Hazır Çalışan Aramayı Bırakın Geleceğin Çalışanını Yetiştirin

Bu yazıyı paylaş
X It! LinkedIn Facebook
Hazır Çalışan Aramayı Bırakın Geleceğin Çalışanını Yetiştirin konu resmi

Üretim sektöründe nitelikli çalışan açığını yalnızca işe alımla kapatmak artık yeterli değil. Geleceğin rekabet avantajını elde etmek isteyen şirketler, reskilling yaklaşımıyla çalışanlarını bugünün değil, geleceğin yetkinliklerine hazırlamalı.

Bir süre önce yayımlanan Renault'un 2.500 çalışanını yeniden yetkinlik kazandırma programına alacağı haberi dikkatimi çekti.

İlk bakışta bu haber büyük bir şirketin eğitim yatırımı gibi görünse de bana göre bu karar, sadece Renault'un değil, tüm üretim sektörünün geleceğine verilmiş güçlü bir mesajdır. Çünkü artık rekabet, en iyi makineyi satın alanlar arasında değil; değişime en hızlı uyum sağlayan insan kaynağını en güçlü şekilde yetiştiren şirketler arasında yaşanacak.

Bugün birçok üretim firmasında benzer bir cümleyi duyuyoruz:

"Çalışan bulamıyoruz."

Belki de artık bu cümleyi değiştirme zamanı geldi.

Asıl soru şu olmalı:

"Bulamadığımız çalışanı yetiştirecek sistemi kurduk mu?"

Uzun yıllar boyunca üretim sektöründe büyümenin formülü oldukça basitti. Deneyimli çalışan bulunur, işe alınır ve yıllarca aynı işi yapması beklenirdi. Bu model yıllarca işe yaradı. Çünkü teknoloji daha yavaş değişiyordu. Makineler uzun yıllar aynı kalıyordu. Üretim yöntemleri çok sık değişmiyordu.

Bugün ise aynı fabrikada beş yıl önce kullanılan birçok yöntem tamamen farklı hâle gelmiş durumda. Otomasyon artıyor. Robotlar daha fazla üretimin içinde yer alıyor. Yapay zekâ, üretim planlamasından kalite kontrollerine kadar birçok süreci etkiliyor. Veriler artık sadece rapor hazırlamak için değil, karar vermek için kullanılıyor.

Böyle bir dünyada on yıl önce edindiğiniz bilgi tek başına yeterli olmuyor. Çünkü teknoloji değiştikçe işin kendisi de değişiyor. Dolayısıyla çalışanın da bu değişime ayak uydurması, yani değişmesi gerekiyor.

Bugün birçok patron yeni makine yatırımı planlıyor.

Daha hızlı üretim…

Daha düşük maliyet…

Daha yüksek kalite…

Peki aynı zamanda şu soru ne kadar soruluyor?

"Bu makineyi en verimli şekilde kullanabilecek insan kaynağımız hazır mı?"

İşte kritik nokta tam da burası.

Bir fabrikanın rekabet gücünü yalnızca sahip olduğu teknoloji ve makineler belirlemiyor. O teknolojiyi ve makineleri kullanan insanların bilgi seviyesi, problem çözme becerisi ve öğrenme hızı belirliyor. Çünkü en gelişmiş makine bile yanlış kullanıldığında verim üretmez. En iyi yazılım bile doğru yorumlanmadığında değer oluşturmaz.

Bugün birçok üretim işletmesinde yaşanan kalite problemleri, plansız duruşlar, yüksek fire oranları veya düşük verimlilik yalnızca teknik nedenlerden kaynaklanmıyor. Çoğu zaman temel problem, değişen işin gerektirdiği yeni yetkinliklerin çalışanlara kazandırılamamış olmasından kaynaklanıyor.

Tam bu noktada mesleklerin değil, yetkinliklerin hızla değiştiğini kabul etmemiz gerekiyor.

Eskiden mavi yaka operatör yalnızca makineyi kullanıyordu. Bugün ise aynı operatörden süreç verilerini takip etmesi, temel kalite analizlerini yapması, dijital ekranları kullanması ve problem çözme çalışmalarına katkı sağlaması bekleniyor.

Eskiden üretim şefinin görevi işi dağıtmak ve doğru yapıldığını kontrol etmekti. Bugün ise veriyi yönetmesi, karar vermesi, ekip geliştirmesi, değişimi yönetmesi ve farklı kuşakları aynı hedef etrafında birleştirmesi bekleniyor.

İş tanımları değişiyor.

Roller değişiyor.

Beklentiler değişiyor.

Dolayısıyla çalışanların da aynı hızda gelişmesi gerekiyor.

Üretim sektöründe en çok duyduğumuz şikâyetlerden biri nitelikli çalışan bulamamak. Elbette bu sektörel bir gerçek. Ancak bu gerçeği kabul etmek tek başına çözüm üretmiyor. Çünkü aynı şehirde faaliyet gösteren bazı şirketler çalışan bulmakta zorlanırken, bazıları ekiplerini büyütebiliyor. Aradaki fark çoğu zaman ücret değil, şirketin çalışana bakış açısı ve verdiği değer oluyor.

İnsanlar artık sadece maaş için değil, kendilerini geliştirebilecekleri ve kendilerine değer verildiğini hissedecekleri şirketlerde çalışmak istiyor.

