşıyoruz. Her sabah 24 saati peşin alıyoruz ama taksit taksit gülüyor ve mutluluğu da aylarca erteliyoruz.

İŞ DÜNYASI

Dünyanın en çok tanınan markalarından Coca-Cola'nın Dünyası

Dünyanın en çok tanınan markalarından Coca-Cola'nın Dünyası

Gerçek bir lovemark olan Coca-Cola'nın hikayesini Prof.Dr. Muammer Kaya inceledi.

HUKUK / MUHASEBE

Türk Ticaret Kanununda tutulacak Resmi Defterler ve saklama süreleri

Türk Ticaret Kanununda tutulacak Resmi Defterler ve saklama süreleri

Ticari defterlerin uygun tutulmaması, cezaî yönden bu Kanuna ve ilgili diğer kanun hükümlerine göre sonuçlar doğuracaktır.