Hayatın Truva Atları: Göstergeleri Hafife Almanın Ağır Bedelleri

Bu yazıyı paylaş
X It! LinkedIn Facebook
Hayatın Truva Atları: Göstergeleri Hafife Almanın Ağır Bedelleri konu resmi

Bugün okuyacaklarınız belki de iki elinizi başınızın arasına alıp bir iç hesaplaşma yapmanıza neden olabilir. Hafife aldığımız, basit ve çözülebilir gördüğümüz nice olay belki de kartopu misali yuvarlanıp büyüyüp bizi ezip geçmiştir. Hâlâ yaşamadıysanız da şayet anlatacaklarımı dikkate almaz iseniz yaşamanız yakındır. Neyin ne zaman tehlikeli olacağı aslında çok önceden sinyal verir. Ancak, iyiye inanma arzusu, küçümseme, güç, gurur, başarı hırsı maalesef gerçekleri görmemizi engelleyen bir perde gibi hareket ediyor olabilir.

Bu yazıda yapay zeka desteği kullanılmamıştır

Nasıl oldu da, kâhinlerin, uzmanların, yetkililerin uyarılarına rağmen, Antik Yunanlıların meşhur Truva atı Truva kapılarından içeriye alındı ve Truvalılar baskına uğrayıp savaşı kaybetti? Homeros’un anlatımı ve vizyona girmiş filmlerde hep bu on yıla yakın sürmüş savaş sonunda yaşanan trajedi konu edilir. Bildik ahşap devasa at, Yunanlılarca sur kapılarına bırakılır. Truvalılar da, gemilere binip giden düşmana kanıp, savaşın verdiği rehavet ve zafer ganimeti sarhoşluğu ile atı içeri alırlar. Sonrası malum, atın içindeki elit Yunan askerleri gece çıkıp sur kapılarını açarlar. Truva savaşı kaybeder.

Bugün bile literatüre girmiş hatta yazılım dünyasındaki adıyla “Trojan” denilen istenmeyen kötü yazılımlar için kullanılan tabir vardır. Sizi aldatarak bilgisayarınıza sızar. Sonra zararlı faaliyetlere başlar, diğer kötü niyetli yazılımlara kapıları açar.

Çalışma hayatı ve sosyal hayatta da bazı olay ve sinyalleri alamaz isek, tehlikenin geleceğini fark edemeyebiliriz. Nedir bizi önlem almaktan alıkoyan? Tabii ki yazı başında bahsettiğim “iyiye inanma arzusu, küçümseme, güç, gurur, başarı hırsı”. Sorun nerede der iseniz, belki de felaketlerin gelişini göremediğimizden değil, ancak görmek istemediğimizden kötü şeyler meydana gelir.

Hep duyulmak istenen güzel şeyler söylenir ise, yalnız başarılar konuşulur ama başarısızlıklar dile getirilmez ise, potansiyel olay ve olgulara küçümser tavırlarla yaklaşılır ise felaketler kapımızı çalabilir.

Şirketler zor durumda kalabilir, sosyal hayatta çok ağır darbeler alabilirsiniz, bir topluluk olarak kayıplar veya üzüntüler yaşayabilirsiniz.

Şimdi size gerçek bir olayı örnek vereceğim.

2000’li yılların başı.

Yazlık siteye her yaz gideriz.

O sene işletme kooperatifinin genel kurul toplantısı Temmuza kaldığı için ben de katılmıştım. Bir sene öncesinden güvenlikle ilgili zaaflar, yaşanan hırsızlık vakaları, yabancıların siteye kontrolsüz bir ikinci kapıdan girmesi ve kamera sisteminin olmaması dikkatimi çekmişti. Bunları toplantıda dile getirip önlem alınması gerektiği konusunda fikirlerimi söylediğimde katılan üyeler bana gülmüş, çoğu “otur otur boşver” şeklinde el kol işaretleri yapıp dikkate almamışlardı. Yine de dilek ve temenniler kısmında şerh düştürtmüştüm (kayıt attırmıştım). O gün üyeler, aidat, çocuk parkı yapımı ve plaj ile ilgili konuşmayı daha çok tercih etmişlerdi.