"Burada yeni şeyler öğrenebilecek miyim?"

"Kendimi geliştirebilecek miyim?"

"Geleceğe hazırlanabilecek miyim?"

"Değer görür müyüm?"

Bu sorulara cevabı "evet" olan şirketler, yetenekleri daha kolay çekiyor ve daha uzun süre elde tutuyor.

Reskilling Nedir?

Reskilling (yeniden yetkinlik kazandırma), iş hayatında öne çıkan önemli kavramlardan biri hâline geldi. Bir çalışanın mevcut işi gelecekte önemini kaybettiğinde veya tamamen değiştiğinde, onu yeni bir rolü ya da yeni iş yapış biçimini yerine getirebilecek bilgi, beceri ve yetkinliklerle donatma sürecidir.

Reskilling, çalışanın yeni bir işe veya dönüşen bir göreve hazırlanmasıdır. Amacı, çalışanı sadece bugünün değil, geleceğin işlerine hazırlamaktır. Başka bir ifadeyle, çalışanı mevcut işi için değil, gelecekte yapacağı iş için bugünden hazırlama sürecidir.

Reskilling eğitim vermek anlamına gelmez. Eğitimin çok ötesinde bir süreçtir. Çünkü reskilling yeniden yetkinlik kazandırmaktır ve sadece bilgi aktarmak değildir. Çalışanın yeni bir fikir, iş, proje veya teknoloji anlayışına uyum sağlamasını amaçlar. Farklı görevleri üstlenebilecek esnekliğe ulaşmasını sağlar. Sürekli öğrenmeyi iş kültürünün doğal bir parçası hâline getirir.

Başka bir ifadeyle, reskilling bir eğitim projesi değil, bir dönüşüm stratejisidir.

Geleceğin Rekabeti İnsan Kaynağında Kazanılacak

Bugün başarılı üretim şirketlerine baktığınızda ortak bazı uygulamalar görüyoruz.

Şirket içi akademiler kuruyorlar. Yetkinlik matrislerini sürekli güncelliyorlar. Deneyimli çalışanların bilgisini genç çalışanlara sistemli şekilde aktarıyorlar. Rotasyon programlarıyla çalışanların farklı süreçleri öğrenmesini sağlıyorlar. Yöneticileri sadece sonuç üretmeleri için değil, ekip geliştirmeleri için de değerlendiriyorlar. Mikro öğrenme uygulamalarıyla öğrenmeyi günlük iş akışının içine yerleştiriyorlar.

Çünkü biliyorlar ki gelecekte en değerli yatırım, öğrenme ve gelişim hızı yüksek çalışanlar ile çevik organizasyonlar olacak.

Belki de artık patronların kendilerine şu soruyu sormasının zamanı geldi:

"Bir sonraki makine yatırımımı planladığım kadar, bir sonraki yetkinlik yatırımımı da planlıyor muyum?"

Çünkü gelecekte en değerli sermaye, öğrenmeye açık insanlar ve onların potansiyelini sürekli geliştirebilen çevik organizasyonlar olacak.

Kobitek'e ücretsiz üye olun
Etiketler:

Nurten  Kılıçparlar
Nurten  Kılıçparlar

1980 İstanbul doğumludur. Evli ve bir çocuk annesidir. İşletme bölümü mezunu olup fakülteyi ve bölümü birincilikle bitirmiştir. Fakülte sonrasında Üretim Yönetimi ve Pazarlama alanında yüksek lisans yapmıştır. Yüksek Lisansı devam ederken bir Holding’e bağlı ilaç firmasında Satış Verimlilik Sorumlusu olarak 2006 yılında çalışma hayatına atılmıştır. İlaç sektöründe geçirdiği 6 yıl sonrasında İK alanına ilgili duymuş ve Çalışma Ekonomisi ve Endüstriyel İlişkiler üzerine Yüksek Lisans yapmaya karar vererek İK alanında yöneticilik yapmaya başlamıştır. Değişik büyüklüklerdeki ve farklı sektörlerdeki firmalarda 21 yıllık kurumsal geçmişi bulunmaktadır. İK, Satış, İdari İşler ve Satınalma olmak değişik departmanlarda 13 yıl aktif yöneticilik yapmıştır. 6 yıllık satış ve 7 yıllık İK tecrübesi bulunmaktadır. İK deneyimi sonrasında 7 yıl İdari İşler ve Satınalma Müdürlüğü yapmıştır.

Şu anda NK Eğitim Danışmanlık Koçluk firmasının kurucusu olup İK Danışmanlığı, Koçluk yapmakta, Eğitmen ve Mentör olarak hizmet vermektedir. Kurumsal ve bireysel eğitmendir. Uzmanlık alanları Müzakere, İK eğitimleri ve İletişimdir. Kişisel gelişim alanında da yaratıcı eğitimler ve atölyeler düzenlemektedir.

ICF onaylı bir Holistik koçtur. Kariyer gelişim koçluğu, yönetici koçluğu ve yaşam koçluğu yapmaktadır. Ayı zamanda Wellness koçudur. Sosyal sorumluluk projelerinde koçluk ve mentorluk çalışmalarına destek vermekte olup birden fazla sektörel dergide köşe yazarlığı yapmaktadır.

Destekçilerimize Teşekkürler


Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com

KOBITEK.COM, bir TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.

2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.

Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!