Bir sene sonra, yalnızca bir sene sonra, yazın, site sakini iki genç sevgiliden erkek olan çocuk, siteye gecenin bir vakti kontrolsüz kapıdan giren, arkadaki otelin çamaşırhanesinde görevli bir saldırganın ruhsatsız silahı ile hayatını kaybetti. Kız kaçmayı başardı. Bu elim olay ve örnek sanıyorum bazı konular küçümsendiğinde veya güce bağlı “bana/bize bir şey olmaz” yaklaşımında, neticelerin ne derece ağır olabileceğini ortaya koyuyor. Şayet genel kurulda konu dikkate alınsaydı ve önlem alınsaydı o genç bugün hayatta olacaktı ve bu olay yaşanmayacaktı.

Bu örneği yaşadığım hayattan verdim, iş hayatında sonu ölümle bitmeyen, ama kötü biten çokça olay da yaşadım veya olaya şahit oldum.

Keza, ertelediğiniz, boş verdiğiniz, küçümsediğiniz, kurumunuzun büyüklüğüne güvendiğiniz her an bir felakete kapı aralıyor olabilirsiniz. Gerçekler duyulmamayı gerektirecek kadar acı olabilir, ancak belki de dikkate alınır ise, hayat bile kurtarır.

Kobitek'e ücretsiz üye olun
Etiketler:

Mengü Evrensel
Mengü Evrensel

Hacettepe Üniversitesi İİBF İngilizce işletme mezunudur. Kariyerinde satış, pazarlama, dış ticaret uzmanlık alanlarında olmak üzere, farklı sektör şirketlerinde, muhtelif pozisyon ve görevlerde bulunmuş, bir çok kuruluşun büyüme ve atılım yapmasında rol oynamıştır.

Elektronik, beyaz ve kahverengi eşya, gıda, FMCG, gastronomi, medikal, kimya, ambalaj, metal ve mobilya sektörlerinde çalışmıştır. Bir dönem özel bir eğitim kurumunda dış ticarete yönelik dersler vermiş olup, zaman zaman da yönetim ve yapılanma konuları başta olmak üzere kuruluşlara :

Finansal ve Mali Disiplin, ERP altyapısı, Üretim ve Satın Alma Süreç İyileştirme, Seçme ve Yerleştirme, Verim Arttırma, Maliyet Azaltma, Performans Ölçüm (APG), Personel Gelişim Eğitimi ve Koçluk, Yurtiçi ve Yurtdışı Sektör Pazar Stratejisi Oluşturma, Ciro ve Pazar Payı Arttırıcı Faaliyet İyileştirmeleri, Tasarım, İnnovasyon, Yatırım Projelendirme konularında danışmanlık hizmeti vermektedir.

“Start in İzmir “ portalında yeni yatırımcı ve girişimcilere mentörlük yapmaktadır.

“Kurumsal Strateji Oluşturmanın Esasları-Stratejik Yönetimin Analizi” kitabının yazarıdır.

Destekçilerimize Teşekkürler


Kozyatağı Mahallesi Sarı Kanarya Sokak Byofis No: 14 K:7 Kadıköy 34742 İstanbul
Telefon: 0216 906 00 42 | E-Posta: info@ kobitek.com

KOBITEK.COM, bir TEKNOART Bilişim Hizmetleri Limited Şirketi projesidir.

2001 yılından beri KOBİlere ücretsiz bilgi kaynağı olma hedefi ile, alanında uzman yazarlar tarafından sunulan özgün bir iceriğe sahiptir.

Tüm yazıların telif hakları KOBITEK.COM'a aittir. Alıntı yapılabilir, referans verilebilir, ancak yazarın kişisel bloğu dışında başka yerde yayınlanamaz!!!